Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: CHP, Cumhuriyet Halk Partisi

  • Ben Meclis’e gittim; dedim ki: Efendiler! Ne istiyorsunuz? Karaağaç, Musul vesaire için harp mi edelim? Millet harpten usanmıştır. Takati kalmamıştır. Harp edemeyiz. Milleti harbe sürüklemek için pek hayatî, son derece mühim meselelerin mevzuubahis olması lâzımdır. Sf. 311 Alıntı; Harp Hatıralarım (İstiklal Harbi ve Gizli Cihetleri) C;6 – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları 1. Baskı 1998,…

  • 7.12.1922’de Mustafa Kemal Paşa «Halk Fırkası» namiyle bir fırka teşkil etmek istediğini ve memleketin münevverlerinin bu fırkanın programı hakkında şimdiden mütalâalarını beyan etmelerini ajans ile ilan etti. Sf. 293 Alıntı; Harp Hatıralarım (İstiklal Harbi ve Gizli Cihetleri) C;6 – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları 1. Baskı 1998, Sf. 293) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû Mektup) Müzehher kızım, II. Dünya Savaşını yaşamamış olanlara o savaşın dehşetini anlatmak nasıl olanaksızsa, bizde de tek parti devrini yaşamamış olanlara o gerçek faşist devrin baskısını anlatabilmek o denli olanaksızdır. Sf. 75 Alıntı; Bursa Cezaevinden Vâ-Nû’lara Mektuplar – Nazım Hikmet, (Cem Yayınevi,  2. Baskı 1993 – Sf. 75) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) Sonra başımdan bir tuhaf hadise de geçti. Şöyle ki: Revire sıhhiye vazifesini görsün diye bir mahkûm verdiler. Almanya hesabına casusluğa teşebbüsten ceza yemiş bir teğmen. Geçenlerde, akşamüstü, hakkında dedikodu yapıyormuş diye bir başka mahkûmu dövmek istedi. Bilirsin ki ben insan dövülmesine tahammül edemem. Ayırmak için aralarına girdim. Bay bu sefer bana…

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) Bizim buraya bir Alman casusu, daha geliyormuş. Alaaddin’i saymazsak — o Romanya casusu — Almanınkiler üçleşecekler. Bakanlığın Alman casuslarını Bursa Cezaevi’ne biriktirmekten çekinmediği halde, seninle benim gibi iki Türk yurt ve halk severini, iki sahici, yüzde yüz ve katıksız demokratı, biraz daha rahat geçinebilmeleri için, bir araya getirmekte mahzur görmesine şaşıyorum,…

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) Her ne hal ise. Seni Bursa’ya getirmek için elimizden geleni yapacağız. Buraya harıl harıl Alman casuslarını naklediyorlar da — şimdi burda üçleştiler, galiba dördüncüsü de gelecekmiş — bir tek namuslu insanı neden nakletmezler? Elbette edecekler. Sf. 261 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 –…

  • (4.12.1943 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Bugün 4. 12. 43 tarihinde saat on iki sularında annemden kocaman bir taahhütlü zarf aldım, içinde Dayı Paşa’nın bir mektubuyla iki istida sureti vardı. Dayı Paşamız (1) bu istidaları derhal temize çekip, imzalayıp, kendisine göndermemi söylüyor. İstidalar iade-i muhakeme talebi için Askeri Temyiz’e müracaat. Gayet vakur ve kanun bilgisiyle…

  • (17 İkinciteşrin, Kasım ayı 1943 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Hapishane idareleri tarafından kontrol edilen ve bir hapisteki arkadaşıma yazdığım mektuplardan neyi öğrenmek istiyorlar? Bu hususta neler düşündüğümü vaktiyle Adliye Vekiline, hatta bizzat Reisicumhura yazmıştım ve nasıl rezilce bir gadre uğratıldığımı ve uğratıldığımızı, Türkiye’nin her namuslu kanun adamı bilir. Yoksa mektuplarımdan öğrenilmek istenen şey, memleketime…

  • (1943 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Sana gayet enteresan bir haber vereyim; Ankara’da biri Alman, biri Macar iki casus varmış. On beşer yıl ceza giymişler. Ama cezalarını Bahçelievler mahallesinde kiraladıkları bir bahçeli hususi evde, bir gardiyan ve bir jandarma refakatinde ve çoluk çocukları, ahbap ve arkadaşlarıyla geçiriyorlarmış. Ne âlâ memleket. Casuslar cezalarını bahçeli evlerde çekerler;…

  • (4.12.1942 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Halifei rûyi zemin ve padişahı âlem’i tekrar tahtı bahtı Osmanî’ye çıkarmak için mektep müdürlerini ve hocalarını bizzat isyana teşvik eden ve bu yüzden As. Cz. K. 94’üncü bedbaht maddesiyle 24’er seneye mahkûm edilen iki mürteci yobaz, softa, divane Harbiye talebesini — bu hadise altı yıl kadar önce olmuş sanıyorum…

  • (16 Ocak 1941 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Semiha’dan arka arkaya iki mektup aldım. Kendisine Bayramdan önce mektup yazmış ve dayımı görerek konuşmasını rica etmiştim. Seni inandıracağını değil, fakat alakadar edeceğini sandığım pasajlarını aynen naklediyorum : “7. 1. 1941 – Mektubunuzu aldığımın ertesi günü pazardı. Ancak pazartesi faaliyete geçebildim. Pek yakında hürriyetinize kavuşabileceğinizi dayınız bana…

  • (6 Birincikanun – Aralık – 1940 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Kemal, Bu ikinci mektubumda sana iki sevinilecek haber vereceğim. Birincisi, bugün akşamüstü, alacakaranlıkta Ziya Meriç Bey geldi. Ziya Beyi tanıdın. Nafıa Vekâleti hukuk müşaviri. Dayı Paşa8 göndermiş. Elinde bir istida müsveddesinin notları. Dayı Paşa Başvekille ve fırka grubu erkânıyla görüşüp prensip itibariyle mutabık kalmışlar.…

  • İmam hatip liseleri, her iktidar döneminde siyasetin ana malzemelerinden biri oldu. 1951-1959 Adnan Menderes Hükümeti 19 adet. 1962-1963 İsmet İnönü Hükümeti 7, 1965-1971 Süleyman Demirel Hükümeti 46 adet, 1974-1975 Bülent Ecevit Hükümeti 29 adet, 1975-1978 Süleyman Demirel Hükümeti 233 adet, 1978-1979 Bülent Ecevit Hükümeti 4 adet, 1979-1980 Süleyman Demirel Hükümeti 36 adet, 1984-1989 Turgut Özal…

  • İstanbul gençliği, 28 Nisan, tabu 1960, “isyan” başlattılar ve başkaldırı da diyebiliriz. Ölümüz vardı. Haberdardık. 29 Nisan 1960 günü, biz başladık. “Dost ve kardeş fakülteler”, öyle diyorduk, Hukuk ve Siyasal, yan yanaydık, harekete geçtik. Polis bizi sardı ve tabii ordu vardı. Sarıldık. Sf.82 Birden ateş başladı. Fakülte binasına ateş ediyorlardı. Özgen Acar, Cumhuriyet’teki Özgen, ve…

  • Truman’ın bu açıklamasından hemen sonra, yine 1947 yılında, Nisan ayında, bir Amerikan donanması İstanbul’a gelmişti ve Cumhurbaşkanı İsmet Paşa’yı ziyaret etmek istediler. Paşa, sanki “zahmet etmesinler,” dedi, Amerikan subaylarının kendisini ile görüşmesi için İstanbul’a gittiler. Paşa’nın bu hali, Amerika’nın vasal’ı, yeni deyimlerle, “vale” olmayı kabul ettiğini gösteriyordu. Sf. 69 Alıntı; Kir Teorisi (Tekeliyet’te Aydın ve…

  • Ey Solcu, “Trafik Canavarı” ya da “Enflasyon Canavarı”, emekçi halkımızın sırtındaki sülük oligarkları kamufle etmek için, tekellerin tellaklarının buldukları sözlerdir. Her gün bir endeks örneği kıvrılan, bunların yalanlarıdır. Ey Solcu, toplumsal ve sınıfsal olayları, hayvanlarla açıklayanların kendileri hayvandır. Üstelik hayvanların en iğrenci, hamamböcekleridirler. Ey Solcu, solculuk akıl ve sevgi düzlemlerini birlikte yükseltmektir. Sf. 64 Alıntı;…

  • CHP hükümetinin hayata geçirdiği “sosyal devlet” ürünü “Tam Gün Yasası” uygulaması, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ilk yok ettiği sağlık sistemi oldu. Türk basınının büyük desteğiyle 30 Aralık 1980 tarihinde yürürlükten kaldırıldı! Sf. 102 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi,  1. Basım 2019 – Sf. 102) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Demokrat Parti İdaresi tıpkı müstemleke sahibi memleketlerin yaptıkları gibi, halka bazı maddi nimetler vermeye çalışmış, bir takım imar ve cihazlama hareketlerine atılmıştır. Fakat yine müstemleke idarelerinin yaptığı gibi, kendi iktidarını alabildiğine devam ettirmek ümidiyle Cehalet ve taassubu bir afyon diye kullanmayı, kütlelerin gözlerini açmamaya dikkat etmeği aklına koymuştur. Yani her milli idarenin yapması lazım olduğu…

  • Nihayet trene bindim, Bingöl Valisi Sayın Naci Rollas da trendeydi. Yerleştiğimiz açık vagondu. Herkes bir birini görüyor. Ben Vali Beylerin bölümündeyim. Ortadan laf ediyorlardı gayet laubali, bize bakarak ve yüksek sesle… Bereket versin Vali Beyle eşi arkaları dönük oturmuşlar da küstah bakışları görmüyorlardı. Otobüsteki sözler tekrarlanıyor, kadın hürriyeti, kadın memurlar, kadın mebuslarla alay ediliyordu. Vali…

  • Ertesi gün seçim neticeleri belli olmuş, Demokrat Parti kazanmıştı. Genç ayak takımı coşkunca bayram ediyordu. İlk otobüsle Genç’e trene gidiyordum. Otobüste söyleniyorlardı ihtiyarlar: -Şeyhler, seyitler geri gelecek. Camiler tekkeler açılacak, şehir karıları çarşaf giyecek. Gençler: -Karılar dayralarda (dairelerde) çalışmayacak, kız mektepleri kapanacak. Kızların okuması da noli ki. Erkekler dört karı alacak. Karılara “boş” dedin mi…