Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Askerlik

  • Ancak hasım, asi Ermenileri cezalandırmak için yeni yeni güçler yığmaktadır. Musa Dağlıların ise erzakı ve cephanesi bitmek üzeredir. Bolca yağan yağmur toplam sayıları 300 olan av tüfeklerini kullanılamaz hale getirmiştir. Musa Dağlılar dağın denize bakan tarafından yardım almak umuduyla beyaz çarşafları birleştirip birinin üstüne “Hıristiyanlar tehlikede, kurtarın,” diğerinin üstüne de kızıl haç işareti çizer ve…

  • Temmuz’un 18’inde Kesab Ermenilerini sürgüne gönderme emri ulaşır. O günlerde kıdemli Protestan rahip Tigran Andreasyan Zeytun’dan zorla sürgün edilmiş kervanlardan kaçarak kendi memleketi olan Musa Dağ’a varır ve tehcir edilen zavallı Ermenilerin çektiği anlatılması güç eziyetleri anlatır. Sıranın kendilerine geleceğini anlayan Musa Dağ’ın 7 köyünün hemen hemen tüm temsilcileri 19 Temmuz’da birleşerek o feci tehcir…

  • (Belge; 45 1 Temmuz 1912) Aslında Taşnaklarla Jön Türkler, birbirlerinden aşırı derecede nefret ediyorlar. Her geçen gün bu nefret biraz daha artıyor… Son seçimlerde bu devrimcilerin yüzsüzlüğü son haddine ulaştı. Onlar burada bir nevi kendi polis birliklerini oluşturdular. Söz konusu polisler silahlı bir şekilde köylerde dolaşarak köylüleri, Taşnaksutyun’un emirlerini yerine getirmeleri için zorluyorlar. Yetkililer ise…

  • (Belge; 37 Van’daki Rusya imparatorluğu Konsolos Yardımcısı S. P. Olferyev’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı5na Gönderdiği 7 Mart 1911 Tarihli Rapor.) Van kalesinden tüfek ve mermilerin çalındığının tespit edilmesi, buradaki Ermenileri çok korkuttu. Askerî yetkililer ise silahların çalındığına dair haberleri yalanladı ve bu haberi sarhoş bir subayın düşman olarak gördüğü diğer subaylara zarar vermek amacıyla uydurduğunu…

  • (Belge; 25 Rusya İmparatorluğu’nun Van’daki Konsolos Yardımcısı R. Termen’in İstanbul’daki Rusya imparatorluğu Büyükelçiliği’ne Gönderdiği 2 Nisan 1907 Tarihli Rapor.) Şehirdeki hava çok can sıkıcı. Valinin kargaşa çıkmasını istediği ve bu nedenle de tüm gücüyle halkı tahrik ettiğine dair genel bir kanı mevcuttur. Ben de aynı fikirdeyim. Şubat ayının ortasında aldığım bir haber de beni haklı…

  • (Belge; 23 R. I. Termen, 1907 Yılında Van, Bitlis ve Diyarbakır Vilayetlerine Yapılan Araştırma Gezisinin Raporu.) Aşk meseleleri yüzünden fedailerin başkomutanı Aram ile anlaşamayan David bütün komiteyi ve silah depolarının yerini ihbar etmiştir. Yapılan aramalar akıllara durgunluk veren sonuçlar vermiştir: Yaklaşık yarım milyon mermi bulunmuştur. Ancak bu durumda bile vali ile ferik taktik değişikliğine gitmemişlerdir.…

  • (Belge; 23 R. I. Termen, 1907 Yılında Van, Bitlis ve Diyarbakır Vilayetlerine Yapılan Araştırma Gezisinin Raporu.) 6. Müslümanlara Silah Taşıma İzninin Verilmesi Kanunlara göre Kürtler, silah taşıma hakkına sahip değiller, ancak hükümet bu konuda onlara baskı yapmadığı gibi destek vermektedir. Köylerde, şehirlerde, hatta Van’da Kürtler, ellerinde silahla dolaşıyorlar. Hristiyanların ise silah bulundurmaları yasaklanmıştır. Bu da…

  • (Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Bedel-i Askeriye vergi konusunda Hristiyanlarla Müslümanlar arasındaki tek farktır. Bu fark da, Hristiyanların lehinedir. Bütün Müslüman erkekler, askerlik görevlerini yerine getirmekle yükümlüdürler. Kanunlara göre, ailenin 15-70 yaş arasında tek bir destekçisi (oğul, kardeş, yeğen veya diğer akrabalardan biri) varsa, bunlar askere alınmıyordu. Hristiyan…

  • Asker olarak yaratılmış bulunan Türklerin her millete ücretli asker olarak çalıştığı bilinen bir gerçektir. Sf. 11 Alıntı; Tarih Boyunca Türk Kavimleri – Edip Yavuz,  (Kurtuluş Matbaası, 1968, Sf. 11) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tunceli’de Mart ayında başlayan olayların Nisan ayında genişlemesi üzerine Bakanlar Kurulu, 4 Mayıs 1937 tarihinde “tenkil harekâtına” karar verdi; “Son günlerde Tunceli’de vukua gelen hadiselere dair raporlar 4.5.1937 tarihinde Atatürk’ün ve Mareşalin huzurları ile tetkik ve mütalaa edilerek aşağıdaki sonuca varılmıştır: 1.Toplanan kuvvetlerle Nazimiye, Kecizeken, Sin, Karaoğlan hattına kadar şiddetli ve etkili bir taarruz harekâtıyla…

  • (Mehmet Aydoğan Kürt kaynaklarının görüşünü yazmış ancak kaynakları belirtmemiş:) “Silah toplamak bahanesiyle Yusufan Aşireti üzerine askeri bir müfreze gönderilmişti. Bu müfreze askerlerinden bazıları, fakir bir kızı taciz etmişlerdi. Bunu haber alan aşiret reisinin oğlu Fındık, askeri müfrezeye hücum ederek, bölge dışına püskürtmeye mecbur kalmıştı. Bu sebeple Mazgirt bölgesinde çarpışmalar başlamıştı.” Seyit Rıza’nın oğlu Bıra İbrahim…

  • 1937 yılı 21 Mart’ında iki yıl sürecek kanlı çarpışmaların ilk kıvılcımı çakılmıştır: “Ağaların tahrikine uyan Demenan’lılar 21-22 Mart 1937 gecesi Kahmut Köprüsü’nü yaktılar ve karakola saldırıya başladılar. Bunun arkasında Seyit Rıza da Sin Karakoluna saldırdı (26 Mart 1937) Sf. 477 Alıntı;  İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet Aydoğan,  (Nokta Kitap, Ekim 2012, Sf.…

  • 1935 yılında ise Dersim’in “vilayet teşkilatına alınması” için bir kanun hazırlandı. Dersim’in isminin “Tunceli” olarak değiştirildiği bu kanun, Meclis’in 25 Aralık 1935 günkü oturumunda görüşüldü ve kanun kabul edildi. 2884 nolu bu kanunun birinci maddesinde, yeni oluşturulan Tunceli iline “Korkomutan” rütbesinde bir kişinin vali ve kumandan olarak atanacağı; bu valinin aynı zamanda Dördüncü Genel Müfettişliğin…

  • ”Dersim’in bilhassa kuzey bölgeleri (Ovacık ve Nazimiye) öteden beri hükümete karşı cephe almıştır. Bu bölge çapulcuların yuvasıdır. Halen hükümete karşı küstah vaziyetini muhafaza eden Yukarı Abbasuşağı reisi Seyit Rıza ile Haydaran aşiretinin reisleri Hıdır ve Kamer Ağalar ve hükümete en çok karşı duran aşiretler de bu bölgededirler. Tarıma hiç müsait olmayan bu bölge halkının batı…

  • 11 Nisan 1925’te Beşiri bölgesinde karşı harekâtla görevli 12. Alay Komutanından alınan rapora göre, 11 Nisan’da 6 saat süren bir çarpışmadan sonra Senikanlı aşiretinin dağılarak Raçkotanlılara sığındığı ve bu sebeple Senikan aşiretinden dört, Raçkotan aşiretinden üç olmak üzere yedi köyün yakıldığı bildirilmekteydi. Bu çarpışmada alay 15 ölü, 10 da yaralı vermişti. 12. Alay bu çarpışmadan…

  • Nihayet 8 Mart 1925 sabahı güneş doğarken asi kuvvetler, karşılaştıkları bu örgütlü ve azimli direnme karşısında dayanamayarak dağınık bir halde kaçmaya başladılar. Ordu birlikleri, asileri yalnız top ateşiyle takip etmişler ve şehir dışına çıkmamışlardı. Bu muharebede asiler elli ölü, altmış da esir verdiler. Ordu birliklerinden de bir binbaşı, yedi subay ve beş er ölmüş, 15…

  • Bu sırada (Elazığ) hükümet binasına giren asi lider Şeyh Şerif, halkı toplayarak maksat ve gayesinin, dini ve Kuran’ı kurtarmak olduğunu, halka katiyen tecavüz niyetinde olmadığını söylüyordu. O, bu teminatı verirken, öte yandan adamları evleri ve mağazaları yağmalamaya başlamışlardı. Bu yağmalamalar karşısında halk Şeyh Şerif’e başvurmuşsa da çapulculuk önlenememişti. Sf. 383 Bir yandan Elazığ’ı işgal eden…

  • Şeyh Said, Piran’da ayaklanmaya resmen başladıktan sonra, önce Darahini’yi ele geçirmeye karar verdi. Burası ele geçince, diğer illerdeki teşkilatlarını da ayaklandırıp isyanı süratle genişletecekti. Şeyh, bu maksatla 13 Şubat 1925 öğleden sonra Piran’dan hareket ederek 15 Şubat’ta Bicar bucağının Hakik köyüne geldi. Yolda kendisine Paro oğlu Ömer Ağa komutasında Butyanlı; Fakih Hasan oğlu Abdülhamid’in komutasında…

  • Mecliste bu tartışmalar olurken, Kürtler de kendi içlerinde “neden başarılı olamadıklarının” muhasebesini yapmaktaydı. Kürt ayaklanmasında etkin rol oynayan Veteriner Doktor Nuri Dersimi bu konuya, “Türk kuvvetlerinin teçhizat ve sayı üstünlüğü’’ dışında şu açıklamayı getirmektedir: “Kürt milletinin genellikle aşiret şeklinde bulunması, aşiretler arasındaki husumetler, kurtuluş savaşları için gereken birlik ve ahengi baltalamıştı. Orta halk tabakasının noksanlığı…

  • 4 Ekim 1921 günkü Meclis oturumunda Erzincan Milletvekili Emin Bey, Nurettin Paşa’nın uygulamalarını şöyle eleştirmekteydi:         “Asi diyoruz ve üzerine asker sevk ediyoruz. Onlar hükümetin tekmil metalibini (bütün isteklerini) kabul etmiş bulunuyorlar. Nurettin Paşa’nın bunları çember içine aldıktan sonra hükümetin tekalifini daha taşdit edeceğim (şiddetlendireceğim) ‘ diyerek, çember altına aldım diyor ve tuttuğunu öldürmeye, ırzlara geçmeye,…