Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Sosyoloji
-
Bariz problemleri çözmeye çalışırken kısmen irrasyonel davranışlardan kaynaklanan başarısızlıklar da, aynı bireyin kısa vadeli ve uzun vadeli güdüleri arasındaki çatışmalardan doğuyor. Ruanda ve Haiti köylüleri ve bugün dünyadaki milyonlarca insan, inanılmaz seviyede yoksul ve tek düşüncesi ertesi günün yemeğini bulabilmek. Sf. 545 Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri;…
-
Belki de bir toplum olarak başarı ya da başarısızlığın dönüm noktası, şartlar değiştiğinde hangi temel değerlere bağlı kalınacağını ve hangilerinin yenileriyle değiştirileceğini bilmektir. Son altmış yıl içinde dünyanın en güçlü ülkeleri, eskiden ulusal imajlarının merkezinde yer alan uzun soluklu değerlerini terk edip başka değerlere bağlandılar. Sf. 545 Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl…
-
Kişinin temel değerlerini, hayatta kalmasını engelleyecek derecede dezavantajlı hale geldiklerinde terk etme kararı alması oldukça zor bir davranıştır. Bireyler olarak hangi noktada taviz vermek ve yaşamaktan ziyade ölmeyi tercih ediyoruz? Modern zamanlarda milyonlarca insan gerçek manada, kendi yaşamını kurtarmak için arkadaşları ya da akrabalarına ihanet etmeye, kötü bir diktatöre boyun eğmeye, tam bir köle gibi…
-
Rasyonel davranışlara dayalı problemlere karşıt olarak, bariz problemleri çözememe örnekleri arasında, sosyal bilimcilerin “irrasyonel davranış”, başka bir deyişle herkes için zararlı davranış olarak tanımladığı durumlar vardır. Bu tür irrasyonel davranışlar genelde, her birimizin bireysel olarak değerler çatışması içinde olduğumuz durumlarda ortaya çıkıyor: Bazen kötü bir statükoyu, sırf derinden bağlı olduğumuz bir değer tarafından desteklendiği için…
-
Tuchman’ın çarpıcı bir şekilde ifade ettiği gibi, “Siyasal budalalığa sebep olan güçlerin başında, Tacitus’un ‘tüm hırsların en rezili’ olarak tanımladığı iktidar hırsı gelir.” Bu iktidar hırsının sonucunda Paskalya Adası şefleri ve Maya kralları ormansızlaşmayı önlemek şöyle dursun, onu hızlandırdılar: Sahip oldukları statüyü korumanın yolu rakiplerinden daha büyük heykeller ve anıtlar dikmeleriydi. Öyle bir rekabet sarmalına…
-
Rasyonel davranışlara sürükleyen bir diğer menfaat çatışması, karar alıcı seçkinlerin menfaatlerinin toplumun geri kalanının menfaatleriyle çatışması sonucunda ortaya çıkıyor. Özellikle seçkinler, kendilerini eylemlerinin sonuçlarına katlanmaktan kurtarabildiklerinde, bu eylemlerin herkese zarar verebileceğini hiç düşünmeden kendi faydalarına bir şeyler yapmaya yatkın oluyorlar. Bariz bir şekilde Dominik Cumhuriyeti’nde diktatör Trujillo ve Haiti’de yönetici seçkinlerin örnek olarak verilebileceği bu…
-
Bariz çözümlerden biri, hükümetin ya da başka bir dış gücün, tüketicilerin davetiyle ya da davet edilmeden adım atıp Tokugavva Japonya’sındaki şogun ve daimyo, Andlar’daki İnka imparatorları, 16. yüzyıl Almanya’sındaki prensler ve zengin toprak sahiplerinin kerestecilik konusunda yaptığı gibi kotalar dayatmasıdır. Ne var ki bu, (açık okyanus gibi) bazı durumlarda imkânsızdır ve bazı durumlarda da aşırı…
-
“O balığı ben tutmazsam ya da koyunlarımı o çayırlıkta otlatmazsam başka bir balıkçı ya da sürü sahibi bunu yapacak, bu yüzden aşırı balıkçık ya da aşırı otlatmadan kaçınmam için bir sebep yok.” O halde, doğru rasyonel davranış, nihai olarak ortak kaynaklar yıkıma uğrasa ve tüm tüketiciler zarar görse bile, bir sonraki tüketici yapmadan önce kaynakları…
-
Çok özel bir menfaatler çatışması örneği, “mahkûmun ikilemi” ve “kolektif eylem mantığı” adlı çatışmalarla yakından ilişkili “ortak malların trajedisi”dir. Çok sayıda tüketicinin toplumun sahip olduğu bir kaynaktan faydalanması, örneğin balıkçıların okyanusta balık tutması ya da koyun yetiştiricilerinin topluma ait bir çayırlıkta koyunlarım otlatması gibi bir durum düşünün. Herkes kaynakları aşırı kullandığında, aşırı balıkçılık ya da…
-
Ben Yali’ye şu yanıtı verirdim: Farklı kıtalardaki halkların uzun dönemli tarihleri arasındaki farklar, söz konusu halkların insanları arasında doğuştan gelen farklardan kaynaklanmaz, yaşadıkları çevrelerin koşulları arasındaki farklardan kaynaklanır. Sf. 513 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Nisan 2018 – Sf. 513) kitabından birebir…
-
Bilim insanları avcı/toplayıcıların hayatlarını tanımlamak için Thomas Hobbes’un bir sözünü alıntılarlar, “berbat, hayvanca ve kısa”. Herhalde çok çalışmak zorundaydılar, her gün yiyecek bulmak için dolaşıp duruyor, çoğu kez açlık çekiyorlardı, yumuşak yatak, doğru dürüst giyecek gibi temel maddi rahatlıklara sahip değildiler ve genç yaşta ölüyorlardı. Sf. 115 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi)…
-
Bir şeyin iyi olması için ölçülü ve dengeli, kendi kendine yeter ve kendisi en son amaç veya kendisi için amaç olması gerekir. Ne var ki bu nitelikleri taşıyan, böyle olan, iyi ideasının kendisinden başka birşey yoktur. Akıllı olmak iyidir, uslu olmak iyidir, doğru bilgilere sahip olmak iyidir, erdemli olmak iyidir; ama bunlardan hiçbiri kendi başına…
-
‘Değer’ ile ‘değerler’ ayrı ayrı şeylerdir. ‘Değerler’ var olan şeyler dir, var olan imkanlardır; ‘Değer’ ise bir şeyin değeridir; bir şeyin bir çeşit özelliğidir. Bu bakımdan değerleme, değerlerin gerçekleşmesi oluyor ve bir eylem veya bir eserdir; değerlendirme ise insanın ve insanla ilgili var olan her şeyin değerinin gösterilmesidir. Değerlerin değerlendirilmesi felsefenin işi; değerlere değer biçmekse…
-
Yapılan en yaygın karıştırmalardan biri, değerler ile değer yargılarını karıştırmaktır. Bu karıştırmanın teorik olumsuz sonuçları olduğu gibi, yaşamda da bol bol değer harcamalarına yol açıyor. Ahlâkla ilgili değer yargıları, bir grupta belirli bir süre geçerli olan iyi ve kötü olana ilişkin yargılardır; “şu iyidir”, “bu kötüdür” yargıları ya da gruptan gruba fark gösteren, aynı grup…
-
Acaba şiddeti ve öldürmeyi bunca doğallaştıran nedir? Benim görebildiğim ana nedenlerden biri, kitle iletişim araçlarının sorumsuzca kullanılması: insan öldürmeyi ve dövüşmeyi yaşamın doğal bir parçası olarak, sıradan bir davranış, bazan da kahramanlaştıran bir davranış biçimi olarak sunulmasıdır. Başka önemli bir etken, internet oyunları – örneğin oynayan kişinin öldürdüğü insan kadar puan alması (!) ve sanal…