Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Askerlik
-
Tezi yazıyorum: 27 Mayıs, 1940 yılları ortalarından itibaren süregelen bir demokrasi akımının yönetimi almasıdır. Yönetimi almada, Silâhlı Kuvvetler içinde çalışan bir gizli örgütün önemli ve sonuç alıcı rol oynamasını abartmamak gerekiyor. Artık Türkiye’de Silâhlı Kuvvetlerin şu ya da bu ölçüde katılımı olmadan bir yönetim değişikliği düşünülemez; bunun kabul edilebileceğini umuyorum. Sf. 79 Alıntı; Türkiye Üzerine…
-
Bülent Ecevit, kısa mesajında, bunu tekrarlamak gereğini duyuyor. “Türkiye’nin bu duruma getirilmesinde ordunun bir kusuru yoktur. Orduyu karşımıza almadan ve tedirgin etmeden mücadelemizi sürdürmeye çalışmalıyız.” Askeri müdahalenin bir haftası dolmadan, bir anayasal düzene son veren komutanları bu kadar ısrarla ve bu kadar açık bir biçimde kusursuz ilân eden bir başka “demokratik güç” veya burjuva demokrat…
-
Hasan Cemal, hangi zincirin halkaları olduğu konusunda görüşlerini açık etmiyor. Yalnız Ecevit’in ne düşündüğünü açıklıyor: “Terörün üstüne kararlılıkla gidiliyor olmasından memnun”. Gerçekten çok açık oluyor. Devam ediyor: “29 Ekim Cumhuriyet Bayramı konuşmasında Evren Paşa’nın orduya sızmalar’dan söz etmesinin üstünde durdu. Bu konunun ciddiyetle izlenmesinin, yarım kalmamasının büyük önem taşıdığına işaret etti”. Daha açık olabilir mi?…
-
“Biz” kütleye nitelik içermek istiyoruz. “Onlar”, niteliği yok edip, posayı yönetmeye çalışıyorlar. “Biz” kütleyi elektriklendirmek istiyoruz. “Onlar”, elektrik veriyorlar. “Biz” çalışıyoruz, çabalıyoruz; bir zaman alıyor, ayağa kaldırıyoruz. “Onlar”, falakaya yatırıyorlar. Sf. 7 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 7) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Çerkez Ethem’in “Telgraflı Ayaklanması” resmen 27 Aralık 1920 tarihinde başlıyor ve 4 Şubat 1921 tarihinde sona eriyor. Bir aydan fazla sürmüyor. “2 Subay ve 12 er şehit oluyor.” (1) Bu şehit hesabı bile ciddi bir çatışma olmadığını kesinkes gösteriyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 693) kitabından birebir…
-
“Birinci İnönü Zaferi, iki taraf kuvvetlerinin birbirlerinden habersiz olarak çekilmeleriyle doğuyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 633) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Kâzım Özalp Paşa’nın anlatımında, Gediz’de Ali Fuat Paşa ricat (geri çekilme) emri veriyor, kaçan Yunan’ı top ateşine tutmuyorlar, onları bir köylü uyarıyor; “Gediz’de bir…
-
“Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi’nde, yıllardır yazımı süren İstiklâl Harbi Tarihini, hiçbir tarihi eğitimi olmayan emekli subaylar yazıyor. Tarihi ile bu kadar çok övünen bir devlet, savaş tarihi arşivlerini, resmi tarihçilerin dışına kimseye açmıyor.“ Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 632) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Batı Cephesi Komutanlığı ile Genelkurmay Başkanlığının İnönü savaşından önceki durum değerlendirmesi raporunda; “Yunanlılar, işgal edeceği arazide her şehir ve kasabada kuvvet bulunduramayacağından, halkın vatansever hareket ve teşebbüsleri (girişimleri), Yunan’ın harekât ve geri ulaştırmasını tehdit edebilir. Bu nedenle, askeri durum incelenince “Yunanlıların büyük ölçüde taarruzu beklenemez.” sonucuna varılıyor. Buna bir de siyasal değerlendirme ekleniyor; “Yunanlıların 1921…
-
“Sovyet belgelerine göre, bu antlaşmadan sonra Sovyet yardımları birden bire artıyor. 1920 Yazında 6.000 tüfek, 5 milyon mermi, 17600 top mermisi, 200,6 kg külçe altın. 1921 de 4000 el bombası, 4000 şarapnel mermisi, 33.275 tüfek, 57 milyon tüfek mermisi, 327 makineli tüfek, 54 top, 129 bin top mermisi, 1500 kılıç ve 3 Ekim 1921 de…
-
(Ethem Bey, hasta hasta Ankara’dan cepheye gidiyor. 3-4 Gün sonra Mustafa Kemal’den Ethem’e bir telgraf geliyor, Telgrafta İstanbul’dan gelen bir heyetin Bilecik’te karşılanması için Ankara’dan çıkacak heyete acele olarak Ethem Bey’in katılmasını istiyor. Ethem Bey de ateşler içerisinde Ankara’ya dönüyor. Mustafa Kemal Dr. Adnan (Adıvar) Bey’i getirterek, Ethem Bey’i akşam trene bininceye kadar ateşinin düşürülmesini…
-
“Birinci günü nizami kıtaların yenilmelerine sebep… Havanın kötülüğü (sis varmış) idi. Ali Fuat Paşa’nın birinci gün hemen geri çekilmesini ben de önce doğru bulmamıştım. … Sonraları makul düşündüm ve pek te haksız olmadığına karar verdim. Çünkü Ali Fuat Paşa İnönü ve diğer öncelikli noktaları göz önünde tutmaya mecburdu. Çünkü kendisi cephe kumandanı idi. Ben ise…
-
“Ben Kimim? Subay veya kurmay değilim. On dokuz yaşımda babamın “Bedeli Nakdi” (Askerlik yapmamak için onun yerine verilen para) vermesine meydan vermeden İstanbul’a kaçmış, süvariliğe girmiş, okur-yazar olduğumdan talimhanelerde staj görmüştüm. … terhis teskeresini başçavuş olarak aldım. .. Balkan Harbi sırasında Süvari Zabitan Mektebine gidip, Süvari Zabit (subay) vekili olarak birkaç ay sonra Bandırma’ya ailemin…
-
“Kuvayı Milliye’de Gökbayrak taburu çok önemli işler yapmış.” Alıntı: Çerkez Ethem’in Hatıraları – Çerkez Ethem (Doğan yayıncılık 1995 – Sf. 20) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1996): Bu tabur, Bursa’da Dağıstanlı Cemal Bey’in kumandasında teşekkül etmiş, Kuvayı İnzibatiye İstanbul’un padişah karşıtları için Anadolu’da oluşturduğu zabıta birliği ile çarpışmış. Karamürsel’i Kuvayı İnzibatiye’den temizlemiş. 1920 yılı Kurban…
-
BAKKAL’IN NOTU (1996): Ethem Bey isyancı Çerkez Ahmet Anzavur’u 9-10 saatlik bir muharebeden sonra yeniyor. Kardeşi Tevfik Bey Kirmasti’ye dönüşte üç adet idam sehpası görüyor. Meğerse Aznavur’un harp divanı tarafından üç kişi idama mahkûm edilmişmiş. Tevfik Bey tam asılacaklar iken bunları kurtarıyor. Yaptığı araştırma sonucunda bu harp divanının başkanı Tatar Hasan Paşa, kendisinin 1. Dünya…
-
“1920 yılının eylül ayında Ali Fuat (Cebesoy) Paşa, benimle görüşmek için Kütahya’ya geldi. Konuşurken.. Yunan fırkasına elbirliği ile kesin bir darbe indirmek ve oradan da defetmek teklifinde bulundum. Ali Fuat Paşa, Genelkurmay ile görüştükten sonra bana sonucu bildireceğini söyledi. Ali Fuat Paşa’nın, bu seyahatten amacı, yeniden kurulan ordunun içine, Kuvayı Seyyarenin, dolgun bir süvari fırkası…
-
“Ulemanın büyük bir bölümü ıslahata karşıydı. Sadrazam İsmail Paşa, yeniçeri ve ulemayı Nizam-ı Cedit’e (yeni Düzen anlamına gelen askeri ve sivil uygulamalara) karşı ayaklandırıyor. Üçüncü Selim Nizam-ı Cedit’i geri çağırıyor isyancılarla savaşmakta geri adım atıyor. Hoşnutsuzluk sürüyor ve Mayıs 1807’de Kabakçı Mustafa İsyanı patlıyor. Sadaret Kaymakamı Köse Musa Paşa, Nizam-ı Cedit birliklerini görevlendirmedi, Padişaha da…
-
(Doğan Avcıoğlu’ndan alıntı:) “Fakir ve mütevazı ailelerden gelen ordu, Türkiye’mizin ileri hamlelerinde dayanılacak en sağlam güçlerden biridir. Memleketimizin batılılaşma hareketlerinde, ordu, daima ilericilerin safında yer almıştır. Bugün de, ilerici kuvvetlerin anayasadan da güçlü teminatı ordudur. .. Batı’da ordu, burjuvazinin tam bir aleti olmuştur. Batıda ordu, daima gerici kuvvetlerin safında yer almış, haklarını arayan işçilere…
-
“1876 Yılı darbesini Mithat Paşa .. Üniversite öğrencilerine dayanarak yaptı. 1908 yılındaki doğal çıkışı İttihat ve Terakki Cemiyeti örgütledi bir sivil – subay küçük burjuva örgütüydü. 1909 Hamit’in tahttan indirilmesini, çoğunluğu sivil gönüllülerden oluşan Hareket Ordusunun Yeşilköy’de topladığı Kurucu Meclis ile gerçekleşti.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı –…
-
“Doğan Avcıoğlu, demokrasiyi kurmak için, geri ve kokuşmuş kurumları yıkmak ve bunun için de her zaman jakoben önlemlere başvurmak gerektiğini biliyor. Tarih, jakobenleri olmayan demokratik devrim kaydetmiyor. Doğan Avcıoğlu bunu biliyor, yazıyor ve bu tür’e devrimci demokrat adı veriliyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 632, 633)
-
“Modern Türkiye’de ilericiliğin de gericiliğin de başlangıcı Tanzimat’tır. Şapka ve giysi reformu, Mustafa Kemal Paşa’dan yüz yıl önce, II Mahmut tarafından başlatılıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 90, 95) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Yalçın Küçük Hoca, Silahlı Kuvvetlerin harekâtlarına da farklı bir biçimde yaklaşıyor.…