Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Anekdotlar

  •  Şubat 1923’te, Batı dünyasına liberal selamlar göndermek için alelacele toplanan İzmir İktisat Kongresi sırasında, İzmirli işçi delegesi Ali Nazmi, 1908’de Arnavutluk’ta, 1922’de Azerbaycan’da Latin alfabesinin kabul edilmesinden esinlenerek, Türkiye’de de benzer bir atılımın yapılmasını önermişti. Sf. 13 1924  yılının başında, Halifelik makamının kaldırılmasına desteklerini sağlamak için İstanbul gazetecileri ile İzmir’de bir araya gelen Mustafa Kemal’e,…

  • Hakkı Bey’in öncülüğünü yaptığı Islah-ı Huruf (harflerin düzenlenmesi) Cemiyetinin yayın organı Teceddüt (Yenilenme) gazetesinde kamuya duyuruldu. Ancak, Harbiye Nezareti’nde görevli kurmay subaylardan İsmet (İnönü), Enver Paşa’ya “Paşam, yaptığınız büyük bir inkılaptır. Ancak memleketin genç zabitleri ihtiyat subayı olarak bulunuyorlar ve keşiftedirler. Harfler öyle tek tek yazılırsa keşif raporları çok gecikir. Oysa keşif raporlarının hemen ulaşması…

  • Resul mü, yaradan mı? Nutuktan bir gün sonra; Ertesi gün gazeteler bu duygulu anları okuyucularına aktarmakta yarış içindeydiler. Hâkimiyet-i Milliye yazarı Avni Yavuz, “Gazi’nin Kitabını okuyan ve onun eserlerini tetkik eden en mutat (sayılı) imansızlar bile artık onun bir milli resul (peygamber) olduğuna şüpheleri kalmayacağından emin olmak isterler,” derken, aynı gazeteden Akçuraoğlu Yusuf Bey “O,…

  • İlginçtir, Kılıç Ali anılarında bu iddiayı şöyle diyerek doğrular: “Tuhaf değil mi? Bu suikast olayından birkaç gün önce Afyon Milletvekili Ali Bey’le İstanbul’a gelmiştik ve Tokatlıyan Oteli’nde kalıyorduk Bir sabah Ziya Hurşit geldi. Birinci Melis’teki arkadaşlığımıza dayanarak, yaptığı küçük bazı ticari işleri için benden yardım istedi. İş Bankası’ndan kendisine üç bin liralık kredi verilmesine aracılığımı…

  • İsmet İnönü yıllar sonra şöyle yazacaktı: “Eski Ankara Valisi Abdülkadir, İttihat-Terakki’nin, Meşrutiyetten evvelki fedailerindendir. Askerdir. Bizim sınıftandır. ‘Abdülkadir Antep’ diye tanırız. Son derece enerjik ve kararlı bir adam, Temiz bir adam. Çetin bir ihtilalci, ihtilal arkadaşlarına, ihtilal fikirlerine bağlı. Meşrutiyetten önce, en güç zamanlarda İttihat-Terakki’nin en gözde, en güvenilir fedaisi. Böyle bir adam, Abdülkadir, Millî…

  • Savcı, başlangıçta Rüştü Paşa, İsmail Canbulat ve Halis Turgut Bey hakkında “suikast planından haberleri olduğu halde hükümeti bilgilendirmemek” suçundan 10’ar yıl kürek cezası talep ettiği halde, bu üç kişinin kendilerini savunmaya kalkışmaları üzerine cezalarını idama çevirmişti. Giritli Şevki hem beraat etmiş hem de 6.500 lira para ödülü ile taltif edilmişti. Laz İsmail ile Bursa’da keşif…

  • 22 Haziran’da Mustafa Kemal’in Los Angeles Times için çalışan İsviçreli sanatçı ve gazeteci Emile Hilderbrand’a söyledikleri ise gerçekten kafa karıştırıcı idi: “Yoluma yerleştirilen bu katillerden bir grup beni ve maiyetimi taşıyacak otomobillere el bombaları yağdıracaklarmış. Hatta daha da ileri gittiler ve yıllardır benim davamla özdeşleşmiş, benim sadık bir siyasal arkadaşım olmuş, zaman zaman da danışmanlığımı…

  • Nitekim Millî Mücadelenin başında İslamcı unsurların davaya kazanmak için Meclise davet edildiği, bu tür bir desteğe ihtiyaç kalmayınca gözden düştüğü anlaşılan Mehmet Akif, Ankara’da “Arap Akif”, “Mürteci Akif” diye alaya alınırken, Mısır’da entari giymeyip ceket, pantolon ve frenkgömleği giydiği için “Hıristiyan Akif”, “Gâvur Akif” diye anılacaktı. Sf. 368 Alıntı; Öteki Tarih II (Mondros’tan İzmir Suikastı…

  • Ancak herkes böyle ‘uyumlu’ değildi. Başta Erzurum, Rize, Sivas, Maraş, Giresun, Kırşehir, Kayseri, Tokat, Amasya, Samsun, Trabzon ve Gümüşhane olmak üzere pek çok yerde, “din el-den gidiyor!”, “gâvur memur istemeyiz!”, “şapka istemeyiz!” sloganlarıyla gösteriler başladı. Çoğu küçük olaylardı ama 25 Kasım 1925 günü Erzurum’daki olaylar ancak silah zoruyla bastırıldı. Rize’de İmam Şaban ve Muhtar Yakup…

  • Bu zorlayıcı tedbirlerin de etkisiyle tüketim o kadar çok artmıştı ki, dünyaca ünlü fötr şapka imalatçısı İtalyan Borsalina Kardeşler’e ait bir gemi dolusu şapka Karaköy Limanı’nda anında satılmıştı. Çeşitli Avrupalı şapka imalatçıları da İstanbul’a “Şapka seferleri” düzenleyip, fötr, panama, kasket gibi şapka türlerini İstanbul’a getirdiler. Sonunda, fiyatlar çığırından çıktı ve şapkaya ‘narh’ konması gerekti. Hükümet,…

  • Cevat Şakir, ll. Abdülhamid’in ünlü paşalarından Şakir Paşa’nın oğluydu. İngiltere’de Oxford Üniversitesini bitirmişti, Türkçe dışında altı dil biliyordu. Zeki, bilgili, yetenekli biriydi ama gençliğinde bir kıskançlık meselesinden dolayı babasını öldürmüş ve sekiz yıl hapis yatmıştı. Verem olduğu için cezasını tamamlamadan salıverilmişti. O da yazılar yazarak kazanıyordu hayatını. Cevat Şakir’in Resimli Ay’da Hüseyin Kenan takma adıyla…

  • 1793’te Fransa’da kurulan olağanüstü yetkilere sahip İstiklal Mahkemesi’nden esinlenilerek ’İstiklal Mahkemeleri‘ kuruldu. Mahkemelere en büyük itiraz, İkinci gurubun lideri Erzurum Milletvekili Hüseyin Avni Bey’den geldi. İstiklal Mahkemeleri, kanunla kuruldukları için hukuki idi ancak yargılama usulleri acısından hukuk dışıydılar, Çünkü üyeleri Meclis içinden seçiliyordu ama savcı hariç üyeleri hukukçu değildi. Kapılarının üstünde ‘İstiklal Mahkemesi Mücadelesinde Yalnız…

  • Duruşmaları da izleyen halk, mahkûmları bizzat asmak için birbirini ezmiş, her idam mahkûmuna bir devlet görevlisi (aralarında görevleri hayat kurtarmak olan sağlık memurları da vardı) tahsis edilerek, idamlar gerçekleştirilmişti. Şeyh Said asıldığında halktan bir alkış tutanı kopmuştu. Sf. 338 Alıntı; Öteki Tarih II (Mondros’tan İzmir Suikastı Davası’na) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ekim…

  • Açılan hendeklere yan yana dizilen ölülerin, (1) halen Diyarbakır Orduevi bahçesi – ile Alman Hastanesinin arasındaki bölgede yattığı rivayet olunur. Sf. 338 Alıntı; Öteki Tarih II (Mondros’tan İzmir Suikastı Davası’na) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ekim 2012 – Sf. 338) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (2023); Bu ölüler Şeyh Sait ve arkadaşları.

  • İngiliz arşivlerinde çalışan bir başka tarihçi İhsan Şerif Kaymaz’a göre ise 1 Ağustos 1924 tarihinde Diyarbakır’da Türk-Kürt Kongresi adıyla gizli ve gayri resmî bir toplantı yapılmıştı. Toplantıya katılan Kürt delegelerinin talepleri arasında “1. Kürtlere sıkıntılarını hafifletecek miktarda borç verilmesi,  2. Genel af ilan edilmesi,  3.Kürdistan’dan beş yıl süreyle vergi ve asker alınmaması,  4.Şer‘i mahkemelerin yeniden…

  • Düyun-u Umumiye İdaresi kaldırıldı ve Osmanlı İmparatorluğunun borçları, ayrılan ülkelere paylaştırıldı. Ancak Türkiye’nin payına düşen 15 milyon altının Yunanistan’ın Türkiye’ye ödeyeceği savaş tazminatından düşürülmesi mümkün olmadı; çünkü Yunanistan tazminat ödemedi, onun yerine Karaağaç’ı verdi. Anlaşmaya göre bu borcu 37 yılda ödemeyi kabul eden Türkiye 1929 Büyük Buhranı gibi ağır krizlere rağmen borcunu 1954’te (Lozan’ın öngördüğünden…

  • 15 Mayıs 1919’da İzmir’e Yunan çıkartması yapıldığında bu sefer İtalyanlar ortaklarını protesto ettiler, bununla da yetinmeyerek Selçuk havalisini işgal ettiler. Ancak İtalyanlar Türklere o kadar iyi davranıyorlardı ki, düzenli ordunun henüz kurulmadığı günlerde Ankara Hükümeti’nin hizmet aldığı çetecilerden biri olan Demirci Mehmet Efe’nin Denizli’de terör estirmesi üzerine, şehir halkı, İtalyanlara sığınmayı bile düşünmüştü. Bununla da…

  • Alptekin Müderrisoğlu’nun Kâzım Özalp’ten aktardığına göre Fransızlar, Ocak 1922’de güney topraklarımızı terk ederken 10 bini aşkın tüfek, 1.505 sandık mermi ile parası ileride ödenmek üzere 10 hangar, 4 yedek uçak motoru, 3 telsiz istasyonu ile 10 Brege tipi uçağı Ankara Hükümeti’ne bırakmış, daha sonra da 1.500 adet hafif makineli tüfek, 2.735 sandık fişek, 200 kamyon,…

  • Abdülhalik Renda: Tehcir döneminin Bitlis ve Halep Valisi olan Abdülhalik Bey, 1917’de kısa süreli Dâhiliye Nezareti Müsteşarı idi. Malta dönüşü Çankırı Milletvekilliği ve İzmir Valiliği yaptı. 1924-1930 arasında Maliye ve Millî Müdafaa Vekâletlerinde bulundu, Bahriye Vekilliğine vekâlet etti. 1935’te TBMM Başkanlığı’na seçildi, 1946’ya kadar bu görevi yürüttü. 1947-1949 arasında görev yapan Hasan Saka Hükümeti’nde Devlet…

  • Nitekim Hasan Tahsin’e göre, Ethem, savaş yıllarında Büyükada’da esir tutulan İngiliz Generali Towsend’ı de kaçırmayı planlamış fakat General bu teklifi reddetmişti. Sf. 129 Alıntı; Öteki Tarih II (Mondros’tan İzmir Suikastı Davası’na) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ekim 2012 – Sf. 129) kitabından birebir alınmıştır.