Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Anekdotlar
-
Sofrada Mustafa Kemal’e “-Sen beni buradan kaldıramazsın, çünkü bu saray ve bu masa milletin malıdır!” diyen Reşit Galip’e 3-4 ay sonra Dolmabahçe’de sofrada yer gösterip oturttuktan beş-on dakika sonra, dışarıdan iki nöbetçi neferi çağırdı; “-Şu efendiyi oturduğu yerden kaldırınız!” dedi ve bu iki kuvvetli Anadolu çocuğu bir hamlede Reşit Galip’i kucaklayıp havaya kaldırdılar. Mustafa Kemal…
-
3 Aralık 1930 Bana ısrarla söylediklerine göre, İstanbul Üniversitesi öğrencilerinden % 75’i komünist eğilimli imiş. Genç neslin yeniden düz ve dar milliyetçilik yoluna getirilmesi gerekiyor. Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 115) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2015): Grew, kendisine söylenilenle yetinen, araştırmayan herkesin düşebileceği yanılgıya düşmüş.…
-
11 Ağustos 1930 …. Pek çok stratejik demiryolu yapılmıştır, çok fazla yabancı malı alınmıştır, yabancı borçlarına karşı aşırı bir milliyetçilik gösterilmiştir, tarımsal gelişmeye pek az yer verilmiştir. Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 104)
-
… İslamlıktan sıyrılmış bir Türkiye’nin gelecekteki gelişmesine ve kültürüne temel olarak alabileceği kendine özgü bir uygarlığı yoktur. Şimdi bütün yapacağı şey Batı’yı taklittir. … Ankara’da bulunan herkesin gördüğü gibi pek azı dışında kalanı ile bugünkü liderler hep dine karşı ilgisiz kişilerdir. Bazıları kültürsüz, kimileri görgü ve ahlaki dürüstlükten yoksun, fakat her biri de ülkelerinin…
-
20 Temmuz 1928 Akşam yemeğine oturmadan az önce Ruşen Eşref Bey’i telefona çağırdılar. Gazi, kendisinin hemen gelmesini istemiş. … Başka hiçbir ülkede görülmeyen bu şekildeki keyfi davranışlar karşısında ne düşündüğümüzü karımla birlikte kendisine söyledik…. dedi ki; “Türkiye bir avuç insanca yönetilmektedir., kendisi de bunlardan biridir. Gazi sabahları çok geç kalkmakta ve genellikle geceleri çalışmak istemektedir.…
-
29 Şubat 1928 Türklerin ne sözlerine ne de davranışlarına bakarak, zihinlerinden geçen şeyi anlamak imkânsızdır. Rüştü Bey’le konuşmalarımı tahlil ediyor ve şunlarla karşılaşıyorum; Sözlerinden hiçbirini tutmadı. (Rüşdü, diye bahsedeceği Mustafa Kemal’in Dışişleri Bakanı, Tevfik Rüştü Aras) 7 Şubatta Amerikan okulları aleyhinde açılan basın kampanyasını durduracağını vaat etmişti. Oysaki aynı mahiyetteki yayın on gün sürdü.…
-
23 Mart 1928 Robert Kolejde iki Yunan öğrencinin Türkiye haritasını yırtması büyük bir olay oluyor. .. Ülkede mutaassıp milliyetçilik o kadar şahlanmıştı ki. Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 88) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş…
-
(1 Ekim 1927;) Pek doğal olarak Cumhurbaşkanı bir diktatör olmak zorunda kalmış. .. Türkler henüz kendi kendilerini yönetecek duruma gelmemişler; bir diktatörlük olmasa ülke parçalanabilir. Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi…
-
(22 Ocak 1923 Lozan’da Birinci Etap) Fransız Baş delegesi Barrere gençliğinde sosyalist imiş. Yirmi beş yıl İtalya’da Büyükelçilik yapmış. İtalyan Kralı’na itimatnamesini verdiğinde Kral, siyasi ideallerinde nasıl olup ta böyle bir değişme olduğunu sormuş o da; “Ekselans, gençliğinde radikal olmayan bir insanın yüreği yoktur, fakat yaşlılığında muhafazakâr olmayanın kafası yoktur!” demiş. Alıntı: Atatürk ve İnönü…
-
(4 Şubat Pazar 1923 Lozan Birinci Etap) Müttefikler antlaşma projesini bugün saat 16’da, ister imzalayın ister imzalamayın, diyerek Türklerin önüne uzatacaklar. … Curzon’dan Paşa’nın hangi sorunda anlaşmazlık çıkardığını sordum, adli sorunlarda cevabını verdi. … Paşa ekonomik maddelerin Türkiye’yi sınaî ve mali esarete sürükleyeceğini söyledi. Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966…
-
(5 Haziran 1923 Lozan’da İkinci Etap;) İngiltere delegesi Lord Curzon yerini Sir Horace Rumbold, Fransa delegesi Barrere ve Bombard’ın yerini General Pelle, İtalya Delegesi Garroni’nin yerini Montagna almış bulunuyordu. Lozan’a Yunanistan Dışişleri Bakanı Apostal Aleksanridis geldi. Montagna’ya “Bundan önce müttefikler Yunan tecavüzünü desteklemişlerdi.” deyince, Montagna’dan “Zafer, bazen mağlubiyetten daha pahalıya mal olur ve müttefiklerin hepsi…
-
(21 Aralık 1922, Lozan’da Birinci Etap) … İsmet yine iyi bir şampanyanın keyiflendirici etkisi altında Curzon’a, İngilizlerin Musul’u elde tutmalarında hiçbir sakınca görmediklerini üç kere söylemiş. Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 25) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD…
-
(22 Kasım 1922, Lozan’da Birinci Etap) Bugün İsmet Paşa ile görüştüm. Kendisi diplomattan çok askerce konuşan ve yine öyle düşünen bir adam. Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem…
-
(21 Kasım 1922, Lozan Birinci Etap) İlk oturum. İsmet en küçük şeylere bile itiraz etmekle hata ediyor… Konferansa aslen davet edilmiş olanlardan başka hiçbir milletin alınmamasını istedi, reddedildi. Önemli komitelerden birinin başkanlığını istedi, reddedildi. Konferansta görülecek işlerin tetkikiyle görevli üç komisyondan birinin başkanlığına bir Türkün getirilmesini istedi, reddedildiler. Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew…
-
İsmet Paşa Garp Cephesi Kumandanı olarak görevine başlamıştı, 10 Kasım 1920. Ve üç gün sonra Mustafa Kemal’e telgrafla şöyle söylüyordu; “-Ethem Bey’in Ali Fuat Paşa Hazretleri ile Rusya’ya gideceği şayiası cephe muhitinde ve geride bulunan halk arasında kötü bir fikre yorulmaktadır. Bu gibi kişilerin çevremizden uzaklaştırılması, zatı devletinizin diktatörlük ilan edeceğiniz zannını uyandırmıştır.” Alıntı: Atatürk’e…
-
5 Kasım 1920 Yer Bilecik istasyonu, Mustafa Kemal İstanbul’dan gelen İzzet ve Salih Paşalara kendisini tanıtıyor; “Ben, TBMM ve Hükûmeti Reisi Mustafa Kemal!” Sonra kendilerine sordu; “-Kimlerle müşerref oluyorum?” İzzet Paşa tanıştırmaya başlayınca, Mustafa Kemal; “-İstanbul’da bir Hükûmet bulunduğunu kabul etmiyorum. Sizi de o Hükûmetin bakanları olarak tanımıyorum!” Sonra sıfatlar söz konusu olmadan konuşmalar yapıldı. …
-
(Büyük Yunan saldırısının olduğu günler) Kılıç Ali Anlatıyor; “Mustafa Kemal ayakta pencerenin kenarında, eliyle işaret ederek, Etlik eteklerinden şehire doğru, aşağıya inen kuvveti gösterdi. Dürbün olmadığı için kuvvetin mahiyeti ve miktarını belirlemek güçtü. Meclis’i heyecana düşürmeden, Genelkurmay’daki müfrezemi alarak asileri daha eteklerden aşağı inmeden önlememi emretti .. .. Kuvvet dediğimiz topluluk meğerse Ankara halkının otlaktan…
-
Düzce, Tokat-Zile, Boğazlayan, Konya Yozgat Çapanoğlu vs. isyanları. Yozgat isyanının bastırılması sırasında 23 – 24 Haziran 1920’de Yozgat halkı top mermileri altında ölüyor. Yozgat’ı kuşatan milli birlikler şehir halkını Çapanoğullarından ayırabilecek durumda değildiler. Asilerin teslim olmadığını gören Milli Kuvvetler nihayet top da kullanmaya başlamışlardı. Gülleler şehrin üzerinde, her patlayışta büyük yangın çıkıyor, ateşler içinde kalan…
-
BAKKAL’IN YORUMU (1995): Hüseyin Deveci, bir gün Mustafa Kemal’in sofrasında İsmet Paşa’yı o kadar övüyor ki Ali Fuat Paşa hiddetinden piyanoya yumruk atıp kapağını kırıyor. Alıntı: Atatürk’e Kafa Tutanlar II – Selahattin Güngör (Hadise Yayınları 1955 – Sf. 59) kitabından notlar alınmıştır.
-
5 Recep (Nisan) 1920 Padişah Sadrazam Damat Ferit Paşa’ya hitaben Hattı Hümayun yayınlıyor; “-Ateşkesin imzalanmasından beri, derece derece iyiliğe doğru yaklaşan siyasi durumumuzu milliyet adı altında çıkarılan karışıklıklar çok kötü bir duruma getirmiş ve buna karşı, şimdiye kadar alınmasına çalışılan barışçıl tedbirler faydasız kalmıştır.” Ali Kemal bu fetva ve fermandan sonra 18 Nisan’da yazdığı yazıda;…