Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Bakkal Defteri
Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.
-
Sabri Uzun’a göre cemaatçi olan devlet memuru şerefsizdir. Bir insan hem devlette memur, hem cemaatteyse o kişi fahişedir. (1) Devletle nikâhı olan bir kişi, eğer cemaatle yatağa giriyorsa o kişi fahişedir. Cumhuriyet rejiminde bireyin özgürlüğü esastır. Bireysel özgürlüğünü cemaatlere teslim etmiş olan ve biat kültürünü benimsemiş insan bir bağ ot için yük taşıyan eşeğe benzer.…
-
İmam hatip liseleri, her iktidar döneminde siyasetin ana malzemelerinden biri oldu. 1951-1959 Adnan Menderes Hükümeti 19 adet. 1962-1963 İsmet İnönü Hükümeti 7, 1965-1971 Süleyman Demirel Hükümeti 46 adet, 1974-1975 Bülent Ecevit Hükümeti 29 adet, 1975-1978 Süleyman Demirel Hükümeti 233 adet, 1978-1979 Bülent Ecevit Hükümeti 4 adet, 1979-1980 Süleyman Demirel Hükümeti 36 adet, 1984-1989 Turgut Özal…
-
Bir aşırı görüş, tarihçi Thomas Carlyle’ın görüşü: “Evrensel tarih, insanın bu dünyada neler başardığının tarihi, temelde dünyada başarılı olmuş büyük adamların tarihidir.” Tam ters uçta, Carlyle’nin tersine, siyasetin iç işleyişleri konusunda ilk elden deneyimleri olan Prusyalı devlet adamı Otto von Bismarck’ın görüşü yer alıyor: “Devlet adamının görevi tarihin koridorlarında yürüyen Tanrı’nın ayak seslerini duymak ve…
-
Örnek olsun, trafik canavarının tatil ve bayram hakkı vardır; bunun için, pek çok zaman, ülkemizde kan gölü yükselince, “trafik canavarı tatil yapmadı” türünden haberler veriliyor. Halkımız tatil hakkı elinden alınan canavara acımaya hazırlanıyor. Sf. 63 Alıntı; Kir Teorisi (Tekeliyet’te Aydın ve Sanat – Edebiyat) – Yalçın Küçük, B. Sadık Albayrak, Taylan Kara, (Doğu Kitabevi, Baskı…
-
Ey Mastarların, Hazarların, Gölcüklerin, Muratların ülkesi Elazığ, ey bağlarında tat, dağlarında buzlu sular kaynayan yeşil Uluovaların evlatları, ey Tunceli ve Bingöl’ün göklerle yarışan çetin dağları, bağrını bin bir haşeratın kemirdiği boynu bükük ormanları, ey dar zümrüt vadilerin çileli yiğit çobanları ve mert insanları, hepinize gönül dolusu selam, sevgi ve saygılar… Ey saadetinize sevinç, dertlerinize gözyaşı…
-
Sayın Reisicumhur, Doğu gezisi sonu emir vermişlerdi: Enstitü’nün yatılı sanat kısmına 25 çocuk da Bingöl’den alınsın! Kadro derhal 100’e çıkarılmıştı. 1945 Ağustosunda 4. Umum Müfettiş Muzaffer Ergüder, Bingöl’den dönüşünden hemen sonra Yaver Bey’le, Bingöl’e öğrenci toplamaya gitmek için emirlerini göndermişler, bu yolculuk için Müfettişliğin kamyonetini tahsis buyurmuşlardı. Biri Kırmancca biri Zazaca bilen güvendiğim iki öğrencimi…
-
Bir bayan arkadaş, anlaştığı bekâr delikanlı ile geceleri Hanköyü caddesinde geziye çıkıyormuş. Okulumuz öğretmenlerinden birinin yakını olan bir genç geldi, -Beni gençler yolladılar. Size büyük saygıları var. Hocanım her gece …… ile geziye çıkıyor, üç gün daha sabredecekler, siz bunun önünü olmazsanız hocanın üstünü başını paralayacaklar. Size daha evvel de bu gezmeleri haber vermişler. -Evladım,…
-
Sonuçta, söz konusu iddianın sahiplerinden bazıları, Kürtlere duydukları tepkiyi o derece ileriye götürdüler ve halen de götürüyorlar ki, Türk devleti asıl hedef olmaktan çıkıp ikinci plana düşüyor. Baş tehlike, “kur” diye adlandırılan Kürtler ve onların örgütleridir. Dersimliler tarafından oluşturulmuş kimi dernek yönetimlerinin, kendilerini Kürt olarak görenleri derneklerde barındırmak istememeleri ve yine bu anlayışta olanların üyelik…
-
Kırmanc (Zaza) Kürtler, kendilerini her yerde aynı adla adlandırmazlar. Yani geleneksel olarak ortak bir kimlik adına sahip değiller. Örneğin, Dersim, Erzingan ve Erzirom yörelerinde kendilerine “Kırmanc,” Çewlig, Diyarbekir, yörelerinde “Kırd,” Xarpet (Elazığ)’in bazı bölgelerinde “Zaza,” Sewrege ve Sert (Siirt)’te ise “Dimili, dunbuli, dunbeli vs.” demektedirler. “Kırmanc” ve “Kırd” adlarıyla tanınanlar, sayısal olarak öteki iki ismi…
-
Kimi çevrelerce heteredox olarak nitelendirilen Alevilik, Yezidilik, Kakayilik (Ehli-Haq), Durzilik ve İsmaililik gibi inançlar, hem tarihi açıdan benzer kaderi paylaşmış inançlardır hem de aralarında ortak yanlar oldukça çoktur. Bu inançların aynı tarihi dönemde, aynı ya da benzer coğrafî bölgede ve aynı toplumsal koşullarda ortaya çıkmış olmaları, onları bir ağacın dalları olarak görmek için yeterlidir. Sf.…
-
Daha önce de değindiğimiz gibi, resmiyette adı Tunceli olan ilin merkezinden, Mizur (Munzur) nehri boyunca Pulur (Ovacık) ilçesine giderken, yol kenarında “Henîye Ana Fatma” ya da sadece “Ana Fatma” olarak bilinen bir kutsal su var ki bu, Hz. Ali’nin karısı Ana Fatma’ya atfedilmiş dişil bir ziyarettir. Sf. 87 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur…
-
Yezidilerde olduğu gibi Kürt Alevilerde de birinin etrafını çember şeklinde bir çizgi ile çizip de “Surre Heqî yo dorme to der o” (Çevren Tanrı suru ile çevrilidir) dendiğinde, bu sura çizenin kendisi tarafından ya da yaşça veya dinsel hiyerarşideki yeri bakımından, daha üst pozisyonda olan biri tarafından müdahale edilmedikçe kişi onun dışına çıkmaz. Çıkılması günah…
-
Newton’ın temel hareket yasası (bazı ek yasalar da var), hareketli bir cismin ivmesinin ve kütlesinin çarpımının, cisme etki eden kuvvete eşit olduğunu belirtiyor. Hız, konumun türevidir ve ivme de hızın türevidir. Dolayısıyla Newton yasasını ifade etmek için bile konumun zamana göre ikinci türevini almamız gerekiyor. Bu ifade günümüzde aşağıdaki gibi yazılıyor. d2x / dt2 s.137…
-
Kadim avcı toplayıcı topluluklar yine de peşi sıra gelen insan toplumlarından daha eşitlikçiydi çünkü malvarlıkları çok azdı. Malvarlığı uzun süreli eşitsizliğin önkoşuludur. Tarım Devrimi’ni takiben çoğalan malvarlığıyla beraber eşitsizlik de arttı. İnsanlar toprak, hayvan, bitki ve aletlerin mülkiyetini edinince servet ve iktidarın büyük kısmının seçkin azınlıklar tarafından nesilden nesile daha çok tekelleşen hiyerarşik toplumlar oluştu,…
-
“Namaz, hayâsızlıklardan ve münkerden alıkor” mealindeki âyet (Ankebût 15) hakkında şöyle dedi: “Bir adam Peygamber(sav)e gelip: “Falan adam, gece namaz kılıyor, sabah olunca hırsızlık yapıyor” dedi. “Bir gün gelir (namazda) söyledikleri onu hırsızlıktan alıkor” buyurdu. [Ahmed.] Bu hadisin ilginçliği, günümüzde namazı hiç kaçırmayanların büyük bölümünün hırsızlıktan hiç de uzak kalmayışlarının belki de dayanağı olmasıdır. Sf.…
-
Dedi ki: “Recim hakkındaki âyet ile büyükleri on kere emzirmek hakkındaki âyet nazil oldu. Yatağımın altındaki sahife içinde idi. Peygamber (sav) öldüğü zaman onun ölümüyle uğraşırken farkına varmadan bir dişi keçi girdi ve onu yedi!’ Bütün hadisler gibi doğruluğu tartışılır önemli bir hadistir bu. Hadisin Kur’an tarihine ilişkin önemi vardır. Kur’an’ın ne kadar korunduğuna ilişkin…
-
“Eğer Peygamber (sav) vahiyden bir şey gizlemiş olsaydı, şu âyeti gizlerdi: ‘Ey Muhammed! Allah’ın (İslâm’la) nimet verdiği ve senin de (azat etmekle) nimetlendirdiğin kimseye (Zeyd’e) ‘Karını bırakma, Allah’tan sakın’ diyor, Allah’ın açığa vuracağı şeyi (yani boşadığı takdirde onun karışı olan Zeynep’le evlenme isteğini), içinde saklıyordun… yerini bulacaktır.” [Ahzâb 37] “Peygamber (sav), Zeyd’in boşadığı karısı Zeynep’le…
-
Hadis, her ne kadar İslami bir terim ve İslami bir disiplin olsa da, sözcüğün kendisinin bile İbranice ile ortak olduğu ve Yahudilerde Talmud diye hadis benzeri kutsal sözlerin bulunduğunu da bu arada belirtelim. Sf. 8 Bu sözcük İbranice #xdş ‘yeni olma’ kökü ile eş kökenlidir. İbranice kök Aramice/Süryanice aynı anlama gelen #xdt kökü ile eş…