Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kapı kanatları ardına kadar açık. Hepimiz antrede hazır, İnönü’yü bekliyoruz. Zaten 1944 ders yılına hazırlanan okul tertemiz. Devlet başkanı gelince hiç bir kapı kilitli olmazmış. Biz de her kapıyı açtık. Sf. 40

Hoş geldiniz, bize şans ve sefa getirdiniz Paşam! Diye içeri aldım. Makama geçip oturdu. Kâzım Orbay, Mustafa Muğlalı Paşalarla Nihat Erim, bir çok sivil erkân, Valiler, Elazığ milletvekilleri eşlik ediyorlardı. Protokol sırasıyla oturuldu. Okul hakkında çok geniş malumat aldı. Soruların çoğu yatılı köy kızlarımızla ilgiliydi. Sf. 41

Elmas, Masayı dönüp koltuğun yanına gitti. İnönü hem tetkik ediyor, hem,

-Aferin, diyordu. Elmas cesaretlendi:

-Entarimi de ben diktim, diye önlük eteğini kaldırdı.

-Aferin sana, diyordu İnönü.

Gerçekten o yıl Elmas’ın kendisine hazırladığı elbise birincilik almıştı. Elmas bunu anlatırken yine geri yürüdü, masanın karşısına gelip durdu. Etraftan mebus beyler,

-Kız, elini öpsene!… diye ihtar ediyorlardı. Çocuk birdenbire bana baktı. Ben, de “olmaz” anlamında kaşlarımı ve başımı kaldırmışken İnönü de bana bakıp o pozisyonumu yakaladı. Çünkü “Büyük elini uzatmadan küçük uzatamaz. Paşa, Vali gelse, onlar elini uzatmazsa başımla selamlarım, elimi uzatamam” diye anlatmıştım.

İnönü tatlı tatlı gülerek,

-Ben elimi veriyorum, diye uzanınca Elmas koştu, yere diz çöküp iki elinin üstünde o büyük eli “hürmetle öptü ve alnına koyup durdu. Herkes duygulanmış, gözleri yaşarmıştı. İnönü Elmas’ı omuzlarından tutup kaldırdı. Mebusumuza hitaben,

– İşte eser bu ;” KÜRT” dedi.

Bu söz üzerine ayağa fırlayan milletvekili, Elmas’ın sağ bileğinden yakalayıp havada sallayarak,

-Bu el silah tutmaz, bu el kılıç tutmaz, bu el dost eli, bu yürek dost yüreğidir!

-Kalem tutar, iğne tutar… diye bir nutuk çekti. Sf. 41

Alıntı; Dağ Çiçeklerim – Sıdıka Avar, (Öğretmen Yayınları, İnternetten PDF, Ekim 2011 – Sf. 40, 41) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , , , , , ,

Yorum bırakın