Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Anekdotlar
-
Kıstırılmışlık kompleksi ile abartma, üstelik olumsuz yönde abartma, aynı kişiliğin iki görüntüsüdür; Kemal Paşa ile ilgili bütün anılar, içkiye düşkünlüğü üzerinde yoğunlaşıyor. Sürekli ve fazla içki, sarhoşluk düzeyinde alkol, alanda, hep tehlikeler içinde yaşayan ve son derece kötümser bir ruh hali yaratıyor; bu hal devamlıdır. Sf. 663 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük,…
-
(İsmail Beşikçi anlatıyor;) Devletin ajanı Kürtler, neler yapmazlar? “Bugüne kadar dört önemli polis sorgusundan geçtim. Beni yakalayan ve sorgulayan polislerin büyük bir kısmı Kürt kökenli idi. işkence yapanlar da öyle? Bir ara yine büyük bir öfke ve hışımla şöyle dedi: -Ben 27 yaşındayım. Kürdüm. Ben bu işlere karışmıyorum. Sen Çorumlusun. Kürtlerle uğraşmak senin neyine gerek.…
-
İpi çeken celladın öldüren sayıldığı görülmemiştir. Sf. 571 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 571) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ön yargısız insan olur mu? Ön yargısı olmayan insanın kafasının içi, her halde, bir curcunadır. Bilim adamı, ön yargılıdır. Sf. 494 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 494) kitabından birebir alınmıştır.
-
Hain, kendisine güvenilen ve kritik bir anda bu güveni haksız çıkaran bir eylem içine giren kimsedir. Kavramsal olarak Ethem böyle bir tanımın çok dışına çıkıyor. Sf. 528 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 528) kitabından birebir alınmıştır.
-
Harbord Misyonu, bu kurtarmaya gittiği kurban millet hakkında oldukça olumsuz bilgiler ve değerlendirmeler de veriyor. Raporu, dikkat çekici yapan özelliklerden birisi budur ve bu raporda şu yargı da yer alıyor: «Pek çok saygıya değer nitelikleri, kültürü ile ırk ve din açısından dayanıklılığı bir kenarda, Ermeniler de, temas haline geldikleri diğer ırklara kendilerini sevdiremiyorlar.» Rapor, Kafkas…
-
(Harbord Misyonu yazıyor;) Yakın Doğu’da bu deyişin yaygın olduğu yazılıyor; “Bir Ermeni hiç bir zaman hukuken yanlış olmaz ve hiç bir zaman da ahlaken haklı olmaz”; Türkiye ve Rusya Ermenistanlarında Ermeniler böyle anlatılıyor. Sf. 436 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 436) kitabından birebir alınmıştır.
-
Sivas Kongresi, Amerikan mandasını kabul ile bir de davetiye çıkarıyor. Bu, Kemal Paşa’nın, tarihsel olarak geçici olduğu belirlenen bir yeni koalisyon değişikliğidir; büyük devletlerden Büyük Britanya’dan ayrılarak Amerika Birleşik Devletleri’ne yaklaşıyor. Ayrıca Mustafa Kemal’in Sivas’taki Milli Kongre’de manda düşüncesine karşı bir tek söz söylemediği de kesindir. Sivas’ta delegelerden sadece Osman Nuri ve Ahmet Nuri, manda…
-
Parantezi kapatırken bir tez yazıyorum: Böyle bir Mustafa Kemal anlatmak, Kemalistleri ya geri zekâlı yapmaya çalışmaktır ya da ancak geri zekâlıların Kemalist olabileceğine inanmak oluyor. Sf. 418, 419 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 418, 419) kitabından birebir alınmıştır.
-
Genelkurmay Harp Tarihi Dairesi, Milne’in, Kemal Paşa’nın görevden aldırdığı Yakup Şevki Paşa’nın yerine atanmasını istediği yazının tarihini yayınlamamakta yarar görüyor. Doğrusu çok şaşırtıcı bir durum ortaya çıkıyor; Büyük Britanya emperyalizminin Mısır Kuvvetleri Kumandanı General Allenby, Kemal’i, kendilerine karşı direnen Altıncı Ordu Komutanı Ali İhsan’ın yerine göndermek istiyor. Karadeniz işgal kuvvetleri komutanı da kendilerine direndiği için…
-
Vahdettin’in sübjektif olarak bir hain olduğu düşüncesini taşımıyorum. Londra politikasına yatkındır; ancak Mustafa Kemal’in, bir ara, Vahdettin’den çok daha fazla Londra’ya hizmet sunduğundan da kuşku duymuyorum. Sf. 389 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 389) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tarih, İsmet Bey’in bir provokasyon ustası olduğunu gösteriyor; Sf. 348 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 348) kitabından birebir alınmıştır.
-
Radyo, dış dünyayı eve getirerek insanın günlük dünyasını genişletiyor. Otomobil, evi her yere uzatarak mekânı çoğaltıyor. Sf. 264 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 264) kitabından birebir alınmıştır.
-
Her ikisinin de, Smith ve Marx, birer kitap kurdu olduklarını ve tarihin kaydettiği önde gelen «ansiklopedik», insanlar olduklarını eklemek durumundayım. Sf. 284 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 284) kitabından birebir alınmıştır.
-
Harbord Misyonundan üçüncü adam, Tuğgeneral Mosley’dir; görüşmede General Mosley de bulunuyor. Mosley, daha önce değinmiş bulunuyorum, ayrı bir rapor kaleme alıyor, buna göre Mustafa Kemal, Harbord Heyeti ile görüşürken daha önce yabancı devletlerle ilişkilerden yakınıyor ve bunların Türkiye’yi yönetmeye kalktıklarını söylüyor ve daha sonra da, «eğer mandanın verileceği ulus Amerika ise hiç bir güçlük olmayacaktır»…
-
Orgeneral Fahrettin Altay, yıllar sonra ve Kemal Paşa öldükten sonra, yayınladığı anılarında bile Kemal korkusundan kurtulamıyor. Sf. 88 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 88) kitabından birebir alınmıştır.
-
Nitekim Fahrettin Paşa da satırların arasından bunları yazmış bulunuyor. Anılarının bir yerinde şunlar var: Liman Paşa “dürbünle yere yatmış ileriyi seyrederken Mustafa Kemal’den gelen bir raporu kendisine okumuştum. Raporda, ‘düşman bu gece denize dökülecektir’ deniyordu. Gözlerinin yaşardığını gördüm, Almanca Allaha şükürler olsun derken de hayli heyecanlanmıştı.” Kemal Bey’in düşmanı denize dökmeden haber verdiğini, daha sonra…
-
8 Müstahkem Mevkii Kurmay Başkanı Selahattin Adil, Kemal’in, Arıburnu’nda düşmanın denize döküldüğünü resmen rapor etmesine karşın bunun doğru olmadığını yazıyor. Daha sonra Kemal Paşa ile çok yakın ilişkilere giren Fahrettin Paşa, bıraktığı anılarında, elinde dört alayın olmasına karşın Kemal’in düşmanı denize dökmemesine Enver’in çok sinirlendiğini anlatıyor. Daha da önemlisi, Gelibolu’da Liman Paşa’dan sonraki en önemli…
-
Gelibolu’da savaş askerlik sanatıyla ilgili görünmüyor; ölecek daha çok kütlesi bulunan ve şu veya bu şekilde bunu ileriye sürebilen taraf kazanmaya mahkûm görünüyor. Resmi rakamlara göre Türkiye’nin kaybı 86 bin 672 ölü ve 164 bin 617 yaralı oluyor; yabancı kaynaklar beş yüz bin sayısının abartma, ancak yaralı ve ölü olmak üzere toplam kaybın üç yüz…