Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Askerlik
-
Arada sırada Akhisar’a iner veya herhangi bir iş için Manisa’ya ve İzmir’e giderdik. Halk büyük ilgi ve dikkatle bizi seyreder, ne askeri olduğumuzu sorar, biz de “paraşütçü” olduğumuz söyleyince, herkes bizi büyük bir hayranlıkla seyrederdi. Oysa bize dağıtılan kahverengi elbiseler, aslında Erzincan depremi” (1) nedeniyle köylülere yardım olsun diye Yunanlılar tarafından gönderilen demode olmuş” çöpçü…
-
O gün Paskalya Haftası’nın Büyük Perşembesi olduğunda arkadaşlarımızdan Norayr isminde biri, Konak Komutanı’ndan gece koğuşta ayin yapmak için izin istedi. Büyük Perşembe gecesi tüm hazırlıklarını tamamlamış, papaz giysisi gibi bir cüppe de bulmayı becermiş, zaten çantasında tenekeden birkaç da haç varmış kararlaştırılan saatte ayin başladı. Koğuşta herkes ayaktaydı, komutan da merak etmiş; ilgilendi ve baktı…
-
“Şöyle ki; o zamana dek, yalnızca eczacı, diş tabibi, tıp hekimi gibi uzmanlıklara sahip bazı gayrimüslim vatandaşlar, yedek subay olabilir, hatta yüzbaşılığa kadar terfi edebilirken, başkaları… Yüksek tahsilli olmalarına karşın, bu haktan mahrum kalırlardı.” Sf.115 Alıntı; Yirmi Kur’a Nafıa Askerleri – Rıfat N. Bali, (Kitabevi Yayınları, 1. Baskı 2008 – Sf. 115) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Dönmeler; Biz 20 Sınıf askerlikte Erzurum, Sivas yollarında sürtüp gezerken İsmet Paşa bir “iyilik” de yaptı. O yıllarda ne kadar dönme varsa, onları da getirdi bizim içimize. Bizim çadırlara getirilenlerin çoğu Malatya dolaylarından Ermeni dönmeleriydi. Garabet oğlu Ahmet, Kirkor oğlu Hasan gibi isimleri vardı bu garibanların… Müslüman olmuşlar ya, buraya neden getirildiklerini bir türlü anlayamıyor,…
-
Cumhuriyet’in ilanından sonra gayrimüslim erler silahlı eğitim görmemekte, emir eri veya hizmetli olarak subaylara hizmet etmekte, yedek subay adayı gayrimüslim gençler Yedek Subay Okulu’nun mezuniyet imtihanını hiçbir zaman kazanamamaktaydılar. Sf. 81 Alıntı; Yirmi Kur’a Nafıa Askerleri – Rıfat N. Bali, (Kitabevi Yayınları, 1. Baskı 2008 – Sf. 81) kitabından birebir alınmıştır.
-
a) Azınlıkların Ticaret Hayatındaki Etkinliklerini Azaltma; Sf. 67 1948-49 yıllarında İsrail’e göç eden İstanbullu gazeteci Sabetay Leon, 1956 yılında İsrail’de yayınlanan ve Sefarad Yahudilerine hitap eden El Tiempo gazetesinde yayınladığı anılarında; “nafıa askeri olarak neden Anadolu’ya gönderildikleri” sualine şu cevabı verecekti; Fanatik, ırkçı, totaliter ve diktatör bir siyasi parti olan CHP, Yahudi, Rum ve Ermeni…
-
Anadolu’nun içlerinde amele taburlarında çalışmak üzere askere alınan bazı azınlıkların ailelerine mahalli Türk mercilerinin yardım parası ödemeye başladıklarını da not etmek lazım. İstanbul’da yaşayan Amerikalıların bana söz ettikleri bir Ermeni ailesi ayda yirmi lira yardım parası alıyor. Ailelerin gelir getiren fertlerinin askere alınmalarının telafisi olarak ödenen bu meblağ, bir Müslüman Türk ailesi için bile nispeten…
-
Gayrimüslim askerlerin maruz kaldıkları davranışlar hakkındaki raporlar muhtelif. Çoğunun meşakkatlerle karşılaştıkları şüphesiz zira bazıları çeşitli sebeplerden dolayı daha önce hiç askerlik yapmamıştı, aralarından çoğu da alelade Türk askeri için tabii olan zor hayata alışık değildi. Şehrin nispeten rahat hayatından gelenler arasından birçoğu hastalandı ve bazısı köyden gelmiş, Türk askeri için son derece tabiî olan hayat…
-
Amerikan Büyükelçiliği’nin 30 Eylül 1941 tarihli ve “mahrem ibareli bir raporu nafıa askerlerinin askere almış nedenleri ve bu karârın etkileri konusunda oldukça önemli bilgiler vermekte: “10 Nisan 1941 tarihinde yayınlanan resmî seferberlik ilanını takiben İstanbul Vilayetinde ikamet eden (İstanbul vilâyeti ve çevresindeki kasaba ve köyler) yirmi kur’a gayrimüslimler silahaltına alındılar, askerî veya yarı askerî inşaatlarda…
-
Haziran ayının sonu veya Temmuz ayının ortasına kadar silahaltında bulunan askerleri yakınlarının ziyaret etmelerine ve fotoğraflarını çekmelerine kesinlikle izin verilmedi. Bu tarihten sonra askerler iklim ve çevre koşulları açısından daha iyi şartlara haiz başka kamplara nakledildiler. Sf. 54 Alıntı; Yirmi Kur’a Nafıa Askerleri – Rıfat N. Bali, (Kitabevi Yayınları, 1. Baskı 2008 – Sf. 54)…
-
Nafıa askerlerinin sevk edildikleri illerden biri Yozgat’tı. Yozgatlı gazeteci ve şair Abbas Sayar (1923-1999) nafıa askerlerinin Yozgat’a gelişlerine 19 yaşında tanık olmuştu. Sayar 1989 yılında hatıralarını tefrika olarak Yozgat gazetesinde yayınladı: Sf.55 “Evet, 1941 yılı, Mayıs, Haziran haftası… On bine yakın Ermeni, Rum, Yahudi. Yozgat’ta iğne düşürsen yere düşmez…” Sf. 56 “Yozgat on küsurlardan yirmi…
-
Gayrimüslim erkeklerin nafıa askerleri olarak silahaltına alınmalarından yaklaşık bir yıl sonra Millî Müdafaa Vekâlet’inin 27 Şubat ve 7 Mart 1942 tarihli teklifleri üzerine İcra Vekilleri Heyeti 18 Mart 1942 tarihinde yaş sınırını genişletecek, “şimdiye kadar ihtiyat olarak hizmete alınmamış bulunan her doğumdan gayrimüslimlerin silahaltına celpleri” ne karar verecekti. Sf. 47 Alıntı; Yirmi Kur’a Nafıa Askerleri…
-
Hükümet silahaltına celp edilen askerlerin geride bıraktıkları ailelere maddi yardımda bulunacaktı. Bunun için de sinema ve tiyatro biletleri bedellerine, nakil vasıtaları ücretlerine bir miktar zam yapılacak ve bu zam yardım olarak ailelere dağıtılacaktı. Belediye’ler de aynı maksatla belediye resmî ve tarifelerine zam yapacaklardı. Sf. 46 Alıntı; Yirmi Kur’a Nafıa Askerleri – Rıfat N. Bali, (Kitabevi…
-
24 ila 39 yaş arasındakiler silah altına çağrılmalarına rağmen yeni doğan çocukların nüfus idarelerine geç kaydedilmeleri olağan olduğundan gerçekte celp edilenlerin yaş aralığı 20 ilâ 60 arasıydı. Sf. 45 Alıntı; Yirmi Kur’a Nafıa Askerleri – Rıfat N. Bali, (Kitabevi Yayınları, 1. Baskı 2008 – Sf. 45) kitabından birebir alınmıştır.
-
Azınlıkların ortak hafızalarında yer eden çok yaygın bir söylenti, hükümetin silahaltına alınan gayrimüslim erkekleri katletmeyi tasarladığı, dönemin Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak’ın bu tasarıdan haberi olduğunda azınlıkları Millî Müdafaa Vekâleti emrine aldırarak canlarını kurtardığı kanaatiydi. Bu kanaatten ötürü azınlıklar Mareşal Çakmak’ı minnetle anacaklardı. Bu söylentinin ortaya çıkmasındaki neden nafıa askerlerinin hemen hemen tamamının yol ve…
-
Amele taburlarına 1942 Temmuzunda son verildi. Birkaç ay sonraki Varlık Vergisi ise, amele taburlarından geri dönenleri bekleyen acı bir sürprizdi. Aynı amaçlı politikaların 1942 uygulamasıydı. Biliyorsunuz bu politikalar daha sonra 1955 6/7 Eylül Olayları ve 1964, sürgünleriyle devam edecekti. Sf. 7 Alıntı; Yirmi Kur’a Nafıa Askerleri – Rıfat N. Bali, (Kitabevi Yayınları, 1. Baskı 2008…
-
Türk Yahudilerinin “Las Vente Klasas”, Türk Ermenilerinin “Kısan Tasagark”, Rumların ise “İkosi İlikeis” sözleriyle andıkları ve bu deyimlerin Türkçe karşılığı olan “Yirmi Kur’a” deyimiyle tarihe mal olan vaka, 6 Nisan 1941 tarihinde Yunanistan’ı işgal eden Nazi Ordularının Türkiye’ye de saldırmalarının muhtemel olduğu bir ortamda münhasıran gayrimüslim erkeklerden oluşan yirmi kur’a ihtiyat askerlerinin İcra Vekilleri Heyeti’nin…
-
(Moltke’nin Mektubundan; 1 Eylül 1839, İstanbul) Böyle çok ve böyle büyük engeller padişahın planlarını önledi. Ne yazık ki şu söz doğrudur: En Turquie on a commence la refoıme par la queue (Türkiye’de devrimlere kuyruğundan başlandı.). Bu reformların çoğu görünürdeki şeylerden, isimlerden ve projelerden ibaretti. En zavallı eser de Rus ceketleri, Fransız talimnameleri, Belçika tüfekleri, Türk…
-
(Moltke’nin Mektubundan; 1 Eylül 1839, İstanbul) Padişah bir darbede Türkiye’nin o zamana kadar Avrupa’nın siyasi terazisine attığı ağırlığı yok ettikten, yeniçerileri ortadan kaldırdıktan sonra, düşmanları ve kendi uyrukları onun elinden ülkeler ve memleketler aldılar. Hellas, Sırbistan, Buğdan ve Eflak elinden çıktı. Mısır, Suriye, Girit, Adana ve Arabistan bir Hidiv’in eline geçti. Besarabya ve Kuzey-doğu Küçük…