Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Anekdotlar

  • (Öcalan:) Benim o zaman (gençlik yılları) sevgi meselemde çelişkilerimin olduğunu şimdi anlıyorum. Ne seviyorum, ne seviliyorum, ne sevebiliyorum, ne kendimi sevdirebiliyorum. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 73) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan:) İsmi Faruk Çağlayan’dı. Binbaşıydı. Harp Okulunda edebiyat öğretmeniydi. Bizim okula gelip, edebiyat dersi verirdi. Benimle olağanüstü ilgilenmesi oldu. Bana “-Sen kendine büyük güven, sen çok büyük birisin. Çocuklar ben Abdullah’ın yazdığı kompozisyon yazılarını alıp bütün profesörlere okutuyorum ve tahlil ediyorum (inceliyorum)”  diyordu.  Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları…

  • (Aşağıda alıntılar bulunan belge 1979 Yılında ABD’nin Tahran Büyükelçiliğine yapılan baskında elde edilmiştir) “Türkiye’deki ve Türkiye dışındaki Kürtler arası ilişkiler konusunda bilgilerin az olmasına karşın Türkiye Kürtleri İran ve Irak’taki komşu Kürtlerle siyasi işbirliği konusunda fazla yatkın olmamışlardır. Aşiret bağları etnik bağlardan daha önemli görünmektedir. Sözgelimi, Irak’ta Barzani ve Talabani kesimlerine, Türk sınırı boyunca çatışmaları…

  • (Genelkurmay Harp Tarihi Dairesi yayınından alıntı;) “Çünkü sırasıyla, Tanzimat’ın ve meşrutiyetin, Kürtlerin yaşayışı üzerinde yapacağı değişiklik, doğrudan doğruya, ağa, bey, reis, şeyh ve hocaların bu ilkel sürüler üzerindeki nüfuzlarını kıracak nitelikte idi. İnsanlığı bile idrak etmemiş olan bir kitleye ise, Kürtlük telkin etmeye imkân yoktu, bu kitle varlığının manasını bir avuç gulgul (bir nevi darı)…

  • Zamanın ölçüsünü ise dünyanın güneş etrafındaki hareketine göre ayarlamayı da bir türlü kabul edemiyorum. Bu nedenle bir yerde, güneş ışınlarının dünyaya gelişinin engellendiği zamanda, bir yapay uydu ile bu ışınları dünyaya yansıtmayı hayal ettiğimi yazdığımı hatırlıyorum. Böylece insanlığı çok basit ve kaba bir zaman ölçüsünden kurtarmış olabileceğimizi düşünüyorum. Sf. 273 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler –…

  • 3 Eylül 1989’da Sokak Dergisindeki röportaj..  Soru; “Abdullah Öcalan’ın sizce niyeti ne?”  Yalçın Küçük; “Kampa gidip bu mülakatı yapıncaya kadar, ayrı bir devlet kurmak istediğinden hiç kuşkum yoktu. Ancak şu anda en çok istediği, kendisini kanıtlamak ve Kürtlerin ayrı olduğunu kabul ettirmek.” Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990…

  • Bütün dillerdeki “salari” sözcüğü, maaş, “salt” ve tuz sözcüğünden çıkıyor. İnanılır gelmeyebilir; bir zamanlar insan bütçesinde tuz o kadar önemliydi ki, Avrupa’ya yine Suriye üzerinden gönderiliyordu, insanlara maaş değil “tuzluk” ödeniyordu. Özellikle kamu görevlilerine, belli bir günde, tuz almaları için bir ödeme yapılıyordu; buna “tuzluk” ya da maaş deniliyor. Sf. 258, 259 Alıntı; Kürtler Üzerine…

  • Uzmanları ilgilendirmekle birlikte medyanın insan aklı üzerindeki iki benzer etkisinden söz etmeden geçmek istemiyorum. Bir: İnsanoğlu artık öğrenme tutkusunu yitirmiştir. Öğrenmek insanoğlunun içgüdülerinden ve sevinçlerinden birisi olmaktan çıkıyor. Tekelsi düzenin de etkisiyle, medyanın bu hale gelmesi bu düzenin hem sonucu ve hem de dayanaklarından birisi oluyor, insanoğlu öğrenme eğilimini yitiriyor. İki: Newton ile en mükemmel…

  • (Yalçın Küçük’ün savunmasından:) Ben Türkiye’de Darülfünunun (üniversitenin) ilk emini (rektörü) Hoca Tahsin Efendiden geri kalamam. Hoca Tahsin Efendi, canlıların Tanrı yoluyla değil de, örnek olsun havasızlıktan öldüklerini gösterebilmek için bir deney yaptığı gerekçesiyle, darülfünundan kovuldu. Fakat kovulduğu yere yakın bir oda kiralayarak derslere serbestçe ve buradan devam ediyordu.   Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük…

  • Bir: Türk Ceza sisteminde “faili” övme suçu bulunmuyor. Türk Ceza sisteminde “fiili” övmek, suç sayılıyor. Kişiyi övmek suç olamaz; bir eylemi veya eylemler bütününü övmek suçu var. Sf. 206 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 206) kitabından birebir alınmıştır.

  • Değerli Kurul,    Çalışkan birisi olduğum biliniyor; dürüstüm. Aptal olduğum söylenmiyor. Bana bütün kariyerler açıldı. Hepsini reddettim. Çünkü bu düzene itirazım var.    Bütün sınıfları birincilikle geçtim. Bütün mektepleri geride bıraktım, şimdi benim bir mektebim var; sosyalizm.  Bu ülkede sosyalizmin kurulduğunu görmek istiyorum. Suç işlemiyorum. İşimi suç işlemeden yapıyorum. Bana tahammül etme zorunluluğu var. Alıntı: Kürtler Üzerine…

  • Benim evim bir kütüphanedir. Ben evimde aradığımı bulamıyorum. DGM Savasının emriyle evime gelen siyasi şube ekipleri benim evimde ne arayacaklarını bilmiyorlar. Emir, neyi arayacaklarını emretmiyor. Benim aradığımı bulamadığım evimde, ne aradıklarını bilmeyen polisler ne bulabilirler? Sf. 144 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 144) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kürtlerde Sünniler çoğunluktur ve Osmanlı yanlısı bir tutum içinde yaşıyorlar. Şiiler ise daha çok Iran içinde yaşıyorlar ve genellikle Iran Devleti yanlısı bir politika izliyorlar. Bir de bunların arasında ve Anadolu’nun ortalarına yakın bir yerde yaşayan, etnik kökenleri tartışmalı Zazalar var. Bunlar Dımbıllı Kürtleri olarak da biliniyorlar; “Kızılbaş” sayılıyorlar. Ancak Kürtlükleri çok tartışmalıdır; Kürtler bile…

  • Öğrenmenin yaşamının sevinci olduğunu ve artık kalmadığını yazarak intihar eden Stefan Zweig’i hep büyük bir hüzün ile hatırlıyorum. Türkiye’nin düzeninin intihar aşamasında olduğunu bir de buradan çıkarıyorum. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 116) kitabından birebir alınmıştır.

  • Vahdettin ve Ferit’i “hain” ilan ediyoruz pek güzel, ancak bir soru kalıyor: Kemal Paşayı görevlendirmekle Vahdettin ve Ferit mi yanılıyor, yoksa Kemal Paşa mı bunlara verdiği sözden dönüyor? Sf. 51 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 51) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tüm halkları seven bir Türkofil olduğumu … Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ben Atatürkçü değilim.. Hiçbir şeyci değilim ben! Alıntı: Turan Dursun’un Hayatı – Şule Perinçek (Kaynak Yayınları – Sf. 52) kitabından birebir alınmıştır.  

  • Evet, babam Türk’tü, anam Kürt’tü. Fakat anam babamın yanında Kürt olduğunu pek söyleyemezdi, korkardı. Alıntı: Turan Dursun’un Hayatı – Şule Perinçek (Kaynak Yayınları – Sf. 17, 18) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ali Saip Ursavaş’ın da Kürt olduğu bilinmektedir. .. 1919 -1920 yıllarında, Güney Kürdistan’da Kürtlerle birlikte özgürlük ve bağımsızlık için başkaldırıyor, 1925’te de özgürlük ve bağımsızlık isteyen Kürtleri yargılayan İstiklâl Mahkemesinde yer alıyor. Alıntı: Kürt Aydını Üzerine Düşünceler – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın Aralık 1991 Baskısı – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.

  • İbrahim Arvâsi de 1964 yılında Ankara’da yayınlanan “Tarihi Hakikatler” isimli kitabında, Şeyh Sait Kürt Ayaklanmasıyla ilgili olarak olayın farklı bir yönüne değinmektedir; “.. Bu işin neticesi ve kötülüğü safha safha meydana çıkıyordu. Şark Mebuslarından İsmet Paşa’ya itimat edenlerle etmeyenler ve korkudan kaçıp ta reye iştirak etmeyenler ve kaçınıp ta rey vermeyenler dâhil hepsinin bütün akraba…