Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: ABD, NATO

  • Sivas Kongresi, Amerikan mandasını kabul ile bir de davetiye çıkarıyor. Bu, Kemal Paşa’nın, tarihsel olarak geçici olduğu belirlenen bir yeni koalisyon değişikliğidir; büyük devletlerden Büyük Britanya’dan ayrılarak Amerika Birleşik Devletleri’ne yaklaşıyor. Ayrıca Mustafa Kemal’in Sivas’taki Milli Kongre’de manda düşüncesine karşı bir tek söz söylemediği de kesindir. Sivas’ta delegelerden sadece Osman Nuri ve Ahmet Nuri, manda…

  • Ancak hem Dursunoğlu’nun yazdıkları ve hem de incelemeye açtığım belgeler, Minber Gazetesi’nin finansmanı, Kemal’in para karşısındaki tutumunun da yeniden ve ayrıntılı olarak incelenmesini gerektirecek türdendir. Buna eklenecek olanlar şunlar: Bazı kaynaklar, Sakarya Zaferi’nden sonra Mustafa Kemal’e bir para ödendiğini ileri sürüyorlar; miktarı üzerinde tartışma olduğundan söz ediliyor. Hintli Müslümanların gönderdikleri paranın tartışması kapanmıyor ve İzmir’de,…

  • Harbord Misyonundan üçüncü adam, Tuğgeneral Mosley’dir; görüşmede General Mosley de bulunuyor. Mosley, daha önce değinmiş bulunuyorum, ayrı bir rapor kaleme alıyor, buna göre Mustafa Kemal, Harbord Heyeti ile görüşürken daha önce yabancı devletlerle ilişkilerden yakınıyor ve bunların Türkiye’yi yönetmeye kalktıklarını söylüyor ve daha sonra da, «eğer mandanın verileceği ulus Amerika ise hiç bir güçlük olmayacaktır»…

  • General Harbord başkanlığındaki kurul, Washington’a mandanın kabulü lehinde açık bir tavsiyede bulunmuyor. Türkiye Ermenistan’da Ermenilerin bir bölümünün evlerine döndüğüne, mülklerini yeniden edinmeye başladıklarına, hatta bir bölümünün geçmiş zaman için kira bile almaya başladıklarına işaret ediliyor; ancak açıkça felaket dolu bir tablo çiziliyor. Bunu şu cümleler izliyor: Harbord Raporu’nda belli bir Türk düşmanlığı görmüyorum; Türk köylülerinin…

  • Harbord, raporuna, bu nedenlerle, Yakın Doğu’da yaygın bir sözü alıyor; “Ermeniler, hukuken hiç bir zaman yanlış ve ahlaken hiç bir zaman doğru olmazlar.” Bu kadar değil; Harbord Raporu, bu bölgedeki Amerikan misyonerlerinin, kendileri için hayatlarını riske ettikleri Ermenileri hiç sevmediklerini, bunun yerine, daha sempatik, üşengeç ve zevk düşkünü Türkleri, the more genial but indolent and…

  • Bunun yarattığı Amerikan sempatisinin, «pejmürde kılıklı Kürtlere, makul Gürcülere, kuşkucu Azerilere, yetenekli Ermenilere ve vakur «Türklere» aynı ölçüde yayıldığına işaret eden Harbord Raporu, Sf. 241 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 241) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2022): Manda: Yabancı bir kelime, İngilizcesi Mandate, Fransızcası Mandat.…

  • Türkiye-Irak boru hattının temeli atıldı. Başbakan Demirel iktisaden güçlü olmayan milletlerin siyasi ağırlığı ve savunma gücünün olamayacağını belirtti, İncirlik dışındaki tüm ABD üslerine el kondu. Daha sonra yapılan açıklamalarda bazı üslerin NATO’ya devredilerek faaliyetlerini sürdürecekleri belirtildi. Sovyetler Birliği’nin Türkiye’ye çok amaçlı helikopter satmayı önerdiği açıklandı. Sf. 366 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük,…

  • Dünya küçüldü. Küçüldükçe olaylar, çok daha aydınlatıcı olmaya başladı. Son günlerin önemli olaylarından birisi İspanya’da. İspanya’da faşistler, Vedat Dalokay‘ın deyişi ile “beş fidanı” kestiler. Dalokay da Ankara’daki İspanyol Büyükelçiliğinin suyunu kesmeyi kararlaştırdı, bundan sonra işe ince diplomasi karıştı. İspanyol Büyükelçisi, faşizmde idam etme özgürlüğü olduğunu ve faşist ülkelerin birbirinin idam etme özgürlüğüne müdahale etmemeleri gerektiğini…

  • Yardımlar Sedat’ın Mısır’ı Amerikan etki alanına sokmasını da engelleyemedi. Mısır başarısından sonra Amerika, bir taşla iki kuş vurmak için Kıbrıs darbesini planladı. Böylece Kıbrıs’ta Amerika’ya üs vermeyen Makarios ve Batı dünyasında onurlu bir lider olarak ortaya çıkan Ecevit’ten kurtulmak istedi. Eğer Kıbrıs’taki oyun bozulmamış olsaydı Ecevit’in Türkiye ile birlikte büyük bir darbe yiyeceğinden kimsenin kuşkusu…

  • Keynes iktisadı, 1930’ların büyük ekonomik bunalımının çocuğu. Bu bunalımdan nasıl kurtulacağını gösterdi. Gittikçe zenginleşen kapitalist ekonomilerde yatırımların, herkese iş yaratacak düzeyde gelişemeyeceğini ileri sürdü. Bunalımlardan çıkmak için toplam harcamaların arttırılması gerektiği açıklandı. Düşük kâr oranlarında gerekli yatırımları yapmayan özel girişimcilerin yarattığı eksik harcama düzeyini aşmak için, devletin ister savaşları, isterse verimli olmayan bayındırlık hizmetleriyle ekonomiyi…

  • Kıbrıs’ta durumun gergin olduğu belirtildi. Makarios, Yunan cuntasının Kıbrıs’ta dikta rejimi kurmak istediğini açıkladı. Yunanistan Dışişleri Bakanı Tetenes istifa etti. Kıbrıs’ta darbe yapıldı. Yunan cuntasına bağlı faşist güçler, Kıbrıs Yunan Cumhuriyetini kurduklarını açıkladılar. Darbenin başlarında Makarios’un öldürüldüğünün açıklanmasına karşın, daha sonra Makarios’un kurtulduğu anlaşıldı. Ecevit, Türk yönetiminin Kıbrıs’ı temsil eden tek meşru yönetim olarak tanınması…

  • Yirminci yüzyılın gördüğü çeşitli savaşlardan önce ekonomilerin durumu şöyle: Birinci büyük savaştan önce dünya ekonomisinde fiyatlar düşüyor, ekonomik eylem yavaşlıyordu. Savaş, bu duruma son verdi. İkinci büyük savaştan on yıl önce, dünya büyük bir ekonomik bunalım yaşadı. Otuzların ilk yıllarındaki silahlanma yarışı ekonomiyi canlandırdı ise de, 1937 yılında dünya yeniden bir bunalımın eşiğine geldi. 1937…

  • Robert Komer … Yıllar sonra, Amerika Birleşik Devletleri’nde CIA’nin yan kuruluşu Rand Corporation’da bir odada, Cumhuriyet’ten Ufuk Güldemir’e, başarısızlığını kabul ediyor. Ufuk’a şunları söylüyor: “ODTÜ olayı bence, siyaset bilimi açısından yeni bir gelişmenin göstergesiydi. Amerika’nın, meselenin siyasi boyutunu göremeyip, başarısızlığa uğramasının göstergesi. Biz o yıllarda, müfredatını teknik alanlara oturtmak suretiyle ODTÜ öğrencilerini politika dışı tutabileceğimizi…

  • 1968 yılı Temmuz ayında Dolmabahçe’den sahile çıkmak isteyen Altıncı Filo’nun bahriyelilerini, solcu gençlik, denize döktü. 1969 yılının Şubat başında, Altıncı Filo’nun İzmir’e gelişini protesto edenleri, sağcı kütle, denize attı. Sf. 470 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 470) kitabından birebir alınmıştır.

  • 15 Temmuz 1968 tarihinde, Washington, Altıncı Filo’yu İstanbul’a gönderiyor. Hikmet Çetinkaya’nın yazdığına göre, Teknik Üniversite öğrencileri, Amerikan denizcilerinin karaya çıkacakları Dolmabahçe Rıhtımına iniyorlar. Rıhtımdaki boş gönderlere Türk bayrağı çekiyorlar ve yarıya indiriyorlar. Teknik Üniversitesi Öğrenci Birliği Başkanı Harun Karadeniz, Dolmabahçe Rıhtımında, bayrakları çekip yarıya indirmelerinin gerekçesini açıklıyor: «Türkiye’nin tam bağımsız olduğuna inanmıyoruz ve onun için…

  • Albay Türkeş, derhal hazırlığa geçiyor: 1968 yılı Ağustos ayında emekli subay Rifat Baykal ile Dündar Taşer’in yönetiminde Komando Kampları açılıyor. Kunduracı, ekmekçi, helvacı yerine, eğitilmiş komandolarla iç savaş sürdürülmek isteniyor. Deniz Gezmiş’in liderliğini yaptığı DÖB’lü öğrenciler, Dolmabahçe’de karaya çıkan Altıncı Filo bahriyelilerini tekrar denize döküyorlar. Kurtulup, Beyoğlu’na, İstiklâl Caddesi’ne çıkan erleri, aralarında subaylar da var,…

  • Sarper ve İnönü, Türkiye’yi, Amerikan Dış Politikasına bağlayan en önde gelen iki kişidir. Türko-Amerikan bağlantısının çözülmesinde yalnızca olumsuz ‘katkıları oldu. Sf. 152 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 152) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bunu en iyi görenlerden birisi, uzun yıllar Türkiye’de görev yapmış olan CIA Türkiye uzmanlarından G. Harris’dir; yazdığını, tekrar aktarıyorum: “27 Mayıs 1960 tarihinde, Silâhlı kuvvetler İçinde geniş destek gören, bir küçük gizli örgütçü takımı, ulusal birliği koruma adına, yönetimi eline aldı.” Sf. 79, 80 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3.…

  • “Türkiye NATO’ya ilk başvurusunu 11 Mayıs 1951 tarihinde yaptı. 14 Mayıs 1950’de seçim oldu ve DP kazandı. 26 Ekim 1951 tarihinde, komünist tevkifatı başladı. Tutuklamalar, Birleşik Devletler ve Birleşik Krallık Genelkurmay Başkanlarının Türkiye’nin NATO’ya alınmasına karar verdikleri bir zamana denk getiriliyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 94)…

  • “.. saldırı, Sovyet ültimatomu ile durduruldu ve Nasır (Mısır’ın Sosyalist Devlet başkanı Abdülcemal (Nasır) dokunulmazlık kazandı.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 505, 506) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Ekim 1956’da İngiltere, İsrail ile Fransa’da yaptığı görüşmelerde, İsrail’in Mısır’a 29 Ekim’de saldırması kararlaştırıldı. 6 Kasım’da da İngiltere…