Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Askerlik
-
“Ben Dışişleri bakanıydım. Amerikan büyükelçisi bana geldi. ‘Sayın Demirel’e söyleyiniz. Sizde nerede, ne kadar haşhaş ekiliyorsa biz onun parasını verelim, ekimi durdursunlar’ dedi. Peki, söylerim’ dedim. Sayın Demirel’e söyledim. Aldığım cevap şöyleydi: ‘Bizim 27 ilimiz ve çevresinde haşhaş ekiliyor. Bizde ismini afyondan alan ilimiz var. Bunu yapamayız. Ama ekim alanlarını giderek daraltabiliriz.’ Gittim, Amerikan elçisine…
-
Millî Birlik Komitesi içinde Amerikan aleyhtarlığıyla bilinen subaylar vardı. Sovyetler, bir ilişki kurulabilir düşüncesiyle yeni hükümete bir öneri götürdü: “NATO’dan çıkarsanız, Kafkasya’daki Türkiye sınırından ve Karadeniz kıyılarından itibaren 250 km derinliğe kadar bütün bir alanı askerden arındırırız. Ayrıca 500 milyon dolar hibe ederiz.” Konu Cemal Gürsel’e aktarıldı, Sovyetler Birliği’nin teklifi MBK’da görüşülmeye değer bulunmamıştı. Sf.…
-
Şimdi Amerikan ekolü hâkim olmaya başlamıştı… Örneğin Alman ekolünde askerler tüfekleri sağ omuzda, süngülü taşırken, o yıldan sonra Amerikan ekolünün etkisiyle, tüfekler sol omuzda taşınmaya başlandı. Alman ekolünde tüfeğin dipçiği yere değmezken, Amerikan ekolünde dipçiğin yere değmesi şarttı. Alman ekolünde bir manga 14 kişiden oluşuyordu. Amerikan ekolünde ise bu sayı 11 kişiye düştü. Alman ekolünde…
-
Sınavdan geçirilerek seçilmiş Türk subayları Amerika’ya davet ediliyor, Özel Harp kurslarından geçiriliyordu. İlk giden 16 subay arasında ileri tarihlerde kamuoyunun yakından tanıyacağı bir isim de vardı: Yüzbaşı Alparslan Türkeş! Kansas Eyaleti’ndeki Amerikan Kara Harp Akademisi’nde eğitim görüyorlardı. Yalnız değillerdi; orada, Bolivya, Şili, Brezilya ve Arjantin’den gelen subaylar da eğitilmekteydi. Kursun geri kalanını Georgia’daki Amerikan Piyade…
-
Fuller, Türkiye’de daha çok biliniyor ve diğeri de daha çok bilinmeye adaydır. Söyledikleri çok açık; “sol güçlüydü, karşısına İslam’ı çıkardık”, demek ki, bir Washington programı idi ve Tağmaç ve Evren Darbeleri, bu programı uygulamak için yapılıyordu. Sf. 504 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 504) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kenan Evren, ülkeyi, Yahudi cemaati ve ülkücülerden devşirme bir tayfa ile yönetiyordu; Evren’in Kemalizm’i işte budur. Fakat dahası da var; bu “imamın oğlu olmakla övünen iyi yetişmemiş general, daha önce haber verdiğim üzere, Erbakan’ı hapse koymakla beraber, ülkeyi, Erbakan’ı çok aşan bir dinselliğe sokmaktan geri kalmıyordu. Bunun için seçilmiştir. Sf. 498, 499 Alıntı; İsyan II…
-
Adamı olacağım bir Genelkurmay arıyorum. Doğan Avcıoğlu, ben, biz ayrı bir mektebiz. Biz Orducuyuz. Sf. 97 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 89) kitabından birebir alınmıştır.
-
Çuval geçirme ile Bürüksel deklarasyonu, Kemalist Cumhuriyet’in sonuna karar vermektedir. Sf. 316 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 316) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Bilal Şimşir’in Malta Sürgünleri adlı kitabından alıntı;) “Yakup Paşa, hükümetin buyruğuna karşı gelemez, direnişe karar veremez. Yalnız, yerli Türklerin savunma hazırlıklarına yardımcı olur. Kars’ta, ordunun çekileceği Ardahan, Artvin, Oltu, Kağızman, Sarıkamış gibi yerlerde Milli Şura Hükümetleri kurulmasını destekler. Bu minyatür hükümetler, Ermenilere karşı kendi başlarının çaresine bakmaya ve bölgesel kurtuluş savaşına hazırlanır. Denilebilir ki, ‘Doğuda…
-
Moğol yayılmacılığının da Amerikan emperyalizminin genişlemesinin de temelinde korkuyu silah yapma var. Şimdi Amerikanların bu Mongoloid silahını öğrenenler çıkmaktadır… Anlatılan o ki, “bunlardan sadece biri, bir köye ya da mahalleye girmişti ve orada pek çok insan yaşıyordu”, arka arkaya kesmeye başlamışa, “bir teki bile bu atlıya karşı elini kaldırmamıştı”; korku’nun insanların iradesini felç ettiğini okuyoruz.…
-
Mehmet Roma tarihini iyi biliyor; Roma tarihinde karadan gemi taşımanın örnekleri var. Sf. 271 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 271) kitabından not alınmıştır.
-
Mehmet, Doğu Roma’nın zenginliğini Türklere vaat ediyor.. Fakat Mehmet heyecanlandırmayı arttırmak istiyor ve kendisini çok heyecanlandıran noktaya geliyor; “Sonra, oğlan çocuklarına da sahip olacaksınız; çok sayıda, çok güzel ve asil ailelerin oğlanları sizin olacak.” Sf. 262, 263 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 262,…
-
Yeniçeri güruhu başından itibaren beceriksiz, savaşmaktan çok kaçmayı düşünen bir sürü olduğu izlenimini veriyor. Sf. 249 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 249) kitabından birebir alınmıştır.
-
Türkler diğer ırklar arasında, en iyi köle asker olmalarıyla derhal sivriliyorlar ve bu o kadar net bir duruma yol açıyor ki, “Türk ve Memlûk” adları aynı anlama geliyor. Sf. 248 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 248) kitabından birebir alınmıştır.
-
1456 Yılında İkinci Mehmet Belgrad Kuşatmasında büyük bir bozguna uğruyor, gemilerini kaybediyor, kendisi de yaralanarak canını zor kurtarıyor. Sf. 222 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 222) kitabından birebir alınmıştır.
-
Türk Ordusu hiçbir zaman teknik anlamda güçlü, etkin bir silahlı güç olmamıştır. Kazandığı savaşta eşit sayıda veya sayıca az olduğu örnekler son derece az görünüyor. Sf. 211 Aeneas Sylvius, henüz İkinci Pius olmadan ve papalık makamına mektup yazarak Mehmet’i Hristiyanların İmparatoru olmaya davet etmeden önce Roma’da bir dinsel toplantıda konuşuyor ve Türk Ordusunu tanımlıyor; “Savaşçı…
-
1446 Yılında Halil Paşa, bir ordu isyanı düzenliyor. Edirne’de Yeniçeriler isyan ediyorlar. Mehmet’i tahtta görmek istemediklerini açıkça bağıran ordu.. Sonunda Mehmet, Manisa’ya gitmeye razı oluyor ve Murat yeniden tahta çıkarılıyor. Sf. 138 Halil, açıkça bunun karşısına çıkıyor. İkinci Mehmet’i İstanbul’u fethetmek hülyasından vazgeçiremeyince, temsil ettiği partinin vurucu gücü hâlinde çalışan Ordu’yu harekete geçiriyor; Mehmet sürülüyor.…
-
1818 senesinde bir cumartesi gecesi Galata’da 71 ile 64 ortası bir tarafta, 25 ile 75 orta diğer tarafta olarak sabah namazından itibaren top ve tüfek ile birbirleriyle muharebeye başlamışlardı. Sf. 516 Alıntı; Kapıkulu Ocakları I (Acemi Ocağı ve Yeniçeri Ocağı) – İsmail Hakkı Uzunçarşılı, (Türk Tarih Kurumu Yayını, Sf. 516) kitabından birebir alınmıştır.