Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Ahlak, Etik
-
Sabri Uzun’a göre cemaatçi olan devlet memuru şerefsizdir. Bir insan hem devlette memur, hem cemaatteyse o kişi fahişedir. (1) Devletle nikâhı olan bir kişi, eğer cemaatle yatağa giriyorsa o kişi fahişedir. Cumhuriyet rejiminde bireyin özgürlüğü esastır. Bireysel özgürlüğünü cemaatlere teslim etmiş olan ve biat kültürünü benimsemiş insan bir bağ ot için yük taşıyan eşeğe benzer.…
-
Dönemin Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral’ın görevlendirmesiyle, başında yardımcısı Osman Ak’ın bulunduğu bir ekip, aralarında Çankaya Köşkü, Başbakanlık, Milli Güvenlik Kurulu, Genelkurmay Başkanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı, Jandarma Genel Komutanlığı, Yargıtay, siyasetçiler, yargı mensupları ve gazetecilerin de bulunduğu kişi ve kurumlara ait 963 telefonu illegal biçimde izleme ve sorgulamaya tutup dinlemeye almıştı. Sf. 183 Alıntı; İmamın…
-
(Gülen’in Cemaatine talimatı;) 11.Kesinlikle hiçbir vakit namazı işyerinde kılınmayacak. Cem edilecek. Yatsı namazında evde topluca kılınacak. 12.Çöp kutularından boş bira kutulan ve içki şişeleri toplanacak. Evdeki çöpler dışarı konduğunda, bu şişe ve kutulardan birkaç tanesi çöpün görünen kısımlarına konacak. 13.İşyerinde kendi Cemaatimizden başka bir grubun ya da Cemaat’in elemanlarının başı derde girdiğinde, kesinlikle yardım edilmeyecek.…
-
Fethullahçı olarak bilinenler kendilerini “ülkücü, laik, demokrat” kimliğiyle gizliyor ve Cemaat’ten olmayanları İDB’den uzaklaştırmak için “irticaa, tarikatçı, Fethullahçı” suçlamalarıyla ihbar mektupları yazıyorlardı. Bu durum öyle bir hale gelmişti ki kim Fethullahçı kim değil bilinemiyordu. Bu şekilde hazırlanmış kimi listeler de bizzat Cemaat7 e yakın olan kişilerce kamuoyuna sızdırılıyor ve bu şekilde gerçekten Cemaat mensubu olanların…
-
Halktan çok daha rahat bir hayat sürdürürken halkın desteğini kazanmak için bir seçkinin ne yapması gerekir? Hırsızkratların tarih boyunca başvurdukları dört çözüm yolu vardır: 1.Halkı silahsızlandırmak, seçkinleri silahlandırmak. Mızrakların, sopaların evde kolayca yapılabildiği çağlara göre, yüksek teknoloji silahlarının yalnızca sanayi kuruluşlarında üretilebildiği ve seçkinlerin tekelinde olduğu günümüzde bu çok daha kolaydır. 2.Toplanan haraçların çoğunu herkesin…
-
Sözü edilen ’emekli meslek erbabı’ eski Şili diktatörü Pinochet’dir ve 1979 yılından başlayarak Riggs Bank’da 6 milyon ile 8 milyon dolar arasında değişen miktarları içeren yirmi sekiz hesap ve mevduat sertifikası hesabı açtırmıştır. Pinochet işkence ve cinayetle suçlanmıştır. Şili devleti onun emriyle muhalefet liderlerini ve sivil toplum hareketlerini yıldırmak için ölüm mangaları kullanmıştır. General tüm…
-
Başarı evinizin ya da arabanızın ya da yatınızın büyüklüğüyle ölçülmez; kendinizle barışık, konumunuzu beğenir hale geldiğiniz zaman başarılısınızdır. Sf. 378 Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları, 10. Baskı Mart 2015 – Sf. 378) kitabından birebir alınmıştır.
-
“O kameralara kimin yakalandığım da biliyor musunuz?” diye sordu Jose. “Dedikoduya göre, George W. Bush babasının başkanlığı sırasında kokain kullanır ve normal dışı seks yaparken resimlenmiş.” Latin Amerika’da genç Bush ile kafadarlarının bu fotoğraflarının, Noriega tarafından Başkan Bush’u anahtar konumundaki kimi meselelerde Panama yönetimiyle birlikte davranmaya ikna etmek için kullanıldığı yönünde bir kuram vardı. Bunun…
-
Katılımcıların çoğundan daha şık giyimli bir adam bana kendisini Brezilya Başkanı Lula’nın en üst düzey danışmanlarından biri olarak tanıtan kartvizitini verdi. Benimle otelimin yakınındaki küçük bir parkta buluşmak istiyordu. “Lütfen bunun sadece sizinle benim aramda kalmasına özen gösterin,” demeyi ihmal etmedi. Sf. 150 Adını yazmadığım sürece not almamı kabul etti. Sf. 151 Vurguladığı çok önemli…
-
E.T.’lik zamanlarımda Endonezya, Mısır ve Kolombiya devlet memurlarından farklı zamanlarda işittiğim bir öğüt vardı: “Bechtel işi istiyorsa, ihaleye girmeye zahmet bile etme.” Sf. 141 Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları, 10. Baskı Mart 2015 – Sf. 141) kitabından birebir alınmıştır.
-
New York Times, “Yapılan uluslararası araştırmalarda Endonezya sürekli olarak dünyanın yolsuzluğa en fazla bulaşmış ülkeleri arasında yerini alıyor” diyordu. Sf. 47 Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları, 10. Baskı Mart 2015 – Sf. 47) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ahlâk yasasını bilmeden, neyin iyi neyin de kötü olduğunu bilemeyiz; başka bir deyişle iyi kavramım mümkün kılan ahlâk yasasıdır. Sf. 85 Kant, kişiye kendi eylemlerini değerlendirmesinde bugüne dek aşılmamış bir ölçü verir, insan olmanın değerini korumayı isteme: olsa olsa buna iyi denebilir. Sf. 94 Alıntı; İnsan ve Değerleri – İoanna Kuçuradi, (TFK Türkiye Felsefe Kurumu…
-
İyi olanın belli başlı üç özelliği sırf kendisi için seçilmesi, başka bir şeye araç olmaması; kendi kendine yeter olması ve bunun sürekli olmasıdır. Sf. 84 Alıntı; İnsan ve Değerleri – İoanna Kuçuradi, (TFK Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları, 7. Baskı 2018 – Sf. 84) kitabından birebir alınmıştır.
-
Yapılan en yaygın karıştırmalardan biri, değerler ile değer yargılarını karıştırmaktır. Bu karıştırmanın teorik olumsuz sonuçları olduğu gibi, yaşamda da bol bol değer harcamalarına yol açıyor. Ahlâkla ilgili değer yargıları, bir grupta belirli bir süre geçerli olan iyi ve kötü olana ilişkin yargılardır; “şu iyidir”, “bu kötüdür” yargıları ya da gruptan gruba fark gösteren, aynı grup…
-
Etik değerler eğitiminden beklenenler arasında: kişilerin, değerlendirmelerde bulunurken, değerlendirdikleri “şeyi”, yalnızca kendileriyle ilişkisi bakımından değerlendirmelerinin çıkmazını göstermek; geçerli kültürel normlar açısından ona değer biçmenin çoğu zaman nasıl değer harcamalarına yol açtığını örneklendirmek; etik değerin ve etik değerlerin ne olduğunu bilerek ve bu bilgileri hesaba katarak yapılan değerlendirmelere dayanan eylemlerin özelliklerini göstermek ve bu tür değerlendirmelerin…
-
Bense, ‘ahlâksal politika’ derken, hangi düzeyde olursa olsun, amacı olarak temel insan haklarının korunmasını ve yaşanmasının sağlanmasını gören, ilkelerini de o andaki tarihsel koşulların içinde bu amaca göre türeten bir politikayı anlıyorum. Sf. 125 Alıntı; Ahlak, Etik ve Etikler – İoanna Kuçuradi, (TFK Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları, 1. Baskı 2019 – Sf. 125) kitabından birebir…
-
Bunun için, devlet açısından bakıldığında insan hakları; belirli bir devlette devletin temel ödevlerini dile getiren talepler oluyor -her devletin yurttaşlarına karşı ödevlerini, başka bir deyişle de belirli bir devletin çeşitli organlarında görevli olanların en temel ödevlerini. Bu ödevlerin başında, insan haklarına uygun yasalar çıkarmak geliyor. Ve devletin bu ödevleri arasında, insan haklarına uygun olarak çıkarılan…
-
b)Muamele görme ilkeleri olarak insan hakları, doğal ya da rastlantısal özellikleri ne olursa olsun her insanın ve bütün insanların etik olarak nasıl bir muamele görmesi ya da görmemesi gerektiğini dile getiriyor. Bundan dolayı insan hakları yasama için temel normlardır. c)Muamele etme ilkeleri olarak insan hakları ise, aynı zamanda insanlararası ilişkiler için, özellikle de kamu yaşamında…
-
Birçok hukuk fakültemizde “hak, hukukla korunan menfaattir” şeklinde tanımlanıyor. Büyük tepkim var bu, sözüm ona, hak “tanımı”na, çünkü adaletle bağdaşmayacak bir hak tanımıdır. Bağdaşamaz, çünkü menfaat / çıkar korunduğunda, bu menfaat kimin menfaatiyse, o, hak ettiğinden daha fazla bir şey almış oluyor, hem de karşı taraftan eksilen bir şeyi alıyor. Ve bu, çıkarlararası çatışmalarda etik…
-
Bir yargıcın, yargıcın bu özgürlüğünden yararlanabilmesi, dolayısıyla yargıçlık işlevini amacına uygun yerine getirebilmesi ise, onun kişi olarak etik özgürlüğüne ve bilgisel donamını ile yeteneklerine bağlı görünüyor: Bu yargıcın hukuk bilgileri dışında, doğru değerlendirmeler yapılabilmesine; başta hak, değer, adalet ve bu gibi, işiyle doğrudan doğruya ilgili kavramların açık felsefî bilgisine sahip olması, dolayısıyla farklı olanaklılıkların bilgisine…