Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Anekdotlar

  • Hz Ömer, Bedir savaşında kocasını yitiren Kızı Hafsa için çok üzülür. … Hz Osman’a teklif götürür, Osman bir eşe ihtiyacı olmadığını söyler. Bunun üzerine Ebubekir’e teklif götürerek kızı Hafsa ile evlenmesini ister. Hz Ebu Bekir teklifi reddeder. Ömer son derece rencide olmuş hisseder kendisini ve Hz Muhammed’e giderek şikâyet eder. .. Peygamber, müjdeyi verir ve…

  • Ebu Süfyan’ın kızı Habibe de peygamber eşi oluyor. Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı Mart 2005 – Sf. 65) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hatice, ölüm döşeğinde kaldığı üç gün süresince başı Resulullah’ın kolunda, eli elindeydi. El Bahili nakleder; Haticetül Kübra can acısından ziyade ayrılık acısıyla inleyince Resul ağladı, dedi ki; Ey cümle âlem kadınlarının bezeneği ve övüncü, cennet seni özler. Var orada Miraç Gecesinden beri nikâhlım olan Asiye, Meryam, sonra alacağım Aişe ve diğer kadınlarla buluş!”   Hatice; “……

  • Hz. Aişe anlatıyor; “Resulullah, Beni Mustalik Savaşı esirlerini dağıtırken Haris kızı Birre Sabit Bin Kays’a düştü. Çok güzel ve tatlı bir kadındı. Yardım istemek için geldi. Bir gün kapı çaldı, baktım Birre kapıda. Doğrusu Nebi’nin onu görmesini istemiyordum. O an Nebi bizi duydu, Birre içeri girdi ve şöyle dedi; ‘Ben sahabenizden Kays’ın payına düştüm. Özgürlüğüm…

  • Eve zorlukla gelebilen Resulullah, bitkin bir halde seslenir; “Benden önce ölseydin de kalkıp seni kefenleseydim, namazını kılarak seni toprağa verseydim, ne olurdu!” Mendil ile Peygamberin başındaki teri silen Hz Aişe kızgın bir sesle bağırır; “Hayır, asla! Bu, başkasına nasip olsun! Eğer böyle olsaydı, yemin ederim ki sen benim evimde diğer eşlerini ağırlıyor olurdun.” der. Aişe’nin…

  • Ata bin Yesar anlatıyor; “Resulü Ekrem Hayber’den Safiyye ile birlikte döndü. Ensar’ın kadınları onun güzelliğini işitmiş, görmeye gelmişlerdi. .. Aişe kıskançlığını gizleyemedi ve bir Yahudi’ye benziyor, dedi. Peygamber ikaz etti, böyle söyleme ya Aişe o Müslüman oldu, dedi.” Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı…

  • Resul ..; “Beni Aişe ile ilgili konularda üzmeyin. Çünkü ondan başka hiçbir kadının yatağında bana vahiy gelmemiştir.” Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı Mart 2005 – Sf. 38) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bizzat kendisi şöyle demiştir; “Resulullah aleyhisselatü vesselamın yanında bebeklerle oynardım. Arkadaşlarım da oynamak için yanıma gelirlerdi. Resulullah eve gelince utanır saklanırlardı ama Allah’ın Resulü onları toplar tekrar bana gönderirdi. Beraber oynamaya devam ederdik.“ Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı Mart 2005 – Sf. 25)…

  • Çocuğu olmadığı için …. , kardeşi Esma’nın oğlu Abdullah’ı evlat edinir. Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı Mart 2005 – Sf. 25) kitabından birebir alınmıştır.

  • Doğum yılı tartışmalı. Bilsev’in, Hz. Muhammed’e peygamberlik verilişinin dördüncü yılında Mekke’de doğduğunu söylediği gibi. Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı Mart 2005 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.

  • Genler, hücre bölünmesi ve belirleyici özelliklerin ana babadan çocuğa aktarımını sağlamalarına ek olarak; çok daha dolaysız işlevleri hiç durmaksızın yerine getirirler. Genler, gündelik hayatımızın tahmin ettiğimizden de fazla içindedir.  Bir çocuk için yetmiş trilyon gen kombinasyonu olasılığı vardır. Dolayısıyla, güzel bir kadınla zeki bir adamın evliliğinden her zaman yakışıklı bir dâhi doğmaz.          Bir zamanlar,…

  • “Dünya tek bir devlet olsa, başkenti İstanbul olurdu” Napolyon Alıntı; Allah İle Aldatmak – Yaşar Nuri Öztürk, (Yeni Boyut Yayınları 2008 – Sf. ?) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kabala geleneğinde ölümsüz bir deyiş vardır: “Aldanmak isteyen, aldanır.”    Alıntı; Allah İle Aldatmak – Yaşar Nuri Öztürk, (Yeni Boyut Yayınları 2008 – Sf. ?) kitabından birebir alınmıştır.   

  • Tarihin en büyük dinci soygunu sayılan bir olayı bir kez daha hatırlayalım: 26 Ocak 2004 tarihli Der Spiegel dergisi Almanya’da yaşayan Müslüman Türk işçilerden 5 milyar Euro tutarında bir şeriat vurgunu yapıldığını bildiriyordu. Der Spiegel’in haberindeki ayrıntıya göre, Kombassan, Yimpaş ve Jet-Pa gibi, Allah ile aldatan dinci şirketler “Faiz haramdır, paraları bize verin, size kârdan…

  • Kadın, fıkıh tarihinin hemen hemen ortak kabulüyle, köpek ve domuzdan daha aşağı görülmüştür. Hak mezhep diye anılan mezheplerin en büyüğü sayılan Hanefilik’in kabulüne göre, erkek ve kadınlara birlikte namaz kıldırmaya niyet etmiş bir imamın arkasında namaz kılan cemaatte, bir kadın, saflardan birinin ortasında namaz kılmaya kalksa sağ, sol ve arkadan birer kişinin namazı bozulur. Hâlbuki…

  • İslâm hukukçusu Abdülkadir Udeh, “Nas (tek ve kesin anlamlı Kur’an ayeti) olmadan suç ve ceza olmaz ilkesi dinin temel ilkelerindendir, ama kamu yararı bu ilkenin esnetilmesini bazen gerekli kılar” diyor.   Alıntı; Allah İle Aldatmak – Yaşar Nuri Öztürk, (Yeni Boyut Yayınları 2008 – Sf. ?) kitabından birebir alınmıştır.  

  • Papa 2. Paul ve Vatikan’ın 7 kardinali kilisenin bir günahını dile getirip insanlıktan özür diliyor. Bu günahları şöyle sıralıyorlar: 1. Dinler arası savaşlarla başka kök ve soydan gelen kitlelerin halkları yaralanmış, onların kültür ve inançlarına saygısızlık edilmiştir. Bu savaşların en büyüğü, kuşkusuz, Müslümanlara karşı sürdürülen Haçlı Seferleri’dir. Kudüs’e doğru yürürken her yâni yağmalamış, yakıp yıkmışlardır    …

  • “Müslüman olduk” diyen Hıristiyan Nesturiler kendi İsa inançlarını ve tapım biçimlerini Müslüman adı altında koruyup sürdürmeye yöneldiler. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 336) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1095 ile 1291 yılları arasında çok sayıda Haçlı Seferi düzenlenmiştir. Bizanslı Devlet adamı ve tarihçi Khoniates Niketas (1155-1215), 1204’te Haçlıların Ayasofya Kilisesi’nin içine getirdikleri bir orospunun Ortodoks Patriğine özel olan kürsüye oturduğunu, ayinler sırasında kadehlere şarap doldurup içtiklerini, bu orospunun söylediği şarkılar eşliğinde dans ettiklerini yazmıştır. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı,…

  • Düz dünya sadece Katolik Kilisesinin değil ister Ortodoks ister Protestan olsun Hıristiyanlığın bütün mezheplerinin 19. yüzyıla dek değişmez inancı olmuştur. … 11 yıl çalışan kilise kurulu sonunda 1992’de Galilei’nin suçsuz olduğunu, görüşlerinin doğru olduğunu açıklamıştır. Bugün bile yeryüzünde dünyanın düz olduğunu savunan kiliseler vardır. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları…