Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Ahlak, Etik

  • Eski İstanbul Cumhuriyet Savcısı, olayları yakından bilen değerli dostum, namuslu, yurtsever Kenan Bey’den dinledi­ğim Recep Zühtü olayı şöyledir: Metresinin bir Yahudi genci ile ilişkisini anlayan, kendi kra­vatlarını bu gence armağan edecek kadar ileri giden kadını, Re­cep Zühtü kıskançlık nedeniyle tabancayla vurmuş. Yapılan so­ruşturmada kurşunun anında ölüme neden olmadığı anlaşıl­mış. Ölüm olayı sonradan gerçekleştiği için asıl…

  • Atatürk, Berlin Büyükelçisi Kemalettin Sami Paşa’nın eşi Mısırlı Prensesin büyüklük taslamasına içerlemiş. Bir gece Dolmabahçe Sarayı’nda verdiği davete bunları da çağırmış, Prensesi dansa kaldırmak istemiş, kadın da kalkmamış. Kemalettin Sami Paşa ve eşini derhal kapı dışarı etmiş. Ertesi sabah Kemalettin Sami Paşa büyük bir sepet üzümle Saraya gelmiş. Kabul edilmesini, yoksa intihar edeceği haberini göndermiş.…

  • Bir gece Ankara’daki yeni köşkte alışılageldiği gibi dalka­vuklarıyla uyduruk poker oynuyorlardı. Aklına esti, hizmet eden garsonlardan birini çağırdı. “Sen poker bilir misin?” diye sordu. Çoğunluğu külhanbeyi güruhundan olan garson “Evet Paşam” deyince aralarına oturt­tu, birlikte poker oynadılar. Bu garsonun daha sonra casusluk suçuyla tutuklandığın duydum. Sf. 280, 281 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk…

  • Hasan Rıza Soyak’tan bu kızların tümünün bakire oldukları söylentisinin aslını sordum. Ondan aldığım karşılıktan, kızların Gazi tarafından Prof. Dr. Refik Hayriye muayene ettirildiğini ve bakire olduklarının anlaşıldığını öğrendim. Sf. 274 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım 2002 – Sf. 274) kitabından…

  • Deli Fahrettin’in, Dr. Refik Saydam’dan duyduğum bir de şantaj öyküsü vardır. Saydam’ın anlattığına göre Deli Fahri çapkınlığı ile de tanınırmış. Bursa’da genç bir öğrenci kızı baş­tan çıkarmış ve hamile bırakmış. Genç kız, Deli Fahri’nin baskısıyla Gazi’ye bir mektup yaz­mış, “Paşam, Bursa’da sizinle görüştükten sonra hamile kal­dım.” demiş. Gazi mektubu Dr. Refik’e göstererek “Sen, benim çocuğumun…

  • Hükümette görev almış bazı siyasiler, birçok milletvekili, kolay yoldan para kazanmış müteahhitler, milli savunma ihalelerinde yükünü tutmuş namussuzlar ve az sayıda memur için bu kentsel yapım çalışmaları önemli bir gelir kaynağı oluşturdu. Sf. 264 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım 2002…

  • 1913’te Sofya Ataşemiliter’i iken bir yabancı toplulukta oynayıp yitirmiş, aylığını aşan kumar borcunu sonradan başka yollarla ödemiş. Bu olayı sık sık anlatıp dururdu. Ama ara sıra eğlenmek için arkadaşlarıyla poker oynadığı da olurdu. Sf. 244 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım…

  • Ağaoğlu Ahmet Bey şöyle bir olay anlatmıştı: Atatürk bir gece Pera Palas otelinde baloya gitmiş. Karşı ma­sada genç, güzel, hoppa bir hanımla bir erkek görmüş. Kim olduklarını sormuş. Bir Paşanın kızı ile kocası olduğunu söylemişler. Kadını yanına çağırmış, herkesin karşısında şapır şupur öpmüş. Kadın da bu iltifattan (!) memnun olup gurur duymuş. Sf. 239 Alıntı:…

  • Atatürk’ün sofrasının bir takım dalkavuklarla işgüzarlar ve ya­lakalar için kişisel çıkar sorunu olduğu savı yalan değildir. Fakat gerçekte bu sofra değerli, özverili arkadaşları için bir okuldu. Sf. 237 Örneğin Kılıç Ali ve Recep Zühtü gibi yakınında bulunanlar zaman zaman sofradan kalkarak iç salona geçip orada uyku kestirirlerdi. Bunlar yeniden sofraya döndükten sonra içer gibi görünüp…

  • Mustafa Kemal Paşa’nın eski emir subaylarından milletve­kili Salih (Bozok), Ethem çetesiyle birlikte gitmişti. O zaman Salih’in “Biraz da biz soyalım.” dediği söylenmiş, eski bir jan­darma subayının eşkıya ruhu ile kendi soydaşlarını soymak için isyan bastırmaya gitmesinden çok acı duymuştum. Bu adamın emekli olarak İstanbul’da tütün bayiliği yaparken âdeta yoksulluk içinde kaldığını ve kendi başvurusu üzeri­ne…

  • Recep, bu mektubunda, Heyet-i Temsiliye karargâhı olan Ziraat Okulu’nda içkili, kadınlı âlemler yapıldığını, sabahlara dek göbek atmakla vakit geçirildiğini, Sofya’dan gelen Makedonya delegesi Gospodin Açıkof’un onuruna verilen ziyafette Türklük ve Müslümanlık adına utanç duyduğunu, artık orada kalamayacağını, bizden bu durama bir çözüm yolu bulmamızı istiyordu. Bu fuhuş ve rezalete Paşa’nın yakın çevresindekilerin neden olduklarını, içlerinde…

  • Temelleri, Şemsi Efendi ile Halil Vehbi Efendi tarafından atılan bu okullar sisteminin,.. tamamen Terakki Vakfı arşivlerine dayanan bu çalışmada asıl kurucuların Kapanî,  Derviş ve İpekçi ailelerine mensup zenginler olduğu gösteriliyor. .. Lozan Anlaşması sonrasındaki Mübadele sonucu Terakki Okullarına Trabzon’da yer verildiği anlaşılmaktadır; bu imkânsızdır, .. sadece Mübadillere mülk veriliyor. .. Bunun için ilk başvurunun 1929…

  • Cahit’in anılarına göre Paşa, çok güzel Cahit’i çok beğeniyor ve bu kez düğünü kendisi yapmaya karar veriyor ve arkasından ansızın Antalya’yı terk ediyor. Cahit’in bunula ilgili açıklamaları inandırıcılıktan uzaktır; Çünkü Milli Emniyet görevlileri Antalya’da dönen dedikoduları ona anlatmışlardı, güya Mustafa Kemal Paşa, Antalya’nın üç güzel kızını, Cahit’i, Konya güzelini ve bir de Afife’yi alıp götürecekmiş.”…

  • Yahudilik için zina ölümcül günahlardan birisidir; Yahudi – Mesih olarak ortaya çıkan Sabatay Sevi, Yahudi emirlerine yaptığı ilavelerden birisinde bu emri yumuşatmış durumdadır. Sabatayistler, bu yumuşatmayı, “hissettirmeden” veya “usturuplu” zina yapmak yollu anlıyorlar. Sf. 477, 478 Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 477, 478) kitabından birebir alınmıştır.

  • Oğuz Özerden Üniversiteyi bitirmiş ve “Yeni Asır” gazetesinde gazetecilik yapmış ve daha doğrusu yapmamış, bu kendi ikrarıdır. Sonra İngiltere’ye gitmiş ve dönüşünde seks hattı uzmanıdır, 900’lü hatlar olarak bilinmektedir. Yoksul aile çocuklarını, telefonla seks bataklığına çekmek anlamına geliyordu ve Oğuz Özerden, bu yolla çok büyük zengin olduğunu kabul etmektedir. Avrupa’da katedrallerin çok büyük bir bölümünü…

  • Yine Tevrat’a göre Abraham’ın Sarah’tan çocuğu olmayınca, Sarah Cariye Hacer’i İbrahim’in yatağına sürüyor, .. bir çocuk dünyaya geliyor işte bu İsmail idi, İbrahimi’de bu “duyacaklar” anlamındadır. Sf. 423 İsmail dünyaya gelmekle birlikte, Rab burada durmamış ve doksan yaşındaki Sarah’ın İbrahim’den hamile kalmasını buyurmuştur; .. Sarah’ın biraz utandığını ve çocuğa herkesin güleceğini düşündüğünü anlıyoruz, çocuk doğunca…

  • Kavalalı döneminde Mısırlı kadınlar rahat tavırları ile İstanbul’a hava katmışlar. ..  O döneme kadar Osmanlı elitist erkekleri hep genç oğlanlara âşık oluyorlardı, Divan’larında sevgili hep oğlandır; kadına âşık olmayı bilmiyorlardı; Londralı asil kızlarda gördüler ve Mısırlı prenseslerden öğrendiler. Hepsi birleşince, Hace-i Evvel Ahmet Mithat Efendi “dekadans” çöküş diye bağırmaya başladı.   Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi)…

  • Hapis ve sürgün, eğer insanı bozmazsa, kurnaz yapıyor ve bu bir savunma içgüdüsü olarak gerekiyor.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 218) kitabından birebir alınmıştır.

  • O sırada Türkiye’de dezenfekte pamuk için bir tek firma vardı ve tekel konumundaydı, sahibi kendisi için tayin edilen vergiyi ödemeyince ve bu nedenle yol yapımında çalışmak üzere kampa gitmeyi onuruna uygun saymayınca, idrofil fabrikasını satışa çıkarıyordu; alıcısı, zamanın Cumhurbaşkanı İsmet Paşa’nın kardeşi Hasan Rıza’dır. Doksan bin liralık vergisini ödeyemeyen birisinin lastik fabrikası da R. Minkari’nin…

  • Türkiye’de ilk gazete, ilk roman, ilk tiyatro, çıkışında bir parlamento niteliğinde olan Danıştay, ilk anayasa, ilk parlamento, ilk yasalar, hepsi hepsi bu döneme aittir. Sadece bu kadar değil, kadın – erkek arasında aşk bile, bu dönemden önce, Osmanlı’da bulunmuyordu. Bu tarihten önce Osmanlıda erkeklerin; erkeklere âşık olmaları esastır; Osmanlı’da da eninde sonunda bir büyük “aydın”…