Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Ahlak, Etik

  • Herhangi bir endüstri öncesi toplumda, büyük çaplı bir bürokrasi kurma girişimi, kısa süre sonra memurların üstlerine bağımlı kalmalarını sağlayacak maaşları ödeyebilmeye yetecek kaynakların halktan toplanması gibi çok büyük bir güçlükle karşılaşır. Yöneticilerin bu güçlüğü aşmak için buldukları yolların tüm toplumsal yapıda son derece büyük etkisi olur. Fransız çözümü, görevlerin satılması; Rus çözümü, Rusya topraklarının uçsuz…

  • 28 Şubat kararlarından sonra Özellikle parola sistemini değiştiren cemaat, şu önlemlere başvurdu. 1.Evlerde bulunan Risale-i Nur Külliyatları kaldırılacak. Herkes, bu eserleri sivil olan akrabalarının yanına götürecek. 2.Evlerden Hoca Efendi’nin kaleme almış olduğu eserler kaldırılacak. Kur’an-ı Kerim’den başka hiçbir dini kitap kalmayacak. 3.Evlerin giriş kısmına, hatta dış kapı açıldığında görülebilecek yerlere Atatürk’ün fotoğrafları asılacak. Odalarda 10.…

  •   Hatırlanacağı üzere, şeriatçı TV kanalları dışında hemen tüm TV kanallarında teşhir edilen bir kasetinde, müritlerine hitaben tavsiyelerde bulunan Fethullah Gülen, Türkiye’deki tüm yargı mensuplarına yapılabilecek en ağır hakaret suçunu işlemiştir:   “… Belki bizim aczimiz bu yani orada icabında Mahkemenin altını üstüne getireceksin, avucuna alacaksın, arkadaşlara diyorum ki ben bin döktürecektim, belki geriye biri…

  • Bugüne kadar, bir tek fethullahçı, dürüstlük gösterip, gerçek kimliğini kabullenmemiştir. Bu olgu, takiyye denilen dinsel kılıflı sahtekârlık ve ikiyüzlülüğün, Fethullahçıların adeta iliklerine işlediği sonucunu ortaya koymaktadır. Sf. 137 Alıntı; Köstebek – Necip Hablemitoğlu, (Pozitif Yayınları,  Nisan 2008 – Sf. 137) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Fethullah Gülen’in kasetlerinden alınmış olan cemaatine uyarıları;) “Taktik ve stratejiler söylenmez. Söylendiği an, onun bir taktik olma hüviyeti ortadan kalkar. Stratejiler sadece tatbik edilir. Bazan da bu stratejinin işin başında bulunan insandan başka kimse tarafından bilinmemesi gerekir.” “Nihai hedefe ulaşana kadar, yani sonuca ulaşıncaya kadar, her yöntem, her yol mubahtır. Bunun içerisine yalan söylemek de,…

  • Referans koşullarını bir kez sağladıktan sonra, bunun üzerinde çok basit bir değişiklik yaptık. Ekranda yine aynı altı el belirdi, ama bu sefer her birinin üzerinde tek sözcükten oluşan bir etiket de vardı: Hıristiyan, Yahudi, Ateist, Müslüman, Hindu ya da Scientoloji müridi. Gelişigüzel biçimde seçilen bir el yine ekranın ortasına hareket ederek büyüyor ve ele yine…

  • Kendimizi bir başkasının yerine koymada -nöral açıdan- gösterdiğimiz büyük başarı, kısmen de, bir başka kişinin bakış açısını hissetmeyi sağlayan bu yerleşik beceri sayesindedir. Bu beceriyi neden geliştirdiğimize gelince: Empati, evrimsel açıdan yararlı bir özelliktir. Bir başkasının ne hissettiği konusunda daha iyi bir kavrayışa sahip olmak, bundan sonra ne yapabilecekleri ile ilgili daha iyi bir tahmin…

  • İşin asıl ilginç kısmı, bu acı matrisinin, başkalarıyla nasıl bir ilişki kurduğumuzda önemli rol oynamasıdır. İğnenin bir başkasına saplandığını görürseniz, acı matrisinizin önemli bir bölümü harekete geçer; ancak size dokunulduğunda harekete geçen bölgeler değil, acıyla ilgili duygusal deneyimde rol oynayan bölgelerdir bunlar. Bir başka ifadeyle, acı içindeki birini izlemek ile acıyı hissetmek, aynı nöral mekanizmadan…

  • Yakın geçmişte yapılan bir çalışmada, eşlerine âşık olan erkeklere fazladan küçük bir oksitosin dozu verilmiş ve farklı kadınları çekicilik bakımından değerlendirmeleri istenmişti. Aldıkları fazladan oksitosin sonucunda, erkekler başka kadınları değil, yalnızca kendi eşlerini daha çekici bulmuşlar, hatta oldukça çekici bir kadın araştırmacıdan fiziksel olarak uzak durma eğilimine bile girmişlerdi. Oksitosin, sonuçta kendi eşlerine olan bağlılıklarını…

  • Edward Said, Entelektüel kitabında şöyle diyor: “Bütün entelektüel hilelerin en adilerinden biri de başkasının toplumundaki ihlaller hakkında ahkâm keserken tamamen aynı uygulamaları kendi toplumunda mazur görmektir.” Sf. 358 Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 358) kitabından birebir…

  • 1982 yılı Ekim ayında İsrail’in ABD büyükelçisi, İsrail’in Humeyni rejimine “neredeyse en üst düzeyde… ABD iş birliğiyle” silah gönderdiğini açıkladı. Olayda parmağı olan İsrailli üst düzey yetkililer gerekçeleri de söylediler: “İran’da rejimi yıkabilecek askeri öğelerle bağlantılar kurarak şah dönemindeki düzenlemeleri yeniden geçerli kılmak.” Standart harekât prosedürü. Sf. 74 Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky,…

  • Babası vali ve Murad’ın Baş veziri olan Muteber Ali Paşa ile aynı adı taşıyan bu genç, yirmi dört yaşında, pek zarif ve pek bilgili biriydi. Yakub Çelebi bu gence karşı öyle bir muhabbet besliyordu ki, ikisi ne gezerken, ne yerken, ne içerken, ne de uyurken birbirlerinden ayrılabiliyor, vakitlerini daima birlikte gencin babası muteber Ali Paşa’nın…

  • Abdullah b. Sa’ad b. Ebi Serh: Mekke’de ilk defa vahiy yazanlar arasında adı en çok anılan kişidir. “Künyesi Ebu Yahya’dır. Ne zaman Müslüman olduğu konusu ihtilaflıdır. îbni Sa’d onun ilk Müslümanlardan olduğunu Medine’den Mekke’ye mürted (İslam’dan vazgeçmiş- TB.) olarak geri döndüğünü söyler. İbni Abdilber ise onun Mekke fethinden önce Müslüman olup Medine’ye hicret ettiğini kaydeder.…

  • “Nikâhtan sonra henüz dokunmadan veya onlar için belli bir mehir tayin etmeden kadınları boşarsanız bunda size mehir zorunluğu yoktur. Bu durumda onlara müt’a (hediye cinsinden bir şeyler) verin. Zengin olan durumuna göre, fakir de durumuna göre vermelidir. Münasip bir müt’a vermek iyiler için bir borçtur.” Sf. 135 Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an…

  • Bu ayette özellikle koyulaştırdığımız cümleler öylesine farklı yorumlanmış ki, İslamiyet’in iki önemli kolu olan Ehli Sünnet ve Şia mezhepleri arasında oldukça önemli bir uygulama farklılığı yaratmıştır: Mut’a nikâhı. Ayette, “Evlenmek sûretiyle faydalanılan kadınlar” kendileriyle “müt’a” yapılan kadınlardır. “Mut’a”, zamanı ve ücreti muayyen olmak şartıyla, soy-sop, sütanne yahut herhangi bir sebeple alınması haram olmayan bir kadını…

  • Ayetin sonraki bölümünde şöyle deniliyor: “Dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için, namuslu kalmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları (fuhşa) zorlarsa, şüphesiz Allah (fuhşa) zorlanmalarından sonra (o kadınlara karşı) bağışlayıcı, esirgeyicidir.” (S. Ateş) Bu ifadelere göre “namuslu kalmak isteyen cariyeler” fuhuşa zorlanmamalı. Peki, cariye fuhuşa istekliyse fuhuş yaptırılabilir mi? Daha önemlisi parantez içi ifadeler…

  • Suat Yıldırım Mealinde 33. Ayetle ilgili şu açıklama vardır: Köle veya cariye efendisine başvurup hürriyetini satın almak istediğini söylerse, efendisi ona ödemesi gereken meblağı bildirip bunu ödemesi halinde hür olacağına dair onunla bir akit imzalar. Bu akde, “mükatebe’ denilir. Bu durumda çalışıp para kazanma imkânı bulması için efendisi ona vakit imkânı da verir. Sf.100 Alıntı;…

  • (Bir eşe “Sen bana anam gibisin.” Denildiğinde onunla dört ay cinsel ilişkiye girememesi uygulaması), îlâ (Bir erkeğin karısına “Seninle dört ay veya daha fazla yatmayacağım.” diye yemin etmesiyle ilgili şeri uygulama), peygamberin evine nasıl girilip çıkılacağı, evlatlık olan bir erkeğin karısını boşadıktan sonra babasının o kadınla evlenip evlenemeyeceği gibi konular Mushaf’ta yer alır. Sf. 58…

  • İnsanın putlara kul olmaması istenir; ama insanın insana kulluğu sayılabilecek kölelik ve cariyelik sisteminin tümüyle kalkmasına ait hükümler Mushaf’ta yer almaz. Özellikle cariyelerle evlenme konusuyla ilgili olarak negatif ayrımcılık Mushaf’ta çok nettir. Sf. 57 Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım,…

  • Doğa durumunda adalet ve ahlakın bulunmadığını savunan Hobbes, devlet/ yasayı ve özel mülkiyeti de ahlakın temelinde görme eğilimdedir. Şu anlamda öyledir, mülkiyet hakkının yasa ile güvence altına alınmadığı, insanlar birbirlerinin can ve mal güvenliğini güvence altına alan yasalar üzerinde uzlaşmadığı sürece, Hobbes’a göre ahlaksızlık da ahlak da yoktur. Demek ki, devlet/yasa ile mülkiyet hakkını, akıl…