Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Pertek ve Mazgirt havalisiyle az çok tanışmıştım, ora köylerinden öğrencimiz çoktu.
Bu yıl Mamiki (şimdiki Kalan), Tunceli merkezleri ile Hozat, Pülümür köylerine girmek gerekiyordu.
O tarihlerde o kazalarda otel yoktu. Yolcular bir eve misafir olurlardı. Ben de Hozat’ta Ağviranlı Hozat Beylerinden Mehmet Bey’e misafir olacaktım. Çünkü Bey’in kızı ve yeğenleri öğrencimizdi.

Çocuklar çok saygılı, görgülü ve çalışkandılar. Yük kamyonunun şoför yerinde Hozat’a gidiyordum. Pertek Köprüsü’nün solu dik, kayalık uçurum. Muayeneden sonra yüz metre gidip sola saptık. Güzel bir şose bizi bir dönemeçle ikinci bir köprüden Singeç Köprüsü’nden geçirip tırmandırdı: Kamyon, uzun bir düzlüğe çıkınca baktım, karşı tepe eteklerinde birçok köy var.

Yoldaşım (1) kalabalık bir köyü gösterip,

Orada bir ziyaret var. Baharda herkes gider, adağını keser, dileğini diler, “Sultan Hıdır” derler. Ermeniler de gelirler etraftan, ama sonra Murat kıyısında geçerler, dedi. Yayladüzü’nü bir saatte aldık. Dönemeçleri iniyoruz. Biz indikçe uçurumlu yeşil plato yükseliyor. Bir kocaman saçak gibi. Dibi koca koca kayalar çevreleri yeşil çalı ve zümrüt çimeni bir meyille Singeç Deresi’ne kadar iniyor. Bir geniş sel yolunu bir menfez üstünden geçtik aşağılara kadar inen ceviz ağaçları. Tepe etekleri hep tarla. Soruyorum:

-Civarda köy mü var.

-Hayır hatun, ırakta kalır köyler.

-Bu cevizleri bu kadar uzağa niçin dikmişler?

-Bacım onları ayılar diker.

Şaka yapıyor sandım, anlattı:

– Essah ha!.. Cevizler olanda ayılar yemek için ağaca çıkar, cevizleri aşağı atar. Bunu sana – bana atmaz, inende bunları toplar. Sel çukurlarının, toprağı yapağı gibi yumuşak olur, oraları eliyle eşeler, avucundaki cevizleri o çukura saklar. Üstüne de toprağı yığıp ayağıyla iyicene çiğner. Kış uykusundan çıkanda yiyeyim diye, ama unutur nerelere gömdüğünü. İşte hep sel çukurlarındaki cevizleri ayı diker. Onun diktiği cevizler de yaman olur ha…

-Fakir fukaraya -bilmeden- yardım ediyor ayıcık.

-Yok hanım, yok bacım. Bütün bu arazinin sahapları vardır. Kimin arazisi içinde ise onun malı sayılır. Ceviz zamanı gelende gözcü koyarlar hep…

Alıntı; Dağ Çiçeklerim – Sıdıka Avar, (Öğretmen Yayınları, İnternetten PDF, Ekim 2011 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN NOTU (1) (2018); Sıdıka Avar’ın yoldaşı, seyahat ettiği kamyonların sahibi olan babam Veli Mutlu.  

Posted in , , ,

Yorum bırakın