Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Faşizm, Despotizm

  • Roma İmparatorluğu’nun durumu günden güne kötüleşiyordu. Açgözlü memurlar, halkı soyup soğana çeviriyorlardı. Öyle bir zaman geldi ki, yalnız imparator değil, imparator naipleri de hükümdar ve tanrı kesilmişti halkın başına. Kimileri, tıksırıncaya kadar yiyip içebilmek için midelerini boşaltacak kusturucu ilaçlar alırken, kimileri de açlıktan ölüyordu. Açlar toklardan, zayıflar şişmanlardan kat kat fazlaydı. Sf. 414 Alıntı; İnsan…

  • (Kazım Karabekir Fevzi Çakmak Paşa’ya Anlatıyor;) “Yegâne istinatgâhları sen olan Mustafa Kemâl Paşa muhteris ve menfaat düşkünüdür. Maksadı, şekli hükümeti değiştirmek, diktatör olmaktır. Ahlâkça herkesçe fena tanınan bu zatın milletin başına belâlar getireceğini seni seven bütün arkadaşlarınız ve ben yakinen biliyoruz. Ali Fuat Paşa da muhterisin biridir. En itimat ettiğin İsmet de aynı fikirdedir. Ve…

  • Bir gece Karpiç Lokantası’nda yemekteydik. Atatürk’ten başka kız kardeşi ve 20 kadar arkadaşımız da beraberdi. Sf.64 Atatürk, burada Hatay konusunda bir olay yaratmanın propaganda yönünden faydalı olacağını düşünerek, Hatay konusunu tartışmaya açtı. Sofradakiler,. hatta müsaade ettiği için tartışmaya katılan diğer masalarda oturanlar, hükümetin gevşek tutumunu protesto ederek kısa zamanda daha müessir (tesirli, etkili) tedbirlerin alınması…

  • Aile lakapları olanlar, bunları soyadı olarak kullanabilecekler, ancak adın yeni Türkçe olmasına çalışılacaktı. Soyadları kullanılması konusu Haziran 1934’te kanunlaştı. Sf. 54 Halk böylece zorlanıyordu. Hatta soyadı bulmakta güçlük çekenlere, valiler, kaymakamlar, idari müdürler soyadları veriyorlardı. Devamlı üzgün görünen karamsar kişilere “Üzman” veya devamlı neşeli görünen iyimser kişilere “Gülman” gibi soyadlarının verildiği bile görüldü. Mustafa Kemal…

  • Mustafa Kemal Paşa Türkçe kelimeler ve Güneş Dil Teorisi üzerinde devamlı çalıştı. Geceleri sofrasında çok zaman bir kara tahta bulundurur, dil kurumu Umumi Kâtibi İbrahim Necmi Bey (Dilmen) Türkçe kelimeleri tahtaya yazar, Güneş Dil Teorisi’ne göre uygulamalar yaparak, kelimenin kökünü bulmaya çalışırdı. Bu çalışmalar çok zaman sabaha kadar devam ederdi. Bulunan kelimeye karşı görüşleri dikkatle…

  • Sofradaki sinirli havanın yumuşaması ümidiyle kalktık. Ancak biraz sonra yeni bir olay meydana geldi. İçerdeki odaya geçerken Mustafa Kemal Paşa karşılaştığı Mısır sefirini selamladı, hatırını sordu. Sefirin başında uzun bir fes vardı. Mustafa Kemal “Burada herkesin başı açık, siz de onlar gibi hareket edin, fesinizi çıkartın rahat edersiniz” dedi. Sefir bir hareket yapmadı. Paşa oradan…

  • Mustafa Kemal Sofya’ya Ataşemiliter olarak giderken bana İstanbul’da, Türkiye için düşündüğü en uygun idare şeklinin bir Cumhuriyet olacağını söylemişti. Diyordu ki “Enver Paşa’nın istikameti bellidir, bu Napolyon sistemidir, akrabalarını kilit mevkilere getiriyor, hanedanın içine nüfuz etmeye çalışıyor. Böylece adeta münfesih hale gelmiş olan Osmanlı hanedanına kendi istediği şekilde istikamet(yön) verecek. Bu hanedandan memlekete hayır yoktur.…

  • Biliyordum ki bazı komisyon azaları bu görüşte olmamakla beraber, baskı görmedikleri halde, Mustafa Kemal Paşa’dan çekinmişler ve korkudan seslerini çıkarmamışlardı. 1 Kasım 1922’de Meclis’te saltanat kaldırılmış, hilafet kalmış ve bütün hükümranlık haklarının Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde toplandığı kabul edilmişti. Sf. 21 Alıntı; Atatürk’ten Anılar  – Kazım Özalp, Teoman Özalp, (Nehir Yayınları 1. Baskı 1998, Sf.…

  • İlerdeki senelerde de görüldü ki Mustafa Kemal’in kendisine has bir demokrasi görüşü vardı. Çok partili ve tek dereceli bir seçimi o tarihlerde erken buluyordu. Bu görüş ilerdeki yıllarda yapılan denemelerden sonra da geçerliliğini korudu. Mustafa Kemal Paşa mebus adaylarının seçiminde titizlik gösterir ve ağırlığını koyardı. Halkı yeterlikle temsil edebileceklerin adaylıklarını sağlardı. Sf. 19 Alıntı; Atatürk’ten…

  • Sakarya Muharebesinden sonra Sivrihisar’da 3. Kolordu Kumandanlığına tayin edilmiştim. Kısa bir süre sonra Mustafa Kemal Paşa’nın aday göstermesi ile Millet Meclisi’nce Milli Müdafaa Vekilliği’ne seçildim. Ankara’ya gelince Mustafa Kemal’i ziyarete gittim. Bana Meclis’teki olayları, kendisine genellikle karşı olan kimseleri geniş olarak anlattı. Her şeye rağmen Meclis’in manevi şahsiyetine hürmet gösterilmesini istiyordu. Daha önceden orduda beraber…

  • Garp Cephesi Kumandanlığına “Son zamana kadar Konya’da iğfalkâr (adatıcı) vaziyeti ve mürteciane (gerici) propagandası ile cümlenin nazarı dikkatin-i celbeden Ali İhsan Paşa, İzmir’de esnay-i seyahatinde birçok zevata ve hattâ çok yakın ve kıymetli arkadaşlarımıza, âcizlerinin (benim) Balıkesir’de ve şurada burada halifenin resmini indirttiğimden bahis ile beyanatta bulunduğu anlaşılmıştır. Bu zatın Konya muhitinde gördüğüm gibi İzmir…

  • (Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû Mektup) Müzehher kızım, II. Dünya Savaşını yaşamamış olanlara o savaşın dehşetini anlatmak nasıl olanaksızsa, bizde de tek parti devrini yaşamamış olanlara o gerçek faşist devrin baskısını anlatabilmek o denli olanaksızdır. Sf. 75 Alıntı; Bursa Cezaevinden Vâ-Nû’lara Mektuplar – Nazım Hikmet, (Cem Yayınevi,  2. Baskı 1993 – Sf. 75) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) Sonra başımdan bir tuhaf hadise de geçti. Şöyle ki: Revire sıhhiye vazifesini görsün diye bir mahkûm verdiler. Almanya hesabına casusluğa teşebbüsten ceza yemiş bir teğmen. Geçenlerde, akşamüstü, hakkında dedikodu yapıyormuş diye bir başka mahkûmu dövmek istedi. Bilirsin ki ben insan dövülmesine tahammül edemem. Ayırmak için aralarına girdim. Bay bu sefer bana…

  • (8.08.1944 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Onları en büyük yurt haini olarak Cumhurreisi resmen ilan etti. Bu böyle olduğu halde, demek oluyor ki bu yurt hainlerinin yalnız Maarif’teki unsurlarının bir kısmı ortaya çıkarılmış ve bunların daha birçok hempaları başka vekâlet ve makamlarda el altından Ve komünistlere eziyet bahanesiyle Cumhuriyet ve demokrasi düşmanlıklarını devam ettirmektedirler. Bu…

  • Velhasıl bu mesele etrafında bana tafsilat ver. İsmet Paşa’nın nutkuyla Turancıların, faşistlerin, Türkiye Cumhuriyetinin baş düşmanlarının, şifa bulmaz yurt ve halk düşmanlarının Maarifte çocuklarımızı nasıl zehirlediklerini resmen öğrendik. Sf. 238 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 238) kitabından birebir alınmıştır.

  • (17 İkinciteşrin, Kasım ayı 1943 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Hapishane idareleri tarafından kontrol edilen ve bir hapisteki arkadaşıma yazdığım mektuplardan neyi öğrenmek istiyorlar? Bu hususta neler düşündüğümü vaktiyle Adliye Vekiline, hatta bizzat Reisicumhura yazmıştım ve nasıl rezilce bir gadre uğratıldığımı ve uğratıldığımızı, Türkiye’nin her namuslu kanun adamı bilir. Yoksa mektuplarımdan öğrenilmek istenen şey, memleketime…

  • (1943 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Sana gayet enteresan bir haber vereyim; Ankara’da biri Alman, biri Macar iki casus varmış. On beşer yıl ceza giymişler. Ama cezalarını Bahçelievler mahallesinde kiraladıkları bir bahçeli hususi evde, bir gardiyan ve bir jandarma refakatinde ve çoluk çocukları, ahbap ve arkadaşlarıyla geçiriyorlarmış. Ne âlâ memleket. Casuslar cezalarını bahçeli evlerde çekerler;…

  • (4.12.1942 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Halifei rûyi zemin ve padişahı âlem’i tekrar tahtı bahtı Osmanî’ye çıkarmak için mektep müdürlerini ve hocalarını bizzat isyana teşvik eden ve bu yüzden As. Cz. K. 94’üncü bedbaht maddesiyle 24’er seneye mahkûm edilen iki mürteci yobaz, softa, divane Harbiye talebesini — bu hadise altı yıl kadar önce olmuş sanıyorum…

  • (6 Birincikanun – Aralık – 1940 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Kemal, Bu ikinci mektubumda sana iki sevinilecek haber vereceğim. Birincisi, bugün akşamüstü, alacakaranlıkta Ziya Meriç Bey geldi. Ziya Beyi tanıdın. Nafıa Vekâleti hukuk müşaviri. Dayı Paşa8 göndermiş. Elinde bir istida müsveddesinin notları. Dayı Paşa Başvekille ve fırka grubu erkânıyla görüşüp prensip itibariyle mutabık kalmışlar.…

  • Örneğin bir zamanlar Amerikan üniversitelerinden atılan Dirsh denen bir -sözümona- biyokimyacının yazıları Milli Eğitim Bakanlığımızın da gayretleriyle Türkiye’deki dogmatik-evrim karşıtı üniversite hocalarına tercüme ettirilip, çoğaltılarak tüm öğretmenlere dağıtıldı ve bu kişi Türkiye’ye getirtilip il il gezdirilerek konferanslar verdirildi; tutucu belediyeler gereken tüm yardımları yaptı. Sf. 327 Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  –…