Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

‘Değer’ ile ‘değerler’ ayrı ayrı şeylerdir. ‘Değerler’ var olan şeyler dir, var olan imkanlardır; ‘Değer’ ise bir şeyin değeridir; bir şeyin bir çeşit özelliğidir. Bu bakımdan değerleme, değerlerin gerçekleşmesi oluyor ve bir eylem veya bir eserdir; değerlendirme ise insanın ve insanla ilgili var olan her şeyin değerinin gösterilmesidir. Değerlerin değerlendirilmesi felsefenin işi; değerlere değer biçmekse morallerin, estetiklerin işi oluyor insanların akan yaşamında.

‘İnsanın değeri’ başka, ‘insanın değerleri’ başkadır. ‘Kişinin değeri’ başka, ‘kişi(nin) değerleri’ başkadır. ‘Bir kişinin değeri” başka, ‘bir kişinin değerleri’ de başkadır. Aynı şekilde ‘sanatın değeri’ başka, ‘sanatın değerleri’ başka, ‘bir sanat eserinin değeri’ ise başkadır… Bu örnekler çoğaltılabilir.

‘İnsanın değeri’ derken kastedilen, insanın, tür olarak insanın, diğer varlıklarla (insan olmayan her şeyle) ilgisi bakımından özel durumu, başka bir deyişle insanın varlıktaki özel yeridir. Dünyaya gelen her kişinin yaşama, beslenme, eğitilme hakkı, dokunulmazlığı, kısaca çeşitli uluslararası bildirilerde ve ana-yasalarda birçoğu “insan hakları” adı altında toplanan -ama her gün binlerce defa çiğnenen- haklar, temellerini insanın değerinde bulurlar.

‘İnsanın değerleri’nden kastedilen şey, tür olarak insanın bütün başarılandır: bilgi, bilimler, sanatlar, felsefe, teknik, moraller, kültürlerdir. Bunlar, insanın varlık imkânlarının gerçekleşmesidir; varlık şartlarının ürünü olan fenomenlerdir. Sf. 40

Alıntı; İnsan ve Değerleri – İoanna Kuçuradi, (TFK Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları,  7. Baskı 2018 – Sf. 40) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , ,

Yorum bırakın