Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Ahlak, Etik

  • Tercüman Ahmet Cevdet’in dipnotu; Ünlü şaki Çakırcalı, çok mümin ve sofuydu. Yolcuları, köyleri her soydukça ve soyulanlardan direnenleri her katlettikçe, hep yanında bulunan imamının arkasında avanesiyle birlikte namaz kılar ve işlediği cinayetlerin affını Tanrı’dan sağladığına tümüyle inanmış ve rahatlamış olarak, lanetli sanatına devam ederdi. Bizim edebiyatı müceddidimiz Şinasi Efendi de, “Nuri rahmet neye güldürmeye ruhi…

  • Rahipler için altın madeni olan “günah çıkarma” ayini, ahlakın gerçek ilkelerini yıkmıştır. İnsanlara bir kötülük yapıldığında, bu kötülüğü yapanın Tanrı’dan af ve bağışlama istemesi, onu bağışlarla yatıştırması, Tanrı’ya kurbanlar sunması gerektiğini milletlere ilk kez söyleyen kimse, ahlakın gerçek ilkelerini açık olarak yıkmıştır. Bu fikirlere göre, insanlar; haksız olmak, kötü olmak izninin yeryüzünün krallarından alındığı gibi,…

  • Dinin en çok önem verdiği yoksulluk, akıl yoksulluğudur. Her dinin esas erdemi, yani din göstericilerinin en çok işlerine yarayan erdem, imandır. İman, Tanrısallığın tercümanlarının yararı olan şeye incelemeden körü körüne inandıran sınırsız bir bönlükten ibarettir. Bu erdemin yardımıyla, rahipler, doğrunun ve batılın, iyiliğin ve kötülüğün hakemi oldular; yarar sağlamak için, gerektiğinde cinayetler işletmek, onlar için…

  • Hoşgörü, yani vicdan ve düşünce özgürlüğüne saygı ancak kendileri de saldırıya uğramış olan ve kendileri de iktidara sahip olur olmaz Hıristiyanlığın sevecenliğini de bertaraf ederek, başkalarını ezmeye, başkalarına karşı saldırganlığa başvuracak olan birkaç rahip de bulunabilir. Sf. 331 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 –…

  • Tanrı fikri, Tanrı’yı kime kabul ettirir? Güçsüzlüğe uğramış, tasalı, bıkkınlık geçirmiş, ümitsiz ve bu dünyadan usanmış kimselere; gerek yaşın etkisiyle, gerek maluliyet eseri olarak ruhlarındaki güçlü şevk ve duyguları sönmüş bazı kimselere. Din, ancak huylarını ya da zamanla kendilerini uslandırmış olanlar için bir dizgin, bir engel, bir zabıtadır. Tanrı korkusu ancak günah işlemeyi çok güçlü…

  • Hiçbir insan, yaratılışının, yani eylem ve davranışlarının kendisini mahkûm edeceğine ve cehennem azabına neden olacağına ciddi olarak inanmaz. Çoğu kez kendisini titreten müthiş bir Tanrı’dan her ne kadar korksa da, insan, şiddetli bir şekilde ihtiras eğilimi ortaya çıktığında, inancını terk eder ve hemen, kendisini güvenceye alacak ve rahatlatacak “bağışlayan Tanrı” fikrinden başka bir şey görmez…

  • İnsanın doğası bozuk değildir, bunun tersini iddia eden bir ahlak insan için değildir. Sf. 319 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 319) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bütün dinler hoşgörüsüzdür, vicdan özgürlüğünü kabul etmez ve dolayısıyla iyiliğin ve güzelliğin yıkıcısıdır. Hiçbir sofu yoktur ki, kendisinin bağlı bulunduğu mezhepten aşka mezhebe girenleri, yaratılışına göre, ya düşmanlık, nefret ve tiksintiyle ya aşağılayıcı gözle görmesin ya da durumuna acımasın. Sf. 305 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12…

  • Şeref ve haysiyet duygusu, ihtirasları zapt etmek ve kısıtlamak için, dinden daha sağlam ve daha güçlü bir dizgindir. Toplumun hoşuna gitmek arzusu, gelenek ve göreneklerin baskısı, gülünç olma korkusu, “Âlem ne der?” endişesi, bütün dini fikirlerden daha güçlüdür. Sf. 280 En dindar kimseler, bazen bir uşağa, Tanrı’dan daha çok uyarlar. Sf. 280 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın…

  • İnsanlar, Tanrı’yı, deyim doğruysa, ancak bulutlarda görürler. Kötülük yapmak istediklerinde onu asla düşünmezler. Mevki hırsı, zenginliği ya da hazları söz konusu olunca, Tanrı da, tehditleri de, vaatleri de kimseyi bağlamaz. İnsan için bu hayatın olayları öyle bir kesinliğe sahiptir ki, en güçlü dindar bile, ahiret hayatının olaylarına asla bu aynı kesinliği veremez. Sf. 279 Alıntı;…

  • Gerçek sadedir. Doğru yoldan sapma karmakarışıktır; seyir ve hareketinde güvenilir değildir, dolambaçları çoktur. Gerçeğin doğal sesi kolay anlaşılır; yalanın sesi cinaslı, içinden çıkılmaz ve esrarlıdır. Gerçeğin yolu doğrudur, hilenin yolu eğri büğrü ve karanlıktır. Sf. 73 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 52)…

  • Bir bayan arkadaş, anlaştığı bekâr delikanlı ile geceleri Hanköyü caddesinde geziye çıkıyormuş. Okulumuz öğretmenlerinden birinin yakını olan bir genç geldi, -Beni gençler yolladılar. Size büyük saygıları var. Hocanım her gece …… ile geziye çıkıyor, üç gün daha sabredecekler, siz bunun önünü olmazsanız hocanın üstünü başını paralayacaklar. Size daha evvel de bu gezmeleri haber vermişler. -Evladım,…

  • “Mazdekçi Komünizm” olarak nitelendiriyor ve hürremcilerin sosyal programlarına ilişkin olarak şu bilgileri veriyor: Tanrı dünyaya insanları kendi aralarında eşitçe paylaşmaları için gerekli maddeleri indirdi. Öyle ki hiç kimse bir diğerinden daha fazla şeye sahip olmasın. Eşitsizlik şiddet kullanılarak gerçekleştirildi, her bir insan, kardeşinin zararına da olsa istediklerini elde etmeye çalıştı. Oysa hiç kimsenin başkasından daha…

  • Aralarında kirvelik bağı bulunan ailelerin bireyleri arasında evlilik yasaktır, böyle bir şey büyük günah olarak kabul edilir. Bu yasağa iki tarafın akraba çevresi de dâhildir. Sf. 67 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 67) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sırf “Tanrı öyle dedi” diye öldürmekten sakınan insanların oldukça rahatsız edici ve tehlikeli bir tarafı vardır. Bu insanları merhamet değil itaat yönlendirir ve bu insanlar tanrılarının kâfirleri, cadıları, zina yapanları ya da yabancıları öldürmeyi emrettiğine inanmaya başlarlarsa ne yaparlar kim bilir. s.192, 193 Alıntı; 21.Yüzyıl İçin 21 Ders – Yuval Noah Harari, Çeviri; Selin Siral,…

  • Önce öfkeye ve nefrete kapılmadan cinayet işleyen çok çıkmaz. Açgözlülük, kıskançlık, öfke ve nefret gibi duygular hiç hoş değildir. Öfke ya da kıskançlıktan kudururken coşku ve huşuya kapılamazsınız. s.189 Alıntı; 21.Yüzyıl İçin 21 Ders – Yuval Noah Harari, Çeviri; Selin Siral, (Kolektif Kitap  Yayınları, 1. Baskı Eylül 2018 – Sf. 189) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ahlak “ilahi buyruklara uymak” değil “çekilen acıları azaltmak” anlamına   geliyor. Yani ahlaklı davranmak için bir mite ya da anlatıya inanmanız gerekmez, acıyı derinlemesine idrak etmeniz yeterlidir. Belli bir davranışın kendiniz ya da başkalarına nasıl lüzumsuz yere acı çektirdiğini gerçekten anlarsanız, haliyle bu davranıştan kaçınırsınız. s.188 Alıntı; 21.Yüzyıl İçin 21 Ders – Yuval Noah Harari, Çeviri;…

  • Ahlak, sanat, maneviyat ve yaratıcılık dediğimiz şeyler genlerimize işlenmiş evrensel insan becerileridir. s.174 Alıntı; 21.Yüzyıl İçin 21 Ders – Yuval Noah Harari, Çeviri; Selin Siral, (Kolektif Kitap  Yayınları, 1. Baskı Eylül 2018 – Sf. 174) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1952 yılında Turing’in evi, bir hırsızlık girişimi sonucunda yağmalandı. Hazırlıksız yakalanan bilim insanı şikâyette bulunarak iyi bir şey yaptığını sandı. Ama parmağını bilmeden cehennemî bir çarkın içine sokmuş oldu. Turing homoseksüeldi ve bunu gizlemiyordu. Hırsız da onun eski sevgililerinden biriydi. Turing bu ilişkiyi çok doğal bir şekilde itiraf etti ve askerî kuvvetlerin de isteğiyle “cinsel…

  • Ahlâk, sosyal evrimin vazgeçilmez bir sonucu olarak karşımıza çıkar ve temelinde grubun bir bütün olarak sağlıklı bir organizma gibi hayatta kalmasını sağlar. Ahlak sosyal yaşamın kurallarını oluşturur. Ötekini ben gibi görmeyi gerektirir. Bu da grup aidiyetini ve bireylerin tek vücut gibi olabilmesini garanti eder. Ahlak bireysel değildir. Sosyal olmayan bir yaşam için anlam taşımaz. Bir…