Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Ahlak, Etik
-
Silâhlı Kuvvetlerin ekonomiyle olan bağları koparılmadıkça artık Silâhlı Kuvvetleri tartışma ortamının dışına çıkarmak çok zor. Lockheed tartışması, Lice soruşturması biter. Bir başkası başlar. Remo planı için çıkarılan özel yasada, alımlar için alışılmış yöntemleri bir kenara bırakan kolaylıkların getirilmiş olması, bu tartışmaları kolaylaştırıyor. Bu yüzden Silâhlı Kuvvetlerin ekonomiyle olan bağlarını koparmak gerekiyor. Silâhlı Kuvvetlerin ekonomiyle ilgisi,…
-
13 milyonluk Lockheed rüşvet olayı Meclis’e yansıtıldı, Lockheed Türkiye temsilcisinin defterlerine el kondu. Sf. 421 Gözlemlerden sonra sorular. İtalya’da bir tekel, Lice depremine neden yardım etmek ihtiyacını duyuyor? Herhalde iyilikseverliğinden. Peki, Lice depremine yardım yaparken neden çeki Hava Kuvvetleri Komutanına gönderiyor? Lice depremi ile Hava Kuvvetlerinin ne ilgisi var? Çekin ne olduğu kadar ve bundan…
-
İtalyan uçak şirketi Air Italia’dan bağış Kabul eden eşi yüzünden, Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Emin Alpkaya görevinden istifa etti. Air Italia’nın Lockheed uçaklarını Türkiye’ye satan aracı bir şirket olduğu belirtildi. Sf. 441 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 441) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kuşku duyulmasını gerekli kılan bir de bölük pörçük tarih araştırmaları var. Türkiye’deki memurların geleneksel olarak, hep gösterilmek istendiğinin tersine, ticarete düşkün olduğunu ortaya koyan çalışmalar var. Tarihçi Halil İnalcık, on dokuzuncu yüzyıldaki büyük Osmanlı tüccarlarının bir bölümünün büyük memur olduğunu su yüzüne çıkardı. Mehmet Zeki Pakalın’ın basılmamış, çok ağır bir dille yazılmış fakat çok değerli…
-
Öğrenci Birliği Başkanı Harun Karadeniz anlatıyor: «Bizim gezemediğimiz kendi vatanımızda Amerikan erlerinin gezmesini düşünmek bile insanı deli ediyordu. Altıncı Filo düpedüz işgal ordusu konumuna geliyordu, gözümüzde. Biz sokağa çıkmağa korkuyorduk. Fakat yurdun hemen karşısındaki bir otelin kapısında bir İmpala taksi duruyor ve içinden bir Amerikalı er ile bir Türk Hanım iniyor ve otele giriyorlardı. Bu…
-
Bir garip “ahlâk” doğuyor. Albay Aydemir’in yaşamından iki yaprak ile bu ahlâk’ı anlatmak istiyorum. Talat Aydemir, 1957 yılında Elâzığ’da gizli örgütü genişletmeye çatışırken Binbaşı Türkeş ile arkadaş oluyor. Yazıyor: “Elâzığ’da piyade tabur kumandanı bulunan Kurmay Binbaşı Alpaslan Türkeş ile de çok samimi olmuştum, hiç bir dakikamız ayrı gitmiyordu, her sahada iyice anlaşmıştık. Onun da komiteye…
-
“Mustafa Kemal 1934 yılı pokerde İngiliz Büyükelçisi Percy Loraine’i yeniyor, parasını almıyor. Büyükelçi İngiltere’ye mektup yazarak, Atatürk’e ünlü bir İngiliz üniversitelerinden unvan verilmesini istiyor. Percy Loraine’in Mustafa Kemal’in İngiliz nişanlarına önem verdiğini bildiği anlaşılıyor. (Yakup Kadri’nin Anılarından;) Mustafa Kemal 30’lu yıllarda İsmet Paşa’dan çekiniyor. Bu sırada İktisat Vekili Mustafa Şeref’e müthiş bir fırça atıyor. Çok…
-
“Tedavi için Avrupa’ya seyahate mecbur olduğum hakkında, Yunan Erkânı Harbine başvurdum… bir gün Erkânıharbiyeden bir zat geldi. Türkçe yazılmış bir tomar kâğıdı masamın üzerine bıraktı. – Bunlar nedir? Diye sordum. – Türkçe bildiriler… sizin imzanız altında uçaklarımızla bazı Türk cephelerine attırmak için… Hazırlanmıştır. “Ey Türk Ordusu subayları! Yunanlılar ellerine düşen Türk esirlere çok iyi bakıyorlar.…
-
“Dr. Hikmet Kıvılcımlı, “Türkiye Komünist Partisinin Eleştirel Tarihi”nde anlatıyor; “Yine 1925 tedhişine (şiddet uygulamasına) İstiklâl Mahkemesi’ne dönelim. Savcı Necip Ali, sosyalistlerin bir gün gelip güçlenirlerse, şimdi yararlandıkları demokrasiyi ve cumhuriyeti bir basamak gibi çiğneyip geçeceklerini söylediği zaman, Şevket Süreyya (Aydemir) tabanı yanmış bir it gibi yerinden fırlayarak, heyecanla bağırmıştı; ‘O’nu hiçbir zaman göremeyeceksiniz.’ dedi.” Alıntı:…
-
“Ahmet Emin Yalman’a Malatya Suikastı Davası’ndaki savcılık iddianamesine göre, homoseksüel olduğu gerekçesi ile Necip Fazıl Kısakürek, Heybeliada’daki Bahriye mektebinden atılıyor… Necip anılarında bunun iftira olduğunu söylüyor. Necip’in İslamcılığı, rejimin izini ve dürtüsü ile başlıyor. Necip bütün ömrü süresince, iktidardakilerin izninin dışında bir adım bile atmıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları…
-
“Üç dost, Necip Fazıl, Ahmet Kutsi Tecer, Ahmet Hamdi Tanpınar restorasyon döneminde Kadro’nun (Kemalizm’in) etkisini kırmak için İş Bankası kaynaklarını (1) kullandıklarını, Celal Bayar’ın Ağaç Dergisini finanse etmesi ile anlıyoruz.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 247) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (1996); Necip Fazıl’ın anlattığına…
-
“İsmet Paşa; Savaşla ticareti her zaman beraber düşünen Türk Paşaları geleneğinden geliyordu.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 214) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Vâlâ; ‘Madrid’de Yahya Kemal’i bir sinir hastalığına yakalanmış buldum. Varşova’dan beri sefirliğini yaptığı Mustafa Kemal’in kendisini takip ettirdiği ve Türkiye’ye getirtip mahvedeceği kanısındaydı.’” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 125) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Vâlâ Nurettin’in büyük şair Yahya Kemal Beyatlı ile ilgili tespiti…
-
“Goltz Paşa 16.10.1899’da Berlin’e bir rapor gönderiyor ve bu rapor Türklerin eline geçiyor. Goltz Paşa diyor ki; “Hamit Almanya’dan yana değil tam güvenemiyorum. Onu Alman yanlısı yapabilirim. Ona karşı yakında bir ayaklanma düzenlerim, onu da bastırarak kendimize bağlarız.” diyor. Bunun için kullanacakları Paşaların adlarını da veriyor. Bu R. , M. , ve H. Paşalara daha…
-
“Ahlaklı olabilmek için mutlaka kavga etmek gerekiyor, çünkü kavga bir hareketi içeriyor. Duran bir nesnenin ahlaklı olup olmadığına karar vermek imkânsızdır: çünkü ahlak mutlaka bir harekette ortaya çıkıyor. Ancak her hareket de, ahlak araştırmasının alanına girmiyor, yalnızca iradi (bilinçli) olan hareketler bir ahlak sisteminin içinde oluşuyor. Ahlak iradi hareketlerin başlatıcısıdır. Ahlakın kaynağını akılda bulmak imkânsızdır. …
-
“Ahlak yalnızca harekette vardır. Hareketsiz olanın ahlakı yoktur.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 541) kitabından birebir alınmıştır.
-
“1873 yılı Mart ayında Namık Kemal’in Vatan Yahut Silistre oyunu sahneye kondu. Ertesi gece o piyes ikinci defa oynandığı sırada Kemal ve arkadaşları tevkif olundular. İbret Gazetesi kapatıldı. Kemal Magosa’ya ve arkadaşları Rodos ve Akka’ya sürüldüler. Bu sürgünde Kemal, Ahmet Mithat ve Ebuzziya Tevfik korunuyorlar. Kemal Magosa’da çok rahat yaşıyor ve pek verimli oluyor. Para…
-
BAKKAL’IN YORUMU (1995): Gücü çok seviyor, güreşlere düşkün, deve, koç, horoz güreşlerini de çok seviyor. Hatta galip gelen hayvanlara devlet adamlarıyla generallere verdiği madalyalardan takıyor. Ve hemcinslerine meylediyor, yani homoseksüel iddiası var. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 432) kitabından birebir alınmıştır.
-
23 Kasım 1925 tarihli gizli celsede Mebus Maaşlarının Artırılması görüşüldü ve kararlaştırıldı: Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları IV – (İş Bankası Yayını (Sf. 580) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Milletvekillerinin maaşları 3500 liraya çıkartıldı. Savaş zamanında Birinci Meclis’in vekilleri 400 lira alıyordu.
-
(26 Kasım 1922 tarihli gizli celsede İzmir’in yağma edilişi görüşülüyor:) İbrahim Bey (Mardin): “Efendim işitiyoruz ki İzmir’in yağmasına birçok subay, Ordu Kumandanları katılmıştır! Bu oldu mu? Sonra 1. Ordu Kumandanı bütün paralar ve eşyayı almış, birçoklarını da dağıtmıştır. Bu gerçek midir? .. Sonra birçok mebus arkadaşlarım mobilyasıyla beraber evlere girmiş ve şimdiye kadar o evlerde…