Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Ahlak, Etik
-
… harb yıllarında tuz, şeker ve diğer gıda maddelerini Yahudilerin karaborsa haline getirdiğini; tuzun okkası yirmi para ve şekerin okkası altmış para olduğu bir sırada, bir okka şekeri dört altın liraya sattıklarını, hükümetin arama korkusundan bu gıda maddelerini kuyulara gömüp bardakla sunduklarını ve harp yıllarında Bulgarlar adına casusluk ettiklerini de kaydetmektedir. (1) Alıntı; Dönmeler Sabatayistler)…
-
Terörden yardım gören felsefi bir fikir hiçbir zaman idari yöntemlerle mağlup edilemez. Sf. 465 …Büyük hırsızlar serbest ve cezasız kaldıkları sürece küçük hırsızlar yakalanmamalıdır. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 473) kitabından birebir alınmıştır.
-
Yahudilerin fikri melekleri binlerce yıl içinde gelişmiştir. Yahudi’ye bugün kurnaz denilmektedir. Fakat bir anlamda o her zaman kurnaz olmuştur. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 260) kitabından birebir alınmıştır.
-
En iyi yalan söylemesini bilenler ve bunu yapmasını en iyi bilenler her zaman Yahudiler oldu. Schopenhaur derin bir gerçeği ortaya koyan küçük bir cümleyle onları sonsuza kadar lanetlemiştir: Yahudiler yalanın büyük üstatlarıdır. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 197) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007);…
-
Basındaki yazarların hepsi Yahudi’ydi. … Övgü dolu tiyatro – sinema eleştirileri yalnızca Yahudi olan yazarlar içindi. … Müstehcen yazılar, bayağı tefrikalar gırla gidiyordu. …Yahudilerin fuhuşta ve özellikle beyaz kadın ticaretinde önemli rol oynadıklarını saptadım. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 55, 56) kitabından birebir alınmıştır.…
-
Hatiplik yeteneğim, çocukluk arkadaşlarıma söylediğim çok az ikna edici, daha doğrusu kandırıcı nutuklarla gelişmeye başladı. On iki yaşımdaydım, bir gün ressam olmam gerektiğine karar verdim. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 15 ile 18 arası) kitabından birebir alınmıştır.
-
Süleyman akıl ve hikmeti ve barışçılığı kadar, karılarının çokluğu ile de ün salmıştır. Süleyman onlara sevgi ile yapıştı. Ve onun yedi yüz karısı kral kızı olup, üç yüz de cariyesi vardı; Sf. 191 Alıntı; Musa ve Yahudilik – Hayrullah Örs, (Remzi Kitabevi, 2. Basım 1999 – Sf. 191) kitabından birebir alınmıştır.
-
Esav, kardeşi için, “Ona boşuna Yakup denmemiştir (İbranice Yakob, “yerini alan” ya da “başkasının ayağını çelen” anlamındadır), işte iki defadır ki beni aldattı. Ama ben öcümü nerede olursa olsun alacağım,” der. Sf. 55 Alıntı; Musa ve Yahudilik – Hayrullah Örs, (Remzi Kitabevi, 2. Basım 1999 – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tevrat der ki: Kildânîlerin Ur şehrinde, Terah adında bir adamın üç oğlu vardı:. İbrahim, Nahor ve Haran. Haran’ın da Lût adında bir oğlu olur, ama kendisi Ur’da ölür. İbrahim, üvey kız kardeşi olan Sara ile evlenir. Sara kısırdır; çocuğu olmaz. Terah günün birinde oğlu İbrahim’i, torunu Lût’u, gelini Sara’yı yanına alarak, Kenan diyarına gitmek için…
-
Evlenmemiş bir çiftin çocuğunun meşru olup olmadığına karar verecek bir mahkeme onun meşru olduğuna hükmedecektir çünkü Yahudi Şeraitinde evlilik dışı doğan çocuk piç değildir… Sf. 424 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 424) kitabından birebir alınmıştır.
-
Frank, bilinen bütün dinî hüküm ve âdetlerini ilga etmek İddiasındaydı. Bir iyilik Tanrısının ve üç tane Kötülük Tanrısının bulunduğunu ve bu ölümlü dünyanın bu ikinciler tarafından yaratıldığını söylüyordu. Her çeşit ahlâksızlığı, cinsî sapıklıkları meşru addetmekteydi ve müritlerini ruhun kurtuluşu için, bu gibi fiillerle esefle-i sâfilîne kadar düşmeye çağırıyordu. Vazettiği en büyük esaslardan birisi, aynen Sabatay…
-
Dönmelerin, Eski Çağın Bakküs âyinlerinin bir devamı olarak, “Kuzu Bayramı” ismiyle her 22 Adar günü mumsöndü âyini yaptıkları, artık bizzat kendi itiraf ve ifşaatlarıyla da, kati olarak bilenmektedir. Sf. 267, 268 1910‘da, iki Dönme genci, beraber tahsil yaptıkları Yahudi arkadaşlarına bu çeşit âyinlerin halen de mevcut olduğunu söylemişlerdir. İzmir’e yerleşmiş bir doktor, 1942’de İsrail’den gelen…
-
Sabatay Sevi’nin şu antimomeen duası bir darb-ı mesel haline geldi: “Ya Rabbi, ey Kâinatın Kralı olan Tanrımız, ey haram olanı helâl kılan, seni takdis ederiz.” Tevrat ahlâkının tersine çevrilmesiyle fuhuş ve cinsî sapıklıklar dönmeler arasında öylesine yaygınlaşmıştı ki 18. asırda hahamların aforoznamelerinde Dönme çocuklarının otomatikman piç (mamzerim) kabul edilmesi gerektiği İfade edilmektedir. Sf. 267 Alıntı;…
-
Günahın kutsiyeti doktrini (İran’daki bazı Mehdi’ci Müslümanlarda da görülen muhakeme tarzı) Dünyada kötülük artıp günah yaygınlaşmadan Mehdi devri gerçekleşemez. O halde Mehdi devrinin gelişini hızlandırmak için başta biz günaha dalalım. Tevrat’ın ahlâkî hükümlerinin aksini yapalım… Sf. 266 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 266) kitabından birebir alınmıştır.
-
Dönmeler, ahlâksızlığı (Tevrat ahlâkının ve üniversal ahlâkî esasların tersine davranışları) ve cinsî sapıklığı (mumsöndü, ensest. vs.’yi) bir inanç sistemi haline getirmişlerdir. Sf. 262 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 262) kitabından birebir alınmıştır.
-
Peki, niye böyleydi? Kabaladaki Mesih inancı gereği Sabetay Sevi’nin “ahlaksız bir ortam yaratması”; fahişeyle evlenmesi inanılmayacak olaylar değildir aslında. Çünkü Mesih’ten önce toplum o kadar ahlaksız olacak ve çürüme yaşayacaktı ki, Mesih geldiğinde bunların hepsini düzeltecekti! Daha önce de basite indirgeyerek yazdım; Mesih Hz. İsa’yı örnek gösterdim: Domuz yenmiyorsa, Mesih gelince yenecektir. Sünnetliyse, Mesih gelince…
-
İran kökenli musahiplik törenleri iki aile arasında yapılıyordu: Musahip olan çiftlerden erkekler baş açık, yalın ayak yere uzanmışken kadınlardan her biri musahip erkeklerin çıplak ayaklarını uzun kefen etekleriyle örterler. Bu hareket onların bacı-kardeş olmalarını simgeler. Nitekim musahip ailelerine nikâh düşmez. Çocukları bile birbirleriyle evlenemez. Durumu böyle benimsemek istemeyen kimi kötü düşünceliler, durumu istedikleri yöne çekmektedirler.…
-
(Abraham Galante yazıyor;) “Eski tarihi incelersek zaman içinde bu törenin gözlemlendiğini ve izlerine bugün bile rastlanıldığım, ön Asya’daki bir ekol mensubu grup tarafından uygulandığını görürüz. Kızılbaş ya da Tahtacı olarak tanınan bu grup mensupları kendilerini bu tuhaf içki âlemlerine vermek için büyük mumların söndürüldüğü gece törenleri düzenlerdi.” “Garip tesadüf! Biz bu satırları yazarken, İstanbul’da yayımlanan…
-
Bu kuzu bayramı hakkında Sabetay zümresi mensuplarından Karakaşzade Rüştü, 1924 ‘tarihinde Vakit gazetesi muhabirine şu izahatı vermişti: “Kuzu Bayramı 22 Adar’da (Mart ayında) yapılır. Bu bayram geceye mahsustur. Ve her sene kuzu eti ilk defa bu bayram münasebetiyle ve hususî merasimle yenir. Bu merasimde en aşağı ikisi erkek ikisi kadın olmak şartıyla evli dört kişinin…
-
Cahid, asıl soyadı “Üçok” olmakla, Profesör Coşkun Üçok vasıtasıyla büyük martirimiz (şehidimiz) Profesör Bahriye Üçok ile akraba idi ve Antalya’da, mübadeleden çok zengin bir ailenin henüz teen- age’inde (genç) pek güzel bir kızıydı. Paşa Hazretleri’nin Antalya’yı şereflendirdikleri zaman, üç teen-ager (genç) kız olup Afet ile dördü buldular, Afet de ol zamanda teen-age’indeydi, henüz profesör olmaktan…