Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Ahlak, Etik
-
Atatürk bir akşam misafirleriyle poker oynarken, İzmir’in tanınmış tütüncülerinden birinin şikayeti üzerine, pokeri bırakıp yanındakilerle beraber geç vakit İsmet Paşa’nın evine gitmiş ve; “-İsmet! Bak! İzmir’de biri, kanunsuz bir takım tagallüpler (galip gelmeler, zorla galip gelmeler) tahakkümler (baskılar) yaparak tüccarlara zarar veriyor, piyasayı ürkütüyor ve yaptığı baskı ile kimseye iş gördürmüyormuş. Kimdir bu adam, araştır…
-
(İsmet Başvekâletten ayrılmış bir kenarda oturuyor. Ankara’da maç seyretmek için stada gidiyor. Çıkışta halk coşkun bir biçimde “Yaşa!” diye sevgi gösterisinde bulunuyor. Kemal Paşa’nın adamı Salih Bozok bu tezahüratı önemsiyor ve konuyu Meclis’e getiriyor:) “-Efendim! İsmet Paşa, önceki gün stadyumda kendisini halka alkışlatmış. Bu ne demektir? Bundan amaç nedir? Bizzat İsmet Paşa’dan bu hususta hemen…
-
20-21 Eylül günleri Meclis’te bir görüşme yapılıyor, Şükrü (Saracoğlu) Bey; “-Ahmet Bey’e soruyorum, kendisi Müllerci midir?” deyince, Ağaoğlu Ahmet Bey; “- …Müller’i yirmi bin lira vererek buraya davet eden ben miyim? Onun önüne devletin bütün dairelerini açarak, bütün resmi belgelerini veren ben miyim?” Ali Fethi Bey de kürsüye gelerek; “- … Efendiler! Eğer bir siyasi…
-
Basına, dışarıda saygınlığımız kalmadı, diyor. “- Uzman Müller’in verdiği rapor bile, Milli Savunma işleri ile demiryollarına fazla para harcandığını ve bilhassa demiryolları inşaatının külfetinin bir nesle yükletilmesinin doğru olmadığını açıklıkla söylüyor.” Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Serbest Fırka Nasıl Kuruldu, Nasıl Kapatıldı?) IV – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. 72) kitabından birebir alınmıştır.
-
Gazi, Ağaoğlu Ahmet Bey’e hitaben; “-Profesör bey, sen ne dersin?” “-Bu biraz fazla yapaydır!” “-Ne demek istiyorsun?” “-Arz etmek istiyorum ki, Zatı Devletinizin durumu açık değildir. Eski parti olduğu gibi kalıyor, onun başında İsmet Paşa, devletin bütün güçlerine, cihazlarına, araçlarına hâkim kalıyor, bütün bunlar yetmiyormuş gibi, Zatı Devletleri de uluslararası şöhret ve prestijinizle yine o…
-
BMM’nin 26.01.1928 günü, bir bakanın yasama dokunulmazlığı kaldırılıp Yüce Divan’a verildiği gün. Topçu İhsan; “-Benim masum olup olmadığımın Cumhuriyet Adliyesinden çıkacak bir kararla anlaşılmasını istiyorum. Adliyemizin geçireceği bu imtihandan muzaffer çıkacağıma imanım vardır. … her inkılap sonucunda inkılapçılar birbirlerini darbelemeye başlarlar. .. Ben elinde inkılap bayrağı, cebimde banknot destesi taşıyanlardan değilim.” İsmet Paşa; “-Vekillerle temasa…
-
(Topçu İhsan cezaevinden Kılıç Ali’ye mektup yazarak, bu olanların sebebini soruyor, o da 21 Temmuz 1934’de mektupla cevaplıyor;) “-Benden mahkûmiyet sebeplerini ve Gazi’nin hakkındaki intibalarını soruyorsun. İsmet Paşa’nın sebebini elbette hatırlarsın. Latife Hanım tarafından Çankaya’da verilen büyük ziyafette, ayağa kalkarak, İsmet Paşa’ya hitaben, Gazi’yi göstererek; “Bu adamın sana itimadına ve emniyetine şükür et! Yoksa ben…
-
1 Mayıs 1930 BMM’nde sesini yükselten İzmit Mebusu Kılıçzâde Hakkı Bey; “-Memlekette genel bir hoşnutsuzluk vardır. Bu, daha çok irtikâp (suç işleme)ve irtişadan (rüşvet yemekten) ileri geliyor!” diye bağırıyor. Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Serbest Fırka Nasıl Kuruldu, Nasıl Kapatıldı?) IV – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. 344, 45) kitabından birebir alınmıştır.
-
“-Çok iyi hatırlarsınız ki, o devirlerde, arkadaşlar meşru biçimde kazanç sağlasınlar düşüncesi vardı. Bütün Mebus arkadaşlar böyle düşünüyorlardı. Bir kısmı şirket temsilcisi, komisyoncusu falan olmuş, bir kısmı da ticaretle meşgul olmuştu.” (Yıllarca İstiklâl Mahkemesinde görev yapan, Topçu İhsan, şimdi, BMM’de oluşan adliye ve Anayasa Komisyonlarından seçilmiş 40 kişilik heyetin huzurunda. Komisyon Başkanı, Hâkimiyeti Milliye Gazetesinde…
-
Topçu İhsan Yüce Divan’da sorgulanıyor; “-.. Bir gün Azmi Bey’de gelmişti. Hugositeyns ismindeki şirketin temsilcisi olduğunu söyledi ve Ankara’da çalışmak üzere bana teklifte bulundu. Liderimin muvafakatini almalıyım diye Ankara’ya geldim. Reisicumhur Gazi Paşa Hazretleri’ne durumu arz ettim. Bana dediler ki; “Ticaretle uğraşmanız iyidir. Fakat Azmi Bey kim oluyor ki, o, Hugositeyns başkanı olacak, sen de…
-
İsmet, ilk Bahriye Nazırlığını (deniz bakanlığını) Gazi Paşa’nın tavsiyesi üzerine Topçu İhsan Bey’e vermek zorunda kalmıştı. 4 Aralık 1927 Cumartesi günü Malatya Mebusu İsmet Paşa, sabık Bahriye Vekili Topçu İhsan Paşa’nın Yüce Divan’a sevki hakkındaki önergeyi veriyor; “Temmuz 1926’da Bahriye Vekili İhsan Bey zamanında Yavuz zırhlısının bir senede tamir edilmesi ve iki senede parasının ödenmesi…
-
(İsrafları yasaklayan kanunun uygulanması için çıkan yönetmelikte komik şeyler var:) Düğünlerde yemek ve ziyafetleri, paça günlerini ve çocuk doğduğu zaman loğusa şerbeti kaynatılıp, komşu evlere götürülmesini ve damatların gelinlere yirmi liradan fazla hediye almalarını yasak edişi gibi maddeleri bulundurması gazetelerde bir alay mevzusu olmuştu. 1 Şubat 1925 günü Başvekil Ali Fethi Bey ağzından kaçırıyor; O…
-
Bir gün İsmet Paşa ile Recep Peker, Mustafa Kemal’e Menteşe Mebusu Halil Bey’den acı acı şikayet ediyordu…. Recep Peker; “-Hükûmetin getirdiği bir iş, Meclisten çıkacak herhangi bir siyasi mesele yoktur ki Halil Bey’den zorluk görmesin! İşleri daima tavik (ertelemeye) çalışıyor!” dedi ve İsmet Paşa da; “-Bize Meclis’te ot yolduruyor!” diye Recep Bey’i doğrulamıştı. Atatürk; “Davalarınızı,…
-
(Yer Ankara, henüz suikast olayı duyulmamış, Ziya Hurşit yakalanmamış. İstiklâl Mahkemesi heyeti, Çankaya civarındaki Maraş Mebusu Nurettin Bey’in köşküne serinlemek ve akşam yemeği için gidiyorlar, buradan çıkınca Eskişehir Mebusu olan ve İzmir suikastı davasında astıkları Ayıcı Arif Bey’in köşküne gidiyorlar. Arif Bey bu mahkeme heyetini görünce heyecanlanıyor.) Oturur oturmaz ben, hiçbir sebep olmadığı halde, muhakkak…
-
“19.05.1932’de Resmi Gazete ile ilan edilen Özel Kanun şudur; 1- Gazi Mustafa Kemal Hazretlerinin, Kanunu Medeninin 452 nci maddesi dairesindeki, tasarrufları mahfuz hisseler hakkındaki hükümden müstesna olup, bütün mallarında muteberdir. (Vasiyet ile görevli kişi Hasan Rıza Bey.) “Mal olarak nemiz varsa bir listesini yap bana getir!” Listeyi incelemeye aldı. “-Bunları ikiye ayıracağız. Bir kısmı hayatta…
-
“Atatürk’ün sofrada birden bire; “-Bugün bana bir rüşvet verdiler!” ve “-Bekir! Bugün bana gönderilen şu pırlanta tabakayı getir!” emrini verdi. Biraz sonra bu altın tabaka geldi. Paşa, bunun, Milli Savunma Bakanlığında taahhüt işlerine girişen bir arkadaşından geldiğini söyleyerek; “-Bana bunu verirlerse, Milli Savunmada filan efendiye veyahut hatta Milli Savunma Bakanına acaba ne verirler?” Recep Peker…
-
“Mustafa Kemal’i Diyarbakır’daki 2. Orduya tayin ediyorlar. “Ben de zahiri sebepler göstererek bu tayini reddettim. Bunun üzerine bir – iki ay izinli olduğumu söylediler. Halep’ten İstanbul’a gitmek için tren bileti alacak param yoktu.” diyor. Hâlbuki General von Falkenhain, bu göreve gelirken O’na yığınla altın göndermişti. “-Yıldırım Ordusu Kumandanlığına tayin edilip İstanbul’a tam hareket edeceğim günlerde…
-
Kürt tarihi kadar ihaneti bol bir başka tarih bilmiyorum. Sf. 710 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 710) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ermeni mandasının imkânlarını araştırmak için bölgede çalışmalar yapan ve pek çok tarafı dinleyen kurulun başkanı General Harbord’un tarafsızlığından kuşkuya düşebilmek için pek az neden görüyorum; Amerikan Senatosu’nun Amerikan mandası projesini reddetmesinde Harbord’un verdiği raporun etkisi hiç tartışılamıyor. Harbord’un, daha önce değindim, Ermeniler’in de günahsız olmadıklarını saptamasından sonra, Ermeniler’in çektiği acılardan pek çok duygulandığı anlaşılıyor; kurtarılarak…
-
Ancak hem Dursunoğlu’nun yazdıkları ve hem de incelemeye açtığım belgeler, Minber Gazetesi’nin finansmanı, Kemal’in para karşısındaki tutumunun da yeniden ve ayrıntılı olarak incelenmesini gerektirecek türdendir. Buna eklenecek olanlar şunlar: Bazı kaynaklar, Sakarya Zaferi’nden sonra Mustafa Kemal’e bir para ödendiğini ileri sürüyorlar; miktarı üzerinde tartışma olduğundan söz ediliyor. Hintli Müslümanların gönderdikleri paranın tartışması kapanmıyor ve İzmir’de,…