Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Alevilik, Bektaşilik, Şiilik

  • 1937 yılında Şeyh Sait’in kardeşi Şeyh Abdullah, Dersim’e destek vermek üzere Suriye’den Türkiye’ye geçiş yaptı ve bir ihbar sonucu, 30’dan fazla arkadaşıyla birlikte Bismil’de katledildi. Buna karşın Malatyalı Doğan Dede, at sırtında köy köy dolaştı, Ankara yönetiminin propagandasını yaptı, Dersim’de yapılanları haklı göstermeye çalıştı. İşte size biri şeyh ya da Sünni bir din adamı ve…

  • Ama Cem Vakfı gibileri için ise Mustafa Kemal baş tacıdır. Alevileri yok sayan, onların ibadet yerlerini kapatan, büyük bir kesiminin dillerini, kültürlerini yasaklayan ve kendilerine 1938 gibi bir insanlık trajedisini yaşatan bir politikacının fotoğrafını asmak ve o fotoğraf altında ibadet etmek, Alevilerin en çok çürümüş yanını ya da kanayan yarasını gösteren bir aynadır. Mustafa Kemal’in…

  • Alt-üst kimlik yerine ikame edilmesi gereken doğru terimler “ortak kimlik-ayrı kimlik” olmalıdır. “Ortak kimlik” konusundaki temel iki koşuldan biri, söz konusu kimliğin, onu kullanan kesimleri objektif olarak temsil edebilir durumda olmasıdır. Sf. 332 Ortak kimlik sahibi olabilmenin ikinci koşulu ise bu kimliklerin taraflarca gönüllü olarak kabul edilmesidir. Böyle olduğu içindir ki İsveçliler, Norveçliler ve Danimarkalılar…

  • Aleviliğin, Zerdüştiliğe benzeyen ya da onunla ortak olan yönlerinden biri de hayvanlara iyi davranma ve onları korumaya verilen önemdir. Sf. 327 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 327) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kürtçenin Kurmanci lehçesinde ateşin “ağır,” Kırmancca (Zazaca) lehçesinde ise “adır” olduğunu belirtmemiz gerekir. “Van” ise her iki lehçede de, ismin arkasına gelerek meslek ifade eden sözcükler türetmede kullanılan bir ektir. Sf. 320 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 320) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kürtler oldukça uzunca bir tarihi dönem, Zerdüşti olarak yaşadılar. Böyle olunca da, onları Zerdüşt öğretisinin en yakın mirasçılarından biri olarak kabul etmek yanlış olmaz. Sf. 318 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 318) kitabından birebir alınmıştır.

  • Doç. Dr. Fikret Başkaya, durumu şu şekilde özetliyor: “Nüfusunun %3 ile %4 dışında Kürtçeden başka dil bilmediği dönemde, Kürtçenin kullanılması yasaklanmıştı. (Resmi olmayan durumlarda) Kürtlerin yaşadığı kent merkezlerinde bu yasağa uyulmasını sağlamak amacıyla memurlar görevlendiriliyordu. Köyünden sınırlı artık satmaya gelen Kürt köylüleri hiç Türkçe bilmedikleri için “kontrol memurları”na yakalanmaktan kurtulamıyorlardı. Erzincan Valisi Ali Kemali Bey’in…

  • Şahsen çocukluk ve gençlik yıllarımda onlarca Ceme katılmış biriyim. Bu cemlerde kullanılan dilin de yine Kürtçe olduğunu benim gibi Dersim’de büyümüş herkes bilir. Buna karşın Türkçe dua hiç yok muydu? Vardı elbet. Örneğin, Türkçeye “Gülbenk” diye uyarlanmış olan, Kürtçesi ise “Gulvang” ya da “Gulbatıg” denilen dua çoğunlukla Türkçeydi. Sf. 281 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği…

  • O yazımda, Cemal Şener’i eleştirirken bir yerde şöyle demiştim: “Şener, Alevilerin Türklüklerini kanıtlamak isterken kimi alıntılara başvuruyor ve tek tek örneklerden hareketle genel sonuçlara varmaya çalışıyor.” Kaynaklarından biri yine M. van Bruinessen’in söz konusu yazısıdır. Bruinessen, Bingöl, Muş, Varto bölgesinde bulunan Lolan, Hormek ve Balaban aşiretlerinin Şeyh Sait hareketine destek vermediklerini, 1930’lardan bu yana da…

  • Bizim bildiğimiz, Mustafa Kemal, Alevi Kürtlerle kurabildiği diyalogun kat kat fazlasını Sünni Kürtlerle kurdu ve onlardan büyük destek aldı! Sf. 245 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 245) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her iki yazarın da Aleviliğe çizdikleri çerçeve Türk ve İslam’dır; yani Kemalistlere ait bilinen çerçevenin dışına çıkmış değiller. Her ikisi bakımından da Mustafa Kemal Alevi dostudur. Dost olmaktan da öte, adeta tanrısıdır. O Alevileri, Aleviler de onu çok sevmiş ve desteklemişler. Ali Kaya, bu arada Mustafa Kemal’i Bektaşi göstermek için de hayli çaba harcıyor: “Mustafa…

  • Kürtlerin, Horasan’a yerleştirilmeleriyle ilgili olarak daha sonraki tarihlerde gerçekleşmiş bir olay var ki, onun üzerinde biraz durmak gerekir Martin van Bruinessen Ağa, Şeyh ve Devlet adlı kitabında, İran Şahları tarafından Horasan’a götürülüp yerleştirilen Kürtler hakkında açıklayıcı bazı bilgiler veriyor: “… İran’ın Kuzeydoğu eyaleti kuzey-doğu Horasan’da bir kaç yüz bin Kürt yaşamaktadır. (…) Buradaki aşiretler üç…

  • Diyelim ki Türkçe sözlerle şarkı söyleyen bir Ermeni, Yunan ya da Kürt hem Ermenice, Rumca ve Kürtçe olan tekstleri hem de kendi halk müziklerinin melodisini Türkçeye kazandırıyordu. Türkçe, en çok da bürokrasinin bulunduğu kent ve ilçe merkezlerinde etkinliğini sürekli arttırmaktaydı. Osmanlı imparatorluğunun büyümesi ve Hıristiyan Avrupa’nın içlerine doğru ilerlemesi, onu daha sistematik ve etkin bir…

  • Türk tarihi üzerine ciddi çalışmaları bulunan Sorbon Üniversitesi İslam Tarihi Profesörü Claude Cahen’in şu belirlemesi bu bakımdan dikkat çekicidir: “… On dördüncü yüzyılın ikinci yarısında bir kişinin Hristiyanlara ters düşen etkinliklerde bulunduğundan söz edilmesi, orta Anadolu’nun bütün yörelerinde bu dine bağlı kişilerin yaşamakta olduğunu ve Konstantinopolis’teki Patrikliğin bu uzak yörelerde bile bazı ilişkileri bulunduğunu göstermektedir.…

  • Ali, İslam devletine karşı çıkanları da kâfir kabul eder ve onlara karşı çok acımasızdır: “Bilin ki siz, İslam’la bağınızı kestiniz. Dinden çıkanları kahrettim… Allaha ant olsun ki, savaşta onların kanlarıyla bir havuz dolduracağım.” Görülüyor ki Ali, dünya görüşü ve yaşam pratiğiyle, Alevilerden oldukça uzaktadır. Bu bakımdan Ali ile Aleviler arasında, inançsal yönden bağ kurmak gerçekçi…

  • Alevilikte Allah-Muhammed-Ali üçlüsü, bir ve aynı kutsal varlığın farklı don (görünüm) ile ortaya çıkmalarıdır. Teorik olarak ölüm ve ondan sonrası her iki inançta da farklıdır. İslamiyet’e göre insan ölür ve ruhu öteki dünyada tekrar canlanırken, Alevi felsefesine göre reenkarnasyon (yeniden doğuş) var. Buna göre, ruh ölmez, başka insan ya da canlılara geçerek yaşamaya devam eder.…

  • Aleviler İslamiyet’in beş temel şartından dördünü (Namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek, hacca gitmek) hiç yerine getirmezler. Kelimeyi şahadet ise kimi yörelerde hiç yok iken, kimi yörelerde değişikliğe uğratılarak getirilir. Sf. 223 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 223) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkçü Profesör Hasan Reşit Tankut’tur. Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında, politik misyonerlik göreviyle Kürtler ve özellikle de Alevi Kürtler arasında dolaşan ve yönetime raporlar halinde bilgi sunan Tankut, 1928 yılında hazırladığı bir gizli “Türkleştirme” raporunda, Aleviliği sadece İslam’dan ayrı görmekle kalmıyor, onun Bektaşilikten de farklı olduğunu belirtiyor: “Bunları Bektaşilere benzetmek azim bir hatadır; Bektaşilik, Melamilik bir tarikat…

  • Adak olarak mum yakmak, Alevi ve Hıristiyanlık inancına bağlı olanların ibadetlerinde önemli bir yer tutar. Sf. 217 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 217) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Siyasal bilgileri henüz bitirmiş ve Sivas Vilayeti mahiyetine verilmiştim. Hafik ilçesinin bir Alevi köyünde geceledim. Ev sahibi bu plebisit dolayısıyla bana şunları söyledi: ‘Alevilerle Ermeniler arasındaki fark soğan zarı kadardır. Ermeniler, Tanrı’yı Baba, oğul ve ruh olarak anar; biz bu ölçmeyi Allah-Muhammed-Ali biçiminde söyleriz. Onların 12 Havarisi vardır, bizim 12 İmamımız. İbadet ve oruçların vakti…