Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Anekdotlar

  • 1- Doğu’da bir Doğu Enstitüsü kurulup sorunlar bilimsel esaslara göre incelenmeli, Doğu’da görev alanlar bu Enstitüde kurs görmelidir.   2- Uzun vadeli bir temsil siyaseti olmalı.   4- En seçkin memurlar Doğuda görevlendirilmeli, yüksek tazminat ödenmeli.   8- Doğunun 18 İlinde Radyolu köyler % 71’dir. Bu illerde 36.682 radyo vardır. Anadili Türkçe olmayanların nispeti % 52,2, okuma –…

  • Büyük Britanya’ya manevi bağlılık ve saygı duygularını göstermeyi başaramayan Ethem Bey, İngilizlerin tutukladıkları Vali’nin (İzmir Valisi Rahmi Bey), küçük oğlunu kaçırarak İngilizlere saygı gösterisinde bulunmaktadır.  Hatta Hasan Tahsin’in dediğine göre, Ethem Bey Birinci Dünya savaşı sırasında, Büyükada’da esir tutulan İngiliz Generali Towsend’ı kaçırmayı planlamış fakat General reddetmiş. Alıntı: Çerkez Ethem Olayı – Cemal Şener, (Ant…

  • Daha 1921 yılında Kürdistan, Ermenistan olmasın diye, Kürtleri Ermenilere ve Fransızlara karşı örgütleyen Kürt Ali Saip Ursavaş, daha sonra Şeyh Sait ve arkadaşlarını asan mahkemenin bir üyesi, bir ara da başkanı olmuştur. .. bu ihanetlerine karşı Kemalistler tarafından Çukurova’da geniş bir çiftlik ve Kozan Mebusluğu ile ödüllendirilmiştir. Ayrıca Şeyh Sait ve arkadaşlarını yargılarken 60.000 altın…

  • 1930- 1934 Yılları arasında İran’da Büyükelçimiz olan Rıdvanbeyoğlu Hüsrev Gerede, Hatıratım’ın bir yerinde; “Şah ile görüştüm. Gazi’ye derin muhabbeti var, sınırdaki Kürt asilere ve eşkıyalara karşı bir askeri harekât yapacaklarından.”  ve sıcak takipten bahsediyor.  Şah, müşterek düşmanlar karşısında aramızdaki dostluğun takviyesinin lüzumunu katiyetle tekrar etti. Alıntı: Orgeneral Muğlalı Olayı (Otuz Üç Kurşun) – İsmail Beşikçi,…

  •   (İkinci Tanık Yedek Teğmen Durmuş Özbek’in ifadesi 8 Mart 1974 tarihli Milliyet’te yayınlandı.)    “Biz Taburda görevli idik. Emir geldi. Olay yerinde ihtiyaten (yedek olarak) bulunduk Bir de bize tutanak imzalattılar. Kurşuna dizme görevini yerine getirecek birliğe kumanda eden arkadaşlar Necdet ve Bilal aslında tavuk kesemeyecek derecede yufka yürekli yaratılışta idiler.   Aralarında tahminen 13-14…

  • Yüzbaşı Dr. Reşit Ersezer; “Olaylar sırasında Özalp’te askeri doktordum. .. Milan Aşiretinin Reisi Mehmet Mısto (Mustafa) Türk dostu ve milli …setimizin adamıdır. Rus kuvvetlerinin miktarı, silahları, konuşları, hareketleri hakkında sık sık bize haber gönderirdi. O sırada Kuzey İran Sovyetler Birliğinin, Güney kesimi ise İngilizlerin işgali altındadır. O sıralar bizim tarafta gaz ve çay yoktu, İran’da…

  • Oligarşik yönetim; en iriler’in yönetimidir. Alıntı: Bilimsel Yöntem Üniversite Özerkliği ve Demokratik Toplum Açısından İsmail Beşikçi Davası III – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1992 – Sf. 124) kitabından birebir alınmıştır.  

  • “Kanun insanca yorumlanmalıdır.”     Hâkim Moknard; “İyi kurulmuş bir toplumda, kendi kusuru olmaksızın, insanın yaşama olanağını kaybetmesi, teessüf edici bir haldir.”  Alıntı: Bilimsel Yöntem Üniversite Özerkliği ve Demokratik Toplum Açısından İsmail Beşikçi Davası III – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1992 – Sf. 124) kitabından birebir alınmıştır.

  •   Ben emniyette, sorguda, işkencede hep Kürt görevlilerle karşılaştım. İşkence yapanların büyük bir çoğunluğu Kürt idi. Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 260) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1919 yılında Heyeti Temsiliye döneminde 20-22 Ekim tarihleri arasında Amasya’da Osmanlı Harbiye Nazırı Salih Paşa ile Heyeti Temsiliye üyeleri Mustafa Kemal Paşa, Rauf ve Bekir Sami Bey aralarında bir protokol imzalanmıştır.  Türk Tarih Kurumu bu belgeyi yayınlıyor ancak 3 sayfası kopuk diyor. Yalan! Kopuk dediği sayfada şunlar varmış; “..Kürtler, Türkler ortak mücadele yapmalıdır. Savaştan sonra…

  • .. Daha sonra 1930 yıllarında devrin Adalet Bakanı olan Mahmut Esat Bozkurt bunu şu şekilde ifade etmiştir; “Bu memlekette Türk olmayanların tek bir hakkı vardır; Türklere hizmetçi olma, Türklere köle olma hakkı.”  Milliyet Gazetesinin 1655 sayı ve 19.9.1930 tarihli nüshasında. Alıntı: Kürtlerin Mecburi İskânı (Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama) I – İsmail Beşikçi (Sf. 190) kitabından…

  • Mussolini şöyle diyor; ” …Sosyalist devlet de, liberal devlet de sınıf devletidir. Faşist Devlet de milletin hukuki tezahürü olduğuna göre milli devlettir.”   Alıntı: Kürtlerin Mecburi İskânı (Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama) 1- İsmail Beşikçi (Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yumuşaklıkta en değme liberallerden daha liberalim. Bu yeteneğim vardır. Şimdi neden bu yeteneği geliştirdim biliyor musunuz?  Bizim toplum çok ikiyüzlü, çok yalancı, çok sahtekâr, çok tembel, çok cüce, fakat fırsat değdi mi kendini birden bire Allah yerine de koyan bir toplumdur. … bu da esnekliği gerektiriyor. Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi…

  • Kesinlikle doğru değil PKK bu uyuşturucu kaçakçılığına bulaşmamıştır. Bu kesindir ve ilkeseldir.   Kullandıkları tipler hep bu Bingöl’ün Zaralarıdır. Eskiden faşist hareket onları Elazığ’da kullanıyordu. Hepsi Paluludur. Paluluları önce faşist maşa olarak kullandılar, şimdi de esrar taşıyıcısı olarak kullanıyorlar. Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 235) kitabından…

  • Mahir çok gözü kara bir militandı. Anı anına eylem içindeydi, değil mi? Müthiş bir yoğunluk, düşünmek gerekiyor. Düşünün yani, yurt dışına çıkmayı onuruna yediremiyor. Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 65) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan’ın Kürt çözümlemesi:) “Kürtlerin, din, felsefe, sanat gibi çeşitli alanlardaki durumu, hem var hem yok arasıdır. .. Demek ki Kürt gerçekliği kaygandır. Demek ki bir yerden bir başka yere akıyor. Ve henüz oturmamıştır. İşte burada, bu çözümlemede, sınır tanımaz Kürt ihanetinin çıkması kaçınılmaz ve bunu tartışmak mümkündür. Halkım için; “Kendisine en çok ihanet eden halk!”…

  • (Öcalan Anlatıyor:) “Nazım, hem Kemalizm’in elinde esirdir hem de Kemalizm’in övgücüsüdür. Ve bu bir dramdır. Nitekim bu dramın sonucunda kaçışı geliyor. Bence Sovyetlere gidişiyle davayı kaybetmiştir.  O yıllarda artık Sovyetlerin bunları bir Sovyet propagandacısı yapmak gibi geleneksel bir yaklaşımı vardır.  .. şöyle bir olay duydum; Bu bir yerde herhalde içki içerken, Nazım da uzakta başka…

  • (Öcalan Anlatıyor:) Türkiye halkı da bana bir temsilcisini, doğru bir talebini yöneltsin; eğer uğruna savaş vererek karşılamazsam, “Apo, şu kadar kötüdür!” desin. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf.332) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan anlatıyor:) Ben Türkiye’ye de fazla zarar vermek istemiyorum. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 276) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Yalçın Küçük:) Uğur Mumcu’yu Genelkurmay yükselen Refah Partisi için bir açılım olarak değerlendiriyor. Karşı gurup işini bitiriyor.   Ne yazık ki Uğur, devletin bir kalemi ve devletin dış stratejik elemanı olmuştur. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 126) kitabından birebir alınmıştır.