Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Anekdotlar
-
(Yalçın Küçük Sultanahmet Cezaevinde. Bir mafya babası; “maşallah, maşallah, Hoca’m çok güzel hapis yatıyor.” Diyor.) Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük – (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 13, 14) kitabından birebir alınmıştır.
-
27 Ocak tarihli Ankara DGM duruşmasında 1995 seçimlerinden hemen önce, zamanın Başbakanı Tansu Çiller’in emriyle MİT’in Öcalan’ın üzerine gönderdiği suikast timlerinin Mesut Yılmaz tarafından haber verildiğini ve boşa çıkarıldığını açıklamıştım. Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 56) kitabından birebir alınmıştır.
-
Butros Gali, Hristiyan ve Mısırlı, Birleşmiş Milletler Genel sekreterliği yapmış, bundan önce de Mısır’da Bakanlık yapmıştır ve babası veya dedesi ise Başbakanlık görevinde bulunmuştur. Bütün bunlar sözde lâik olmayan Mısır’da gerçekleşiyor. Peki, Cumhuriyet tarihinde bir Hristiyan’ın Türkiye’de bakanlık yaptığı görülmüş müdür? İki; Baas Suriye ve Irak’ta iktidardadır ve Baas’ın önde gelen kurucusu Hristiyan Mişel Eflak’tır.…
-
Deliliği çok seviyorum, Selimiye Cezaevindeydim. Avukatım, tellerin öbür tarafından sordu; “Ne yapıyorsun?” Hapishanede normal mahkûmlar hep deli taklidi yapar. Ben akıllı insan taklidi yapıyorum dedim. Belki ben bütün ömrümce akıllı insan taklidi yapıyorum. Sf. 378 Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 378) kitabından birebir alınmıştır.
-
(İlhan Selçuk’un Demirel’i darbelerin demokratlaştırdığını iddia etmesi üzerine;) İlhan, kasaba gitseydi lop lop etlerin darbe indikçe pirzola olduklarını görürdü, ben darbenin bir demokrat – yetiştiren değil, pirzola yapan etkisi olduğunu biliyorum. İlhan Selçuk’un “Demokrat pirzola” ile “demokrat Demirel” düşüncelerini karıştırdığını sanıyorum. Sf. 283 Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997…
-
(Azap askerleri, asimile olmuş, dönmeler. Bu nedenle büyük fırsatlar peşine takılıyorlar. Fetihlerde, kuşatmalarda en önde azap askerleri var.) Azaplar; bütün inançlarını yitirmiş ve yozlaşmış insanlardır; hemen inkâr edebiliyorlar. Karşı taraftan ilk sert mukavemeti görünce, büyük bir panik içinde kaçıyorlar. Önlemlerinin alınmış olduğundan hiç kuşku duyulmamalıdır. Güvenilir çavuşlar, baltaları ellerinde, biraz arkada bekliyorlar. Kendimi geleceğin baltası…
-
1961 yılında Vera Tulyakova’nın notlarına göre şunları söylüyor; “Ülkemden ayrılmakla hata ettim. Dağlara çıkmak ve çetecilik yapmak gerekirdi. Halkının geleceği için mücadele eden insanın halkıyla canlı bir bağ içinde olması gerekir. Bu gün gerçekçi olan tek yol budur. Öldürülürdük fakat ne çıkar bundan? Birkaç yüz şiir daha az yazılmış ne önemi var bunun? Ülke içinde…
-
Ali utanç içindeydi. İsmet’le münakaşa etmişti. Kendisi ve bir arkadaşı için hükümette bir görev istemişti. İsmet ise reddetmiş; bu külhanbeylerden hiç birinin kendi işine karışmasına izin vermeyeceğini açık açık söylemişti. Ali, İsmet’in konuşma tarzına içerlemişti. Mustafa Kemal’e kendisi ortadan kalkacak olursa, İsmet’in derhal onun yerine geçeceğini ima etti. İsmet sağırdı ama bu sözleri açıkça duydu.…
-
Mustafa Kemal; “Devrimler dökülen kanlar üzerinde yükselmelidir.” Dedi. .. Ülkenin dört bir yanına askeri birliklerle beraber İstiklâl Mahkemeleri gönderdi. Bunlar yüzlerce Türk’ü astı, kurşuna dizdi ve dayak cezasına çarptırdı. .. Onları hapislere düşmekten dayaktan ve celladın ilmeğinden koruyacak olan, ne buldularsa başlarına giydiler. Sf. 206, 207 Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong,…
-
Güce inanıyordu; “Ancak kılıçlı el hükümdar asası tutabilir.” Şeklindeki Tatar atasözünü şiar edinmişti. Acımasızdı. Sf. 204 Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 204) kitabından birebir alınmıştır.
-
Türk lirası düşüyordu, kredi kaynakları kaybolmuştu. Türkiye’de hiç sermaye kalmamıştı. İsmet de yenisinin gelmesini engelliyordu. .. yabancı bankerlerle görüşmeyi reddediyor, onları sövgülerle kovuyordu. İsmet hükümette olduğu sürece hiç kimse Türkiye’ye borç vermemişti. Büyük İzmir limanı yıkıntı hâlindeydi ve yeniden inşa etmek için iki yıldır hiç bir şey yapılmamıştı. İstanbul kasıtlı bir iflâsın içine sürüklenmişti. ..…
-
Halide Edip Mustafa Kemal’in durumunu anlatıyor; “… kızgınlıktan gözleri kurşunîleşmiş, kaşları aşağı sarkmış, çenesi sıkılmıştı; tavırları tehdit edici bir hâl almıştı; ‘Demek istiyorum ki herkese ne diyorsam yaptıracağım, herkes emirlerimi yerine getirecek. Hiçbir şekilde eleştiri ya da öğüt almayacağım. Kendi yolumu çizeceğim. Herkes tabii siz de, ben nasıl istersem, hiç soru sormadan, kesinlikle yerine getireceksin.’…
-
1919’un ilk ayları geldiğinde düşmanın ülke üzerindeki baskısı gevşemeye başlamıştı. Orduları terhis edilmiş, geri çekilmeye başlamıştı. .. Danışmanları Lloyd George’a “Türkiye’yi kendi hâline bırakın otomatikman parçalanacaktır. Biz de parçalarını sonradan bölüşürüz.” Demişlerdi. Sf. 83 Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 83) kitabından birebir alınmıştır.
-
Miralay Arif Almanya’da eğitim görmüş, yetenekli bir kurmay subaydı…. Ortak zevkleri vardı (Bir cümle sansürlenmiş.) Mustafa Kemal’in kolunu omuzuna atmak ve onu okşayıcı isimlerle çağırmak yoluyla açıkça şefkat gösterdiği tek insan Arif’ti. Bu yakınlık Mustafa Kemal’in düşmanlarının, ikisinin birer sevgili olduğunu iddia etmesine yol açmıştı. Mustafa Kemal’e nerede ise köpekçe bir saygı ve bağlılık gösteriyordu.…
-
Her ikisinin damarlarında da kavgacı Arnavut kanı dolaşıyordu. Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 28) kitabından birebir alınmıştır.
-
Selanik’te iken zamanının çoğunu ona Fransızca öğreten bir Dominiken Keşişi ile geçiriyordu. Sf. 7 Okul sicili; Zeki fakat asabi ve samimi olunması imkânsız bir genç. Sf. 7 (On beş satır boşluk var.) Cinsel iştahını doyurmanın dışında, yaşamında kadının yeri yoktur. Sf. 8 Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı…
-
Mustafa Kemal öğretmenlerine karşı vahşice davranıyordu. Diğer çocuklara karşı da uyumlu değil, kavgacı. Günün birinde büyük bir kavgaya karıştı, öğretmenlerinden birinden .. sıkı bir dayak yedi. Okuldan kaçtı ve bir daha oraya dönmeyi kesinlikle reddetti. Sf. 3 Askeri okulda yerini bulmuştu, başarılıydı fakat hâlâ sevilen bir çocuk olmamıştı. Sf. 4 .. kendisinden başarılı olan her…
-
(Çeviren Gül Çapalı Güven itiraf ediyor:) “Yazarın Atatürk’ün çok özel yaşamına ilişkin kanıtlanması olanaksız kimi iddialarına yer verilmesinin, kitabı çevirmekteki amacına ters düşeceğinden, yayınevinin bunların çıkartılması yönündeki kararını onayladım.” Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. IX) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1997): Çevirmen, çıkartılan…
-
“Bozkurt ilk Atatürk biyografisidir. 1932’de yayınlandığında bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de büyük yankı uyandırmış, İnönü Başkanlığındaki Bakanlar Kurulu Kararı ile yurda girişi yasaklanmıştı. Bu güne kadar da çevrilmedi. (Kılıç Ali’nin anlattığına göre Atatürk içki sofrasında kitabı çevirterek okutmuş ve şunları söylemiş;) “Bunun ithalini men etmekle (girişini yasaklamakla) hükümet hataya düşmüş. Adamcağız yaptığımız sefahati eksik…
-
“Gözlerimiz ve kulaklarımız bizim öğretmenlerimizdir. Doğa gözlenmeyi sever, sırlarına sokulabilmek gerek. .. Çevrenize bakın; her şey hareket ediyor, her şey akıyor. Bir ırmağa iki kere girilmez. .. Hiçbir yerde durgunluk, hiçbir yerde huzur yok…” Sf. 63 Alıntı: Başkaldırının Koşulları – İsmail Beşikçi – (Yurt Kitap 1. Baskı Aralık 1991 – Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır.