Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Anekdotlar
-
“İttihatçılarda tek adam değil, bir heyet diktatördü.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1635) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.
-
“Memur sürü sürü, gereksiz yere o kadar çoğaltmışlardı ki, Abdülhamit zamanında devlet İşkodra’dan Basra’ya, Trabzon’dan Yemen’e kadar iken 80 bin memur vardı, Bunlar bu orduyu (memur ordusunu) iki üç yıl içinde iki misline çıkarmışlardı. Fakat bu sefer devlet Edirne’den başlıyor, Musul’a bile varmıyordu. Fantezi ve nafile israf o kadar çoktu ki bu vergilerle bütçeyi 200…
-
“Bu çiftlikte Marmara Havuzu adıyla ve o şekilde bir havuz yapmış, boyu 280 metredir. Suyunu uzak bir gölden getirtti. Müthiş masraf oldu Ankara’daki çiftliği, zorla halkın elinden arazisini alarak yaptı. İki yerli aileden Alişanzadeler bizzat bana anlattılar. Bozok Salih gelip, çiftliklerinin Gazi’ye satılmasını söylemiş. Onlar razı olmamışlar. Bir gün Salih tapu memuru ile gelmiş “Çiftliğiniz…
-
“Türklerden birini gördüm. Memleketin feci halini anlattı. Tayyare Reisi Fuat’ın hırsızlıklarını söyledi. Bu meyanda onun, “Gazi’nin kayın biraderiyim.” dediğini söyledi. Hayret ettim. Gazi’nin metresi olup ve O’nun tarafından öldürülmüş Fikriye bu Fuat’ın kız kardeşidir.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1629) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur,…
-
“Temmuz başlangıcından beri doğuda İran hududunda Kürt İsyanı olmuş. Ağrı Dağı hareket mevkileri imiş. .. Asilerin üç bin ölüleri varmış. Bizim askerden zayiat yokmuş. .. Bu isyan Şeyh Sait olayında yapılan kanlı bastırmanın meyvesidir…. hiç yoktan Kürdistan’ın istiklâli fikri genelleşti ve bütün Kürtlere yayıldı. Kürdistan bir Makedonya oldu. Bu sefer de iki yüz köyü yaktırmış.…
-
“İsmet; câhil, namussuz, rezil, içi dışına asla uyumaz, şeytana iblislik eder, mürai (riyakâr, ikiyüzlü), hilekâr biridir. Entrikada eşsizdir. Varlığı şüphe ve evhamdan ibarettir. Bu nedenle daima uyanıktır.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1619) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.
-
“Kadın bana birkaç ay önce de “Randevu evlerinin çok para kazandığını, Madam (Fransız komşuları) söylüyor. Onunla beraber bir genelevi açalım.” demişti.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1555) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış. BAKKAL’IN YORUMU (2008): Rıza Nur’un hatıratı diğer…
-
“Süreyya, kızı Melahat’ı Latife’nin kardeşi İsmail’e verdi. Kız çok açık bir kız idi. İsmail deli ve edepsiz biri. Zamanla Gazi Latifeyi boşadı, Süreyya da kızını İsmail’den boşattı. Sonra Melahat’ı Dr. İhsan’a verdi…. Mustafa Kemal Süreyya’yı Mebus yaptı. .. bir gece Gazi’de imişler. Tertip üzerine Dr. İhsan’ı bir hastaya çağırmışlar. Rivayete göre çağırtan da kaynanası imiş. …
-
“Mahmut Siirt Paris’te Mustafa Kemal lehinde biz yazı yazmıştı. La Presse gazetesi 09.09.1928 sayısında bir makale ile cevap vermiş. “Biz senin Mustafa Kemal’ini biliriz. Doğuda onun gibi acımasız firavun nadir hüküm sürmüştür. Cumhuriyet bizdedir, sizdeki değil. Teessüf olunan budur ki, bu zulümde milletinizde yükselen bir tek ses yok. .. Bir memlekette ki başına Hükümetin istediğini…
-
“Mustafa Kemal bir Fransız yazarına açıklamada bulunmuş, demiş ki; “Benim şakam yoktur. Şimdi beraber yemek yediğim en iyi arkadaşımı, sofradan darağacına yollarım.” Fransız bunu burada yayınladı.”” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1472) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.
-
“Mustafa Kemal “En nihayet bir veya iki sene içinde bütün Türkler yeni harfleri öğrenecektir.” demiş. Dört yıl geçti hala bir milyon kişi öğrenemedi.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1455) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.
-
“1. Dünya Harbinde İstanbul’da adeta çarşaflı kadın kalmadı. Zaten Anadolu köylüsünde tesettür yoktur.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1447) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.
-
“Bundan 60-70 yıl önce İstanbul basınında Latin harfi leh ve aleyhinde tartışmalar olmuştu. On yıl önce de oldu, iki yıl önce de oldu. Bütün düşünürler, üniversite profesörleri ile birlikte Latin harfi aleyhinde oy verdiler. Her yaz bir inkılâp yapıyor. Bu hal bir tür delilerde olur. Mustafa Kemal alkolik, frengilidir. Bunlar böyle şeyler yaparlar. Bir gün…
-
“Ordu Müfettişi Çerkez Sait Paşa karısını ve kız kardeşini Mustafa Kemal’e takdim etmiştir. ..Milli Hareketin ilk devresinde Sait’in kız kardeşi Bursa’da imiş. Mustafa Kemal oraya giderdi. Bu kadınla ilişkide idiler. Bunları Mustafa Kemal bana bizzat hikâye ettiydi. Onun anlattığına göre, ilk önce kadın bir gece O’nun evine gelmiştir. Kadının Mustafa Kemal’e yazdığı bir aşk mektubunu…
-
“Yaran (hükümet yandaşları) “Kaldırmayalım (Takrir-i Sükûn Kanununun kaldırılması görüşmeleri var) İstiklâl Mahkemelerine gördürdüğümüz işleri adi mahkemelere yaptıramayız.” demişlerdi. Mahmut Esat (Bozkurt, Adalet Bakanı), “Nenize lâzım, ben üstüme alıyorum, aynı işi ben mahkemelere gördürürüm.” demişti. .. İşte bu Adliye Vekilidir ki bu cümleyi söylüyor.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 –…
-
“Bu adam önemli bir martavalcı idi. Çok cahildi, fakat zekice, cevval (atak), cüretkâr ve çok dalavereci idi. Meclis Başkanı Kâzım’ın en baş avanesi idi. Ankara’da büyük rezaletler yapmıştı. Bir gece yarısı Taşhan’daki garson çocuğu (erkek) almak için oteli basmış, polis müdahale etmiştir. Kastamonu İstiklâl Mahkemesi Reisi iken bir çocuğu “kardeşim” diye yanında gezdirmişti. .. Cavitleri…
-
“Prag’a Büyükelçi olan Vasıf, Paris’e gelmişti. .. Vasıf Paris’te şoförü olan çocuğa tasallut (sarkıntılık), o da polise şikâyet etmiş. Rezalet olmuş. Oradan kaldırdılar ama Moskova’ya Büyükelçi yaptılar… Sonra oradan yine Milli Eğitim Bakanı oldu.. Başka bir marifet yapmış, İş Bankası Müdürü Celal (Bayar)’ı dövmüş. Sonra Celal’in adamları da Vasıf’ı dövmüşler… sedye ile kaldırılmış.” Alıntı: Hayatım…
-
“Halk yeni kâğıt paralarda Mustafa Kemal’in resminin gözüne iğne batırıp kör ediyorlarmış. Hükûmet bunun üzerine telaşlandı. Bir resmi tebliğ yayınlandı.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1423, 1424) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.
-
“Bir patlak; Bahriye (Denizcilik) Bakanı Topçu İhsan Yavuz’un tamiri ve havuzun (Yavuz gemisinin tamiri için onun çekileceği tamir havuzu) yapımı işinde önemli rüşvet almış. Bu işi Mebus Dr. Fikret ile birlikte yapmış. Bunları Yüce Divan’a veriyorlar. Gerçekten Yavuz çürük yapılmış, çatlamış, hapsettiler. Tuhaf! İrtikâptan (yolsuzluktan) iki yıl sonra hesap soruluyor. İsmet Yüce Divan olayından birkaç…