Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İsmet İnönü

  • Ben Meclis’e gittim; dedim ki: Efendiler! Ne istiyorsunuz? Karaağaç, Musul vesaire için harp mi edelim? Millet harpten usanmıştır. Takati kalmamıştır. Harp edemeyiz. Milleti harbe sürüklemek için pek hayatî, son derece mühim meselelerin mevzuubahis olması lâzımdır. Sf. 311 Alıntı; Harp Hatıralarım (İstiklal Harbi ve Gizli Cihetleri) C;6 – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları 1. Baskı 1998,…

  • 7.12.1922’de Mustafa Kemal Paşa «Halk Fırkası» namiyle bir fırka teşkil etmek istediğini ve memleketin münevverlerinin bu fırkanın programı hakkında şimdiden mütalâalarını beyan etmelerini ajans ile ilan etti. Sf. 293 Alıntı; Harp Hatıralarım (İstiklal Harbi ve Gizli Cihetleri) C;6 – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları 1. Baskı 1998, Sf. 293) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ali İhsan Paşa, Ordunun inzibatını ve idare-i umumiyesini çıkmaz bir yola düşürecek bir surette hattıhareket takip eylemektedir. Binaenaleyh Ali İhsan Paşa’nın derhal kumandadan el çektirilmesini talep ve istida ederim. Sf. 213, 214 Birinci Ordu Kumandanlığına; Dürüst bir hattıhareket takip etmediği anlaşılan Birinci Ordu Kumandanı Ali İhsan Paşa’nın kumandanlığına nihayet verilerek muamele-i kanuniyeye devam edilmek üzere…

  • Bu ihtiyacı duyanların başında, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran liderlerden İsmet İnönü gelmektedir. İnönü, Türkiye’nin dışa bağımlılığı konusunda ve özellikle istihbarat için 1963’teki bir Bakanlar Kurulu toplantısında sıkıntısını şu sitem dolu sözlerle dile getirir: Daha bağımsız ve şahsiyetli bir dış politika izlenmesini istiyorsunuz. Herkes aynı şeyden bahsediyor. Nasıl yapacağım ben bunu? Karar vereceğim ve işi teknisyenlerime havale…

  • (Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû Mektup) Müzehher kızım, II. Dünya Savaşını yaşamamış olanlara o savaşın dehşetini anlatmak nasıl olanaksızsa, bizde de tek parti devrini yaşamamış olanlara o gerçek faşist devrin baskısını anlatabilmek o denli olanaksızdır. Sf. 75 Alıntı; Bursa Cezaevinden Vâ-Nû’lara Mektuplar – Nazım Hikmet, (Cem Yayınevi,  2. Baskı 1993 – Sf. 75) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) Sonra başımdan bir tuhaf hadise de geçti. Şöyle ki: Revire sıhhiye vazifesini görsün diye bir mahkûm verdiler. Almanya hesabına casusluğa teşebbüsten ceza yemiş bir teğmen. Geçenlerde, akşamüstü, hakkında dedikodu yapıyormuş diye bir başka mahkûmu dövmek istedi. Bilirsin ki ben insan dövülmesine tahammül edemem. Ayırmak için aralarına girdim. Bay bu sefer bana…

  • (8.08.1944 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Onları en büyük yurt haini olarak Cumhurreisi resmen ilan etti. Bu böyle olduğu halde, demek oluyor ki bu yurt hainlerinin yalnız Maarif’teki unsurlarının bir kısmı ortaya çıkarılmış ve bunların daha birçok hempaları başka vekâlet ve makamlarda el altından Ve komünistlere eziyet bahanesiyle Cumhuriyet ve demokrasi düşmanlıklarını devam ettirmektedirler. Bu…

  • Velhasıl bu mesele etrafında bana tafsilat ver. İsmet Paşa’nın nutkuyla Turancıların, faşistlerin, Türkiye Cumhuriyetinin baş düşmanlarının, şifa bulmaz yurt ve halk düşmanlarının Maarifte çocuklarımızı nasıl zehirlediklerini resmen öğrendik. Sf. 238 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 238) kitabından birebir alınmıştır.

  • (4.12.1943 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Bugün 4. 12. 43 tarihinde saat on iki sularında annemden kocaman bir taahhütlü zarf aldım, içinde Dayı Paşa’nın bir mektubuyla iki istida sureti vardı. Dayı Paşamız (1) bu istidaları derhal temize çekip, imzalayıp, kendisine göndermemi söylüyor. İstidalar iade-i muhakeme talebi için Askeri Temyiz’e müracaat. Gayet vakur ve kanun bilgisiyle…

  • (17 İkinciteşrin, Kasım ayı 1943 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Hapishane idareleri tarafından kontrol edilen ve bir hapisteki arkadaşıma yazdığım mektuplardan neyi öğrenmek istiyorlar? Bu hususta neler düşündüğümü vaktiyle Adliye Vekiline, hatta bizzat Reisicumhura yazmıştım ve nasıl rezilce bir gadre uğratıldığımı ve uğratıldığımızı, Türkiye’nin her namuslu kanun adamı bilir. Yoksa mektuplarımdan öğrenilmek istenen şey, memleketime…

  • (4.12.1942 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Halifei rûyi zemin ve padişahı âlem’i tekrar tahtı bahtı Osmanî’ye çıkarmak için mektep müdürlerini ve hocalarını bizzat isyana teşvik eden ve bu yüzden As. Cz. K. 94’üncü bedbaht maddesiyle 24’er seneye mahkûm edilen iki mürteci yobaz, softa, divane Harbiye talebesini — bu hadise altı yıl kadar önce olmuş sanıyorum…

  • (20.05.1941 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Kardeşim Kemal, Sırasıyla: Parasızlıktan şikâyet eden, içime hançer gibi giren telgrafını aldım. Malatya’ya nakledileceğin telgrafını aldım. Sf. 69 Ben de Baha’ya, Cezaevleri Müdürüne ve bizim enişte olacak Adliye Vekiline yazım. Sf. 69 Dayı Paşadan haber alıyorum. Yakında hürriyetinize kavuşacaksınız diyor. Sf. 70 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım…

  • (6 Birincikanun – Aralık – 1940 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Kemal, Bu ikinci mektubumda sana iki sevinilecek haber vereceğim. Birincisi, bugün akşamüstü, alacakaranlıkta Ziya Meriç Bey geldi. Ziya Beyi tanıdın. Nafıa Vekâleti hukuk müşaviri. Dayı Paşa8 göndermiş. Elinde bir istida müsveddesinin notları. Dayı Paşa Başvekille ve fırka grubu erkânıyla görüşüp prensip itibariyle mutabık kalmışlar.…

  • İmam hatip liseleri, her iktidar döneminde siyasetin ana malzemelerinden biri oldu. 1951-1959 Adnan Menderes Hükümeti 19 adet. 1962-1963 İsmet İnönü Hükümeti 7, 1965-1971 Süleyman Demirel Hükümeti 46 adet, 1974-1975 Bülent Ecevit Hükümeti 29 adet, 1975-1978 Süleyman Demirel Hükümeti 233 adet, 1978-1979 Bülent Ecevit Hükümeti 4 adet, 1979-1980 Süleyman Demirel Hükümeti 36 adet, 1984-1989 Turgut Özal…

  • Truman’ın bu açıklamasından hemen sonra, yine 1947 yılında, Nisan ayında, bir Amerikan donanması İstanbul’a gelmişti ve Cumhurbaşkanı İsmet Paşa’yı ziyaret etmek istediler. Paşa, sanki “zahmet etmesinler,” dedi, Amerikan subaylarının kendisini ile görüşmesi için İstanbul’a gittiler. Paşa’nın bu hali, Amerika’nın vasal’ı, yeni deyimlerle, “vale” olmayı kabul ettiğini gösteriyordu. Sf. 69 Alıntı; Kir Teorisi (Tekeliyet’te Aydın ve…

  • Erdal İnönü, şaka yapmıyor, ayrıca yapmasına da gerek yok, çünkü kendisi bir şaka adem’dir. Nedensiz mi? Cani medyanın bu Ünlü Politikacımız’a espri zekâsı yüklemesi nedensiz değildir. Eğer babası cumhurbaşkanlığı yapmasa, bir ortaokulda fizik öğretmeni olurdu. Sf. 66 Alıntı; Kir Teorisi (Tekeliyet’te Aydın ve Sanat – Edebiyat) – Yalçın Küçük, B. Sadık Albayrak, Taylan Kara, (Doğu…

  • Yasak Bölge’den dönüşümüzde Sayın Niyazi Akı’ya oradaki durumu anlattık. Ertesi gün Elazığ’a dönmek için kamyona binerken “Gakko Vali” Bey’in gece Elazığ’a indiğini, yardım istemek üzere bu sabahki tayyareyle Ankara’ya uçacağını öğrendim. 20 bin lira yardımla dönen Sayın Niyazi Akı, Yasak Bölge karakollarına un dağıtarak ekmek pişirilip muhtaç halka kış boyu dağıtılması için tedbir almıştı. Kendisi…

  • Bir gün Bingöl Valisi Sayın “Şahinbaş” gelmişti. Yatılı son sınıfa girdi. Kızlar saygı ve sevgi bakışlarıyla ayağa kalktılar. Vali Bey sordu: -Kürt kızları bunlar mı? Çocukların bakışlarındaki sevgi derhal değişti, gittikçe de hainleşti. -Tunceli’nin Türk kızları efendim. Vali Bey devam ediyordu: -Babalarınızın, dedelerinizin isyan ederek yaptığı hataları gördünüz, canlarıyla ödediler. Ben sözünü kesmek isteğiyle, -Aman…

  • Kapı kanatları ardına kadar açık. Hepimiz antrede hazır, İnönü’yü bekliyoruz. Zaten 1944 ders yılına hazırlanan okul tertemiz. Devlet başkanı gelince hiç bir kapı kilitli olmazmış. Biz de her kapıyı açtık. Sf. 40 Hoş geldiniz, bize şans ve sefa getirdiniz Paşam! Diye içeri aldım. Makama geçip oturdu. Kâzım Orbay, Mustafa Muğlalı Paşalarla Nihat Erim, bir çok…

  • Haziran başında Elazığ Kız Enstitüsü Müdürlüğü’ne tayin emrimi aldım. Sf. 33 Önce Ankara’ya uğrayıp yetkililerin direktiflerini almak ve oradaki çeşitli yoklukları dile getirmek istiyordum. Nurettin Boyman’a gittim. İçeri girer girmez Elazığ’ın durumunu önce o çizdi: Yatılı çocuklar yalınayak, başıkabak, bit içinde, Okul perişan. Müdür yeni evlenmiş, okulun durumunu anlatmaya gelmedi bile. Rapor aldı oturdu. Genç…