Kategori: Ahlak, Etik
-
Türkiye’de Varlık Vergisi konusunda fikir yürütenlerin hemen hepsi bir kitabı kaynak gösteriyor: Faik Ökte’nin, Varlık Vergisi Faciası. Varlık Vergisi’nin uygulayıcısı İstanbul Defterdarı Faik Ökte, “vicdan azabına dayanamamış” bu kitabı yazmıştı! Sahi öyle mi? Dönemin bürokratı Cahit Kayra’nın 38 Kuşağı (1) ) adlı kitabına göre, DP hükümetinin geldiğini gören Faik Ökte, “korktuğu bir akıbetten kurtulmak için”…
-
Başbakan Saraçoğlu 11 Temmuz 1942’de açıkladığı kabinesinde ticaret bakanlığını Behçet Uz’a verdi, Evliyazâdelerin uzaktan da olsa bir akrabalarının yıllar sonra hükümette yer almasına çok sevindiler. Burada bir parantez açayım: Saracoğlu-Uz İkilisi o tarihe kadar kimsenin cesaret edemediği bir karara imza atarak, fiyatları serbest bıraktılar! Doğal olarak savaş koşullarında fiyatlar alabildiğine yükseldi. Haberi önceden öğrenen İzmirli…
-
Arkadaşlarının saf dışı edilmesine tavır koyamayan Celal Bayar’ın başbakanlığı da ancak üç ay sürecekti… Fakat bu üç aylık başbakanlığı döneminde, İmpeks şirketinde çalışan oğlu Refii Bayar’ın, devletten aldığı ihalelerde çıkar sağladığı gerekçesiyle yargılanması, yaşamı boyunca unutamayacağı bir acıya neden olacaktı. Mahkemelerin aklamasına rağmen, babasını çok üzdüğünü düşünen Refii Bayar intihar ederek yaşamına son verecekti… Sf.…
-
İsmet Paşa Meclis kürsüsüne çıktığında göğsündeki İstiklal Madalyası ve Birinci Dünya Savaşı’ndan kalma nişanı hayli dikkat çekiciydi. Türkiye Cumhuriyetinin cumhurbaşkanının göğsünde neden Osmanlı madalyası taşıdığı merak konusu oldu. Ama bunun nedenini kimse soramadı… Meclis’ten kendi evi Pembe Köşk’e dönen Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, annesi Çevriye Temellinin odasına girip elini öptü. Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı)…
-
TCF’nin Meclis’te otuza yakın üyesi vardı. Bu isimlerin hepsi, Yunanistan’la olan mübadele sırasında yapılan yolsuzlukları bahane ederek Cumhuriyet Halk Fırkasından ayrılmıştı. Sf. 317 Anayasal düzen içerisinde “tek kişilik zorba yönetimlere” karşı olduklarını belirtiyorlar; dini düşünüş ve inançlara saygı istiyorlar; yabancı sermaye yatırımlarını destekliyorlar; basın özgürlüğünden yana tavır alıyorlar; belediye başkanlarının atamayla değil seçimle iş başına…
-
Gazetelerdeki bu tartışmalar ilk kez Sabetayist âdetlerin ortaya çıkmasına neden olacaktı: -Sünnet âdetleri Müslümanlardan farklıdır. Çocuklar iki ya da üç yaşında sünnet ettirilir. -Ölen kadın bile olsa cenazeyi erkek yıkar. -Sabetayist olmayan kadınla ilişkiye girenler cehenneme giderler. -Bir toplulukta önce Sabetayist’e selam verilir. -Yakubiler saçlarını tıraş etmek zorundadırlar; kadınları ise çok ince örerler. Kapancılara uzun…
-
Osmanlı bürokrasisi daha fazla tüketebilmek için, daha fazla kirleniyordu; yani rüşvetsiz iş yapılmıyordu. Bitmedi. 1838 ticaret ve 1839 Tanzimat antlaşmalarına imza koyan Sadrazam Reşid Paşa, yeni tip devlet adamlığının da kapısını açtı. Eskiden nüfuzlu paşaların himayesine girerek koltuk – makam kapılırken, Reşid Paşa yabancı devletlere dayanarak kariyer yapma dönemini başlattı. Sadrazamlar ve paşalar, “İngilizci”, “Fransızcı”,…
-
Tarık Ziya Ekinci Anlatıyor; “Ömer, babamın amcasının oğlu, Şeyh Said İsyanından Lice’de devletin ilk idam ettiği kişi… O yıllar, 1924-1925. Lice’de Şapka İnkılabının sonrası. Şapka satan tek dükkân var Lice’de: Hikmet Çetin’in amcası Tahir… Ucuza getirip bayağı pahalıya satıyorlar. Ömer de tel çekiyor Ankara’ya, Mustafa Kemal’e: ‘Sıkıyönetim komutanı falan zatla şapka ticareti yapıyorlar; elli kuruşa…
-
“Birçok general de bizim dostlarımızdır. Muntazam surette kendilerine tahsis olan paraları almaktadırlar ve istediğimiz zaman bize yardım etmeye hazır bulunacaklar.” Sf. 202 Alıntı: Teşkilâtı Mahsusa ve Casusluk Örgütleri – Ergun Hiçyılmaz, (Kamer Yayınları 2004, Sf. 202) kitabından birebir alınmıştır.
-
Askhesilias der ki; “Bütün iyilikler, diretmekten, dediğinden dönmeyip dosdoğru gitmekten, bütün kötülükler de kadere boyun eğip her şeyi duruma bırakmaktan ileri gelir.” Sf. 152 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 152) kitabından birebir alınmıştır.
-
İnsan ahlakının en sarsılmaz deneklerinden birisi cinsel ahlak oluyor ve insan, önce kendi vücudunda gerçekleşiyor. Karşı cinsle bütünleşme, cinsel birleşme, insanın büyümesidir ve büyük bir özgürlük kapısı oluyor. Özgürlüğün olduğu her yerde ahlak vardır ve eylem olmayan yerde özgürlük yoktur, ahlak, eylemde davranış ilkeleri oluyor. Cinsel birleşme, insanın ilk büyük özgürlük kapısı olduğu için mutlaka…
-
Pornografik edebiyat belki korkuyu unutmanın da bir aracı oluyor. Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük, Çelik Bilgin (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 44) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2004): 12 Eylül’den hemen sonra pornografide büyük bir serbestiyet oluştu, hem gençlerin aklını pornografi ile oyalamak hem de yaratılmış olan korkuyu unutturmak içindi.
-
Feyyaz Berker’di: Çetin Altan’la birlikte ziyaret ettik. Çok memnundular; ancak sohbetimiz birkaç kez Abdi İpekçi’nin telefonuyla kesildi; konuşmanın bir tarafını biz de duyuyorduk ve diğer tarafını Feyyaz Beyle saklamaya çalıştığı büyük bir böbürlenme ile aktarıyordu, İpekçi, saat başı o günkü önemli İç politika olayını aktarıyor ve başyazısı hakkında Berker’in görüşlerini alıyordu. Abdi İpekçi’nin yazılarını kim…
-
Eski İstanbul Cumhuriyet Savcısı, olayları yakından bilen değerli dostum, namuslu, yurtsever Kenan Bey’den dinlediğim Recep Zühtü olayı şöyledir: Metresinin bir Yahudi genci ile ilişkisini anlayan, kendi kravatlarını bu gence armağan edecek kadar ileri giden kadını, Recep Zühtü kıskançlık nedeniyle tabancayla vurmuş. Yapılan soruşturmada kurşunun anında ölüme neden olmadığı anlaşılmış. Ölüm olayı sonradan gerçekleştiği için asıl…
-
Atatürk, Berlin Büyükelçisi Kemalettin Sami Paşa’nın eşi Mısırlı Prensesin büyüklük taslamasına içerlemiş. Bir gece Dolmabahçe Sarayı’nda verdiği davete bunları da çağırmış, Prensesi dansa kaldırmak istemiş, kadın da kalkmamış. Kemalettin Sami Paşa ve eşini derhal kapı dışarı etmiş. Ertesi sabah Kemalettin Sami Paşa büyük bir sepet üzümle Saraya gelmiş. Kabul edilmesini, yoksa intihar edeceği haberini göndermiş.…
-
Bir gece Ankara’daki yeni köşkte alışılageldiği gibi dalkavuklarıyla uyduruk poker oynuyorlardı. Aklına esti, hizmet eden garsonlardan birini çağırdı. “Sen poker bilir misin?” diye sordu. Çoğunluğu külhanbeyi güruhundan olan garson “Evet Paşam” deyince aralarına oturttu, birlikte poker oynadılar. Bu garsonun daha sonra casusluk suçuyla tutuklandığın duydum. Sf. 280, 281 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk…
-
Hasan Rıza Soyak’tan bu kızların tümünün bakire oldukları söylentisinin aslını sordum. Ondan aldığım karşılıktan, kızların Gazi tarafından Prof. Dr. Refik Hayriye muayene ettirildiğini ve bakire olduklarının anlaşıldığını öğrendim. Sf. 274 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım 2002 – Sf. 274) kitabından…
-
Deli Fahrettin’in, Dr. Refik Saydam’dan duyduğum bir de şantaj öyküsü vardır. Saydam’ın anlattığına göre Deli Fahri çapkınlığı ile de tanınırmış. Bursa’da genç bir öğrenci kızı baştan çıkarmış ve hamile bırakmış. Genç kız, Deli Fahri’nin baskısıyla Gazi’ye bir mektup yazmış, “Paşam, Bursa’da sizinle görüştükten sonra hamile kaldım.” demiş. Gazi mektubu Dr. Refik’e göstererek “Sen, benim çocuğumun…
-
Hükümette görev almış bazı siyasiler, birçok milletvekili, kolay yoldan para kazanmış müteahhitler, milli savunma ihalelerinde yükünü tutmuş namussuzlar ve az sayıda memur için bu kentsel yapım çalışmaları önemli bir gelir kaynağı oluşturdu. Sf. 264 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım 2002…
-
1913’te Sofya Ataşemiliter’i iken bir yabancı toplulukta oynayıp yitirmiş, aylığını aşan kumar borcunu sonradan başka yollarla ödemiş. Bu olayı sık sık anlatıp dururdu. Ama ara sıra eğlenmek için arkadaşlarıyla poker oynadığı da olurdu. Sf. 244 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım…