Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Ahlak, Etik

  • “Vehbi Koç; “29.10.1919 günü reis Mustafa Rıfat Efendi’nin Başkanlığında kurulan Ankara Müdafai Hukuk Cemiyeti’ne babam da girmişti. O günkü duruma göre 3.000 kuruş maddi yardım da yapmış.”” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf.91) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Türkiye Milli İthalat ve İhracat A.Ş. Kurucuları arasında 54 milletvekili ve 37 tüccar önemli yer tutmaktadır. ..Son düşman kuvvetlerinin 17 Eylül’de Bandırma’dan gemlere binerek Anadolu’yu terk etmelerinden hemen sonra 19 Eylül 1922’de Ankara’da kuruluyor. Ancak 1 milyon 6 yüz bin Lira sermayeli şirketin kuruluş hazırlıklarının Büyük Taarruzdan da önce başladığı anlaşılıyor…. 19 Kasım 1922’de Hâkimiyet-i…

  • “Kara Vasıf ve bazı arkadaşları Başbakan Rauf Bey’in yanına gelerek; ” .. Bir yerde güzel bir kız, güzel bir çocuk gördüler mi sürükleyip götürüyorlar. İşi, bu dereceye vardırdılar. İkaz etmek istedik, aldığımız cevap, “Bu gibi işler zekâ sahiplerine arız olan (bulaşmış olan) hastalıklardır. Vazgeçilmez.” oldu. Bunu birkaç arkadaşın arasında yüzümüze karşı hem de gülerek söyleyen…

  • “Hint Müslümanlarının yardım için gönderdikleri paralarla İş Bankası kuruluyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1383) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Deniz Bakanı ve Eski istiklâl Mahkemesi Başkanı Topçu İhsan Yavuz-Havuz davası olarak bilinen yolsuzluktan dolayı Yüce Divan’da ifade verirken: “Hepiniz, başta Başkanımız, olmak üzere, zenginleşmek gerektir, demokrasi zenginliğe dayanır, demiyor muydunuz? Hepiniz aynı işlere girmediniz mi? “ der. Ama bu savunma onu mahkûmiyetten kurtarmaz.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5.…

  • “Isparta’nın etkin eşrafından olan Mebus Mehmet Nadir, mebus olmadan önce, Isparta’nın İtalyanlar tarafından işgal edilmesi için, bizzat ricacı gitmiş (rica etmek için gitmiş), Sonra Mebus olunca bu davadan yargılanmış ve bu olayı doğrulamış ama bu olay örtbas olmuş.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1054) kitabından…

  • “Cem’e gelen her kadın ve erkek, bir yol ve hakikat kardeşi sayılır, yoldan çıkan kurallara uymayan veyahut zina ettiği işitilen kadın ve yol yezitliği yapan, iftira eden ve nikâhlı kadın kaçıran, zina yapan erkek Cem’e alınmazdı. Cem’de şehvet ve kötü gözle bakan kadın ve erkek derhal Pir’in (Cem ayinini yöneten alevi Ulu’sunun) emri ile Cem’den…

  • “ABD Daimi Delegesi Robert Wımbrıe, Ekim 1922’de yazdığı raporda: “Mahkemelerde parayla iş görüldüğü, rüşvetsiz iş yapılmadığı, küçük memurların rüşvetçi olduğunu” yazıyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 346) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İngiliz Yüksek Komiseri Amiral de Rabeck, İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon’a “Sadrazam Damat Ferit bana geldi. Bana, anlaşmaya (Mondros’a) göre Kürtler ayrı bir devlet olacaktır, Kürtler hiçbir zaman Mustafa Kemal’i sevmezler, çünkü o Bolşevikliği istiyor. Siz Mustafa Kemal’den nefret ediyorsunuz çünkü o sizin yaptığınız anlaşmayı kabul etmiyor. O halde Kürtleri Mustafa Kemal’e karşı birlikte kullanalım…

  • “Mütareke (Mondros Ateşkes anlaşmasından sonrası) günlerinde Mustafa Kemal İngilizlere yakın görünmeye önem vermiştir. Ünlü casus Rahip Frew ile ahbaplık etmiş, İngiliz yetkililerle temas kurmaya çalışmıştır. Pera Palas otelinde Daily Mail muhabiri Word Price’tan kendisini İngiliz yetkililerle konuşturmasını istemiştir. Word Price’a göre Mustafa Kemal şöyle der: “Eğer İngilizler, Anadolu için sorumluluk kabul edecek olurlarsa, İngiltere yönetiminde…

  • “26 Ağustos 1926’da İstiklâl Mahkemesi kararını verdi. Cavit Bey, Dr. Nâzım Bey (1) Ardahan Mebusu Hilmi Bey ve Nail Bey idam, Ali Osman Vehbi, Hüsnü, İbrahim Edhem, Rauf ve Rahmi Beyler onar yıl kalebentliğe mahkûm edildiler, 37 sanık berat (bağışlandı) etti. Aynı gece sabaha doğru idam edildiler.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 –…

  • “Mustafa Kemal’in karargâhının bir kumarhane, bir sefahat yuvası haline gelmesi doğru mu idi?” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 809) kitabından birebir alınmıştır. BAKKALIN NOTU (1993): Karabekir Paşa bu durumu bir şifre yani gizli yazı ile Kemal Paşa’ya bildiriyor.

  • “26.11.1919’da Sivas Kongresinde öğlenden sonra, Mustafa Kemal ile 3. Kolordu komutanı Selahattin Bey tartışıyor. Selahattin Bey, yumuşak olalım, behemehâl (her halükarda) hükümet ile anlaşalım, dedi. Mustafa Kemal Paşa’da, Selahattin Bey’e kızıp bağırarak cevap verince de, Selahattin Bey de “Bağırmaya hakkınız yok, fikrime hürmet etmiyorsunuz.” dedi ve çıktı gitti. Ertesi gün Selahattin Beyin dairesine (ofisine) gittim.…

  • “27.12.1919 Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine Çok Mahrem (gizlidir): “Rawlinson geldi görüştük. Görünürde 15. ve 13. Kolordularda Ateşkes şartları oluşturulmuş mu araştırması. Fakat asıl görevi, gayri resmi olarak haricin ve dâhilin, hatta hükümetimizin dikkatini çekmeksizin benimle görüştükten sonra sizinle görüşmektir. Lord Gurzon (İngiltere Başbakanı) demiş ki: ‘Türkiye’de şimdiye kadar kuvvetli bir hükümet göremediğimizden, barış mümkün olmadı.…

  • “Van Valisi Mithat Bey bir harabeden  ibaret olan  ve halkı derin üzüntü ve matemler içerisinde yaşayan Van’a pokercilik, içkicilik, Ermeni kadınları ile yaşamak usullerini öğretmekten başka bir şey yapmamıştır…. Ankara’ya alındı. Tekel Genel Müdürlüğü’nde önemli bir yolsuzluk ortaya çıktı. ..Fakat bu önemli konu kapandı. Mithat Bey, Kılıç Ali Bey’in eniştesi olmuş, ikinci Meclis’te de mebus olmuştur.”…

  • “Sason İsyanını, o zaman yüzbaşı olan (1) Cemal Madanoğlu anlatıyor; “Vergi toplamaya bir askeri birlik ile çıkan Kaymakam, Harbak Köyü’nde Ağa Teteri Bedik’in evine misafir oluyor. Bir Yüzbaşı Ağanın gelinine sarkıntılık edince olay çıkıyor. Köylüler (ağanın adamları) kaymakam ve adamlarını öldürüyorlar.”” Alıntı: Belgelerle Dersim Raporları – Faik Bulut (1992 – Sf. 212) kitabından birebir alınmıştır.…

  • “ABD’de okullarda “Ahlak ve kişilik geliştirme ” dersleri konuldu…. Bilim ve teknoloji bize hayatın anlamını söyleyemez. Hayatın anlamını ancak edebiyat, sanat ve tinsellik aracılığı ile kavrayabilir… Tin; Manevi, ahlaki, doğaüstü olan (mistisizm). Amerikalılar dinden çok Tin’e inanıyorlar. ABD’lilerin % 94’ü Tanrıya inanıyor, dindar insanlar, dinden çok tin’e inanıyorlar.” Alıntı: Megatrends 2000 – John Naisbitt ve…

  • “Mustafa Kemal 7. Ordu’ya iki kez kumandanlık etmişti, Yedinci Orduyu da içine alan Ordular Gurubu Kumandanı Alman Generali Falkenhain’di. General Falkenhain’in kimi yöntem ve davranışları Paşa’nın canını sıkıyordu…. Mustafa Kemal… kendi kendini Ordu Kumandanlığından affetmiş, daha da ileri giderek Kolordu Kumandanlarından Ali Rıza Paşa’yı yerine vekil olarak atamış ve kendi görevine son vermişti. ..Enver Paşa…

  • “Mustafa Kemal Balkan Savaşından sonra Sofya Ateşemiliterliği’ne (askeri ataşeliğine) gittiğinde Madam Corinne kendisini çok yalnız bulmaya ve ona aydın bir kadın olgunluğu taşıyan özlem dolu mektuplar yazmaya başlamıştı.” Alıntı: Kutsal İsyan II – Hasan İzzettin Dinamo (1992 – Sf. 158) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Namuslu insanların, şerefsizler kadar yürekli olmadıkları bir memleketin akıbetinden (geleceğinden) kuşkulanılabilir.” Roosevelt. Alıntı: Kutsal İsyan III – Hasan İzzettin Dinamo (1992 – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1992): İsmet İnönü’ye bu sözü mal ettiler sözün sahibi Roosevelt’tir.