Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Anekdotlar
-
Feramerz, yani Molla Hüsrev Efendi, 1460’ta Fatih Sultan Mehmed tarafından şeyhülislamlığa atandı. Ve yirmi yıl bu görevde kaldı. Sf. 332 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 332) kitabından birebir alınmıştır.
-
Hayatizâde’nin diğer oğlu Hekimbaşı Mehmed Emin Efendi (?-1748), Osmanlı tarihinde bir ilki gerçekleştirecek; hekimbaşılıktan şeyhülislamlığa gelen ilk kişi olacaktı. 5 Nisan 1746’da Osmanlı Devleti’nin altmış beşinci şeyhülislamı olacaktı. Fakat görevinde 6 ay 20 gün kalabilecek, azledilecekti. Mekke kadılığını isteyecek, Sultan I. Mahmud isteğini olumlu karşılayacak, ama Mekke’ye giderken yolda vefat edecekti. Moşe ben Rafael Abravanel,…
-
Yaptığı iyilikleri, gösteriş olur endişesiyle gizleyen; işlediği günahları ise nefsiyle mücadele etmek için açığa vuran tasavvufî tarikatın adıydı “melametîlik” ya da bildik adıyla “melamîlik”. Sf. 307 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 307) kitabından birebir alınmıştır.
-
Sultan II. Abdülhamid döneminde, “İttihatçı” diye kendisini jurnal edince, deniz subayı Şair Edib Harabî, Topal Tevfik hakkında şu şiiri yazdı: Ben ehl-i tariykim diye davalar edersin Bir hırka giyip heyet-i dervişle gezersin Lâkin biliriz biz seni her boku yersin Noksan seni halk etti Hûda çünkü bodursun Lanet sana mecra-yı fesad-fitne fücursun.. Sf. 294 Alıntı; Beyaz…
-
Mihaylo Miço Latoş, 1806 yılında Hırvatistan’da Plaşki’de, levazım çavuşu Sırp bir baba ile Polonyalı bir anneden doğdu. Matematik ve resimde çok başarılı olduğu için öğretmenleri tarafından Avusturya İmparatorluğu Harp Okulu’na burslu öğrenci olarak gönderildi. Dört yıl eğitim aldığı harp okulundan kaçarak, 1826’da Osmanlı topraklarına sığındı, iki yıl çeşitli işlerde çalıştıktan sonra, İstanbul’da yeni açılan askerî…
-
İran kökenli musahiplik törenleri iki aile arasında yapılıyordu: Musahip olan çiftlerden erkekler baş açık, yalın ayak yere uzanmışken kadınlardan her biri musahip erkeklerin çıplak ayaklarını uzun kefen etekleriyle örterler. Bu hareket onların bacı-kardeş olmalarını simgeler. Nitekim musahip ailelerine nikâh düşmez. Çocukları bile birbirleriyle evlenemez. Durumu böyle benimsemek istemeyen kimi kötü düşünceliler, durumu istedikleri yöne çekmektedirler.…
-
(Abraham Galante yazıyor;) “Eski tarihi incelersek zaman içinde bu törenin gözlemlendiğini ve izlerine bugün bile rastlanıldığım, ön Asya’daki bir ekol mensubu grup tarafından uygulandığını görürüz. Kızılbaş ya da Tahtacı olarak tanınan bu grup mensupları kendilerini bu tuhaf içki âlemlerine vermek için büyük mumların söndürüldüğü gece törenleri düzenlerdi.” “Garip tesadüf! Biz bu satırları yazarken, İstanbul’da yayımlanan…
-
Yazar Arşen Yarman, bundan üç yıl önce, Ermeni cemaatinde çok konuşulan bir olayı aktardı: “İstanbul Kumkapı eski Ermeni patriği Şinork Kalustyan ölmeden önce çevresine, Diyanet İşleri eski başkam Lütfi Doğan’ın üvey kardeşi olduğunu açıklamış.” Hangi Lütfi Doğan’la kardeşti; aynı adı taşıyan biri MSP’li, diğeri CHP’li iki Diyanet İşleri başkanı vardı. Sf. 256 Alıntı; Beyaz Müslümanların…
-
Ermeni Yahudiler Pakraduniler. Selanikli Sabetaycılar, İspanyol Marranolar – Konversolar ve İranlı Meşhedilerden sonra Ermeniler içinde de gizli Yahudi bir cemaatin iki bin yedi yüz yıldır varlığını sürdürdüğünü biliyor muydunuz? Pakraduniler (Bagratuni / Bagradits) adı verilen ve asırlarca Ermeni toplumunu yöneten bu gizli Yahudi cemaatin hikâyesi, MÖ 730 yılında başlıyor ve günümüze kadar uzanıyor. İddianın iki…
-
Sultan II. Mahmud nasıl Yeniçeri Ocağı’nı gözden çıkardıysa, yeniçeriler de Sultan Mahmud’u tahttan indirmeyi tartışıyorlardı. Ancak II. Mahmud’u öldürürlerse Saray’da yerine oturacak erkek yoktu. Bu nedenle kimi yeniçeri “II. Mahmud’un kız kardeşi Esma Sultan’ı padişah yapalım” önerisi getirdi. Ama kabul görmedi. Hayır, Esma Sultan’a kadın olduğu için değil, çapkın olduğu için kimi yeniçeriler karşı çıkmıştı!…
-
1250-1517 tarihleri arasında Mısır’a hâkim olan Memluklar, neden bizim tarihimizde hak ettiği ilgiyi görmemektedir? Tarihte, resmî olarak “Türkiye Devleti” (Devlet üt- Türkiye) adını kullanan ilk devleti Memluklar kurmuştu. Ne ilginç değil mi, Yavuz Sultan Selim’in İran’da Safevîler ve Mısır’da Memluklar tarafından kurulan Türk devletleriyle savaşmasını nasıl değerlendirmemiz gerekiyor? Sf. 210 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı…
-
“Tanburî Cemil Bey’in (oğlu Mesud Cemil) babasının veya babasının babasının Macar mühtedisi (dönmesi) olduğunu vaktiyle işitmiş ve üzerinde durmamış, hatta unutmuştum. Fakat bunların Macar olmayıp ‘Macar Tziyani’ (Çingene) olduklarını hiç duymamış, hiç bitmiyordum. Bunu Asım Sönmez Beli’den işittim ihtiyatla naklediyorum. Büyük şairimiz (Yahya Kemal) Varşova’da elçi, oranın ileri gelme Yahudilerinden birine sormuş: ‘Niçin Polonya’da Yahudiler…
-
Ancak, 1873’te Mithat Paşa’nın Selanik’e vali olarak tayini bu mektebin yeniden açılmasına neden oldu. Osmanlı Devleti, modern okulların açılmasına izin verirken, yerel yöneticiler her türlü kolaylığı gösterirken, Hafız Kerim’in okulunu kapattırmasını nasıl açıklayacağız? Şemsi Efendi’nin torunu Ilgaz Zorlu, dedesinin devrin ünlü Kabalistlerinden olduğunu ve öğrencilerine dinî bilgiler verdiğini yazdı; bu bir neden olabilir mi? Sf.181…
-
Samiha Ayverdi’den sonra Kenan Rifaî Dergâhı’nın postnişini yine bir kadın oldu: Cemalnur Sargut. Bu dergâhta şeyhlik kadından kadına geçiyordu anlaşılan!.. Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 151) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu partinin genel başkanı Erbakan’ın yakın arkadaşı Üzeyir Garih, masondu. Üstelik o dönemde Erbakan’ın nikâh şahitliğini yapan, İTÜ öğretim üyesi Prof. Bedri Karafakioğlu da masondu. Her ikisi de sıradan mason değildi; en üst mertebeye çıkmışlardı, 33. dereceden masondular! Sf. 89 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran…
-
Bir yanda Şeyh Hüseyin Efendi’nin kabri, bir yanda “Beni şeyhimin yanına defnedin” diyebilecek kadar ona bağlı Mareşal Fevzi Çakmak’ın kabri! Tam ortada ise Üzeyir Garih! Öyle bir tarikat şeyhi ki, bir “Müslüman mareşal” de, bir “Musevî işadamı” da onun müridi !.. Acaba hangisi gerçek? Ya da yalan olan hangisi? Şahsen ben, çıkamadım işin içinden! Sf.…
-
İşte geldik, Küçük Hüseyin Efendi’yi tüm Türkiye’ye tanıtan olaya: Türkiye’nin önde gelen Yahudi işadamlarından Üzeyir Garih, 25 Ağustos 2001 tarihinde, Yahudilerin kutsal günü şabatta (cumartesi günü) ziyaret ettiği Küçük Hüseyin Efendi’nin mezarı başında on bir bıçak darbesiyle öldürüldü! Tüm Türkiye aynı sorunun yanıtını merak etti: Yahudi bir işadamının Yahudilerin kutsal gününde bir Nakşibendî şeyhinin mezarının…
-
İslam düşünürü el-Birunî de (973-1051) bu etkiyi kabul etmişti: “İslam medeniyeti Yunan medeniyetinin bir devamıdır.” Sf. 24 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tavşan yemiyorlardı; dolayısıyla tavşan yemeyen Alevilere yakınlık duyacaklardı! Pulsuz balık yemiyorlardı; o halde sofralarında balık bulundurmayan Mevlevi dergâhlarına yöneleceklerdi. Tanrı’ya ulaşma yollarından biri de musikiydi; o halde zikir yapan tarikatlara bağlanacaklardı! Yani Sabetayistlerin, İslâmî bazı tarikatlara gitme nedenleri sadece “kamufle olmak” değildi. Zohar ile “Vahdet-i Vücud”un anavatanının Endülüs olması rastlantı mıydı sanıyorsunuz?.. Kabala’nın en ihtişamlı…
-
Tek mezarlı ulular mezarlığı, panteon diyoruz, sadece bizde var; bu yoksulluktur. Sf. 381 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 381) kitabından birebir alınmıştır.