Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Anekdotlar

  • Konuyla hiç ilgisi yok ama Türk medyasının önde gelen isimlerinden gazeteci-yazar Altemur Kılıç’ın, Robert Kolej’in son sınıfına kadar adı Demir Kılıç’tı. Son sınıfta Demir ismini değiştirip Altemur adını aldı! Garip rastlantı: Altemur Kılıç’ın babası Kılıç Ali’nin gerçek adı da Asıf’tı. Kılıç Ali adını sonradan aldı. Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan…

  • Yakub Cemil, İzmitli Mümtaz, Mustafa Necib, Sapancalı Hakkı, ile Silahçı Tahsin, Eyüb, Yenibahçeli Şükrü ve Nail kardeşler, Filibeli Hilmi ve Samuel İsrael gibi fedailer silahlarını kuşanıp Babıâli’ye doğru yürümeye başladılar.       Binbaşı Enver, beyaz bir atın üstündeydi… Halk merakla ittihatçılara bakıyordu. Bir köşede Ömer Naci, diğer köşede Ömer Seyfeddin halkın desteğini almak için heyecanlı konuşmalar yapıyorlardı:…

  • “Selanik evlenmelerinde” hep karşımıza çıkan ilginç bir durum var. Damatların çoğunluğu hep “içgüveysi” oluyor! Neden? Yanıtı yine yok! Miralay Caferi Tayyar, eşi Hayriye Hanım’ın babası Morali Ali Rıza Paşa’nın, Selanik’te zenginlerin oturduğu Yalılar semtindeki büyük konağına “içgüveysi” girmişti. Sf. 145 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 –…

  • Gözleri maviydi. Bu nedenle ağabeyi II. Abdülhamid, “nazarı değer” diye onunla görüşmekten kaçınırdı. İki kardeş on dokuz yıl birbirlerini hiç görmemişlerdi! Sanırım bu tek olgu bile Osmanlı Sarayı’nda yaşayanların ruhsal durumunu göstermektedir. Özellikle son otuz iki yıl içinde Dolmabahçe Sarayı’ndan dışarıya hiç çıkmadı. İstanbul’u gezmesine, halkla konuşmasına II. Abdülhamid döneminde hiç izin verilmemişti. Alıntı; Efendi…

  • Milli marş olmadığı için subaylar mızıka takımlarına Fransız İhtilâlinin marşı “Marseillaise” i çaldırıyorlardı. Sf. 114 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 114) kitabından birebir alınmıştır.

  • İzmirlilerin “Kara Menteş” dedikleri Haham Mordahay Sevi’nin ailesi, kentteki Yahudilerin büyük çoğunluğu gibi, 1492 tarihinde İspanya’dan kovulmuştu. Sevi ailesi önce Mora’ya sonra İzmir’e yerleşti. “Kara Menteş” in oğlu, Sabetay Sevi, 7 Temmuz 1626 tarihinde İzmir’in Agora semtinde doğdu. Sf. 37 (Dip Not; Sinagoglar da dahil olmak üzere tarihi eserlere yeniden hayat vermek için TÜSİAD Başkanı…

  • Bir gün, Kâmil Paşa, Kıbrıs’a giderken, Eşref’ten ne hediye istediğini soruyor. Eşref, “Kıbrıs’ın eşekleri meşhurdur, bir eşek getirirseniz makbule geçer Paşa’m” diyor. Bir ay sonra Kâmil Paşa, Kıbrıs’tan dönüyor. Valiyi rıhtımda karşılayanlar arasında Eşref de vardır. Kâmil Paşa vapurdan iner ve karşısında Eşrefi görünce, elini dizine vurarak Tüh! Sen benden eşek istemiştin. Unuttum. Şimdi, seni…

  • O dönemde İzmir’in başında sadece tifo gibi salgın hastalıklar belası yoktu. Şehrin etrafını sarmış çeteler de İzmir halkını canından bezdirmişti. Bugün olduğu gibi dün de çeteler sırtını belli güçlere dayamışlardı. Örneğin İzmirli Whittall ailesi Çakırcalı Mehmed Efe’nin en büyük destekçisiydi! Whittalller, Çakırcalı’ya silah ve cephane yardımında bulunuyordu. Bu kuşkusuz karşılıklı bir çıkar ilişkisiydi. Lojistik desteğin…

  • 1895 yılının Kasım ayında İzmir Valiliğine bir kez daha eski bir sadrazam atandı: Kıbrıslı Kâmil Paşa! İngiliz çevrelerine yakınlığıyla tanınan Kıbrıslı Kâmil Paşa İzmir’e gelir gelmez başta Whittalller ve Forbesler olmak üzere İngiliz Levanten aileleriyle çok yakın ilişki içine girdi. Bu yakın münasebetler o kadar arttı ki, kentte; “Şehre korku salan Çakırcalı Mehmed Efe’nin eylemlerine…

  • İzmir Belediye başkanlığına neden Evliyazâde Mehmed Efendi atanmıştı? Evliyazâde Mehmed Efendi’nin göreve getirilmesinde başta Giraud-Whittall ailesi olmak üzere yabancı tüccarların katkısının olmaması imkânsızdır. Ayrıca İzmir’deki konsolosların etkisini de unutmamak gerekir.  Tanzimat’ın önemli isimlerinden Sadrazam Ali Paşa, 1850-1884 yılları arasında Osmanlının Londra büyükelçiliğini yapan Kostaki Musurus Paşa’ya gönderdiği mektupta bakın ne diyor: “Görevini yaparken, konsolosların hoşuna…

  • “Tarih; üzerinde anlaşmaya varılan bir masaldan başka nedir ki?” Alıntı: Da Vinci Şifresi – Don Brown, (Sf. 283) romanından birebir alınmıştır.

  • Beş yaprak; dişi hayatının beş evresini temsil ederdi; doğum, adet, annelik, menopoz ve ölüm. Sf. 283 Alıntı: Da Vinci Şifresi – Don Brown, (Sf. 283) romanından birebir alınmıştır.

  • Mesih bir Yahudi idi ve o zamanlardaki sosyal kültür Yahudi bir erkeğin bekâr kalmasını yasaklıyordu. .. Eğer İsa evli olmasaydı İncil ayetleri bundan mutlaka bahsederdi ve normal olmayan bu evliliğin açıklamasını yapardı. Sf. 274 Alıntı: Da Vinci Şifresi – Don Brown, (Sf. 274) romanından birebir alınmıştır.

  • Constantine yeni bir İncil yazdırdı, eski İncil’i toplatıp yaktırdı. Yasaklanmış İncilleri Constantine’in yazdırdığına tercih edenler kâfir ilan ediliyordu. Kâfir heretik kelimesi tarihin bu döneminden gelir. Sf. 262 Alıntı: Da Vinci Şifresi – Don Brown, (Sf. 262) romanından birebir alınmıştır.

  • Constantine MS 325’ten sonra bir konsey topluyor. Tarihin o anına kadar Mesih, müritleri tarafından ölümlü bir peygamber olarak kabul ediliyordu, bir ölümlüydü. Mesih’in, Tanrı’nın oğlu olduğu Nikaia Konseyinde teklif edilmiş ve onaylanmıştır. İsa’nın Mesih olması, Kilise ile Devlet’in işlemesi için elzemdi. Sf. 260, 261 Alıntı: Da Vinci Şifresi – Don Brown, (Sf. 260, 261) romanından…

  • Papa Clament tüm Avrupa’daki askerlerin eline aynı anda geçecek mühürlü bir mektup gönderdi ve şövalye katliamı da 13 Ekim 1367 Cuma günü başladı. Korkunç işkencelerle katliamlar yapılmış. Bu günden dolayı 13 rakamı uğursuz sayılmış. Sf. 181 Alıntı: Da Vinci Şifresi – Don Brown, (Sf. 181) romanından birebir alınmıştır.

  • Venüs gezegeni her dört yılda bir semada beş köşeli bir yıldız çiziyor. İnsanlar bunu keşfedince büyülenmişler. O’nu, mükemmellik, güzellik ve cinsel aşkın sembolü yapmışlar. Olimpiyatların dört yılda bir yapılması ve beş halkalı yıldızı da bununla ilgilidir. Sf. 47 Alıntı: Da Vinci Şifresi – Don Brown, (Sf. 47) romanından birebir alınmıştır.

  • Örneğin Celal Bayar, 10 Aralık 1936 tarihli “Yüksek Başvekâ­lete” başlıklı raporunda şöyle der: “Doğu illeri bizim rejimimize gelinceye kadar kati bir tarzda hâkimiyetimiz altına girmemiştir. Geçmiş hükümetler, halk üzerindeki hâkimiyetlerini ağalar ve şeyhler vasıtasıyla yürütmek istemişlerdir. Ağalar ve Şeyhler soyduklarının bir kısmını hükümet erkânına vermek suretiyle müşterek idarei maslahat (vaziyeti idare etme) devri yaşanmıştır. Şark’ta…

  • Bizde uygulanan modele tepkiyi, Şeyh Said’in torunu, eski DP ve DYP milletvekili Abdülmelik Fırat 1999 yılının nisan ayında, aşırı bir dille şöyle ifade eder: “Yaşananlar ortada. Bu sistemin garabetlerinden biri şu: eğer siz Arap, Kürt, Arnavut, Boşnak, Çerkez olduğunuz halde ‘Ben Türk’üm’ derseniz, Kürtlüğünüzü dile getirmezseniz, size bu ülke­de en yüce noktalar bahşedilir. Bir nevi…

  • Kardeşi Osman Öcalan’ın 28 Ekim 1999 tarihli İsviçre’nin Neue Zürcher Zeitung gazetesine verdiği demeçte şu satırlar ilginç: “1 Eylül itibariyle (1999) silahlı mücadele bitti. Bir daha başlamayaca­ğız. Öncelikli hedefimiz, Türkler ile Kürtlerin bir arada yaşaması­dır. Bağımsızlık, federasyon ya da özerklik başka şeyler. Ayrılık­çılıktan vazgeçtik, Türklerle birlikte yaşamaya karar verdik. De­mokratik bir cumhuriyette özgürlük içinde yaşamak,…