Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Ahlak, Etik

  • Îbni Abbas, sahabeler arasında Kur’an ilminin en büyük kurucusu, kutsal metnin yorumlarının mucidi, en ileri kelam âlimi gibi kabul edilmektedir. Sf. 94  İsminin, akrabalığın ve sahabe olmaktan doğan toplumsal konumunun verdiği kişisel nüfuz ve itibara güvenerek, her türlü utanmayı bir yana bırakıp, bütün Müslüman dünyasının kullanmasına uygun birtakım bilgileri bolca icat etmeye ve türetmeye kendisini…

  • Ebu Hureyre şöyle dedi: “Allah Resulü (sav) şöyle buyurdu: Devs kabilesi kadınları kalçalarını Zul Hallasa’nın etrafında sallamadıkça kıyamet kopmaz.” Zul-Hallasa, Yemen’in Tebale bölgesinde, cahiliyet devrinde Devs kabilesinin taptıkları bir putun adı. Sf. 84, 85 Alıntı; Hadisler Hadisi Şerif midir? – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları, Kasım 2016 – Sf. 84, 85) kitabından birebir alınmıştır.

  • Örneğin deniliyor ki peygamber doğal ihtiyacını gidermek için dışarı çıktığı zaman yanında Ebu Hureyre’nin bulunmasını istermiş. Taharet (dışkı temizliği) için kullandığı taşları Ebu Hureyre’nin vermesini ister ve her zaman tek sayılı taşlar kullanırmış. Hiçbir vakit çift sayılı taş ile silinmezmiş. Hadisin metninden anlaşılıyor ki peygamber büyük abdestini yaptığı zamanlarda Ebu Hureyre ta yanında bulunuyor ve…

  • Ebû Umâme(ra)den: “Peygamber(sav)e ‘Cennet ehli, cinsî ilişkide bulunacak mı?’ diye sordular. Şöyle buyurdu: ‘Evet, bezmeyen zeker (erkek cinsel organı), kesilmeyen bir şehvet ve oldukça şiddetle’ buyurdu.” [Rûdani, Büyük Hadis Külliyatı, c.3, s.489] Sf. 20 Alıntı; Hadisler Hadisi Şerif midir? – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları, Kasım 2016 – Sf. 20) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ebu Hureyre(ra)den: [Allah Resul (sav) buyurdular ki:] “Sizden biri ayakta su içmesin, kim unutarak içerse kussun.” [Rûdani, Büyük Hadis Külliyatı Camiül fevaid, c.2, s.241] Enes(ra)den: ‘Peygamber (sav) gece-gündüz aynı saatler içinde on bir kadından ibaret olan bütün hanımlarını dolaşırdı. Enes’e sordular: ‘Buna gücü yeter miydi?’ ‘Aramızda O’na otuz kişilik (cima: cinsel ilişki, tb) kuvveti verildiğinden…

  • 1244’te Mevlana, Şemseddin (Şemsi Tebrizi) adlı gezgin bir dervişin etkisi altına girmiş ve onu, kuşağının kâmil insanı olarak bilmiştir. Gerçekten de Şemseddin, Peygamberin yeniden dirilmişi olduğuna inanıyor ve “Muhammed” olarak adlandırılmasında ısrar ediyordu. Kuşkulu bir ünü vardı ve kendisinin bu tür önemsiz şeylerin üstünde olduğunu düşünerek şeriata uymamakla tanınıyordu. Mevlana’nın öğrencileri Efendilerinin açıkça görünen düşkünlüğünden…

  • Bir defasında Kelley, Göring’e Nazi Partisi’nin Ari ırkından gelmeyen ırkların daha aşağıda olduğu yönündeki görüşüne katılıp katılmadığını sordu. “Kimse bu zırvaya inanmaz,” dedi Göring. “Altı milyon insanın ölümüne neden olduğunu söyleyince,” diye hatırladı Kelley, “Göring, ‘Politik propaganda olarak iyiydi,’ diye ekledi.” Bu konuşmadan Kelley, tutsağın “ahlaki değerden tamamen yoksun” olduğunu çıkardı. Sf. 81 Alıntı; Nazi…

  • En tehlikelisi de psikopatların arkadaşlar arasında paylaşılan gizli ve kişisel bilgileri kendileriyle paylaşanlara karşı kullanmalarıdır. Sf. 90 Alıntı; Hayatımızdaki Psikopatlar (The Devil You Know) – Kerry Daynes ve Jessica Fellowes, Çeviren; Can Evren Topaktaş, (NTV Yayınları, 2. Baskı Haziran 2015 – Sf. 90) kitabından birebir alınmıştır.

  • Prens W, en baştan Boston’a beni ziyaret etmeye geldiği zamanlarda, hoşuna gidecek bir hanım tarafından ağırlanmayı ve bunun basit bir eşlik hizmeti ile de sınırlı kalmamasını beklediğini belirtmişti. Sf. 139 Massachusetts’de yasa dışı bir faaliyet sayılan bir şey yapıp, seks satın aldığımdan (yani pezevenklik), esas sorunum, Sally’nin hizmetlerinin karşılığını ödemenin bir yolunu bulmaktı. Bereket versin,…

  • Bir önlem olarak, fonları artırmak amacıyla, özel bir birim oluşturdum. Bize ayrılan 125 bin dolar ile Amerikalılardan alabildiğimiz kadar kakao aldık ve bunları Mknih bölgesinde -genellikle karaborsa bölgesi olan Möhlstrasse’de- sattık. Böylece, ödeneğimizi üç katına çıkarmış olduk! Karaborsacılık yapan personelimiz yakayı ele verdiğinde, Amerikalıların kendilerine verdiği kimlikleri gösteriyor ve böylece hemen serbest bırakılıyorlardı. Amerikalılar ise,…

  • Sır kavramını ele alalım. Sırlarla ilgili olarak bilinen temel şeylerden biri, sır tutmanın beyne zarar verebildiği gerçeğidir. Psikolog James Pennebaker ve meslektaşları, tecavüz ve ensest kurbanlarının ister utanç ister suçluluk duygusuyla olsun, sırlarını kendilerine saklamayı tercih ettiklerinde olanları incelediler. Yıllar süren çalışmalardan sonra Pennebaker “olayı başkalarıyla tartışmamanın ya da kimseyle paylaşmamanın, deneyimin kendisinden daha zarar…

  • Seksin kurtuluşa dönmesi bile mümkündür. 15. yüzyıldaki hayat kadınlarının erkeklerle para için yatıp, kazandıkları parayı da Katolik Kilisesi’nden endüljans satın alırken yaptıkları gibi. Sf. 183  Alıntı; Sapiens (Hayvanlardan Tanrılara) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Ertuğrul Genç, (Kolektif Kitap Yayınları, 11. Baskı Aralık 2016 – Sf. 183) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hiçbir erkeğe ait olmayan bir kadına tecavüz etmekse kesinlikle suç olarak görülmüyordu, tıpkı kalabalık bir sokakta yere düşen parayı almanın hırsızlık olarak görülmediği gibi. Sf. 151 Alıntı; Sapiens (Hayvanlardan Tanrılara) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Ertuğrul Genç, (Kolektif Kitap Yayınları, 11. Baskı Aralık 2016 – Sf. 151) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1-İncinme / gözetme: bağlanma sistemlerine sahip memeliler olarak geçirdiğimiz uzun evrimle ilişkilidir ve başkalarının acısını hissetmeyi (ve bundan hoşlanmamayı) sağlayan bir yetidir. İyilik, yufka yüreklilik ve duygusal destek gibi ahlaki erdemlerin temelinde yatan şey budur. Sf. 301 2.Hakkaniyet / karşılıklılık: “Sen beni kollarsan, ben de seni kollarım,” anlayışıyla karşılıklı fedakâr olmayı getiren evrim süreciyle ilişkilidir.…

  • Ama topluluklar büyüyüp on binlerce, yüz binlerce ve zamanla milyonlarca insanı kapsayacak düzeye varınca toplum kurallarını uygulamayı sağlayan böyle gayriresmi araçlar işlerliğini yitirdi; çünkü büyük topluluklarda asalakların ve kurallara uymayanların cezadan sıyırmaları daha kolaydı. Artık daha resmi bir şeye gerek vardı. Dinin oynadığı hayati rollerden biri budur; kurallara uymayanlar bir ihlalden dolayı ceza görmekten kurtulduklarını…

  • Sadece bu dünya varsa; .. şu anda, değer verilen özler olarak, önem taşıdığı bir ortamda, yaşamımız, ailemiz, dostlarımız, sosyal çevremiz ve başkalarına davranış biçimimiz ne kadar da anlamlı hale gelir. Sınırlı zaman ve mekân içinde hep birlikte yaşamın seyrinden geçerken, yani kozmosun oyununda anlık bir sahne alışı yaşarken, bu gerçekliğin farkında olmak hepimizi daha yüksek…

  • Herhangi bir endüstri öncesi toplumda, büyük çaplı bir bürokrasi kurma girişimi, kısa süre sonra memurların üstlerine bağımlı kalmalarını sağlayacak maaşları ödeyebilmeye yetecek kaynakların halktan toplanması gibi çok büyük bir güçlükle karşılaşır. Yöneticilerin bu güçlüğü aşmak için buldukları yolların tüm toplumsal yapıda son derece büyük etkisi olur. Fransız çözümü, görevlerin satılması; Rus çözümü, Rusya topraklarının uçsuz…

  • 28 Şubat kararlarından sonra Özellikle parola sistemini değiştiren cemaat, şu önlemlere başvurdu. 1.Evlerde bulunan Risale-i Nur Külliyatları kaldırılacak. Herkes, bu eserleri sivil olan akrabalarının yanına götürecek. 2.Evlerden Hoca Efendi’nin kaleme almış olduğu eserler kaldırılacak. Kur’an-ı Kerim’den başka hiçbir dini kitap kalmayacak. 3.Evlerin giriş kısmına, hatta dış kapı açıldığında görülebilecek yerlere Atatürk’ün fotoğrafları asılacak. Odalarda 10.…

  •   Hatırlanacağı üzere, şeriatçı TV kanalları dışında hemen tüm TV kanallarında teşhir edilen bir kasetinde, müritlerine hitaben tavsiyelerde bulunan Fethullah Gülen, Türkiye’deki tüm yargı mensuplarına yapılabilecek en ağır hakaret suçunu işlemiştir:   “… Belki bizim aczimiz bu yani orada icabında Mahkemenin altını üstüne getireceksin, avucuna alacaksın, arkadaşlara diyorum ki ben bin döktürecektim, belki geriye biri…

  • Bugüne kadar, bir tek fethullahçı, dürüstlük gösterip, gerçek kimliğini kabullenmemiştir. Bu olgu, takiyye denilen dinsel kılıflı sahtekârlık ve ikiyüzlülüğün, Fethullahçıların adeta iliklerine işlediği sonucunu ortaya koymaktadır. Sf. 137 Alıntı; Köstebek – Necip Hablemitoğlu, (Pozitif Yayınları,  Nisan 2008 – Sf. 137) kitabından birebir alınmıştır.