Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Atatürk’ün TBMM Konuşmaları 1 – Kâzım Öztürk

  • Yaya kısmı; Acemiler (Mahreç; kaynak), Yeniçeriler, Cebeciler, Topçular, Top Arabacılar. Süvariler; Sipahi, Silahtar, Baş Ulûfeciler, Sağ Garipler, Sol Garipler. Eyalet Askerleri; Tımar veya Toprak Süvari, Azap (Hafif Piyade), Akıncı (Hafif Süvari). (Yaya Yörük, Müsellem, Tatar, Cerehor veya Serehor.) Sf. 2, 3 Alıntı; Kapıkulu Ocakları I (Acemi Ocağı ve Yeniçeri Ocağı) – İsmail Hakkı Uzunçarşılı, (Türk…

  • Yazan Hamdi Ciliv. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin önde gelen isimlerinden, Milli Mücadele’ye katılmış, TBMM’nin ilk milletvekillerinden ve 1926 İzmir Suikastına adı karışıp yargılanan, ancak Atatürk tarafından kurtarılan Hamdi Baba’nın torunuydu. Hamdi Ciliv’in babası mübadeleyle gelen, Nikos Kazancakis’in yakın arkadaşı Efdal Ciliv’di. Hamdi Ciliv, 1950’li yıllarda Ankara’da DP’nin önde gelen teşkilatçı isimlerinden biriydi, ölmeden önce anılarını…

  • Keza Sadrazam Sinan Paşa Eliezer Eskenderi’yi, Siyavuş Paşa Benveniste’yi ve Baltacı Mehmed Paşa Naftali ben Mansur’u hem hekim hem diplomat olarak kullandı. Köprülü Mehmed Paşa sadrazamlığı döneminde Yahudi Moiz ben Yuda Beberi’den çok yardım gördü. Örneğin, Köprülü Mehmed Paşa Rusya’ya karşı bir birlik oluşturma olanağını araştırmak üzere kendisini Stockholm’e gönderdi. Moiz ben Yuda Beberi öldükten…

  • İsmet Paşa’nın kardeşi Rıza Temelli’nin adı, Varlık Vergisi mağdurlarının mallarını alanlar arasında geçti. Borçlarını ödeyemeyen İdrofil Pamuk Fabrikası’nı ve kömür nakliyatı için 300 tonluk bir gemi almıştı. (Emin Karakuş, İşte Ankara, 1977, s. 69) Sf. 395 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 395) kitabından birebir…

  • Ali Adnan 1934 yılının 21 Haziranında Meclis’te kabul edilen bir yasayla soyadını seçti. “Ertekin” soyadını aldı. O artık Ali Adnan Ertekin’di! Eşi Fatma Berin Ertekin, oğlu Yüksel Ertekin’di. Ancak iki yıl sonra soyadını değiştirdi. “Menderes” soyadını aldı! Niye bu değişikliği yaptı? Yorumlar muhtelif. En güçlü olanı şu: Yıllardır birlikte yaşadığı yakın dostu Edhem, “Menderes” soyadını…

  • Dımbıllı Zaza, Dersimli ya da “Kızılbaş” kendi tarihlerinin de etkisiyle daha çok dik başlı oluyor. Osmanlı, burada, bir itibari egemenlik ile yetinmek zorunda kalıyor. Modern Türkiye Cumhuriyetini en çok uğraştıran işlerden birisi de Tunceli’ye otoritesini götürmek oluyor; bu da biliniyor. Bu tür tarihin somutundan gelen zikzaklar bir yana Osmanlı yöneticilerinde Kürtleri, sınır koruma kuvveti ve…

  • Doğru yerde olduğumuzu düşünüyoruz. Washington Kürt gericiliğiyle bağ kurmak planı içindedir. Bizim bağımız Kürt devrimciliği iledir. Sf. 31 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 31) kitabından birebir alınmıştır.

  • Zenginler kanunsuz emirlere uyarlar. Zenginlik, kanunsuz emirlerin kaynağıdır. Biz, Toplumsal Kurtuluş, yoksuluz ve yoksulların sesi olmak istiyoruz. Kanunsuz emirlere uymayız. Sf. 28 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • Köycülük, halkçılık, Türkçülük bir ça­resizliktir. Bütün çarelerin tükendiğine inanıldığı zaman baş vurulan bir çaredir. Nitekim Mustafa Kemal, İstan­bul’da, iç ve dış faktöre dayalı bütün çareleri, pratik ve teorik olarak denedikten sonra, Anadolu’ya çıkmayı de­nemiştir. Sf. 529 Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985 – Sf. 529) kitabından birebir alınmıştır.

  • Polonyalı bir Yüzbaşı, Kostantin Borjenski idi. Osmanlı oldu. Adını değiştirdi. Mustafa Celâlettin Paşa oldu. Türkiye tarihinde ilk büyük Türkçülerden birisidir. Oğlu Ferik Enver Paşa’dır. Ferik Enver’in kızı Celile Hanım’dır. Celile Hanım’ın oğlu Nazım Hikmet’tir. Sf. 426, 427 Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985 – Sf. 426, 427) kitabından birebir alınmıştır.

  • Devlet, baskı durumudur. Devletin büyümesi veya küçülmesini, devlet bütçesinden yapılan finansmanın boyutuyla ya da bir kurumda kırtasiyeciliğin olup olmamasıyla ölçmek, bilim dışı oluyor. Eğer baskı imkânları artıyorsa, devlet büyüyor demektir. Sf. 788 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 788) kitabından birebir alınmıştır.

  • 9 Şubat 1919 tarihinde Amiral Calthorpe, sözlü emirleri yazılı hale getirdikten sonra, Osmanlı Hükümeti’ne gönderiyor. Birinci maddesi şudur: Altıncı Ordu Komutanı Ali İhsan’ın azli. Bu kadarı önemli bulunmayabilir; diğer pek çok kaynakla birlikte bu bilgiyi veren Hikmet Bayur, «Atatürk» adını taşıyan çalışmasında bir de şu bilgileri ekliyor: «Mareşal Allenby, bir ara Ali İhsan Paşa’nın yerine…

  • Oyunların bütünü de Türkeş’in boyunu aşıyor. Türkeş’in tabanı, kolları ve bütün gücü, böyle bir oyunlar bütününü sahneye koymanın gerektirdiği çaptan çok uzak. Artık hızlanan gelişmelerin açıklığında yaygın yanılgıyı bırakmanın zamanı geldi. Faşist tırmanma zincirinde Türkeş, Demirel’i kullanmıyor. Demirel, Türkeş’i kullanıyor. Türkeş, faşizmi yerleştirmek için Demirel’in kullandığı bir araç işlevini üstleniyor. Türkeş’in ön plana salıverilmesi, demokratik…

  • Bu yan sanayiin en belirgin özelliği, iş düzeyinin belirsiz olması. Ekonominin iniş ve çıkışlarında büyük sanayi için bir tampon görev görmesi. Sistem içinde kontrolü olanaksız. Ekonomik bunalımlarda ilk kaybedenler, bunlar. İşler düzelip, ekonomi canlanınca durumlarını düzeltebilenler de bunlar. Sanayideki belirsizlik, hava koşullarına bağlı tarımdaki belirsizlik gibi dine bağlanmayı doğurur. Sf. 148 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler…

  • (11.8.1921 Komisyon kararı görüşülüyor. Kemal Paşa;) “Efendiler, 107 imzalı olan bu önerge içeriğinin bilhassa ikinci maddesi Başkumandanlığa aittir. Böyle bir önerge verilebilmesi için önce Başkumandanlık Kanununun lağvedilmesi (ortadan kaldırılması) gerekir. Bu kanun mevcut (vücut bulmuş, var) iken böyle bir madde okunamaz, böyle bir madde görüşülemez.” “… ben ifayı vazife ederken (görevimi yaparken) şöyle böyle heyetlerle…

  • (29.1.1921 günü Sadrazam Tevfik Paşa’ ya yazdığı mektuptan okuyor;) “Zat-ı Şahane (şahane kişi, padişah), BMM’yi tanıdığını kısa bir Hatt-ı Hümayun (Padişah tamimi, yazısı) ile ilan buyuracaktır.” (1) (diyor. Ve konuşmasına devam ediyor;) “Efendiler Zat-ı Şahane’yi zannediyorum ki içinizde benim kadar tanıyan azdır. Ben kendileri ile daha padişah olmadan önce seyahat ettim, refakatinde (yol arkadaşlığında) bulundum.…

  • (Mustafa Kemal Paşa 22.1.1921 günü;) “Varlık nedenlerinin kalmadığına inandıkları dakikada bütün millete hitaben bizzat kendileri komünizmin bu memleket içinde tatbik (uygulama) kabiliyeti olmadığını kendileri ifade ederler ve dağılırlar.” Alıntı: Atatürk’ün TBMM Konuşmaları I – Kâzım Öztürk (Kültür Bak. Yay. 1. Baskı 1981 – Sf. 453) kitabından birebir alıntıdır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Mustafa Kemal Paşa bu konuşmasında…

  • (Mustafa Kemal Paşa kendisinin duymuş olduğu ve Reşit Bey’e ait bir sözü, 8.1.1921 günü Meclis’te söylüyor;) “.. Bizim için hayatımız, haysiyetimiz (onurumuz), bizim menfaatimiz bu milletin bu vatanın hayat ve menfaatinden üstündür. Biz İran’da da Turan’da da kendimize yaşayacak yer buluruz…” Ve Mustafa Kemal devamla; “… Ethem, Tevfik ve Reşit Beyler, doğrudan doğruya, beraberlerinde kalan…

  • (3.1.1921 günkü konuşması:) “Komünizm prensiplerinin, kaidelerinin uygulanmasının anlamını, anlamış olanlarımız aracılığı ile bütün memlekete ve bütün millete anlatmaktır. Eğer bu hakâyık (haklılık) milletimizin çoğunluğu tarafından tamamıyla anlaşılmış olursa ya kabiliyetimiz vardır yaparız veyahut da tatbik kabiliyeti (uygulanabilirliği) yoktur, anlarız, ürkeriz, yapmayız. .. Türkiye Komünist Fırkası’nın (partisinin) kuruluş şeklinde ayrıntılı bir biçimde haberim vardır.” diyor.” Alıntı:…

  • (29.11.1920 günü Mustafa Kemal;)   “… düşmandan tahliye olunan yerlerdeki ahali ya düşmanla beraber kaçıyorlar yahut düşmana yalvarıyorlar, aman burada oturunuz , bizi müdafaa ediniz..”  30.12.1920 Çerkez Ethem ile ilgili oturuma devam; “Beyefendiler gayet elim (üzücü) bir durum karşısında bulunuyoruz. Eğer Hükûmet varsa (BMM Hükümetini kastediyor) ve hükûmet bir kuvvete dayanıyorsa, yapılacak şey, bu kuvvetin…