Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Anekdotlar
-
Genelkurmay Harp Tarihi Dairesi, Milne’in, Kemal Paşa’nın görevden aldırdığı Yakup Şevki Paşa’nın yerine atanmasını istediği yazının tarihini yayınlamamakta yarar görüyor. Doğrusu çok şaşırtıcı bir durum ortaya çıkıyor; Büyük Britanya emperyalizminin Mısır Kuvvetleri Kumandanı General Allenby, Kemal’i, kendilerine karşı direnen Altıncı Ordu Komutanı Ali İhsan’ın yerine göndermek istiyor. Karadeniz işgal kuvvetleri komutanı da kendilerine direndiği için…
-
Vahdettin’in sübjektif olarak bir hain olduğu düşüncesini taşımıyorum. Londra politikasına yatkındır; ancak Mustafa Kemal’in, bir ara, Vahdettin’den çok daha fazla Londra’ya hizmet sunduğundan da kuşku duymuyorum. Sf. 389 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 389) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tarih, İsmet Bey’in bir provokasyon ustası olduğunu gösteriyor; Sf. 348 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 348) kitabından birebir alınmıştır.
-
Radyo, dış dünyayı eve getirerek insanın günlük dünyasını genişletiyor. Otomobil, evi her yere uzatarak mekânı çoğaltıyor. Sf. 264 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 264) kitabından birebir alınmıştır.
-
Her ikisinin de, Smith ve Marx, birer kitap kurdu olduklarını ve tarihin kaydettiği önde gelen «ansiklopedik», insanlar olduklarını eklemek durumundayım. Sf. 284 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 284) kitabından birebir alınmıştır.
-
Harbord Misyonundan üçüncü adam, Tuğgeneral Mosley’dir; görüşmede General Mosley de bulunuyor. Mosley, daha önce değinmiş bulunuyorum, ayrı bir rapor kaleme alıyor, buna göre Mustafa Kemal, Harbord Heyeti ile görüşürken daha önce yabancı devletlerle ilişkilerden yakınıyor ve bunların Türkiye’yi yönetmeye kalktıklarını söylüyor ve daha sonra da, «eğer mandanın verileceği ulus Amerika ise hiç bir güçlük olmayacaktır»…
-
Orgeneral Fahrettin Altay, yıllar sonra ve Kemal Paşa öldükten sonra, yayınladığı anılarında bile Kemal korkusundan kurtulamıyor. Sf. 88 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 88) kitabından birebir alınmıştır.
-
Nitekim Fahrettin Paşa da satırların arasından bunları yazmış bulunuyor. Anılarının bir yerinde şunlar var: Liman Paşa “dürbünle yere yatmış ileriyi seyrederken Mustafa Kemal’den gelen bir raporu kendisine okumuştum. Raporda, ‘düşman bu gece denize dökülecektir’ deniyordu. Gözlerinin yaşardığını gördüm, Almanca Allaha şükürler olsun derken de hayli heyecanlanmıştı.” Kemal Bey’in düşmanı denize dökmeden haber verdiğini, daha sonra…
-
Gelibolu’da savaş askerlik sanatıyla ilgili görünmüyor; ölecek daha çok kütlesi bulunan ve şu veya bu şekilde bunu ileriye sürebilen taraf kazanmaya mahkûm görünüyor. Resmi rakamlara göre Türkiye’nin kaybı 86 bin 672 ölü ve 164 bin 617 yaralı oluyor; yabancı kaynaklar beş yüz bin sayısının abartma, ancak yaralı ve ölü olmak üzere toplam kaybın üç yüz…
-
8 Müstahkem Mevkii Kurmay Başkanı Selahattin Adil, Kemal’in, Arıburnu’nda düşmanın denize döküldüğünü resmen rapor etmesine karşın bunun doğru olmadığını yazıyor. Daha sonra Kemal Paşa ile çok yakın ilişkilere giren Fahrettin Paşa, bıraktığı anılarında, elinde dört alayın olmasına karşın Kemal’in düşmanı denize dökmemesine Enver’in çok sinirlendiğini anlatıyor. Daha da önemlisi, Gelibolu’da Liman Paşa’dan sonraki en önemli…
-
Kemal Paşa, 1920 yıllarının başında Hüseyin Cahit Yalçın’ın Latin harfleri önerisini, «çok derin değişikliklere neden olacağı» gerekçesiyle kabul etmiyor. Sf. 63 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kemal, kendisine güveni olmayan bir kişiliğe sahip. Sf. 41 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.
-
İstanbul’un ilk adı Nova Roma’dır; Yeni Roma anlamına geliyor. Büyük Napolyon, bir dünya devletinin kurulması halinde merkezinin İstanbul olması gerektiğini ileri sürüyor. Sf. 29 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır.
-
Proletarya diktatörlüğü kavramına model sağlamış olan yenilmez ihtilâlci Robespierre’in yazdığı gibi, mutlu bir halkın hiç bir zaman taşkın bir halk olamayacağını, Türkiye köylerinde köylülerin mutlu ve sakin olduklarını, Sf. 551 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 551, 551) kitabından birebir alınmıştır.
-
Enver, Haziran Ayı’ndaki gelişinde ise, Kemal’in taarruz planlarından birisine karşı çıkıyor; Moorehead, Enver’in karşı çıkışını, «Kemal was too much given to the squandering of troops» gerekçesine dayandırdığını ileri sürüyor. Enver, Kemal’in askerlerini boş yere harcadığına inanıyor ve âdeti olduğu üzere Kemal istifa ediyor. Liman Paşa araya giriyor ve Kemal’in planladığı taarruz tam bir felaket, Moorehead’in…
-
Devrim öncesinde Çin’e bir yabancı gelmiş. Çinlileri çalışırken görmüş. Ağır ve özenle çalışıyorlar. Yabancı bakmış bakmış, birine yaklaşmış ve ‘bu işi kaç günde bitiriyorsun?’ diye sormuş. Çinli ‘otuz gün’ demiş. Yabancı ‘şöyle yaparsan, bir günde bitirirsin’ demiş. Çinli, sakin ve aldırmaz bir biçimde baktıktan sonra ‘peki, yirmi dokuz günde ne yapacağım’ diye sormuş. Sf. 544,…
-
İtalyan uçak şirketi Air Italia’dan bağış Kabul eden eşi yüzünden, Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Emin Alpkaya görevinden istifa etti. Air Italia’nın Lockheed uçaklarını Türkiye’ye satan aracı bir şirket olduğu belirtildi. Sf. 441 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 441) kitabından birebir alınmıştır.
-
İtalya’da Papa dertli, Papa kırgın, Açık savaş açtı. İtalyan Komünist Partisi’ne. Bu, Papa’nın açtığı ilk açık savaş. İkinci Büyük Savaş’ta Sovyetler Birliğine de açık savaş açmıştı. Öyküsü, bilinir. Zamanın Sovyet Lideri Stalin’e haber vermişler. Stalin de sormuş: “Papa’nın kaç askeri var?” Sf. 448 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım…