Kategori: Bakkal Defteri
Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.
-
(Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû’lara Mektup) Eh ne yapalım, bir kanunsuzluğun timsali olarak işkence çekmektense, bir hakkın gerçekleşmesi uğrunda ölmek elbette ki daha güzel bir şeydir. Sf. 236 Alıntı; Bursa Cezaevinden Vâ-Nû’lara Mektuplar – Nazım Hikmet, (Cem Yayınevi, 2. Baskı 1993 – Sf. 242) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2024); 1950 yılında DP’nin iktidara geleceği anlaşılınca Nazım…
-
(5.04.1950 Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû’ya Mektup) Vâlâ Kardeşim, 5.4.1950 Unutma, intihar etmiyorum, hiç kimseye şantaj yapmıyorum, hiç kimseyle inatlaşmıyorum, sadece kanun yollarının açılabilmesi için, on üç yıldır sürüp giden adli bir hatanın düzeltilmesi için, hayatımı ortaya koymaktan başkaca imkânım kalmadığı için bu son çareye başvuruyorum. Haydi kardeşlerim, ikinizi de hasretle kucaklar, her şeye rağmen yakın zamanda…
-
(10.04.1950 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Talebimin kabulü ve tetkik edildiği haberi üzerine grevimi şimdilik durdurdum. Sf. 366 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, 2. Baskı 1975 – Sf. 366) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2024); 1950 yılında DP’nin iktidara gelmesi söz konusu olunca Nazım Hikmet ve arkadaşları özgürlük umudunu iyice…
-
(10.03.1950 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Açlığını duydum. Doğruluğuna inanamadım. Doğru ise bana en büyük kötülüğü yapıyorsun. Benim başım için vazgeç. Vazgeçtiğini hemen telle. Sf. 366 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, 2. Baskı 1975 – Sf. 366) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2024); 1950 yılında DP’nin iktidara gelmesi söz konusu…
-
(5.03.1950 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Kemal, kardeşim, Şimdi Emine Alev geldi. Senin açlık grevi yapmaya karar verdiğini söyledi. Çok üzüldüm, üzülmekten fazla bir şey, tepem attı, hatta fena halde öfkelendim sana. Çok rica ederim, eğer bana karşı ufak bir sevgin varsa bu yersiz teşebbüsten vazgeç. Böyle bir işe girişmen herhangi bir suretle faydalı da…
-
(4.12.1943 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Bugün 4. 12. 43 tarihinde saat on iki sularında annemden kocaman bir taahhütlü zarf aldım, içinde Dayı Paşa’nın bir mektubuyla iki istida sureti vardı. Dayı Paşamız (1) bu istidaları derhal temize çekip, imzalayıp, kendisine göndermemi söylüyor. İstidalar iade-i muhakeme talebi için Askeri Temyiz’e müracaat. Gayet vakur ve kanun bilgisiyle…
-
(20.05.1941 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Kardeşim Kemal, Sırasıyla: Parasızlıktan şikâyet eden, içime hançer gibi giren telgrafını aldım. Malatya’ya nakledileceğin telgrafını aldım. Sf. 69 Ben de Baha’ya, Cezaevleri Müdürüne ve bizim enişte olacak Adliye Vekiline yazım. Sf. 69 Dayı Paşadan haber alıyorum. Yakında hürriyetinize kavuşacaksınız diyor. Sf. 70 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım…
-
Sabri Uzun’a göre cemaatçi olan devlet memuru şerefsizdir. Bir insan hem devlette memur, hem cemaatteyse o kişi fahişedir. (1) Devletle nikâhı olan bir kişi, eğer cemaatle yatağa giriyorsa o kişi fahişedir. Cumhuriyet rejiminde bireyin özgürlüğü esastır. Bireysel özgürlüğünü cemaatlere teslim etmiş olan ve biat kültürünü benimsemiş insan bir bağ ot için yük taşıyan eşeğe benzer.…
-
İmam hatip liseleri, her iktidar döneminde siyasetin ana malzemelerinden biri oldu. 1951-1959 Adnan Menderes Hükümeti 19 adet. 1962-1963 İsmet İnönü Hükümeti 7, 1965-1971 Süleyman Demirel Hükümeti 46 adet, 1974-1975 Bülent Ecevit Hükümeti 29 adet, 1975-1978 Süleyman Demirel Hükümeti 233 adet, 1978-1979 Bülent Ecevit Hükümeti 4 adet, 1979-1980 Süleyman Demirel Hükümeti 36 adet, 1984-1989 Turgut Özal…
-
Bir aşırı görüş, tarihçi Thomas Carlyle’ın görüşü: “Evrensel tarih, insanın bu dünyada neler başardığının tarihi, temelde dünyada başarılı olmuş büyük adamların tarihidir.” Tam ters uçta, Carlyle’nin tersine, siyasetin iç işleyişleri konusunda ilk elden deneyimleri olan Prusyalı devlet adamı Otto von Bismarck’ın görüşü yer alıyor: “Devlet adamının görevi tarihin koridorlarında yürüyen Tanrı’nın ayak seslerini duymak ve…
-
Örnek olsun, trafik canavarının tatil ve bayram hakkı vardır; bunun için, pek çok zaman, ülkemizde kan gölü yükselince, “trafik canavarı tatil yapmadı” türünden haberler veriliyor. Halkımız tatil hakkı elinden alınan canavara acımaya hazırlanıyor. Sf. 63 Alıntı; Kir Teorisi (Tekeliyet’te Aydın ve Sanat – Edebiyat) – Yalçın Küçük, B. Sadık Albayrak, Taylan Kara, (Doğu Kitabevi, Baskı…
-
Ey Mastarların, Hazarların, Gölcüklerin, Muratların ülkesi Elazığ, ey bağlarında tat, dağlarında buzlu sular kaynayan yeşil Uluovaların evlatları, ey Tunceli ve Bingöl’ün göklerle yarışan çetin dağları, bağrını bin bir haşeratın kemirdiği boynu bükük ormanları, ey dar zümrüt vadilerin çileli yiğit çobanları ve mert insanları, hepinize gönül dolusu selam, sevgi ve saygılar… Ey saadetinize sevinç, dertlerinize gözyaşı…
-
Sayın Reisicumhur, Doğu gezisi sonu emir vermişlerdi: Enstitü’nün yatılı sanat kısmına 25 çocuk da Bingöl’den alınsın! Kadro derhal 100’e çıkarılmıştı. 1945 Ağustosunda 4. Umum Müfettiş Muzaffer Ergüder, Bingöl’den dönüşünden hemen sonra Yaver Bey’le, Bingöl’e öğrenci toplamaya gitmek için emirlerini göndermişler, bu yolculuk için Müfettişliğin kamyonetini tahsis buyurmuşlardı. Biri Kırmancca biri Zazaca bilen güvendiğim iki öğrencimi…
-
Bir bayan arkadaş, anlaştığı bekâr delikanlı ile geceleri Hanköyü caddesinde geziye çıkıyormuş. Okulumuz öğretmenlerinden birinin yakını olan bir genç geldi, -Beni gençler yolladılar. Size büyük saygıları var. Hocanım her gece …… ile geziye çıkıyor, üç gün daha sabredecekler, siz bunun önünü olmazsanız hocanın üstünü başını paralayacaklar. Size daha evvel de bu gezmeleri haber vermişler. -Evladım,…
-
Sonuçta, söz konusu iddianın sahiplerinden bazıları, Kürtlere duydukları tepkiyi o derece ileriye götürdüler ve halen de götürüyorlar ki, Türk devleti asıl hedef olmaktan çıkıp ikinci plana düşüyor. Baş tehlike, “kur” diye adlandırılan Kürtler ve onların örgütleridir. Dersimliler tarafından oluşturulmuş kimi dernek yönetimlerinin, kendilerini Kürt olarak görenleri derneklerde barındırmak istememeleri ve yine bu anlayışta olanların üyelik…
-
Kırmanc (Zaza) Kürtler, kendilerini her yerde aynı adla adlandırmazlar. Yani geleneksel olarak ortak bir kimlik adına sahip değiller. Örneğin, Dersim, Erzingan ve Erzirom yörelerinde kendilerine “Kırmanc,” Çewlig, Diyarbekir, yörelerinde “Kırd,” Xarpet (Elazığ)’in bazı bölgelerinde “Zaza,” Sewrege ve Sert (Siirt)’te ise “Dimili, dunbuli, dunbeli vs.” demektedirler. “Kırmanc” ve “Kırd” adlarıyla tanınanlar, sayısal olarak öteki iki ismi…
-
Kimi çevrelerce heteredox olarak nitelendirilen Alevilik, Yezidilik, Kakayilik (Ehli-Haq), Durzilik ve İsmaililik gibi inançlar, hem tarihi açıdan benzer kaderi paylaşmış inançlardır hem de aralarında ortak yanlar oldukça çoktur. Bu inançların aynı tarihi dönemde, aynı ya da benzer coğrafî bölgede ve aynı toplumsal koşullarda ortaya çıkmış olmaları, onları bir ağacın dalları olarak görmek için yeterlidir. Sf.…
-
Daha önce de değindiğimiz gibi, resmiyette adı Tunceli olan ilin merkezinden, Mizur (Munzur) nehri boyunca Pulur (Ovacık) ilçesine giderken, yol kenarında “Henîye Ana Fatma” ya da sadece “Ana Fatma” olarak bilinen bir kutsal su var ki bu, Hz. Ali’nin karısı Ana Fatma’ya atfedilmiş dişil bir ziyarettir. Sf. 87 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur…
-
Yezidilerde olduğu gibi Kürt Alevilerde de birinin etrafını çember şeklinde bir çizgi ile çizip de “Surre Heqî yo dorme to der o” (Çevren Tanrı suru ile çevrilidir) dendiğinde, bu sura çizenin kendisi tarafından ya da yaşça veya dinsel hiyerarşideki yeri bakımından, daha üst pozisyonda olan biri tarafından müdahale edilmedikçe kişi onun dışına çıkmaz. Çıkılması günah…