Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Sayın Reisicumhur, Doğu gezisi sonu emir vermişlerdi: Enstitü’nün yatılı sanat kısmına 25 çocuk da Bingöl’den alınsın! Kadro derhal 100’e çıkarılmıştı.

1945 Ağustosunda 4. Umum Müfettiş Muzaffer Ergüder, Bingöl’den dönüşünden hemen sonra Yaver Bey’le, Bingöl’e öğrenci toplamaya gitmek için emirlerini göndermişler, bu yolculuk için Müfettişliğin kamyonetini tahsis buyurmuşlardı. Biri Kırmancca biri Zazaca bilen güvendiğim iki öğrencimi yanıma alma müsaadesi istedim. Bunlar bana hem tercümanlık edecekler hem de örnek öğrenci olarak konuşacaklardı. Ben de azıcık Kirmanca öğrenmiştim ama Zazaca bilmiyordum.. Hem göz anlatımı olacaktı kişilere bu çocuklar. Zülfü Efendi’yi (1) şoför olarak veriyorlardı, muavin de oradaki yolu bilen bir jandarma idi ama halkı ürkütmemek için sivil giydireceklerdi. Zülfü Efendi idare edecekti onu.

Akşamüstü Zülfü Efendi geldi. Ufak tefek, esmer, güleç, yumuşak yüzlü bir zattı.
Ben onun kadar mert, meşakkati zevk eden, her güçlüğün altından çıkmasını bilen baba bir şoföre rastlamadım. Kalbimin hürmet tahtında oturanlardan biridir.
Önce götüreceğim çocukları ailelerinden izinle alıp geldim. Zülfü Efendi ile konuştuk, kendimize birer battaniye almamızı ısrarla istedi. Biz de ‘kumanya düzdük. İlkyardım ilaçları aldık. Sıkı giyindik. Bir sabah şafakla yola çıktık. O zaman yol çok bozuktu. Önümüze çıkan her çamurun derinliğini Zülfü Efendi kürekle ölçüyor, icabında hepimiz etraftan taş toplayıp içine atarak tekerleklerin batmayacağı seviyeye gelince geçiyorduk. Derelere gelince muavini paçaları sıvıyor, o geçerken Zülfü Efendi dikkatle izleyerek soruyor, soruyor, tedbiri aldıktan sonra geçiyorduk. 20 günlük yolculuğumuzda nice çamur, hendek, durgun suyu geçilir hale getirdik. Derin olanları için nice tarla ve kıraçtan yol aradık durduk. Sf. 45

Alıntı; Dağ Çiçeklerim – Sıdıka Avar, (Öğretmen Yayınları, İnternetten PDF, Ekim 2011 – Sf. 45) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN NOTU (1) (2018); Zülfü Efendi babam Veli Mutlu’nun da çok sevdiği çalışanı.

Posted in , , , ,

Yorum bırakın