Kategori: Anekdotlar
-
Türk beyleri şölen (toy) vermek ve belli sürelerle malını yağmalatmak durumundadır. Osman Gazi, her gelen geçene sofrasını açık tutar. Hanlar, bayram ve düğünlerde, büyük sofralar kurup, yağmalatır. Yunus Emre malın yağmalatılmasını Tanrı aşkının gereği sayar. Türklerde özel birikimi engellemeyi ve toplumsal eşitlik ve dayanışmayı amaçlayan yağma geleneği, o kadar güçlüdür ki, gereği kalmadığı halde yüzyıllar…
-
Adını bildiğimiz ilk filozof, Milletli Thales’tir. Aristo’dan öğrendiğimize göre Doğa Felsefe Akımı Thales’le başlamıştır. Thales iyi bir gezgindi, çok gezip dolaşmış ve uzun süre Mısır’da bulunmuştu. Thales her şeyin özünün su olduğunu öne sürmüştü. Suyun içinde, mıknatısın çekme gücü benzeri, hayat gücünün olduğunu söylemiştir. Bununla tam ne demek istediği belli değildir. Belki yaşamın suda olduğunu…
-
“Babil ırmakları kıyısında oturup Siyon’u andıkça ağladık; Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık. Çünkü orada bizi tutsak edenler bizden ezgiler, Bize zulmedenler bizden şenlik istiyor, ‘Siyon ezgilerinden birini okuyun bize!’ diyorlardı. Nasıl okuyabiliriz Rab’ın ezgisini El toprağında? Ey Yerüşalim, seni unutursam, Sağ elim kurusun. Seni anmaz, Yerüşalim’i en büyük sevincimden üstün tutmazsam, Dilim damağıma yapışsın! Yerüşalim’in düştüğü…
-
M.Ö. IV. yüzyıl Sparta’da kadın nüfusunun erkeklerden daha fazla olduğu ve bir kadının birden fazla erkekle birlikte olduğu bilinmektedir. Bu durum sosyal açıdan bir problem değildi. Amaç sağlıklı Sparta vatandaşları yetiştirmekti. İhanet ve eşler arası kıskançlık Sparta’nın bilmediği kavramlardır. Miras, rüşvet, dolandırıcılık, lükse düşkünlük gibi şeyler de Spartalılar için yabancı kavramlardır. Atina’daki yaşam, onların “yozlaşma”…
-
Orfeus’un Yunan mitolojisindeki öyküsü şöyledir. Orfeus şarkıları ile tüm doğayı etkilerdi. Karısı Euridike ölünce, buna dayanamadı. Ölüler ülkesi Hades’e gidip, karısını geri istedi. Karısını ona geri vermeyi bir şartla kabul ettiler. Yeryüzüne çıkana kadar, arkasını dönüp, Euridike’ye bakmayacaktı. Orfeus, dayanamadı, karısına baktı. Böylece sevgili karısını sonsuza kadar kaybetti. Orfizme göre ruh ölümsüzdü. Bedende hapsolmuş bulunan…
-
En ünlü Midas efsanesi ise, eşekkulaklı Midas’tır. Pan ile Apollon arasında veya Marsiyas (Marsyas) ile Apollon arasında Tanrısal bir müzik yarışması yapılır. Midas hakemdir. Midas Apollon’un rakibini daha fazla beğenir. Apollon da Midas’ı cezalandırıp, kulaklarını eşekkulağı yapar. Midas, sivri külahı ile kulaklarını herkesten gizler. Ama bir gün tıraş olurken, berberi durumu fark eder. Berber bu…
-
Lüks düşkünlüğünden Spartalıların korunmasına dair anlatılan bir öykü şöyledir: Öykü Plutharkos’un ünlü “Lykurgus’un Hayatı” eserine dayanır. “Sparta efsanevi kurucu Krallarından olan Lykurgus toplum düzeninde eşitlikçi neredeyse ütopik sosyalizmin bayrağı gibiydi. Toplumda yerleştirmeye çalıştığı eşitlikçi düzende paranın zararlı olacağını düşünerek demirden öylesine ağır bir para bastırmış ki ne taşınır ne saklanırdı. Amacı insanları paradan soğutmak olan…
-
Biz şimdi bundan 4.500 yıl önce (M.Ö. 2500) Lagaş’ta yaşamış ve olaylara tanıklık etmiş bir tarihçinin kendi sözleriyle anlattıklarını izleyelim: “Kayıkçıların denetçisi kayıkları gasp ediyordu. Hayvanların denetçisi, büyük baş hayvanları alıyordu, küçükbaş hayvanları alıyordu. Balıkçıların denetçisi balıkları gasp ediyordu. Lagaş’lı bir yurttaş yünlü bir koyunu kırktırmak için saraya götürdüğü zaman, eğer yün beyazsa beş şekel…
-
Homeros’un kaydettiğine göre, Mısırlılar en mükemmel hekimleri yetiştirmişlerdir. Herodotos, Mısır’da her hastalığın ayrı bir hekimi olduğunu kaydetmektedir. Örneğin çok yemenin kötü olduğunu biliyorlardı. Temizliğin önemini anlamışlardı. Kanalizasyon sistemleri vardı. Çok sık yıkanırlardı. Evlerinin yediklerinin ve içtiklerinin temizliğine çok dikkat ederlerdi. Bazı rahipler günde iki kere yıkanır üç günde bir saçlarını keserler domuz eti yemezler, kaynamış…
-
M.Ö. 2551 ile 2528 yılları arasında Snofru’nun oğlu Kufu (Keops) firavun oldu. Kraliçe Heteferes idi. Keops 30 metre yüksekliğindeki büyük piramidi yapmıştır. Bu piramidin yapımı sırasında işçilerin, günlük sarımsak istihkaklarını alabilmek için, greve gittikleri söylenir. Alıntı; Bizimkiler I (İlkler MÖ 200.000 ile 1800) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 154)…
-
Biz tekrar haftanın günlerine dönersek, başlangıç Güneşgünü (Sunday), sonra Aygünü (Monday)… en son Satürngünü (Saturday) di.. Alıntı; Bizimkiler I (İlkler MÖ 200.000 ile 1800) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 145) kitabından birebir alınmıştır.
-
Meço Ağa’nın safça tutumunu gören Diyap Ağa da Mustafa Kemal’in kendilerine sunduğu koltuğu geri tepmeyip Ankara’nın yolunu tutmuştu. Mustafa Kemal, Hozatlı iki Alevi Kürt ağasını aldattıktan sonra, Dersimli Mustafa’yı Kerebelo aşiretinden kolağalıktan emekli Kongo oğlu Ahmet Ramiz’i ve Binbaşı Kürd Hasan Hayri’yi de kandırarak, bunların da Dersim milletvekili olduklarını ilan etmişti. Dersim fiilen bağımsızdı. İdare…
-
İkinci Fasıl: Vazifei Teşriiye Madde 9: Türkiye Büyük Millet Meclisi, kanunu mahsusuna tevfikan Millet tarafından müntahap mebuslardan müteşekkildir (seçilmiş milletvekillerinden oluşmuştur). Madde 10: (Özgün hali) On sekiz yaşını ikmal eden her erkek Türk Mebusan intihabına iştirak etmek hakkını haizdir. (Değişik : 5/12/1934 – 2599 S. Kanun/md. 1) Yirmi iki yaşını bitiren kadın, erkek her Türk…
-
Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye 1869–1876 yılları arasında Ahmet Cevdet Paşa başkanlığındaki bir heyet tarafından bölüm bölüm hazırlanarak kabul edilen, İslam dünyasının ilk ve en önemli medeni kanunu. Bir giriş ile 16 bölümden oluşmuştur ve 1851 madde içerir. AHMET CEVDET PAŞA (1822 – 1895) Osmanlı devlet adamı, tarihçi ve hukukçu. 12 ciltlik bir Osmanlı tarihi yazmış, Mecelle’nin…
-
Mecelle’nin İlk 99 Hükmünden Bazıları; Beraat-ı zimmet asıldır. Borçlu olmamak asıldır. Borç ileri süren, ispatla mükelleftir. Def’-i mefasid celb-i menafiden evladır. Zararın defi, faydanın davetinden evladır. Ezmanın tağayyürü ile ahkâm tağayyür eder. Zaman değişince hükümler de değişir. Ukudda itibar makasıt ve maaniyedir, elfaz ve mebaniye değildir. Sözleşmenin amaç ve anlamı göz önüne alınır, söz ve…
-
Bu esnada Şeyh Şerîf (Şeyh Sait’in yeğeni), Mustafa Kemal Atatürk ile irtibat kurarak, hükûmetin “resmî dîni İslâm” olan anayasaya işlerlik kazandırmasını istemiştir. Alıntı; Şeyh Sait İsyanı – İbrahim Sadiyâni (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 24) internet sayfasından birebir alınmıştır.
-
Bu dört ilçe, hareketin stratejik noktalarını oluştururlar. Bingöl’ün Mezrâ (Elâzığ) ile bağlantısını Karakoçan, Erzurum ile bağlantısını Karlıova, Muş ile bağlantısını Solhan ve Amed (Diyarbakır) ile bağlantısını Genç sağlıyor. Şeyh Sâîd Efendi, 13 Şubat günü Amed’in Ergani ilçesine bağlı Pîran köyüne (bugünkü Dicle ilçesi) gelir. O’nun geldiğini duyan halk, tekbir getirmeye başlar. Pîran halkı, Şeyh Saîd’i…
-
Birinci Bölge: Amed (Diyarbakır), Bismil, Farkîn (Silvan), Pîran (Dicle), Ergani, Lice, Hani, Eğil, Karaz (Kocaköy), Hazro, Pasur (Kulp), Çınar, Kabîlcevaz (Sason), Hezo (Kozluk), Kubîn (Beşiri), Élîh (Batman), Hesen kêhf (Hasankeyf), Kercews (Gercüş), Şemreh (Mazıdağ), Derika Çîyayi Mazî (Derik), Koser (Kızıltepe), Mardin, Mehsert (Ömerli), Stevri (Savur), Kerboran (Dargeçit), Mîdyad û Estel (Midyat), Nusaybin, Hezeh (İdil), Cezîra…