Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Askerlik
-
“Her tarafı örtmek isteyen hiçbir tarafı örtemez.” Bu sevkülceyşin ezelî (en eski) bir kaidesidir. Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 167) kitabından birebir alınmıştır.
-
Sefer planlarını bizzat Genel Kurmay Reisi yapacaktı. Bizim Genel Kurmay Reisimiz, Erkânıharbiye-i Umumiye Reisimiz Enver Paşa idi. O böyle şeylerle meşgul değildi. Harbiye Nezareti (Savaş Bakanlığı) ve parti işleri, onu daha çok meşgul ediyordu. General Bronzart, Genel Kurmayın Birinci Reisi Sanisi (ikinci reisi) ise de hakikatte Genel Kurmay Reisliğini yapıyordu. Şu halde sefer planlarımızı da…
-
Birinci Dünya Harbi’nin sonuna doğru bizim dokuz ordumuz vardı. Bunlardan Yedinci Ordu’nun kumandanı Mustafa Kemal Paşa, Altıncı Ordu’nun başında da ben bulunuyordum. Fakat bu ordu teşekkülleri, boş birer kadro, birer bostan korkuluğu idi. Çünkü orduların muharip mevcutları çok azdı. Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf.…
-
Enver Paşa, her şeyde olduğu gibi bunda da ifrat kararını iltizam etti (aşırılık kararını lüzumlu gördü). Latin harfleri şeklinde, Arap harflerini birbirleriyle birleştirmeksizin, yan yana yazmak usulünü ileri sürdü. Bunu aklına koydu ve ısrara başladı. Sf. 150 Bu zihniyetle orduya emir verilmişti. Ayrı harflerle, munfasıl (fasılalı, aralıklı) harflerle yazı yazılacak; bütün askeri muhabere (haberleşme) evrakı;…
-
Mirliva; Tuğgeneral, Miralay; Albay, Kaymakam; Yarbay… Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 146) kitabından birebir alınmıştır.
-
Fransız Generali Boman jandarmamızı tensik (düzene koyma, düzeltme) ediyordu. Almanlarla çatışmaması için de jandarmamız Harbiye Nezareti emrinden alınarak dâhiliye vekâletine rapt olundu (bağlandı). Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 57, 58) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2008); İlginç, orduyu Almanlar eğitiyor iken Jandarmayı Fransızlar eğitiyorlar.…
-
1 Haziran 2005, Vakit Gazetesi haber yapıyordu, ADL, yani Anti Defamation League’nin Çevik Bir’e verdiği aynı amaçlı ödül için “Yahudilerden Üstün Hizmet Madalyası” başlığını kullanırken, Tayyip için hafif bir kıvırtma yaparak “Musevilerden Cesaret Ödülü” açıklamasında bulunuyordu. Gerçekte ADL, bu ödülleri kendilerine üstün hizmet edenlere veriyordu. Tayyip’in ödülü almasını Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Devlet Bakanı Ali…
-
6 Nisan 2002 tarihinde Başbakan Ecevit’in; “Filistin halkına karşı, dünyanın gözleri önünde soykırım uygulanmaktadır” şeklindeki.. … Ecevit’in o dönemde hastalandı (!) diyerek yattığı hastanenin sahibi Mehmet Haberal, Ankara’da bulunan Doğuş Locasının 424 Nolu üyesiydi. … Tayyip; Haberal’ın kedisine İhsan Doğramacı’nın emaneti olduğunu vurguluyordu. Erdoğan ve Haberal, hastane açılış törenini, protokolde kendilerine ayrılan yerde “el ele”…
-
Bir gün amirlerimden bir emir aldım. Alman İşçi Partisi adı altında toplanacak ve bu toplantıda Gottfried, Feder’de konuşacaktı. Buraya gidecek ve topluluğun niteliğini anlayacaktım ve bu örgüt hakkında bir rapor hazırlayacaktım. O sırada ordunun siyasi partilere ilgi göstermesi doğaldı, çünkü ihtilal askere siyasi faaliyette bulunmak hakkını vermişti. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş,…
-
Yahudiler Alman milletinin kanını yavaş yavaş emmeye başlamışlardı. … 1916-1917 kışından itibaren üretimin hemen hemen tamamı Yahudilerin kontrolüne girmişti. … Halk Prusyalılar aleyhine kışkırtılıyordu. Böylece halkın dikkatini kendi üzerlerinden uzaklaştırarak başka noktalara çeviriyorlardı. …. tam bu sırada Almanya’da genel grev patlak verdi. … İngiliz, Fransız ve Amerikan gazeteleri “Almanya, ihtilalle burun buruna!” Alıntı; Kavgam –…
-
(Dede Yakup Cemil;) “Ermenilerin Van’daki saldırıları artınca Van Valisi Cevad Bey şehirdeki Türklerin başka illere göç etmelerini emretti. 30 000 Türk göç etmek zorunda kaldı.” Sf. 231 … “İstanbul’daki Ermeniler yerlerinden edilmemişti. Şehirde 77.000 Ermeni yaşıyordu ve sadece 3.000’e yakını sürülmüştü. … Ruslar, özellikle Ermeni Ortodoksları kışkırtıyordu. İstanbul’daki Katolik ve Protestan Ermeniler bu kışkırtmalara hiç…
-
(Dede Yakup Cemil anlatıyor;) Bölgedeki bazı görevliler, Teşkilatı Mahsusa’nın Kafkasya sorumlusu Bahaeddin Şakir, Trabzon Valisi Cemal Azmi ve benim hakkımda “Ermenilerin katledilmelerine ve yağmalanmalarına göz yummaktadırlar.” diye İstanbul’a jurnal telgrafları gönderiyorlardı! Hakkımızda tahkikat açılmasını istiyorlardı. Sf. 211 … Yeni görev yerim Bitlis’ti. Alayın kumandanı Afyonkarahisarlı Kel Ali’ydi (Çetinkaya). … İttihat ve Terakkinin gözü pek fedailerinden…
-
… İttihat ve Terakki seçimlerinde Taşnak Komitesi’yle hep ortak liste çıkarırdı. Ermeni cemaati bizim listelerden Meclis’e her seçimde (1902-1912) 14 milletvekili sokardı. Ne eksik, ne fazla, hep 14 milletvekili. Sf. 208 … Kâğıt üzerinde her şey düşünülmüştü. Boşaltılan evleri işgal etmek isteyen Müslümanlar, buralarda ancak kiracı gibi oturacaklardı. Kiralarını hep şehir merkezinde kurulan fona yatıracaklar,…
-
(Dede Yakup Cemil;) Osmanlı Devleti 2 Ağustos (1914) günü seferberlik ilan etti. .. 21 yaşından 41 yaşına kadar bütün vatandaşlar silahaltına çağrıldı. Seferberlikten birkaç gün önce Almanya’nın İstanbul Elçisi Baron Vangenheim ile Sadrazam ve Hariciye Nazırı Said Halim Paşa arasında Osmanlı – Alman ittifakı anlaşması yapılıp imza edildi. Bazı arkadaşlar savaşa girmeye, hele Almanya’yla ittifak…
-
Çok konuşan bir adam değildi Enver Paşa. Onun hayatında beyanatlara, nutuklara rastlamazsınız. O emir veriri gibi kısa ve kesin konuşurdu. Sessiz, sakin, hatta çekingendi. Ancak bu dış görüntüsünün altında sükûn bulmaz bir ihtiras adamıydı. … “…Harbiye Nazırı olmasına hiçbir sebep yoktur.” diyor. Ve hemen bizi şikâyet ediyor: “O yanındaki eli silahlı işsizler Enver Bey’i kışkırtıyor.” …
-
(Dede Yakup Cemil Enver’i anlatıyor;) Enver Bey miralay (albay) olmuştu. Mektebi Harbiye Komutanlığına atanmıştı. Ancak o, bu yeni makamına aldırmamış hatta görevine başlamamıştı. Bu atamanın kendisini pasifleştirmeye yönelik komplo olduğunu düşünüyordu. O artık harbiye nazırlığını alarak ordunun başına geçmeyi düşünüyordu. Sadece harbiye nazırlığını da değil Erkânıharbiye Umumiye reisliğini de almayı düşünüyordu. Sf. 172 … Biz…
-
(Dede Yakup Cemil İttihatçı terörünü anlatıyor;) 11 Haziran 1913’te Sadrazam ve Harbiye Nazırı Mahmud Şevket Paşa’nın otomobili silahla taranıyor. Kurşun sesleri ortalığı birbirine katıyor. Sf.161 … Suikastı tertip edenlerden Prens Sabahattin, Gümülcineli İsmail Hakkı Bey yurtdışına kaçmışlardı. Sf. 162 … Amaçları ihtilal yapıp İttihat ve Terakki hükümetini yıkmak, kendi hükümetlerini işbaşına getirmekmiş. Sf. 163 … …