Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Bir bayan arkadaş, anlaştığı bekâr delikanlı ile geceleri Hanköyü caddesinde geziye çıkıyormuş. Okulumuz öğretmenlerinden birinin yakını olan bir genç geldi,

-Beni gençler yolladılar. Size büyük saygıları var. Hocanım her gece …… ile geziye çıkıyor, üç gün daha sabredecekler, siz bunun önünü olmazsanız hocanın üstünü başını paralayacaklar.

Size daha evvel de bu gezmeleri haber vermişler.

-Evladım, siz bekâr delikanlılar geziyorsunuz da, aylık sahibi olmuş, geleceğini garantiye almış bir bekâr hanımın evlenmek için yalnız bir kişi ile gezmesini niçin suç görüyorsunuz? Arkadaşlarınıza selam ve saygılarımı götürün, herhalde okulumuzu sevdikleri için ilgileniyorlar, bunun için de teşekkürlerimi söyleyin. Bu işi yapmalarını doğru bulmadığımı, yiğitliklerine yakıştıramadığımı da söyleyin.

O arkadaşın ileri gittiğini ben de biliyordum. Gençlerin elinde bir de balkonda öpüşme sahnesi fotoğrafı vardı. Ara sıra ortaya, ihtiyatlı olmalarını söylerdim. Bu yüzden bana karşı hiç iyi niyeti yoktu.

Bir akşam makamda çalışırken pencere tıkladı. O gençti. Nefes nefeseydi:

-Şimdi top yerinin orada hocayı caddenin bir tarafına, ötekini öbür tarafına çekip dövdüler!

– Nerdeler şimdi?

– İkisi de evlerinde, deyip koşarak gitti. Sf. 39

Karar veremeden sabahı ettim. Arkadaş derse geldi. Alnının bir tarafı şişmiş, morarmış, bir eli bağlı, boğazı sarılı.

– Hasta mısınız?

– Merdivenden düştüm, dedi. Ben de bilmezliğe geldim.

Mayıs ayı başında okulumuza gelen Müfettiş soruşturma açtı. Kızcağızı hemen naklettiler. Bir hâkim bey haber göndermişti:

“Kıloş ipek etekleri uçuşarak iç çamaşırları görünen Hanım’ın istasyon caddesinden bisikletle inişi tahrik edicidir. Vursalar, katilin cezası dahi hafifler, hem bir hocaya yakışmaz.” Genç arkadaşa bisiklete binmesini kendi bisikletimle ben öğretmiştim.

– Evladım, evvela bir bisiklet şortu yap, ikincisi umumi caddelerde dolaşma. Ne güzel, dümdüz kaza yolları var. Dediğim için benimle küstü, aylarca konuşmadı, O yıl bitiminde nakledildi. Acaba bu durum mu sebep olmuştu, bilmiyorum. İlk iş olarak bisikletimi sattım. Sf. 39

Alıntı; Dağ Çiçeklerim – Sıdıka Avar, (Öğretmen Yayınları, İnternetten PDF, Ekim 2011 – Sf. 39) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN NOTU (2018); Hanköyü Caddesi, Gazi Caddesi’nin eski ismi olmalı.

Posted in , , , , ,

Yorum bırakın