Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Ahlak, Etik
-
28 Temmuz 1989 günlü gazetenizde, “akrabam” olduğunu “yakınlarımın benden utanç duyduklarını” ileri süren, adı, kimliği belirsiz bir kişinin mektubu yayımlandı. Karşılık verdim, böyle bir akrabam olamayacağım belirttim. Ve belirttim ki, değil yakınlarım, komşularım içinde bile hep sevilip, sayılırım. Başka türlü de olabilirdi, ama yok. Çekirdek ailem olan karım ve çocuklarımla normalin de üstünde, birbirimizi sever…
-
Tanzimat Dönemi’ne kadar, Türk erkekleri, kadını sevmeyi ve kadına âşık olmayı bilmiyorlardı, zengin güçlülerin hepsinin bir “oğlan” sevgilisi vardı. Oğlanlara “divan” yazarlardı; kadın ise, sevmek için değil çocuk doğurmak içindir, anlayış buydu; değişimi, Mısırlı prenseslerle başladı. Sf. 114 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 1. Baskı 2010, Sf. 114) kitabından birebir alınmıştır.
-
Grigor Güzelyan’ın Tanıklığı (D. 1903, Musa Dağ, Kabusiye Köyü) Bizim muhacirler o merhametli ailenin (Rum Ailesi) iyiliğine nasıl cevap verdiler dersiniz? Bir gece sekiz-on kişi Apput Baytarlar’ın kuyusunun kapağını açıp buğday çalmışlar. Sabah, “büyük” anne durumun farkına varmış ve oğullarını bundan haberdar etmiş. Onlar demir şişler ve torbalarla Ermenilerin yanına gitmişler. Kurnaz Ermeniler çukur kazıp…
-
Tigran Gevorgi Cebecyan’ın Tanıklığı (D. 1888, Ayntap [Antep]) Zeki Paşa atlılarına, eğer sağ kalanlar da varsa tamamıyla yok olmaları için, ölülerin üzerinden üç-dört kere basarak geçmelerini emreder. Onun sözlerine inanmayan sadece dört genç cesetlerin altında saklanmış olarak kalırlar ve gece çıkarak Suvar’a kaçarlar. Onlar bize gelip bunları anlattılar. Diğer taraftan Paşa o kadar intikamla dolmuştu…
-
Vergine Torosi Mayikyan’ın Tanıklığı (D. 1898, Maraş) Katliamdan sonraki üçüncü gündü; ama çömlekçi fırını gibi kızarmış olan kilisenin duvarları hala sıcaktı. İçeri girdim ki ne göreyim! Türk kadınların her biri kilisede bir yer kapmış kimsenin kendi sınırından içeri girmesine izin vermiyor ve birbirine bağırıyor: kim sınırımı aşarsa öldürürüm!…’ Benimle gelen kadın bana dönerek dedi ki:…
-
Hovsep Bıştikyan’ın Tanıklığı (D. 1903, Zeytun) 1915 yılma kadar, Zeytun’da otuz bin Ermeni vardı. Türkiye’de yalnız Zeytun’un nüfusu sadece Ermenilerden oluşuyordu. Sf. 652 Aynı Çeçenler sonbaharda mallarla birlikte geri geldiler; bunlar hem İstanbul taraflarından, hem Konya tarafından, ülkenin her tarafından getirilen Ermenilerin serveti, elbiseleri, takıları, altınları, paralarıydı, ne istersen, aklından ne geçerse vardı! Ne maldı…
-
Sırbuhi Danieli Galtakyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Yozgat, Menteşe Köyü) Abilerime gelince 1915 başında jandarmalar köyümüzü kuşattılar ve saldırdılar. Erkekleri topladılar, köyden dışarı çıkardılar ve biz tüfek atışlarının sesini duyduk. Ağlama ve feryatlar içinde köylülerle vadiye gittik; onların cesetlerini getirdik ve gömdük. Ablalarımdan Yester evliydi ve beş yaşında bir oğlu vardı. Türk jandarmalardan biri ablamın kocasını…
-
Suren Sargısyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Sebastiya [Sivas], Koçhisar Köyü) Köyün muhtarı olan amcam Abig Sargısyan oraya buraya koşuyor, zaptiyelerin kibrit çakıp evimizi ateşe vermelerine ve anneme vurmalarına engel oluyordu. Sonunda rüşvet karşılığı evimizi yakmaktan vazgeçtiler; ama zavallı annemi yanlarında götürdüler. Zavallı anneme bütün gece tecavüz etmişlerdi. Ertesi gün onu yarı ölü halde geri getirdiler. Biz…
-
Harutyun Torosi Grigoryan’ın Tanıklığı (D; 1898 Erzurum, Avırdnik Köyü) Jandarmalar su içilmesine izin vermiyorlardı; “Ya bir altın verin; ya da bakire bir kız” diyorlardı. Kadınlar mecburen idrarlarını su kabına yapıyor ve içiyorlardı. Sf. 314 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları,…
-
Ğukas Abroi Karapetyan’ın Tanıklığı (D. 1901, Moks Bölgesi, Arnabat Köyü) Biz Cezire’nin Dekabra Köyü’nde 18 gün kaldık. İyi kalpli bir Kurmanci aile bizi evine aldı; bize yemek verdi. Onların babalarının ismi Muhammed’di. O beni çok sevdi ve yanında sakladı. Bir adam gelip, beni kendisine vermesi için efendime üç kuruş teklif etti; ama efendim beni ona…
-
Ağavni Mıkırtiçi Mikırtiçyan’ın Tanıklığı (D; 1909 Bitlis) “Türk komşumuz Yusuf Efendi bize acıyıp faizleri evine götürdü Kürt Hamidiye askerleri gelip anneme “Altınlar nerede” diye sordular. Annem korkudan “işte burada, güğümün içinde” diye cevap verdi Altınları alıp gittiler. Bizi saklayan o Türk komşu altınları kendisine vermediği için anneme kızdı ve bizi evden çıkardı.” Sf. 167, 168…
-
(Belge; 23 R. I. Termen, 1907 Yılında Van, Bitlis ve Diyarbakır Vilayetlerine Yapılan Araştırma Gezisinin Raporu.) Ermeni toplumunun devrimcilere yaklaşımı düşmanca olmasına rağmen, toplum onlardan kurtulamıyor. Türkiye Ermenilerinin uzun süreden beri yaşadığı kölelik ile etraflarındaki Müslümanlara kıyasla sahip oldukları yüksek düzeydeki meziyetler Türkiye Ermenilerinin karakterlerine birçok olumsuz özellik kazandırmıştır: Dalkavukluk, kurnazlık, nefret, gizli düşmanlık, kıskançlık…
-
(Belge; 23 R. I. Termen, 1907 Yılında Van, Bitlis ve Diyarbakır Vilayetlerine Yapılan Araştırma Gezisinin Raporu.) 8. Yönetimin Satılmış ve Ahlaksız Olması Müslümanların eğitimsizliği yüzünden memuriyetlerin çoğuna, yüksek rütbeli kimselerin tanıdıkları ve destekledikleri kimseler atanıyor. Birçok memuriyet gizli olarak adeta satın alınıyor. Dolayısıyla da eğitim görmeyen cahil memurların sayısı az değildir. Böyle kişilere özellikle jandarma…
-
(Belge; 23 R. I. Termen, 1907 Yılında Van, Bitlis ve Diyarbakır Vilayetlerine Yapılan Araştırma Gezisinin Raporu.) Mahkemelerde görünen davalarda verilen ifadelerin tamamı yalandır. Polisler, komiserler, jandarmalar, mahkeme şahitleri, kaymakamlar, mutasarrıflar, vali ve gazetelerden anlaşıldığı kadarıyla bakanlar da dâhil olmak üzere herkes yalan söylüyor. Türkiye’de adalet yoktur, burada zorbalık, güç kullanma ve rüşvet hâkimdir. Sf.166 Vergiler…
-
(Belge; 23 R. I. Termen, 1907 Yılında Van, Bitlis ve Diyarbakır Vilayetlerine Yapılan Araştırma Gezisinin Raporu.) Hükümet, Ermenilerin Müslümanlara daha fazla bağımlı olması için bu durumdan istifade etmiş ve özellikle Hamidiye birliklerindeki Kürt yetkililere, Ermenileri kontrol altında tutma ve Ermeni fedailerine karşı koyma görevi verilmiştir. Kürtlere bütün Ermenilerin hükümete karşı olduğu ve onları yakından takip…
-
(Belge 6; V. T. Maevskiy, Van Vilayeti. Askerî-İstatistikî Tasvir, Kafkasya Askerî Bölge Karargâhının Yayını, Tiflis 1901 – Etnografik Deneme – Ermeniler.) Bununla birlikte Müslümanlar da dâhil olmak üzere Türkiye’nin köylü nüfusunun tamamının Kürtlerin keyfî hareketlerinden yeterince korunamadığını belirtmek gerekmektedir ki, Kürtler arasında bugün de hırsızlık, soygun, hayvan kaçırma ve buna benzer hareketler, suç değil, onurlu…
-
Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu” Küçük Asya (1) bölgesi bu dönemde ekonomik kriz yaşıyor, ülkenin sivil yönetimi, özellikle de adlî yapı çok kötü durumda bulunuyordu. Konsoloslar, adlî müesseselerin prestijinin bu kadar düştüğü ve adlî personelin de bu kadar ahlaksız ve satılık olduğu başka bir dönemin muhtemelen olmadığını kaydetmektedirler:…
-
Zazaların ahlakî özellikleri hakkında da, eğer eşkıyalık ve soygunculuk gibi özellikleri saymazsak, genelde iyi şeyler söylenmiştir. Bunlardan biri 1911 tarihli “Dersim Kürtlerinin! Dini” adlı makalenin yazarı İngiliz misyoneri Herry H. Riggs’dir. O, Dersimli Zazaların konuklarını aldatmamak ve soymamak için aşırı titiz olduklarını, verdikleri sözleri tutmada yüksek derecede bir dürüstlüğe sahip olduklarını kaydeder. Dersimli Zazaların en…
-
Tunceli’de Mart ayında başlayan olayların Nisan ayında genişlemesi üzerine Bakanlar Kurulu, 4 Mayıs 1937 tarihinde “tenkil harekâtına” karar verdi; “Son günlerde Tunceli’de vukua gelen hadiselere dair raporlar 4.5.1937 tarihinde Atatürk’ün ve Mareşalin huzurları ile tetkik ve mütalaa edilerek aşağıdaki sonuca varılmıştır: 1.Toplanan kuvvetlerle Nazimiye, Kecizeken, Sin, Karaoğlan hattına kadar şiddetli ve etkili bir taarruz harekâtıyla…
-
Şeyh Said bile, Binbaşı Kasım’ın teslime ikna için “Bana namus sözü verdiler; idam edilmeyeceksin” sözlerini, mahkeme heyeti üyelerinin dost ziyaretlerinde de dinleye dinleye idam edilmeyeceğine inanmaya başlıyordu. Verilen namus sözüne göre Şeyh, mahkemeden sonra birkaç ay Edirne’de sürgün yaşayacak, ardından halkının arasına, köyüne dönebilecekti. Sf. 413 Alıntı; İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet…