Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: ABD, NATO

  • “20 Mart 1921’de (Sovyetler – İngiltere Ticaret antlaşmasından 4 gün sonra) Sovyet Dışişleri Komitesi yardımcısı Litvinov, ABD’nin yeni başkanına (Harding), Kongreye Merkez Komitesinin kutlama telgrafını ve iki ülke arasında ticaret ilişkilerinin başlatılması isteğini gönderdi. .. İlk Sosyalist devletin, büyük bir yatırım programı uygulamak zorunda olduğunu ve bu yüzden de sermaye mallarına önemli bir talep yaratacağını…

  • “Kurtuluş Savaşı başında ve içinde Kemalistler, batı ile dost olmak için değil, Sovyet Rusya ile dost olmak için Anadolu’daki komünist hareketi kontrol etmek, bastırmak ve de gerekirse komünistleri öldürmek gereğini düşünüyorlar.   İçeride komünist harekete karşı sert tutum ile Sovyet dostluğunu elde etmeye çalışma, Türkiye’de olmasa bile başka ülkelerde, Mustafa Kemal’in önemli bir katkısı sayılıyor.  Truman…

  • “Dr. Haluk Ülman “1934 Yıllarından sonra, Türkiye’nin 1930’lara kadar batılı devletlerin hepsinden duyduğu korkunun yerini, özellikle İtalya’dan duyulan korku almıştır. Türkiye’yi o zamana kadar birlikte yürüdüğü Sovyetler Birliğinin dostluğuyla yetinmeyerek, İngiltere ve Fransa’ya bağlanmaya iten, bu korkudur.”  Türkiye batıdan korkunca Sovyetler Birliği ile dost oluyor, ancak, Batı ülkelerinden birisinden çok korkunca batı ile kucaklaşıyor.” Alıntı:…

  • “Soğuk savaş Türkiye’nin iç sorunudur.   2.Dünya Savaşı bitince, resmi tarihin söylediğinin tam aksine, Türkiye, dünya topluluğunun yalnız ve itibarsız bir ülkesi oluveriyor. Bu yüzden Türkiye, ikinci savaş biter bitmez yeni bir dünya savaşı özlüyor. Bunun kışkırtıcılığını yapıyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Soğuk savaş, korku ile sürdürülen, sıcak savaştır.   Korkanların korkularını çoğaltmalarına ve yaymalarına dayanıyor.”  İstanbul basını, dün ve bugün hep Dışişleri bakanlığının bir uzantısı olarak çalıştı.   Soğuk savaşla birlikte önce ABD de entelektüel yaşam, önemli ölçüde, sona eriyor.   George Kennaan, ABD’li çok önemli bir diplomat ve doktrin adamı, ABD yönetimini, Sovyetlerin sarılmasına ikna etti. ABD Dışişleri…

  • “Bir; Silahlı müdahale ile iktidarı ellerine alanlar, yalnız geliş tarihini belirleyebiliyorlar. Gidiş zamanı iradelerinin dışına düşüyor…. İki; Askeri müdahalenin başlattığı temel siyasal davalar sona ermeden, silahlı müdahalenin etkisinin sona erdiğini ileriye sürmek mümkün görünmüyor…. Üç; İktidar hırsı nedir? Devlet Başkanlığı, Hükümet, genel müdürlüklerin çok büyük bir bölümü, yasama organı askerileştirilmiş, davaların çok büyük bir bölümü…

  • “Türk aydını tarihi, .. Halkı yenilikçi yapma mücadelelerinin tarihidir. ..  Amerikan siyaset tarihi, halkı kandırıcı kurnazlıkların tarihidir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 400) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2008): Halkı yanıltıcı kurnazlıkların zirvesi Türkiye tarihidir. Dünyada hiçbir halka bizim halkımıza uygulanan beyin yıkama yöntemi bu…

  • “Bizi İtilaf Devletleri bağımsız bir devlet olarak tanısa bile biz yardıma muhtacız… Amerikalılar da mandadan korkmamamız gerektiğini söylemektedirler. İstanbul’daki Amerika temsilcisine bir mektup yazarak Amerika’ya gizlice bir heyet gönderebilmek ve görüşmelere girişmek üzere emrimize bir torpido tahsis (hususi olan, özel ayrılmış) edilmesini isteyebiliriz.” Alıntı: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber I – Mazhar Müfit Kansu (TTK…

  • “Aynı celsede Refet Paşa da konuşuyor; “Manda ile istiklâl (bağımsızlık) biri birine engel şeyler değildir. Şu kadar ki kuvvetli olmak lâzımdır. Kuvvetli olmazsak o zaman manda altında eziliriz. .. Biz harici ve dâhili istiklâl-i tam (içeride ve dışarıda tam bağımsızlık) istiyoruz. Bunu kendi kendimize yapabilecek miyiz ve bizi kendi başımıza bırakacaklar mı? Şurası muhakkaktır ki…

  • “Mustafa Kemal; “Vaki olan başvuru ve talebi üzerine Mr. Bravn’ı kabul ettim ve kendisi ile uzun uzun konuştum. Amerikalı bir gazeteci olan Mr. Bravn bana ‘Hiçbir resmi sıfatım ve memuriyetim yoktur, tamamıyla özel ve kişisel olarak sizinle görüşüyorum’ dedi. Kendisi ile mandaterlik üzerine de görüştüm. Mr. Bravn Amerika’nın mandaterlik gibi bir vaziyet ve vasfı (sıfatı)…

  • “25-26 Temmuz 1919’da Bekir Sami Bey’in Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Orbay Paşa’ya yazdığı mektup; “İstiklâl şayan-ı arzu ve tercihtir. (Bağımsızlık arzulanan bir tercihimizdir.) Ancak İstiklâl-i tam (tam bağımsızlık) talep ettiğimiz halde, mülkün menatık-ı müteaddideye taksimi (mülkümüzün, ülkemizin,  çeşitli mıntıkalara, bölümlere ayrılması) kati (kesin) ve şüphesizdir. Şu halde iki üç vilâyete münhasır (sınırlanmış, özgü) kalacak…

  • “Gerçekten petrolcülerin adamı Max Ball’e, ABD petrolcülerinin istedikleri biçimde bir Petrol Kanunu hazırlatılır. Hatta tasarıya ‘Bu yasa ancak yabancı şirketlerin izniyle değiştirilebilir.’ diye, bir 136. madde eklenirse de, bu sonradan çıkartılır. ABD, Türk Petrol Kanunu’nu Güney Amerika’daki muz diktatörlüklerine, “örnek yasa” diye gösterir, İnönü, 1954 seçimlerinde ‘Petrol Kanunu, bir kapitülasyon kanunudur.’ derse de, sonra bu…

  • “1959 yılının ilk ayında, belli koşulları yerine getiren ABD sermayesinin millîleştirilmesinde muhatabın ABD Hükûmeti olacağını öngören “İstimlâk ve müsadere garantisi anlaşması.” kanunlaştırılır.” Sf.1696 Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1694) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Ortak Pazar ülkelerinin politik liberalizmi, Türkiye’deki parlamenter rejimin bir cins garantisi sayılır. Bu tutum, Tanzimat döneminin nüktedan devlet adamı Fuat Paşa’nın ‘Avrupa devletlerine kapılanma’ politikasını hatırlatmaktadır, Fuat Paşa, yukarıdan gelen otoriterizme karşı halktan bir tepki gelmediği, ya “da bu tepki yetersiz kaldığı için, politik liberalizm yolunda büyük Avrupa devletlerine (bunların sefaretlerine) sığındıklarını açıklar; “Bir devlette…

  • “Osman Deniz anılarında, 21 Ekim 1961 protokolünden vazgeçiş nedenini İstanbul Vâlisi Korgeneral Refik Tulga’dan sorar. Protokolde imzası bulunan Korgeneral Tulga şu karşılığı verir; “-İyi ki karar uygulanmadı, İstanbul’un ekmeğini Amerika’dan getirilen buğdayla sağlıyoruz. Buğday yüklü Amerikan gemileri Okyanus’tan geri dönebilirlerdi, şimdi Ofis’e telefon edeyim, bakın kaç günlük unumuz var?” Vâli, Ofisçe telefon eder ve cevabı…

  • “Menderes, 1 Kasım 1950’de ABD’nin 487 radyo istasyonundan yayınlanan mesajında “Türkiye’de demokrasinin kuruluşunun Amerika’nın çabaları sâyesinde» olduğunu, bunun en somut örneğini “kendi partisinin iktidarda bulunuşunun teşkil ettiğini” açıklar.” Sf. 1685 Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf.1685) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Başkan İnönü de; Associated Press Ajansı’na verdiği bir demeçte, ABD yetkilileri gibi konuşarak, demokrasi adına Amerikan yardımı ister: “Amerikan yardımı, demokrasiyi kurmak yolunda bir adımdır. Türkiye ile Birleşik Devletler arasında daha sıkı ilişkiler kurulmasına ve demokrasinin Türkiye’de sağlam yerleşmesine yardım edecektir.” Sf. 1682 Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım…

  • “Alman yenilgisi ve Müttefik zaferi kesinleşince, 15 Mart 1944’te Varlık Vergisi kaldırılır. Yalnız vergi cezaları değil, ödenmeyen ‘vergiler de iki gün içinde bağışlanır. Bu birden değişikliği Prof. Weisband şöyle yorumlar: “Yasanın kaldırılmasına günün koşulları neden gösterilmişti, ama aslında, özellikle Birleşik Devletler’in baskısına olumlu bir cevap vermek ve Türkiye ile Batılı müttefikler arasında daha iyi ilişkiler…

  • “ABD, Mısır ve Suudi Arabistan’ı pakta sokmayı başaramaz İsrail de paktın dışında bırakıldığı için kuşkuludur. Muhammed Heykel’e göre, bu amaçla Mısır liderlerine rüşvet sunulur. Necip’e ABD 3 milyon dolar verir. Nâsır’a da 3 milyon önerilir: «Necip, paranın CIA ile ilgisi olmadığını, ABD Başkanı Eisenhower’ın komünizmle mücadeleyi kolaylaştırmak üzere, bâzı devlet liderlerine yardım ettiğini ısrarla söyledi……

  • “Muhammed Heykel, Rusya’nın tutumunu şöyle anlatır: «Nâsır, Kruşçov’dan garanti ister. Amerikalıların Türkleri Suriye’ye saldırmaya sevk ettikleri takdirde, Mısır’ın da Türkiye’ye karşı savaşması gerekeceğini, bunun da çok fena olacağını anlatır. Kruşçov, şu karşılığı verir: -Rüzgâra göre eğilmek gerek. Başka yol yok. Zira Dulles, dünyayı parça parça edebilir… Dulles, din adamı pozunda. Fakat eminim ki, dinsiz. olduğum…