Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
about
Kategori: Atatürk’ün TBMM Konuşmaları 1 – Kâzım Öztürk
-
Yahudiler, kendi yerleşim bölgelerine yakın Eski-Yeni Hamam’da banyo yaparlardı. Banyo sırasında “Boy Abdesti” almayı da unutmazlardı. Sf. 133 Alıntı; Anadolu Tarihinde Tire Yahudileri – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık 1. Baskı Mayıs 2005 – Sf. 133) kitabından birebir alınmıştır.
-
Şu hâlde Yahudilerin hayat ve memat hakkındaki telâkkileri, ihtilâlci ruha sahip olmalarının birinci sebebidir. Hayrın, yani adâletin, ölümden sonra diriliş gününe kadar uyku hâli mevcut olduğuna göre uhrevî (ahiretsel) hayatta değil, bu dünyada tahakkuk etmesi lâzım geldiği fikrinden hareketle, hep adâlet peşinde koştular ve onu hiçbir yerde bulamayınca da daima gayr-i memnun bir zümre teşkil…
-
Yahudi, hiçbir uhrevî mükâfat ümidi beslemediğinden, hayatın kötülüklerine boyun eğemezdi. Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 186) kitabından birebir alınmıştır.
-
‘Ahd-i Atik’in (Tanah) hiçbir yerinde cennet ve cehennem kelimeleri yoktur. Sf. 186 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 186) kitabından birebir alınmıştır.
-
(CHP Milletvekili Avram Galante;) “Kanunlarımız ancak dünyevi ihtiyaçlardan mülhem (ilham alınmış) olacaktır! Cümlesi Mustafa Kemal’in esasen ender olan şahsiyetini, başka bir görüş noktasından da bir kat daha enderin enderi yapmaktadır. Son seyahatleri esnasında Mustafa Kemal “Türk Peygamberi, Türklüğün Peygamberi” intibaını vermişlerdir. Musa, İlâhî Peygamber olmakla peygamberdir. Buna hayret edilmesin, ‘Tevrat’ meydandadır. Musa, şimdiki tasavvur olunan…
-
“Biz sadece soyadından mı yola çıkarak Sayın Arınç’ın Sabetaycı bir aileden gelebileceğini söylüyoruz. Hayır! Bülent Arınç diyor ki, “Biz aslında Manisalı değiliz, baba tarafı Bergamalı, annem ise Alanyalı.” Bilgi notu: “Bergama (Pergame): milattan 130 yıl önce bu şehirde bir Yahudi cemaati vardı. Küçük Asya’daki diğer Yahudi cemaatleri gibi Bergama da Kudüs’ün kutsal mabedine yardım gönderirdi.…
-
Çünkü Sebe, Hz. Ali’ye ileri derecedeki sevgisi sonucu, “Tanrı sensin” demiş, Hz. Ali’nin Tanrısal parçalar taşıdığı için ölmediğini söylemiş; yani Mehdî olduğuna inanmıştı: Anadolu’daki Alevî köylerinde gök gürlediğinde, “Ali nara atıyor!” denilmekteydi. “Gök gürültüsü Ali’nin sesi, şimşek ise onun asasının ziyasıdır denilmektedir.” (Muzaffer Uysal, İslam’a Sokulan Bid’at ve Hurafeler, 1974, cilt I, s. 81.) Şeriat’ta…
-
Bir paragraf açayım; Osmanlı Darphanesinin yönetiminin kimde olacağı meselesi Ermeniler ile Yahudiler arasında hep bir çatışma doğurdu. Sultan III. Mustafa döneminde Darphane’nin kontrolü Yahudilerdeydi. Sultan III. Mustafa, Darphane Müdürü Yahudi Yako Bonfil Efendi’yi görevinden alıp yerine Düzyan ailesinden Mikail Çelebi’yi tayin etti. Kontrol Ermenilere geçti. Uzatmayalım; Sultan II. Mahmud Ermeni sarrafların da desteğiyle Yahudi sarraflara…
-
Yeniçerilik 17 Haziran 1826’da kaldırıldı. Yirmi bir gün sonra Bektaşîlik, 8 Temmuz 1826’da yasaklandı… Sf. 230 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 230) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu derginin düşünce ideoloğu kimdi: Cemaleddin Afganî… Yani Mehmet Akif, Eşref Edib, Şemsettin Günaltay, Said Halim Paşa gibi Sebil ür-Reşad yazarlarını en çok etkileyen İslâmî düşünür. Keza Said-i Nursî gibi İslâmî cemaat liderlerini de etkilemişti. Cemaleddin Afganî ve öğrencisi Muhammed Abduh’un makaleleri Sırat-ı Müstakim ve Sebil ür-Reşad gibi İslamcı dergilerde sık sık yer alıyordu. Sf.215…
-
Kimi araştırmacılara göre bir din, kimilerine göre bir mezhep, kimilerine göre ise bir tarikat olan Hurufiliği, bir inanç sistemi olarak kuran Esterâbadlı Şihabeddin Fazlullah Hurufi’ydi (1340- 1394). Sf. 22 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 20) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kabalacı Moşe Şem-Tov de Leon ile “Vahdet-i Vücûd”un piri Şeyh Muhyiddin Arabi’nin çağdaş olması rastlantı mı? İki Kurtubalı, ikisi de tıp doktoru, ikisi de filozof ve ikisi de Aristotelesçi öğretiye yakın; Müslüman İbn Rüşd (1126-1198) ile Yahudi İbn Meymun (Moşe ben Maimon) (1135-1204) arasındaki benzerlikler nasıl şaşırtıcı değilse, Kabalacı Moşe Şem-Tov de Leon ile tasavvufçu…
-
Teorik bakmak nedir? Darbe’nin başında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Memduh Tağmaç vardı, İbrani asıllıdır. Bir darbe, bir Yahudi’yi başbakan yapar mı? “Naim”, Naomi, “hoş” demek olup, İbraniler tarafından da taşınıyor. Talu’dan ise, son sinegog baskınında ölenler vardı. Sf. 374 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 374) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kurtlar ile birlikte uluyorlar. Kurt sürüsünün içine düşen çakalların yöntemidir, yoksa yem olurlar. Sf. 296 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 280) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ermenistan’da Türk Kuvvetleri Umum-Müfettişi Nogales Bey, Ermenilere verilen acıların birinci derecede sorumlusu olarak Halil Paşayı işaret ediyor; biz Halil Paşa’yı, Kut-al-Amara Kahramanı olarak biliyoruz. Sf. 215 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 212) kitabından birebir alınmıştır.
-
Price’ın anlattıkları arasında başka masallar da var. 1938 yılındaki cenazede bulunmuş, hemen önce de gelmiş, Gazi’de, en kibar sözcükle gerileme teşhis etmektedir. Otuzlu yıllarda önemli hiçbir işle uğraşmadığı ve hep manevi kızlarıyla vakit geçirdiğini haber veriyor. Manevi kızlar ise Paris’ten giyiniyorlar ve Paşa Hazretleri bunlarla oynamayı seviyor; bir Ankara akşamı yüzme havuzunun başında eğlenirlerken birden…
-
Yurttaşı küçümsemek kendini küçümsemektir. Sf. 274 Alıntı; Quo Vadimus? Nereye Gidiyoruz? – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, 2. Baskı 1988 – Sf. 274) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ruh kavramının kendisi de hayli karmaşık bir düşünce ürünüdür. Muhtemel olarak, ölüm olgusunu kabul edememekten doğmuştur. Nitekim mezarlara konulan eşyaların da gösterdiği gibi, ilk ruhların her bakımdan cismani olduklarına inanılıyordu. Ama hayattayken kabilenin üyesi oldukları için, öldükten sonra da onunla ilişkilerinin sürdüğü farz olunuyordu. Sf. 109 Alıntı; Küfür Romanları – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, 2.…
-
Dil ile beyni birbirinden bu denli ayırmanın mümkün olmadığını düşünüyorum. Dil ile beyin arasında çok yakın iki ilişki var; dil, insanlığın en büyük soyutlamasıdır. Beyin, soyutlayabilmek için var oluyor. İkincisi, dil, eyleme dönüşmüş düşüncedir. Düşünme, beynin temel işlevidir. Eylemsizlik, temel işlevi köreltir; dil, yazılı ve sözlü, çalışmadığı sürece, beyin de işlevlerini unutabiliyor. Sf. 8 Alıntı;…
-
(Yazar, Bedrettin’in eseri Varidat’tan alıntı yapmış;) “İnsanların bazısı bazısına, bir kısmı gümüş ve altına veya büyüklüğe ve azamete, bir takımı da yenilecek ve içilecek şeylere tapıyorlar da Allah’a ibadet etmekte olduklarını sanıyorlar. ” Sf.113 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 113 ) kitabından birebir alınmıştır.