Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Anekdotlar
-
Bu işte de yine en eski kaynak olan tarihin babası Herodot’u ele alalım; “Manais oğlu Atis zamanında bütün Lidya’da büyük bir açlık hüküm sürüyordu. Lidyalılar bir zaman için felâketi çekmişler, fakat geçmediğini görerek buna karşı gelmek için muhtelif oyunlar icat ettiler. Kimi aşık kemiğini, kimi topu, kimi zarı keşfetti. Çare, açlık duymamak için, bir gün…
-
Marcel Leart adlı bir Ermeni yazara göre, “Zazalar,’ Müslümanlığı kabul etmiş Ermenilerdir.” Bu yazar, iddiasını desteklemek için bazı deliller de getirmiştir. Ermenice ile Zaza’ca arasındaki bazı ortak kelimeler ile bazı ortak âdetler, bunların arasında en kayda değer olanlarıdır.. Bu iddiayı savunanlardan bir diğeri de 1914’te Dersim bölgesini gezen Molyneux-Seel’dir. Onun kaydettiğine göre, Dersimliler Ermenilikten dönmüştür.…
-
Türk Dil Kurumu’na ait sözlüklerde de durum pek iç açıcı değildir. Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğünün değişik baskılarında Zaza kelimesi; • kaba, • ilkel, • yabanıl, • kekeme, • pezevenk, •kaba konuşan, dilsiz gibi anlamlara gelmektedir. Sf. 47 Alıntı; Zazalar ve Türklük (Koç Heykelli Mezarların İzinde) – Ali Rıza Özdemir, (Kripto Kitaplar, 1. Baskı Şubat 2010,…
-
Haklarında idam cezası verilen isyanın önderi konumundaki on bir kişi, 18 Kasım 1937’de Elazığ’ın Buğday Meydanı’nda şafağa karşı asıldılar. 1936 yılı içinde sürdürülen harekât, isyanın lideri konumundaki Alişer’in öldürülmesi ve Seyit Rıza’nın da idam edilmesiyle son bulmasına karşın tedip harekâtına 1938 yılında da devam edilmesi kararlaştırıldı. Amaç, Kürt hareketini bir daha kıpırdayamayacak hale getirmekti. Askeri…
-
1937 yılı 21 Mart’ında iki yıl sürecek kanlı çarpışmaların ilk kıvılcımı çakılmıştır: “Ağaların tahrikine uyan Demenan’lılar 21-22 Mart 1937 gecesi Kahmut Köprüsü’nü yaktılar ve karakola saldırıya başladılar. Bunun arkasında Seyit Rıza da Sin Karakoluna saldırdı (26 Mart 1937) Sf. 477 Alıntı; İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet Aydoğan, (Nokta Kitap, Ekim 2012, Sf.…
-
(Şeyh Sait); -Yusuf Ziya’yı tanırım. Benim köyüme geldi. Orada meseleyi açtı. ‘Bir Kürdistan kurmak üzereyiz’ dedi. Muhaldir (hayal ürünüdür) dedim. Fikrim bunu kabul edemiyordu.” Sf. 421 Alıntı; İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet Aydoğan, (Nokta Kitap, Ekim 2012, Sf. 421) kitabından birebir alınmıştır.
-
Savcı Ahmet Süreyya Örgeevren baş ziyaretçileriydi. Savcı, gün boyu hücreden hücreye geçerek dostluk ziyaretlerinde bulunuyor ve ikili görüşmeler yapıyordu. Örgeevren, 15 Nisan-26 Temmuz 1957 tarihleri arasında Dünya Gazetesinde yayınlanan anılarında, “dostluk ziyaretlerini” ve Şeyh Said ile yaptığı görüşmeleri uzun uzun anlatıyordu. Savcı, onların iyiliğini düşünen adam olarak, “mahkemeden çıkıp huzur içinde evlerine gitmeleri için” ne…
-
18 Aralık’a süren takibatta Demirci’nin 800 adamından 700 kadarı yakalanmıştır. Araya sokulan aracılar vasıtasıyla ikna edilen Demirci Mehmet Efe 30 Aralık 1920’de teslim olmuştur. Daha önceki hizmetleri karşılığında hayatı bağışlanan Mehmet Efe köyünde sakin bir hayat sürdürerek 1959 yılına kadar yaşamıştır. Sf. 319 Alıntı; İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet Aydoğan, (Nokta Kitap,…
-
Kuyucu Murat Paşa, I. Ahmet’in saltanat döneminde sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. Celali isyanlarını bastırmada başvurduğu sert yöntemler ve asileri kuyulara doldurarak diri diri gömmesi nedeniyle Kuyucu sıfatı ile tarihe geçmiştir. Çeşitli kaynaklara göre, Anadolu Türk halkından yaklaşık 50-150 bin kişiyi öldürttüğü tahmini yürütülmüştür. Sf. 101 Celali bahanesiyle yoksul Anadolu köylüsünün kitleler halinde katledilmesine…
-
Celali İsyanları, 16. ve 17. yüzyıllarda, Osmanlı yönetimindeki Anadolu’da toplumsal ve ekonomik yapının bozulmasından kaynaklanan ayaklanmaların tümüne verilen addır. Bu ayaklanmaların adı, bu kapsamdaki ayaklanmaların ilkinin önderi olan Şeyh Celal’den gelir. Bozok’lu (Yozgat) olan Şeyh Celal, Mehdi olduğu iddiasıyla 1519’da. Osmanlı yönetimine başkaldırdı. Tokat yöresinde başlayan Şeyh Celal ayaklanması, Alevi Türkmenler ve göçebe yaşayan diğer…
-
Harput’un arka taraflarında kalmakla birlikte en büyük mahallelerinden olan Abdıher’de oturanların tamamı o dönemde göç etmiş Dersimli Kürtlerdir. Harput’tan yarım saat uzaklıktaki Hüseynik köyünün ise Karaçor adında bir mahallesi de vardır. Burada yaşayanlar da tümüyle Dersimli, yani Çarsancak Ermenileridir. Sf. 183 Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline Tomasyan, (Aras Yayıncılık, Kasım 2012, Sf.…
-
Sultan bu sefer Dersim ormanlarını yakmaya, tüm o yüce dağları çıplaklaştırmaya karar verdi. Amacına ulaşmak için Batum’dan Dersim’e, Trabzon üzerinden büyük miktarda petrol getirtti. Her şey hazır olduktan sonra, Kuzuçan ve Çarsancak’tan başlayarak petrolü ormana serpip ateşe verdiklerinde, herkesi şaşkına çeviren bir şey oldu; bu sefer de doğa Osmanlılara karşı çıktı. Hava bulutlandı, dağlar karardı,…
-
Komutan Paşa evvelce, yani Dujik-Baba’yı alır almaz hemen Sultan II. Abdülhamid’e “Dersim kaleleri alındı ve ıslahat kabul olundu” diye haber ulaştırmıştı. Ama bu son mağlubiyeti bildirmedi ve Dersim’i tümüyle zapt edilmiş, Osmanlı’ya bağlanmış gibi gösterdi. Sultan da Dersim’i vilayet ilan etti ve 400-500 haneden ibaret bir köy olan Hozat’ı da vilayet merkezi yaptı. Burada üç-dört…
-
(1877) Osmanlılar sadece Munzur’u geçmek için çok büyük kayıp verdiler ve bir kez daha başarılı olamadılar. İçlerinden Arnavut bir binbaşı, elinde Osmanlı bayrağı, “Padişahım çok yaşa,” diye bağırarak zar zor Munzur’un öbür tarafına geçti, ama bu cesur hamlesiyle esir düştü. Kürtler, Osmanlı bayrağına tükürmesi için onu zorladılar, ama -zaferin zaten kendilerinde olduğunu düşünerek- buna yanaşmadı.…
-
Rusya ilk defa halkların özgürlüğü için Osmanlı halifelik tahtında oturan Sultan Mahmud’a karşı savaş açınca ve büyük bir cesaretle onun gücünü dağıtıp, Yunanistan da bağımsızlık ilan edilince, Sultan Mahmud çok geniş bir alana yayılmış olan imparatorluğundaki irili ufaklı çeşitli halkların hızla Yunanistan’ı örnek alabileceklerini, bunun da kutsal halifelik tahtını tehlikeye düşüreceğini hissetti. Sf. 155 Yıllar…
-
Dersim hakkında sadece 120 yaşındaki ihtiyar büyükannemin anlattığı çeşitli masal ve olayları hatırlıyoruz. Büyükannem, çoğu kez Dersim Beglerine “takavor” [kral] derdi. Bundan hareketle, yarım yüzyıldan da daha geriye gidildiğinde, Dersim’in tamamen özerk olduğu sonucunu çıkarabiliriz; ancak devlet sayılacak düzenli kanunları yoktu. Sf. 155 Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline Tomasyan, (Aras Yayıncılık, Kasım…
-
Dersimliler Ermenilerin hep kendilerine dost olduklarını söyler. Hatta anlattıklarına göre, bir Ermeni papaz İmam Hüseyin’i evinde saklamış. Müslümanlar onu öldürmek istemişler ama papaz onu vermemiş. Hem de kendi yedi evladının kafasını kesip tek tek İmam Hüseyin’in başı diye göstermiş. Son evladının yüzü biraz benzermiş imama. Böylece hem İmam Hüseyin’in sağ kalmasını, hem de dini baskıdan…
-
Dersimlilerin kendilerine has hekimlikleri vardır. Dersim’in dağlarında yetişen bütün otlar ismiyle ve özellikleriyle her Dersimli tarafından bilinir. Her ot veya çiçek bir hastalık içindir ve yerliler genellikle otları o hastalıkların ismiyle de anarlar. Mesela kordnug khod [siğil otu] siğili olana yedirilir ve siğil derhal yok olur. Kosi khod [uyuz otu] da hastaya yedirilir veya kaynattıkları…
-
Dersim’de, bilhassa Dujik taraflarında çok sayıda Ermeni yaşar. Tamamen özgür ve her türlü vergiden muaf olan bu Ermeniler, Mirakyanlar olarak bilinirler. Nüfusları 7.000 kişiyi bulan Mirakyanlar savaş sırasında, her zaman hazır bekleyen, 3.000 kadar cesur, Kürtler gibi savaş deneyimi olan askere sahiptir. Sf. 131 Kadınlar erkeklerle aynı sofraya oturmaya yeltenmezler, “Yakışık almaz, kadınlar ve kızlar…
-
Dersimliler vicdanlı, merhametli, vazifelerine çok bağlı insanlardır. Güçsüze yardım etmek, fakire acımak, aç olanı doyurmak, üstü başı olmayanı giydirmek ve düşmanı affetmek veya cezalandırmak sevaptır. Sf. 129 Zaman zaman sevdiği kız yüzünden başı belada olan sevgililer olur; çeşidi dini veya siyasi aşılmaz engeller karşısında sevdikleri kızla evlenemez, bu nedenle kaçmak zorunda kalır ve Dersim’e sığınırlar.…