Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Anekdotlar
-
Aziz Nesin, her zamanki halindeydi. Hem korkak ve hem mütecaviz olmak artık kimliğidir. Aziz, İsmail’in (Beşikçi) “İngiliz ajanı” olduğunu ilan etti. Aziz, Ahmet Arif’in “deli” olduğu üzerine kitap yazdı. Benim “Hırsız” olduğum konusunda bir kampanya başlattı. Aziz Bey’in olduğu yerde terbiyesizliğin olacağını deneyimlerimle öğrendim. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 –…
-
Yalan, benim dünyamın dışındadır. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 448) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Yalçın Küçük’ten Yaşar Kemal’e mektup:) Ne yazık, senin anadilin Kürtçedir ve senin, anadili Kürtçe olanların kendi dillerinde okuyamamaları büyük bir talihsizliktir. Dili seviyorum ve dili sevmenin yeni sözcükler uydurmaktan daha çok dilin yapısını geliştirmek, kuruluşunu zenginleştirip esnetmek olduğuna inanıyorum. Bu, bir. İkincisi, Türk diline en büyük zararın Türk Dil Kurumu tarafından verildiğini düşünüyor ve hep…
-
Podgorni tarafından kabul edilişlerini anlatıyor. Türkmen de diplomat olarak oradadır; Podgorni hiç saklamıyor ve Türk parlamento Heyetine; “Bu Amerikan casusunun burada ne işi var?” diye bağırıyor. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 427) kitabından birebir alınmıştır.
-
1848 burjuva demokrat devriminde yenik düşerek Türkiye’ye sığınan ve daha sonra hem Paşa ve hem de Türklük tarihi yazarı olan Konstantin Borjenski’nin torunudur. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 410) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2023); Mehmet Nazım Paşa, şair, devlet adamı (Ö. 1840, İstanbul – Ö. 1926, İstanbul).…
-
Solculuktan kapitalizme geçenler daha sömürücü oluyorlar. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 392) kitabından birebir alınmıştır.
-
Akdeniz’in adı bütün dillerde; karalar arası denizdir. Karadeniz’in eski adı İyi Komşuluk denizidir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 260) kitabından birebir alınmıştır.
-
Nazım Hikmet’in bir nitelemesi var; çok beğeniyorum. Bir cehaleti anlatmak için, bazen “bir profesör kadar cahil” diyor. Bundan böyle “Tansu kadar cahil” deneceğini sanıyorum. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 148) kitabından birebir alınmıştır.
-
19 Haziran 1924 Recep Peker ile Kürt konusunu görüşüyoruz. Recep Bey; “Memurlar siyasete karışmış, bazıları İngiliz Muhipleri (sevenleri) Cemiyetine de girmiş. Yenilerin de bir şey bildikleri yok. Gündelik ne iş gelirse onunla meşgul oluyoruz.” dedi. (Bunu söyleyen içişleri bakanı, Başbakanlık’ta yapan bir adam:) Recep Bey’e şu tavsiyede bulundum. “- Hemen Kürtlük hakkında her dilden eserleri…
-
5-6 Mart gece yarısından sonra Halife Çatalca’dan Eksprese bindirilmiş ve hudut dışına çıkartılmış! Hanedandan 100 kadar erkek ve kadın da çıkarılmıştır. Alıntı: Paşaların Kavgası – İsmet Bozdağ (Emre Yayınları – Sf. 250) kitabından birebir alınmıştır.
-
24 Mart Şevket Turgut Paşa’nın cenaze töreninde Fevzi Paşa ile tekrar görüştüm; Erkânı harp zabitlerimizden ve tarihçilerimizden dahi hakikatleri gizlemek ve her şeyi Mustafa Kemal Paşa yaptı diye yapılan dalkavukluk yarışına ordu kumandan ve erkânı harbiyesini de iştirak ettirirlerse, neticenin pek vahim (kötü, korkunç) olacağına dikkati çektim. Fevzi Paşa “Tarihi hakikatler gizlenemez. Nasıl olsa ortaya…
-
Karabekir diyor ki, Ankara’nın ABD mümessili (temsilcisi, o yıllarda ABD Büyükelçiliği İstanbul’da) Mr. Bornes beni ziyaret etti: “Sivas Kongresinde Mustafa Kemal Paşa’nın Amerika Ayânına (Senatosuna) müracaatla (başvurarak) bir heyet gönderilmesini ve Amerikan mandası istediklerini.” söyledi. Bu işin yanlış olacağını … anlattım. “-Hayır! Yanlış bir anlama yok. Harbord’un raporunda apaçık beyan olunmuştur. Erzurum’a geldikleri zaman, sizin…
-
Hasbıhallerimizde (hal hatır sorma konuşmalarımızda) Mustafa Kemal Paşa’nın Fırka Kumandanlarından Halit Bey’e (Meclis’te öldürülen Deli Halit Paşa) şifre ile “Celalettin Arif Bey’le Karabekir’in arasını aç!” dediğini ve Erzurum’a ilk geldiğinde Halit Bey’le görüşmelerinde de ona; “Seni de beni de İstanbul Hükûmeti istiyor, bir gün Kâzım bizi tevkif ederek (tutuklayarak) gönderebilir. Birbirimizi tutalım ve daima muhabere…
-
Lozan Sulh Muahedenamesinin 8. Maddesi aynen şöyledir; Madde 8; Payitahtlık ihtiyacı için İstanbul … “ Bu ibare İstanbul’un Payitaht olmasının ifadesi. Oysa o sırada Saltanat ilga edilmiş (kaldırılmış) ve Hilafet te İstanbul’da kalmıştı. Bunun sebebini İsmet Paşaya sordum. İsmet Paşa iyi dinledi fakat hiç cevap vermedi. Bunu Mustafa Kemal Paşa’nın arzusuyla yapmış olduğuna benim hiç…
-
(Karabekir anlatıyor:) .. Bazı vekillerin de dâhil olduğu bir seçim komitesi teşkil etti ve reisliğini de üzerine aldı. Bu komitede benim de bulunmaklığımı arzu ettiler. İstasyondaki malum (bilinen) binada toplandık. Gazi’nin ilk teklifi şu oldu; “Millet bana güvenoyu versin ve mebusların seçimini bana bıraksın.” Bu teklife itiraz ettim; “Milletin size itimat etmesi tabiidir, fakat bu…
-
10 Temmuz 1923 Ankara İstasyonundaki kalemi mahsusa (özel kalem) binasında Fırka nizamnamesini (parti yönetmeliğini) müzakere ettikten (görüştükten) sonra Gazi; “Dini ve namusu olanlar aç kalmaya mahkûmdurlar. ..Böyle kimselerle memleketi zenginleştirmek mümkün değildir. Bunun için önce din ve namus anlayışını değiştirmeliyiz. Partiyi bunu kabul edenlerle kuvvetlendirmeli ve bunları çabuk zengin etmeliyiz!” (Kâzım Karabekir bu düşüncesinin sakıncalarını…
-
14 Ağustos 1923, Heyeti İlmiye şerefine Türk Ocağı’nda verilen çay ziyafetinde ilk tehlikeli hamle ortaya çıktı. … Mustafa Kemal Paşa … Kur’an’ı Türkçeye aynen tercüme ettirmek arzusunu ortaya attı. (Karabekir buna karşı çıkıyor:) Mustafa Kemal Paşa; “-Evet Karabekir! Arapların yavelerini (boş ve anlamsız laflarını) Türk oğullarına öğretmek için Kur’an’ı Türkçeye tercüme ettireceğim ve böylece de…
-
(Karabekir anlatıyor:) “14 Kasım akşamüstü, Gazi, Fevzi Paşalarla ben trenle Ankara’dan İzmit’e hareket ettik. Gazi pek asabi idi; “Muhaliflerden Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey Ankara’ya matbaa makinesi getirtmiş. Tan adında bir gazete çıkartacakmış. Siz hala uyuyor musunuz?” diyerek, yaveri Cevat Abbas Bey’e iyice veriştirdi ve “Yakın! Yıkın!” diye de çıkıştı.” Alıntı: Paşaların Kavgası – İsmet…
-
Enver Paşa’nın bir sözü “Ben her halde Mustafa Kemal Paşa ile çalışmayı bizim eski kılıbık (Talat Paşa) ile çalışmaktan uygun bulurum.” Alıntı: İstiklâl Harbimizde Enver Paşa ve İttihat ve Terakki Erkânı – Kâzım Karabekir (Tekin Yayınevi, 1. Baskı 1990 – Sf. 279) kitabından birebir alınmıştır.