Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Anekdotlar
-
“Şu ’pratik‘ denilen insanların aklına gülerim. Bir insan öküz olmayı seçerse, insanlığın acılarına sırtını dönebilir ve kendi postunun derdine düşebilir. Ancak ben, en azından el yazması biçiminde de olsa, kitabımı tümüyle bitirmeden göçüp gidecek olsaydım kendimi gerçekten alık sayardım.” Marx’tan Meyer’e, 30 Nisan 1867 Marx – Engels, Seçme Mektuplar, s, 193 Alıntı: Kurtuluş Yazısı –…
-
Eski İstanbul Cumhuriyet Savcısı, olayları yakından bilen değerli dostum, namuslu, yurtsever Kenan Bey’den dinlediğim Recep Zühtü olayı şöyledir: Metresinin bir Yahudi genci ile ilişkisini anlayan, kendi kravatlarını bu gence armağan edecek kadar ileri giden kadını, Recep Zühtü kıskançlık nedeniyle tabancayla vurmuş. Yapılan soruşturmada kurşunun anında ölüme neden olmadığı anlaşılmış. Ölüm olayı sonradan gerçekleştiği için asıl…
-
Atatürk, Berlin Büyükelçisi Kemalettin Sami Paşa’nın eşi Mısırlı Prensesin büyüklük taslamasına içerlemiş. Bir gece Dolmabahçe Sarayı’nda verdiği davete bunları da çağırmış, Prensesi dansa kaldırmak istemiş, kadın da kalkmamış. Kemalettin Sami Paşa ve eşini derhal kapı dışarı etmiş. Ertesi sabah Kemalettin Sami Paşa büyük bir sepet üzümle Saraya gelmiş. Kabul edilmesini, yoksa intihar edeceği haberini göndermiş.…
-
Bir akşam Ada’da Yat Kulübünde tarihçi Ahmet Refik’i görür. Ahmet Refik Harp Akademisi’ndeki öğrencilik yıllarımızda Fransızca öğretmeni Mösyö Lupat’un yardımcısı idi. Bu nedenle sağda solda dolaşıp “Gazi benim öğrencimdir.” diyormuş. Gazi bu sözlere kızdığı için Ahmet Refik’i görünce onu yanına çağırır ve masanın üstüne çıkarır; “Şimdi herkese işittirerek bağır! De ki: Ben cahilim ve eşeğim!”…
-
Deli Fahrettin’in, Dr. Refik Saydam’dan duyduğum bir de şantaj öyküsü vardır. Saydam’ın anlattığına göre Deli Fahri çapkınlığı ile de tanınırmış. Bursa’da genç bir öğrenci kızı baştan çıkarmış ve hamile bırakmış. Genç kız, Deli Fahri’nin baskısıyla Gazi’ye bir mektup yazmış, “Paşam, Bursa’da sizinle görüştükten sonra hamile kaldım.” demiş. Gazi mektubu Dr. Refik’e göstererek “Sen, benim çocuğumun…
-
Kadın Doğum Uzmanı Doktor Fuat Fehim Caculi, Lâtife Hanımla ilgili bir hikâye anlatmıştı. Bu kişi abartmayı, dedikoduyu seven birisi olduğundan anlattıklarım doğruluğundan kuşku duyarak dinlemiştim. Güya bir gün Lâtife Hanım çocuk düşürdüğünü öne sürerek yatağa uzanmış. Doktor Fuat Fehim’i çağırmışlar. Gazi doktora, “Benim çocuğumun olmayacağı malûmdur. Şunu bir muayene et.” demiş. Fuat Fehim olayda hile…
-
Alman Büyükelçisi, Cumhurbaşkanı tarafından olağan bir törenle kabul olunduktan sonra Lâtife Hanım, ertesi gün de elçiyi kendisinin kabul edeceğini bildirmiş. Hatta bu iş için bando ve tören birliği hazırlanmasını bile emretmiş, Ancak olayı tam zamanında öğrenen Gazi bu işin önüne geçmiş. Sf. 248 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede,…
-
Bilindiği gibi Lâtife Hanım siyasal hırsa da kapılmış, Gazi’nin yurt gezilerinde çarşafı ve peçesi ile halka nutuklar söylemeye kalkmıştır. Atatürk’ün sonradan bana anlattığına göre, eski Çankaya Köşkünün bahçesinde sesini, davranışlarını eğitip düzeltmek için Demostenes gibi hitabet çalışmaları yaparmış. Bir bakıma Atatürk’le eşit olma, rekabet etme gibi çocukça davranışlar içine girmiş. Meclis’teki muhalif milletvekilleri ile iletişim…
-
Kendi şakalarında, saklı bir görüş ve anlam vardı. Bana anlattığına göre, bir gece geç saatlerde yatağından kalkarak sarayı dolaşmış. Genel Sekreter Kurmay Albay Tevfik’in odasına yavaşça girmiş. Yatağında derin uykuda olan bu kişiye yaklaşarak tabancasını çekip “Davranma!” diye haykırmış. Birdenbire uykudan uyanan zavallı Tevfik can havliyle “Burada değil yukarıda yatıyor.” demiş. Yanından gülerek çıkan Atatürk…
-
Ağaoğlu Ahmet Bey şöyle bir olay anlatmıştı: Atatürk bir gece Pera Palas otelinde baloya gitmiş. Karşı masada genç, güzel, hoppa bir hanımla bir erkek görmüş. Kim olduklarını sormuş. Bir Paşanın kızı ile kocası olduğunu söylemişler. Kadını yanına çağırmış, herkesin karşısında şapır şupur öpmüş. Kadın da bu iltifattan (!) memnun olup gurur duymuş. Sf. 239 Alıntı:…
-
Vakko tesislerinde grev var, grevlerin birinde, Başbakan Demirel Bakanlarından Barlas Kuntay’a, Kuntay resmi otomobil ile İstanbul’dan Ankara’ya giderken bir telsiz emri ulaştırarak “Dön, Vakko’nun Arkeoloji Müzesindeki defilesine git, fabrikaları grevde, ama onlar defile yapıyorlar, yanlarında olalım” demiş, Hakko anlattığı için inanmak zorundayız. Sf. 394 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003…
-
Verdiği bilgiler arasında en güveniliri, Trabzonlu bir kökünün olduğudur ve oğlunun adı ise “Ali Nuri” olarak geçmektedir; “Nur” ya da ışık sözcüğüne bir düşkünlüğünün olduğunu çıkarıyoruz. ,, bir kızının adının “canan”, diğerinin de “Saniye” olduğunu öğreniyoruz. Sf. 356, 358 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 356 ile 358…
-
Köylerde sürüleri ağıla çekerek sokmuyorlar, gidebilecekleri bütün kapıları kapatıp sadece ağıl kapısını açık tutarak, arkalarından “ho” diyorlar. Sf. 303 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 303) kitabından birebir alınmıştır.
-
.. bir kimsenin Yahudi olması, benim ona sevgimi hiç azaltmamaktadır ve ben rantiye olan, hak etmediği yere gelen bu topraklara sadakati olmayanları deşifre ediyorum, bunları hiç sevmiyorum ve böylelerini sevmemek için başka bir vasfa ihtiyaç yoktur. Musa – Moşe, Mısır’ın eski dili Kıptice’de ilk hece “mu” su ve ikinci hece “sa” “-dan” veya “çıkarmak” anlamındadır.…
-
Ruşen Çakır’ın bir Amerikalı diplomat ile konuşması, Amerikalı diplomatın şu sözleri, bugün söylendiği zamana göre daha değerlidir; “Özal bana Refah Partisi’nin istikbal vadeden bir parti olduğunu ancak temel iki sorunu bulunduğunu söylemişti. Başında genç bir lider bulunmayışı ve Yahudilere, İsrail’e sert tavrı.” Bu tespitten sonra hem Washington’un ve hem de Dünya Yahudi Partisinin İslâmist Partiye…
-
Demokratik mücadele yaptım, fakat hiç demokrat olmadım ve özenmedim; Robespierre’den başka da önemsediğim bir demokrat olmamıştır. Sf. 192 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 192) kitabından birebir alınmıştır.
-
Engels de büyük adamı bulunduğu yerden çıkarınız bir boşluk bulursunuz formülasyonunu ortaya koyuyordu. Sf. 157 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 157) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Fransa’nın zaptı kolay fakat yönetimi zor ve Türkiye’nin, Osmanlı demek istiyorum, zaptının zor fakat yönetiminin kolay olduğu” yollu formülü hem hârika hem de dâhiyanedir. Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 43 ile 47 arası) kitabından birebir alınmıştır.
-
Osmanlıda ilk bilimsel deneyi yapan çok zaman da pozitivist bilimin kurucusu saydığımız Hoca İshak Efendi ile ilgili olarak Galante’nin açıklamaları çok öğreticidir; “İshak Efendi eski mezhebinden olanlarla hoş geçinerek yardımı esirgememiştir. Yahudilerce “Tershane Hahamı” olarak bilinirdi.” Demektedir. (Avram Galante “Türkler ve Yahudiler” kitabından.) Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 –…