Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Ahlak, Etik
-
Yeniçeri Ağası Kör Hüseyin Ağa, yıl; 1768 “Padişahım İstanbul’daki Yeniçeriler her maaşta yalnız yedi yüz elli bin alırlar, mütebaki meblağ (geriye kalan kısım) ulemaya, devlet ricâline ve Saray’ın Ağalarına gidiyor, anlaşılan bunu bilmiyorsunuz.” Sf. 498 Alıntı; Kapıkulu Ocakları I (Acemi Ocağı ve Yeniçeri Ocağı) – İsmail Hakkı Uzunçarşılı, (Türk Tarih Kurumu Yayını, Sf. 498) kitabından…
-
Alemdâr Mustafa Paşa sadaretinde Ocak Bazirgânı Çelipon ismindeki Yahudi, Ocak illerinde yolsuzluk yapıp, kendisine sorulan şeyleri doğru söylemeyip Ocağa ait bir takım şeyleri de sakladığından dolayı idam edilmiş, bâdema (daha sonra) Ocağa gayrimüslimlerden Bazirgân tayin edilmemesi ve onlara ait vazifenin Başyazıcı tarafından yapılması emrolunmuştu. Fakat Alemdâr Mustafa Paşanın şehâdeti üzerine her dediklerini yaptıran Yeniçeriler Çelipon’un…
-
Birinci Mahmut zamanında 1736’da Ocak Bazirgânı David adında bir Yahudi olup bu tarihte Avusturya ve Rusya ile muharebe olmakta idi. Padişah muharebe sebebi ile orduya gidecek olan Ağa Kapısı Yazıcısı Tiryaki Mehmet Efendi’yi huzura kabul ederek; “Orduya vardıkta göreyim seni, ulûfeyi zâyi itme ve zait esameleri (mevcut olmayan Yeniçeri maaş belgelerini) bulup ulûfesini virme.” Diye…
-
Yeniçeri Ocağının mali işleri ve hariçteki alış – verişleri ve hudutlardaki mevacip yani maaş muamelâtı (işlemleri) Ocak Bazirgânları vasıtasıyla olurdu; Bazirgânlık Rumların ve Yahudilerin ellerinde idi. Bazen babadan oğula geçen bir gedik hâlini de almıştı; bunlar Ocağa dayanarak birçok dalavere çevirirler, siyasi işlerde rol oynarlar ve Ocak alış-verişlerinde bir hayli menfaat temin ederlerdi. Bunların bu…
-
Refik Koraltan 30 Aralık 1959 tarihli günlüğüne bakın ne yazmıştı: “Fatin Rüşdü Zorlu’nun zorlayarak kurmak istediği hırsızlık şebekesinin korkunç manevrası devam ediyor. Adnan (Menderes [S. Y.]) bilmeyerek bu hırsızlık şebekesinin kurucusu oluyor.” Koraltan, 9 Ocak 1960 tarihli günlüğünde ise iddiasına tanık gösteriyordu: “Bugün Meclis Riyaset makamına Mükerrem Sarol geldi. Umumi hasbıhal sırasında çok dikkate değer…
-
Örtülü ödeneği kendi kişisel ihtiyaçları ve amaçları için kullandığı iddia ediliyordu. Bu nedenle örtülü ödeneğe “Adnaniye” deniyordu. Sf. 534 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 534) kitabından birebir alınmıştır.
-
Edhem Menderes konusunda bir başka ilginç durum vardı: Başbakan Menderes’e çok bağlı olmasına, hatta zaman zaman kendisini ona siper etmesine karşın, ne parti içinden, ne de muhalefet tarafından hiç eleştiri konusu yapılmıyordu! Bir diğer özelliği ise Başbakan Menderes’e sesini yükselten tek bakan olmasıydı. Başbakan Menderes, Edhem Menderes’e niye bu derece yumuşaktı, hiçbir zaman anlaşılamadı! Alıntı;…
-
Türkiye’de Varlık Vergisi konusunda fikir yürütenlerin hemen hepsi bir kitabı kaynak gösteriyor: Faik Ökte’nin, Varlık Vergisi Faciası. Varlık Vergisi’nin uygulayıcısı İstanbul Defterdarı Faik Ökte, “vicdan azabına dayanamamış” bu kitabı yazmıştı! Sahi öyle mi? Dönemin bürokratı Cahit Kayra’nın 38 Kuşağı (1) ) adlı kitabına göre, DP hükümetinin geldiğini gören Faik Ökte, “korktuğu bir akıbetten kurtulmak için”…
-
Başbakan Saraçoğlu 11 Temmuz 1942’de açıkladığı kabinesinde ticaret bakanlığını Behçet Uz’a verdi, Evliyazâdelerin uzaktan da olsa bir akrabalarının yıllar sonra hükümette yer almasına çok sevindiler. Burada bir parantez açayım: Saracoğlu-Uz İkilisi o tarihe kadar kimsenin cesaret edemediği bir karara imza atarak, fiyatları serbest bıraktılar! Doğal olarak savaş koşullarında fiyatlar alabildiğine yükseldi. Haberi önceden öğrenen İzmirli…
-
Arkadaşlarının saf dışı edilmesine tavır koyamayan Celal Bayar’ın başbakanlığı da ancak üç ay sürecekti… Fakat bu üç aylık başbakanlığı döneminde, İmpeks şirketinde çalışan oğlu Refii Bayar’ın, devletten aldığı ihalelerde çıkar sağladığı gerekçesiyle yargılanması, yaşamı boyunca unutamayacağı bir acıya neden olacaktı. Mahkemelerin aklamasına rağmen, babasını çok üzdüğünü düşünen Refii Bayar intihar ederek yaşamına son verecekti… Sf.…
-
İsmet Paşa Meclis kürsüsüne çıktığında göğsündeki İstiklal Madalyası ve Birinci Dünya Savaşı’ndan kalma nişanı hayli dikkat çekiciydi. Türkiye Cumhuriyetinin cumhurbaşkanının göğsünde neden Osmanlı madalyası taşıdığı merak konusu oldu. Ama bunun nedenini kimse soramadı… Meclis’ten kendi evi Pembe Köşk’e dönen Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, annesi Çevriye Temellinin odasına girip elini öptü. Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı)…
-
TCF’nin Meclis’te otuza yakın üyesi vardı. Bu isimlerin hepsi, Yunanistan’la olan mübadele sırasında yapılan yolsuzlukları bahane ederek Cumhuriyet Halk Fırkasından ayrılmıştı. Sf. 317 Anayasal düzen içerisinde “tek kişilik zorba yönetimlere” karşı olduklarını belirtiyorlar; dini düşünüş ve inançlara saygı istiyorlar; yabancı sermaye yatırımlarını destekliyorlar; basın özgürlüğünden yana tavır alıyorlar; belediye başkanlarının atamayla değil seçimle iş başına…
-
Gazetelerdeki bu tartışmalar ilk kez Sabetayist âdetlerin ortaya çıkmasına neden olacaktı: -Sünnet âdetleri Müslümanlardan farklıdır. Çocuklar iki ya da üç yaşında sünnet ettirilir. -Ölen kadın bile olsa cenazeyi erkek yıkar. -Sabetayist olmayan kadınla ilişkiye girenler cehenneme giderler. -Bir toplulukta önce Sabetayist’e selam verilir. -Yakubiler saçlarını tıraş etmek zorundadırlar; kadınları ise çok ince örerler. Kapancılara uzun…
-
Osmanlı bürokrasisi daha fazla tüketebilmek için, daha fazla kirleniyordu; yani rüşvetsiz iş yapılmıyordu. Bitmedi. 1838 ticaret ve 1839 Tanzimat antlaşmalarına imza koyan Sadrazam Reşid Paşa, yeni tip devlet adamlığının da kapısını açtı. Eskiden nüfuzlu paşaların himayesine girerek koltuk – makam kapılırken, Reşid Paşa yabancı devletlere dayanarak kariyer yapma dönemini başlattı. Sadrazamlar ve paşalar, “İngilizci”, “Fransızcı”,…
-
Tarık Ziya Ekinci Anlatıyor; “Ömer, babamın amcasının oğlu, Şeyh Said İsyanından Lice’de devletin ilk idam ettiği kişi… O yıllar, 1924-1925. Lice’de Şapka İnkılabının sonrası. Şapka satan tek dükkân var Lice’de: Hikmet Çetin’in amcası Tahir… Ucuza getirip bayağı pahalıya satıyorlar. Ömer de tel çekiyor Ankara’ya, Mustafa Kemal’e: ‘Sıkıyönetim komutanı falan zatla şapka ticareti yapıyorlar; elli kuruşa…
-
“Birçok general de bizim dostlarımızdır. Muntazam surette kendilerine tahsis olan paraları almaktadırlar ve istediğimiz zaman bize yardım etmeye hazır bulunacaklar.” Sf. 202 Alıntı: Teşkilâtı Mahsusa ve Casusluk Örgütleri – Ergun Hiçyılmaz, (Kamer Yayınları 2004, Sf. 202) kitabından birebir alınmıştır.
-
Askhesilias der ki; “Bütün iyilikler, diretmekten, dediğinden dönmeyip dosdoğru gitmekten, bütün kötülükler de kadere boyun eğip her şeyi duruma bırakmaktan ileri gelir.” Sf. 152 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 152) kitabından birebir alınmıştır.
-
İnsan ahlakının en sarsılmaz deneklerinden birisi cinsel ahlak oluyor ve insan, önce kendi vücudunda gerçekleşiyor. Karşı cinsle bütünleşme, cinsel birleşme, insanın büyümesidir ve büyük bir özgürlük kapısı oluyor. Özgürlüğün olduğu her yerde ahlak vardır ve eylem olmayan yerde özgürlük yoktur, ahlak, eylemde davranış ilkeleri oluyor. Cinsel birleşme, insanın ilk büyük özgürlük kapısı olduğu için mutlaka…
-
Pornografik edebiyat belki korkuyu unutmanın da bir aracı oluyor. Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük, Çelik Bilgin (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 44) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2004): 12 Eylül’den hemen sonra pornografide büyük bir serbestiyet oluştu, hem gençlerin aklını pornografi ile oyalamak hem de yaratılmış olan korkuyu unutturmak içindi.
-
Feyyaz Berker’di: Çetin Altan’la birlikte ziyaret ettik. Çok memnundular; ancak sohbetimiz birkaç kez Abdi İpekçi’nin telefonuyla kesildi; konuşmanın bir tarafını biz de duyuyorduk ve diğer tarafını Feyyaz Beyle saklamaya çalıştığı büyük bir böbürlenme ile aktarıyordu, İpekçi, saat başı o günkü önemli İç politika olayını aktarıyor ve başyazısı hakkında Berker’in görüşlerini alıyordu. Abdi İpekçi’nin yazılarını kim…