Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Anekdotlar
-
Reis’in, “Savunmanızı dinlemeye hazırız !” Sözü üzerine, gayet sakin ve vakur bir vaziyette ayağa kalkan eski Maliye Bakanı Cavit Bey; “-Hâkim Efendiler! Savaş yapanlara, Mısır’ı alacağız diyenlere, bizim ruhumuzda biri Adana diğeri Irak gibi iki Mısır vardır dedim. Kafkasya’yı istila edeceğiz diyenlere, toprak almakla ne kazanacaksınız dedim. …Ziya Gökalp’in hazır bulunduğu bir mecliste, harbi istemediğim…
-
Reis; “Durumunuz ne sanık ne tanık sıfatıdır. Sorgulamanız sonucunda durumunuz anlaşılacaktır. Şimdi Rauf Bey’le ilginizi anlatınız.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü II – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 86) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Mahkeme, Rauf Bey’i suçlayabilmek için gazeteci Velit Ebuzziya ve Ahmet Emin (Yalman) Beyleri de duruşmaya alıyor. Onları…
-
Reis; “-Meşrutiyetten sonra İstanbul, Selanik ve İzmir’de İttihat ve Terakki Partisine yardım toplanmış, bu arada mücevherat hediye edenler de olmuş. Bir partiye mücevherat verilir mi?” Dr. “-Efendim. Köylü tarla bile hediye etti.” “-Ama mücevher verilmesi garip değil mi?” “-Vallahi bilmem! Verdiler işte! Yardım bu, verilen ret edilir mi?” Reis, Dr. Nazım Bey’i de harp sorumlusu…
-
(İstiklâl mahkemesi intikam alıyor, Ziya Hurşit tam suikastın yapılacağı yerde asılıyor!) (Ziya Hurşit idam sehpasının önünde şunları söylüyor: ) “-En son gelir bezme (eğlence meclisine) ekâbir gelirmiş derler ya, ben de sonuncu asılan mıyım?” Cevap alamayınca sesini yükseltti; “-Ben zaten başka şey beklemiyordum. Sizin elinizden yalnız bu gelir. Amma buda zevk. Hürriyetsiz bir memlekette yaşamaktansa,…
-
“Mehmet Şükrü Bey, taş gibi, donup kalmış, hissiz. Siyaset Meydanı’na (Osmanlıda idam infaz edilen yere siyaset meydanı deniliyor) ilk götürülen Şükrü Bey idi. Bütün idam mahkûmları asılacakları yere kadar kapalı araçlarla götürüldükleri halde, Şükrü Bey açık arabaya bile bindirilmemiş, ta Hükûmet meydanına kadar korumaların ortasında ve bilekleri kelepçeli, üstü beyaz gömlekli (İdamların infaz gömleği) olduğu…
-
“13 Temmuz 1926 günü hüküm veriliyor. 14 Temmuz’da da sabaha doğru infaz ediliyorlar. Arif elleri bağlanırken bağırıyor; “Ben Gazi’nin yirmi yıllık arkadaşıyım. O beni affeder. Verin şuradan bir kâğıt kalem kendisine bir mektup yazacağım.” … telaşla şu mektubu yazıyor; “Yirmi yıllık arkadaşınızım. Birçok meydan savaşlarında size fedakârane hizmet ettim. Ölüme yaklaştığım şu dakikalarda beni affedeceğinize…
-
“Ziya Hurşit uyandırılınca, neşeli; “-Anladım. Telaş etmeyin. Hele bir hazırlanayım!” diyor. Giyiniyor, kolonyasını sürüyor, ipekli mendilini özenerek düzeltmiş ve “-Buyurun gidelim!” demiş. Hükmün okunması bitince; “-Hepsi bu kadar mı?” diye soran Ziya Hurşit, arkadaşlarını merak ederek onların ne olduğunu öğrenmek istemiş. “-Galiba bazıları idama müstahak değildi, herhalde bir yanlışlık olmalı.” Diyerek ayağa kalkmış. Hapishane…
-
“İşte idamına karar verilip te duruşma salonuna getirilmeyenler; Ziya Hurşit, İzmit Mebusu Şükrü Bey, Saruhan Mebusu Halis Turgut, İstanbul Mebusu İsmail Canbolat, Erzurum Mebusu Rüşdü, Trabzon Mebusu Hafız Mehmet, Sarı Edip Efe, Baytar Miralaylığından emekli Rasim, Mülâzımlıktan emekli Çopur Hilmi, Laz İsmail, Gürcü Yusuf, Eski Ankara Valisi Abdülkadir, İttihat ve Terakki’nin İaşe Bakanı Kara Kemal,…
-
(Feridun Fikri Bey Dersim Mebusu, demokrat ve düzgün bir insan, hukukçu. Korkudan sapıtıyor:) Feridun Bey “-.. Bazı insanlar ulu orta konuşurlar, gevezelik ederler Reis Bey. Bu da bir cürümdür (suçtur)” deyince dinleyiciler gülmeye başlarlar. Feridun Fikri Bey büsbütün heyecanlanarak iyice sapıtıyor; “-Sözle de cinayet suçu olur. Örneğin genel bir yerde, bir Mebus kalkar da bu…
-
“Ziya Hurşit her zamanki gibi, neşeli, metin, hatta sabırlı; ‘- ..gerçeği ortaya koyarak, kanunun müsaadesinden yararlanmaya çalışarak kendi kendimi savunacağım. Ben, Teşkilat-ı Esasiye Kanununu tağyir (ortadan kaldırma) ve tebdile (değiştirmeye) kalkışmadım. BMM’sine görevini yapmaktan men etmek te hatırımdan geçmemiştir. Yalnız suikast yapacaktım. … ben ne Hükûmeti devirmeyi, ne de Teşkilat-ı Esasiye Kanununun tadilini falan istemedim.…
-
Reis “- Terakkiperver Cumhuriyet Partisini kimler kurmuştu, kim istemişti?” diyor. Canpolat; “-Yunus Nadi Bey tarafından istendi. Meclis’te çıkmış, bizim için, “Ben onlarla çalışmam, ayrı oturmalıyız.” demiş. Siz de (Reis’e söylüyor) parti üyesi idiniz, Nadi Bey’in hücumlarına ses çıkarmadınız.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 84)…
-
(İstiklâl Mahkemesi Heyeti: Müddeiumumî yani Savcı Necip Ali, Mahkeme reisi Ali Çetinkaya, Meclis’te Halit Paşa’yı öldüren, Kel Ali, Üyelerin içinde Kılıç Ali de var:) Reis, Ziya Hurşit’ e soruyor; “-İzmir’e ne amaçla geldiniz?” “-Sarı Efe Edip Bey’le temas için geldik…. Amacımız suikast idi!” “-Açık olarak suikasta (1) niyetle geldiğinizi söylüyorsunuz. İtiraf ediyorsunuz!” “-Evet! Gizleyecek bir…
-
“Şükrü Bey; “… Bir avukat tutacağım!” diyor. Reis: “-İstiklâl Mahkemeleri, dava vekillerinin (Avukatların) cambazlığına gelmez. Mahkememizin derecatı (bir üst mahkemesi) yoktur. .. Avukatlarla falan geçiştirilecek zamanımız yoktur.” diyor.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Birinci devrenin Karahisarısahip Mebusu Mehmet…
-
“1308 Rize Hemşin doğumlu, Amerika’da okumuş ilk makine mühendisi, Almanya’da deniz, inşaat ve telsiz – telgraf ihtisası yapmış bir bahriye subayı ve eski Lazistan Mebusu, bekâr.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Ziya Hurşit, Samsun’daki mahalli seçimde muhalif kişiyi…
-
Kanun numarası; 5816 Kabul Tarihi; 25.7.1951 Madde 1; Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Atatürk’ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veyahut Atatürk’ün kabrini… eden kıran, bozan veya kirleten kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir. Yukarki fıkralarda yazılı suçları işlemeye…
-
Anadolu Direnişi’nde ilk kurşun, 19 Aralık 1918 tarihinde, Dörtyol’da atılıyor. Sf. 753 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 753) kitabından birebir alınmıştır.
-
Reis; “-… Bu günkü idareye dair kanaatiniz nedir?” Paşa; “-Hükûmetin başarısına duacıyım” “- O halde muhalifliğin nerede kaldı?” “-Takrir-i Sükûn (Sessizlik kararları) Kanunundan sonra muhalefet susmaya mecbur olmuştur.” Reis; “-Demek ki Takrir-i Sükun Kanunu olamasaydı, bombayı koyacaktınız değil mi?” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 76)…
-
Şiddetin bu kadar yoğun ve ayrımsız denebilecek dozajda uygulanmasının iki temel sonucu görünüyor; birincisi, Türkiye’de yaşayan insanlar, giderek küçülüyorlar. 1930 yıllarında, son derece dar ufuklu, itiraz etmesini bilmeyen, giderek daha çok edilgen, küçük bürokratik işlerini yapabilmek için beceri biriktiren, küçük işlerini yaptığı zaman çok büyük coşkular alabilen bir insan türü yaratılıyor. Bu dönemde, toplumun bürokratlar…
-
13 Şubat 1925 Piran’da Şeyh Sait İsyanının başlaması 14 Şubat 1925 Ardahan Mebusu Halit Paşa’nın ölümü 17 Şubat 1925 Aşarın kaldırılmasının yasalaşması 28 Şubat 1925 Dini politikaya alet etmenin Hıyanet-i Vataniye Yasası kapsamına alınması 3 Mart 1925 İsmet Paşa’nın başbakan olması ve yeni hükümetini kurması Takrir-i Sükûn Yasasının kabulü 4 Mart 1925 Birisi Ankara’da…
-
Kürt tarihi kadar ihaneti bol bir başka tarih bilmiyorum. Sf. 710 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 710) kitabından birebir alınmıştır.