Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Anekdotlar
-
Bu atmosfer içinde, TBMM’nin 1 Ocak 1931 tarihli oturumunda, Menemen, Manisa ve Balıkesir’de ‘örfi idare’ (sıkıyönetim) ilan edildi. Örfi İdare Amirliği’ne İkinci Ordu Müfettişi Birinci Ferik (Orgeneral) Fahrettin (Altay) Paşa; Divan-ı Harbi Reisliği’ne de Birinci Kolordu Kumandan Vekili Mirliva (Tümgeneral) Mustafa (Muğlalı) Paşa getirildi. Sf. 60 6 Ocak 1931 günü Muğlalı Mustafa Paşa ve mahkeme…
-
Lâyık Cumhuriyetçi İşçi ve Çiftçi Fırkası (LCİÇF) ise, o sıralarda 35 yaşında olan gözü kara gazeteci Arif Oruç’un girişimiydi. Arif Oruç, Milli Mücadele sırasında Eskişehir’de, ‘Çerkes’ Ethem’in desteğiyle Yeni Dünya adlı ‘komünist’ gazeteyi yayımladığı için mimlenmiş, Haziran 1926’da Mustafa Kemal’e İzmir’de yapılan suikast girişiminden dolayı yargılanmış ama beraat etmişti. 1930’da Serbest Fırka’ya girip, gazetesi Yarın…
-
ABD’nin Türkiye Büyükelçisi olan Joseph C. Grew, dikkatimizi başka bir konuya çeker: “Gazi yavaş yavaş şu görüşe varmıştır ki, tek parti sistemi Avrupa ve Batı ile karşılaştırılınca Türkiye için bir aşağılık işaretidir. Amerikalı ve Avrupalı yazarlar son günlerde çoğunlukla şekil bakımından Batılı, fakat gerçekte Doğulu olarak tasvir ettikleri Türk diktatörlüğünden çok söz etmişlerdir. Türkiye’nin bu…
-
Fethi Bey, Mustafa Kemal’in “Bugünkü manzaramız aşağı yukarı bir diktatüre manzarasıdır (…) Hâlbuki ben cumhuriyeti şahsi menfaatim için yapmadım. Hepimiz faniyiz. Ben öldükten sonra arkamda kalacak müessese, bir istibdat müessesesidir. Ben ise millete miras olarak bir istibdat müessesesi bırakmak ve tarihe o suretle geçmek istemiyorum,” Sf. 46 Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler ve İsyanlar)…
-
Ağustos’un sonunda Zeylan Deresi cesetlerle dolunca, İsmet Paşa noktayı koydu: “Bu ülkede sadece Türk ulusu etnik ve ırksal haklar talep etme hakkına sahiptir. Başka hiç kimsenin böyle bir hakkı yoktur.” 18 Eylül’de memleketi Ödemiş’te bir konuşma yapan Adalet Bakanı Mahmut Esat (Bozkurt) ise daha açık konuşacaktı: “Türk bu ülkenin yegâne efendisi, yegâne sahibidir. Saf Türk…
-
Nitekim temmuz başında iki kolordu ile 80 tayyare (gazetelerin adlandırmasıyla ‘Çelik Kartal’) harekâta başladı. 1928’de Türk Hava Kuvvetleri’nin elinde 200 kadar uçak vardı. 1930 sonlarında sayısı 300’e ulaşan bu uçaklardan 60 veya 80 kadarı Ağrı’da kullanılmıştı. Ağrı’daki Kürt kuvvetlerinin kumandanı İhsan Nuri’nin hatıralarında bu uçakların nasıl moral bozduğunu okuyabiliriz. Sf. 38 Muhabir Yusuf Mazhar Bey,…
-
İlginçtir, 1919’da Erzurum Kongresi’ni düzenleyen Vilâyat-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin (VŞMHC) kurucularından Kürt kökenli Süleyman Nazif, affa karşı çıktığı gibi, “Vaaz ve nasihat veya re’fet ve şefkat zamanı çoktan geçti, eline silah almış olan her asinin eli başıyla birlikte kesilmelidir” demişti. Sf. 37 Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler ve İsyanlar) – Ayşe Hür, (Profil…
-
Hoybun Kürtçede ‘bağımsızlık’ demekti. Ancak resmî tarihçiler, örgütün adı konurken, Ermenicede ‘Ermeni yurdu’ demek olan Haybun’la ses benzerliğinden yararlanıldığını iddia ettiler. 1928’e gelindiğinde, isyancılar Ağrı Dağı’nda minyatür bir Kürt cumhuriyeti yaratmış ve bazı iddialara göre, İngilizlerin aracılığıyla Cemiyet-i Akvam’a bile başvurmuşlardı. Sarı, kırmızı ve yeşilli bayrakları, Agri adlı gazeteleri, iyi eğitilmiş ve teçhiz edilmiş birkaç…
-
Grew’a göre, (ABD Büyükelçisi) “Dindar bir guruptan olan Fevzi Paşa gibi birkaç istisna hâriç Ankara’nın şu anki liderlerinden bazıları kültürsüz, bazıları medeniyetsiz ve dürüstlükten yoksun, fakat hepsi de ülkelerinin birliği ve ilerlemesi için vatanseverlik coşkusu aşılanmış uluslarının manevi olarak gelişmesini isteyen kişiler.” Sf. 29, 30 Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler ve İsyanlar) – Ayşe…
-
Türkiye halkının okuryazarlık oranlarını nasıl etkiledi? Buna cevap vermek kolay değil; çünkü örneğin 1927’de okuryazarlık oranının yüzde 8,1 olduğunu söyleyen resmi istatistiklere karşılık. 1895 yılına ait Osmanlı istatistiklerinde Anadolu ve Rumeli’de 5-10 yaş arası kız ve erkek İslam çocuk nüfusunun yüzde 57’sinin ilkokul öğrencisi olduğu görülüyor. Bu istatistiklerin güvenilir olup olmadığını söylemek kolay değil, ancak…
-
Şubat 1923’te, Batı dünyasına liberal selamlar göndermek için alelacele toplanan İzmir İktisat Kongresi sırasında, İzmirli işçi delegesi Ali Nazmi, 1908’de Arnavutluk’ta, 1922’de Azerbaycan’da Latin alfabesinin kabul edilmesinden esinlenerek, Türkiye’de de benzer bir atılımın yapılmasını önermişti. Sf. 13 1924 yılının başında, Halifelik makamının kaldırılmasına desteklerini sağlamak için İstanbul gazetecileri ile İzmir’de bir araya gelen Mustafa Kemal’e,…
-
Hakkı Bey’in öncülüğünü yaptığı Islah-ı Huruf (harflerin düzenlenmesi) Cemiyetinin yayın organı Teceddüt (Yenilenme) gazetesinde kamuya duyuruldu. Ancak, Harbiye Nezareti’nde görevli kurmay subaylardan İsmet (İnönü), Enver Paşa’ya “Paşam, yaptığınız büyük bir inkılaptır. Ancak memleketin genç zabitleri ihtiyat subayı olarak bulunuyorlar ve keşiftedirler. Harfler öyle tek tek yazılırsa keşif raporları çok gecikir. Oysa keşif raporlarının hemen ulaşması…
-
Resul mü, yaradan mı? Nutuktan bir gün sonra; Ertesi gün gazeteler bu duygulu anları okuyucularına aktarmakta yarış içindeydiler. Hâkimiyet-i Milliye yazarı Avni Yavuz, “Gazi’nin Kitabını okuyan ve onun eserlerini tetkik eden en mutat (sayılı) imansızlar bile artık onun bir milli resul (peygamber) olduğuna şüpheleri kalmayacağından emin olmak isterler,” derken, aynı gazeteden Akçuraoğlu Yusuf Bey “O,…
-
İlginçtir, Kılıç Ali anılarında bu iddiayı şöyle diyerek doğrular: “Tuhaf değil mi? Bu suikast olayından birkaç gün önce Afyon Milletvekili Ali Bey’le İstanbul’a gelmiştik ve Tokatlıyan Oteli’nde kalıyorduk Bir sabah Ziya Hurşit geldi. Birinci Melis’teki arkadaşlığımıza dayanarak, yaptığı küçük bazı ticari işleri için benden yardım istedi. İş Bankası’ndan kendisine üç bin liralık kredi verilmesine aracılığımı…
-
İsmet İnönü yıllar sonra şöyle yazacaktı: “Eski Ankara Valisi Abdülkadir, İttihat-Terakki’nin, Meşrutiyetten evvelki fedailerindendir. Askerdir. Bizim sınıftandır. ‘Abdülkadir Antep’ diye tanırız. Son derece enerjik ve kararlı bir adam, Temiz bir adam. Çetin bir ihtilalci, ihtilal arkadaşlarına, ihtilal fikirlerine bağlı. Meşrutiyetten önce, en güç zamanlarda İttihat-Terakki’nin en gözde, en güvenilir fedaisi. Böyle bir adam, Abdülkadir, Millî…
-
22 Haziran’da Mustafa Kemal’in Los Angeles Times için çalışan İsviçreli sanatçı ve gazeteci Emile Hilderbrand’a söyledikleri ise gerçekten kafa karıştırıcı idi: “Yoluma yerleştirilen bu katillerden bir grup beni ve maiyetimi taşıyacak otomobillere el bombaları yağdıracaklarmış. Hatta daha da ileri gittiler ve yıllardır benim davamla özdeşleşmiş, benim sadık bir siyasal arkadaşım olmuş, zaman zaman da danışmanlığımı…
-
Nitekim Millî Mücadelenin başında İslamcı unsurların davaya kazanmak için Meclise davet edildiği, bu tür bir desteğe ihtiyaç kalmayınca gözden düştüğü anlaşılan Mehmet Akif, Ankara’da “Arap Akif”, “Mürteci Akif” diye alaya alınırken, Mısır’da entari giymeyip ceket, pantolon ve frenkgömleği giydiği için “Hıristiyan Akif”, “Gâvur Akif” diye anılacaktı. Sf. 368 Alıntı; Öteki Tarih II (Mondros’tan İzmir Suikastı…
-
Ancak herkes böyle ‘uyumlu’ değildi. Başta Erzurum, Rize, Sivas, Maraş, Giresun, Kırşehir, Kayseri, Tokat, Amasya, Samsun, Trabzon ve Gümüşhane olmak üzere pek çok yerde, “din el-den gidiyor!”, “gâvur memur istemeyiz!”, “şapka istemeyiz!” sloganlarıyla gösteriler başladı. Çoğu küçük olaylardı ama 25 Kasım 1925 günü Erzurum’daki olaylar ancak silah zoruyla bastırıldı. Rize’de İmam Şaban ve Muhtar Yakup…
-
Bu zorlayıcı tedbirlerin de etkisiyle tüketim o kadar çok artmıştı ki, dünyaca ünlü fötr şapka imalatçısı İtalyan Borsalina Kardeşler’e ait bir gemi dolusu şapka Karaköy Limanı’nda anında satılmıştı. Çeşitli Avrupalı şapka imalatçıları da İstanbul’a “Şapka seferleri” düzenleyip, fötr, panama, kasket gibi şapka türlerini İstanbul’a getirdiler. Sonunda, fiyatlar çığırından çıktı ve şapkaya ‘narh’ konması gerekti. Hükümet,…