Kategori: Anekdotlar
-
Veronika Gaspari Berberyan’ın Tanıklığı (D. 1907, Yozgat, Boğazlıyan Köyü) Elli gün sonra, Mart 1916’da kaymakam şöyle emretti: “Bir kilo Ermeni eti sağ kalmayacak; bütün Ermenileri katledeceksiniz.” O zamana kadar bütün Ermeni köylerinde pek çok Ermeni katledilmişti; sağ kalanların hepsi kaçıp bizim yanımızda saklanmaya gelmişlerdi. Sf. 540 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine…
-
Veronika Gaspari Berberyan’ın Tanıklığı (D. 1907, Yozgat, Boğazlıyan Köyü) Boşanma yoktu. Kız kaçırma geleneği de vardı; ama herkes papaz tarafından evlendirilmeliydi. Katliama kadar iki kişi Türklerle evlendi. Bir Türk’ün, biri Ermeni, diğeri Türk iki karısı vardı. Adam Ermeni’yle konuşurken yüzünü ekşitiyor, Türk karısıyla konuşurken ise gülümseyerek konuşuyordu. Sf. 538 Deri kaplı büyük bir “Haysmavurq”, Ermenice…
-
Barunak Hovhannesî Papazyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Yozgat, Boğazlı Yan Kasabası) Yolda bir kaynak gördük; orada yaralarımı yıkadım. Adam beni annemin yanına götürdü. Annem beni görüp sevindi; yaralarımı yıkadı; yaralarıma ilaç sürdü; beni yatağa yatırdı. O Türk’ün iki karısı vardı; annemle de evlendi. Anneme Fatma, bana da İbrahim adını koydu. Beni de sünnet ettiler. Ailemizden sadece…
-
Mesrop Manveli Mesropyan’ın Tanıklığı (D. 1900, Yozgat) Bu imam 20 Ermeni öksüzü arka arkaya dizmiş ve onlara: “Siz spor yapmayı seversiniz; ben size spor yaptıracağım” deyip kalplerine nişan alarak mavzeriyle arkalarından ateş etmiştir. Katliamın ertesi günü sabah gün ağarırken, Ermeni öldürmeyi meslek edinen 400-500 kişi ve ayrıca civardaki Arpa Köyü’nden gelen Türk kadınlar kanlı don-gömlekleri…
-
Mesrop Manveli Mesropyan’ın Tanıklığı (D. 1900, Yozgat) Bu katliam zevkini pek çok kişiye tattırmak için, Çorum, Kayseri, Boğazlıyan, Avanız ve Haymana’ya kadar Kürtlere telgrafla önceden haber verilmişti. Her türlü pislik, ganimetçi, çocuk hırsızı, kadın hırsızı, eli kanlı cani, hapishanelerden salıverilmiş katil Yaraş Vadisi’nin yakınlarına doluşmuştu. Sf. 522 Tehcir edilen insanların arasındaki hamile bir kadın doğum…
-
Mesrop Manveli Mesropyan’ın Tanıklığı (D. 1900, Yozgat) Yozgat 1750’li yıllarda Çapanoğlu feodal ailesi tarafından kurulmuştur. Çapanoğlu’nun Deli Karapet adında meşhur bir Ermeni palyaçosu olmuştur. Sf. 519, 520 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 519, 520) kitabından birebir…
-
Mesrop Hakobi Minasyan’ın Tanıklığı (D. 1910, Samsun) Efendim beni bir hizmetkâr gibi çalıştırıyordu. Her gün bana: “Gâvur şu koyunları sür getir!” diyordu. Bana en onur kırıcı işleri veriyorlardı. Kendisi tuvalete oturup bana: “Gâvur taş getir! Kıçımı temizle!” diyordu. Bir gün taşı götürmekte geciktim; efendim bana çok kızdı; büyük bir taşı kaldırıp başıma vuracaktı ki, gelini…
-
Intsa Nışani Çemberciyan’ın Tanıklığı (D. 1898, Amasya) 1946’da Vatan’a göç ettik. Ermenistan’a [Hayastan] mı geldik, Vayastan’a mı biz de anlayamadık. 1948’de oğlumu siyasi suçlu olarak yakaladılar; zira o arkadaşlarına üç yüz gram ekmekle doyamadığını söylemişti. O arkadaşları kendisini ele vermişlerdi. Bir ay kalede kaldıktan sonra, mahkeme kararıyla onu Karaganda’daki kömür madenlerinde çalıştırmaya götürdüler. Orada yedi…
-
Intsa Nışani Çemberciyan’ın Tanıklığı (D. 1898, Amasya) O zaman iki zabit birbiriyle yarışmaya başladı; birinin elinde kaçırdığı küçük bir çocuk vardı, diğeri ise erkek kardeşimin elinden kaptığı küçük oğlumu tutuyordu. Bu zabitler ellerindekini en uzağa fırlatmak amacıyla bir birleriyle yarışıyordu. Küçük oğlumu o kadar uzağa, sıcak kumların ve taşların üzerine fırlattılar ki, zavallı paramparça oldu.…
-
Suren Sargısyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Sebastiya [Sivas], Koçhisar Köyü) Sabah Hekimhan’dan çıkıp yolumuza devam ettik; kaderimiz değişmemişti. Kürtler! Her tarafta Kürtler! Yağma yapmaya, halkı soymaya, öldürmeye çalışıyorlardı. Jandarmalar ateş ediyor, kadınlar yardım çağrısında bulunuyor, arabalar iniş çıkışlarla yoluna devam ediyordu. Bir yaşlı kadın arabadan düştü; arkadan gelen arabalar onun üstünden geçti. Sf.477 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta…
-
Suren Sargısyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Sebastiya [Sivas], Koçhisar Köyü) Köydeki 10-12 jandarma köyümüzün papazı (papazlık ismiyle Ter Yustos’u) Sargis Mazmanyan’ı eşeğe ters bindirip getirdi. Evdekileri kaba bir şekilde dışarı attılar; ama ben dışarı çıkmadım; beni önemsemediler. Saçları ve cildi yanmış, sakalı yolunmuş ve dişleri çekilmiş papazın tabanlarına nal çakılmış, kafasına sıcak sac geçirilmiş olduğunu gördüm.…
-
Maryam Karacyan’ın Tanıklığı (D. 1903, Adıyaman) Annem mecburen bizi bir ağacın dibine bıraktı; kendisi, bize getirmek üzere ekmek dilenmeye gitti. O zaman bir Türk jandarma geldi; erkek kardeşimi yüzükoyun yere yatırdı; üstüne de büyük bir taş koydu; kendisi de taşın üstüne çıktı. Onu o kadar ezdi ki, zavallı çocuğun karnındakiler, bağırsakları dışarı döküldü ve öldü……
-
Maryam Karacyan’ın Tanıklığı (D. 1903, Adıyaman) Annem, iki yaşındaki erkek kardeşim ve ben kaldık. Bizi sürüp Suruç’a götürdüler Ne barınak vardı, ne ekmek, ne de su. Aç ve susuzduk. İnsanlar o kadar açtılar ki, pisliğin içindeki arpa taneciklerini ayırıp yemek için atın pislemesini bekliyorlardı. Kedi ve köpekleri dahi yiyorlardı. Şunu da hatırlıyorum: bir eşek gördüler…
-
Nıvard Petrosi Ablaputyan’ın Tanıklığı (D. 1903, Yedesya [Urfa], Kamurc Köyü) O zamanlar ben 9 yaşındaydım; ablam Azniv ise on bir. Nereye gideceğimizi bilmiyorduk. Ben ağlıyordum. Annem, sesimi kesmediğimi görünce, saçımı bağladığım kurdeleyi söktü, boynuma bağladı ve beni boğmaya başladı. Ben orda boğulmuş olarak kaldım. Türk askerleri ağlama sesimi duyarak, gelip avlumuza girdiler. Kilere girdiler; babamı,…
-
Mıkırtiç Karapetyan’ın Tanıklığı (D. 1910, Tigranakert [Diyarbakır]) Asıl Tigranakert, Ararat Ovası yönünde bulunan 25 kilometre uzaklıktaki Farğin’dir. Kral Büyük Tigran’ın sarayı ordaymış; ama deprem yüzünden yıkılmış. Tigranakert’ten Ağrı Dağı gözükürdü. Oradan Tigris Nehri geçerdi. Biz doğma büyüme Tigranakertliyiz. Ben her şeyi teferruatlı olarak iyi hatırlıyorum. 1915 yılında bizi aniden sürgün ettiler. Ben çok küçüktüm; ama…
-
Yeğsa Antonyan’ın Tanıklığı (D. 1910, Kharberd [Harput]} (Olayların sağ kalan görgü tanığı uzun süre konuşacak durumda değildi, Ağlayıp titriyordu. Ben de etkilendim ve onunla beraber ağlamaya başladım. Şuuru yerine geldi, kendini topladı ve gözyaşları dökerek anlatmaya başladı. V.S.) “Ebeveynim çiftçiydi. Kışın masanın üstüne büyük bir yorgan serdiklerini, altına da çanak içinde yakacak koyup ateş yaktıklarını,…
-
Hakob Manuki Holobikyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Kharberd [Harput], Çarsancak, Berri – Peri); Katliam başladığında, bölgemizdeki altmış dört köyün Ermenileri ve merkezimiz Berri (Peri) şehri müreffeh bir durumdaydı. Bizim Berri Şehri’nin 700 hanelik nüfusunun büyük bir kısmı Ermenilerden oluşuyordu; sadece 100 hane Türk vardı; onlar da başka yerlerden gelen insanlardı; yerli değildi. Şehir altı mahalleden oluşuyordu:…
-
Yeğsa Antoni Khayacan Yan’ın Tanıklığı (D. 1900, Kharberd [Harput], Habusi Köyü) Ben Kharberd’in Habusi Köyü’nde doğdum. Köprünün öteki tarafı Palu’ydu. 1922 yılına kadar oradaydım. Köyümüzde pek çok ağaç ve çiçek vardı. Biz altı yüz haneydik; içimizde kasap, marangoz, ayakkabıcı, çiftçi vardı; hepsi de Ermeni’ydi. Sf. 386 Köyümüzde bir kilise ve okul vardı. Okulumuz Protestan okuluydu.…
-
Ğazar Gümüşgerdanyan’ın Tanıklığı (D. 1905, Arabkir) Yirmi dört bin Ermeni yaşıyor dedikleri Arabkir’de topu topu bin dört yüz Ermeni kalmıştı; bunu da oradaki tüm zanaatkârların, nalbantların, demircilerin, bakırcıların Ermeni olmasına borçluyduk. Öyle ki, zanaatkârları orada tuttular. Sf. 366 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve…
-
Garnik Khaçaturi Stepanyan’ın Tanıklığı (D 1909 Erzincan Mamahatun Köyü) “O mağaralar görülmemiş cesetlerle doluydu ve insanlar gelip fotoğraf çekebilirdi. Bizim yetimhanenin çocukları oraya cesetlerdeki altın dişleri çıkarmaya gidiyorlardı. Beni de yanlarında götürdüler. Ermeni olduğumdan şüphelenmesinler diye, ben de gittim. Bizimle birlikte İbrahim adında bir çocuk vardı; cesetleri evirir çevirirken “baba!” diye bağırdı ve düşüp bayıldı.…