Kategori: Bakkal Defteri
Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.
-
Ve Tanrı dedi: Seni Mısır diyarından, esirlik evinden çıkaran Tanrın Yahve benim. 1- Karşımda başka ilâhların (Tanrıların) olmayacaktır. 2- Kendin için oyma put, yukarıda, gökte olanın yahut aşağıda, yerde olanın yahut yerin altında sularda olanın hiç suretini yapmayacaksın: onlara eğilmeyeceksin ve onlara ibadet etmeyeceksin; çünkü ben, senin Tanrın Rab (Adonai), benden nefret edenlerden babalar günahını…
-
Yahudi olmayanlar Yahudi inancına döndükleri zaman, İbrani soyu efsanesini de kabul etmiş olurlar… Judaizm’e döndürülmüş olan Hazarlar bile, kendilerini tarihin ışığında antik İsrail’in “çekirdeği” ya da “kan bağı” olarak görmüşlerdir. Hazarlar, en azından “Simeon” ya da “Menasseh” Klanı’nın bir parçası haline gelmişlerdir. Hazarların torunlarının, taşıdıkları İbrani adlarına “ha-Kuzari” adını eklemediklerini de ilave etmemiz gerekir; çünkü…
-
1900 yılında İzmir’i ziyaret eden Paul Lindau, Yahudi mahallesinin diğer mahallelere göre daha bakımsız ve düzensiz olduğunu ileri sürmektedir. Türk ve Yahudi mahallelerine göre Rum ve Ermeni mahallelerinin daha göze batıcı olduklarını ifade ederken, özellikle Yahudi mahallesiyle ilgili gözlemlerine geniş bir yer ayırır; Sf. 90 “Yahudi Mahallesi ise en pis ve en huzursuz olanı.…
-
Yahudi Spinoza’nın (1632-1677) felsefesinin Masonluk üzerindeki büyük tesiri oldu. Öyle ki mason felsefesinin esâsı neredeyse Spinoza felsefesinden ibarettir. Sf. 177 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2023); Spinoza insan doğasının haz alma yönünde oluştuğunu, bunun da toplumsal hayatta diğer insanlarla çatışma yaratacağını düşünüyordu.…
-
(Einstein diyor ki;) “Yahudi dini ahirete ait bir din değildir. O yalnızca yaşanmış hayatla meşgul olur. Bundan dolayı bence kelimenin kullanılan mânâsıyla ona Din denilmesi bile şüphelidir. Çünki Yahudi’den hiç bir vakit iman istemiyor yalnızca şahıs üstü (supra-personnel) bir mânâda hayatın takdis edilmesini istiyor.” Sf. 127 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz…
-
Bir kısmı Yahudi ve çoğu yüksek derecede mason olan Darwin, Auguste Comte, Louis Buchner, Ernest Haeckel, Karl Marx, Freud ve diğer maddeciler. Sf. 45 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 45) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2006); Bu bilim insanları Yahudi milletindenler ama Musevi dini ile bir bağları kalmamış…
-
Doğruluk payı var. Ama bilgi eksik; “faizsiz bankacılığın” global bir yapı kazanmasında ABD faktörü vardı. Ve unutmayınız; faiz Hıristiyanlık ve Yahudilikte de yasaktır! Yahudilikte faiz yasağı olmakla birlikte, “Kardeşinden faiz almayacaksın” hükmüyle Hıristiyanlardan ve Müslümanlardan faiz alınabilmektedir. İddiaya göre Yahudiler, Hıristiyan ve Müslümanlardaki faiz yasağı nedeniyle dünya “faiz İmparatorluğunu ele geçirdi! Sf. 407 Alıntı; Beyaz…
-
11 Ekim 1951’de ilim Yayma Cemiyeti kuruldu. Görünürdeki amaç manevî değerleri gençlere öğretmekti; ama asıl niyet komünizmle mücadeleydi. Bir yanda Said-i Nursî’nin avukatı Seniyüddin Başak, diğer yanda Emekli Kurmay Albay Vehbi Bilimer liderliğinde İlim Yayma Cemiyeti hızla örgütlendi. Sonraki sayfalarda ayrıntılarıyla göreceğiz ki, en büyük destek masonlardan gelmişti; yönetimde masonlar vardı. Evet, düğmeye basılmıştı: İlim…
-
Örneğin, Said-i Nursî cemaati içinde dışarıya hiç sızdırmamaya çalıştıkları bir “cifr ilmi” vardı. Söylediklerine göre, bu hesabı yapıp çok önceden Adnan Menderes’in öleceği tarihi bilmişlerdi! Bunu, “cifr ilmi” ne göre, Said-i Nursî hesaplamıştı; 1980-1990 yılları arasında Mehdî gelecek, inkârcı felsefeyle mücadele edip, 2001 yılında zafer kazanacak ve İslam’ı yeryüzüne hâkim kılacaktı. Olmadı. Ancak Nur cemaati…
-
Kabala’nın “altın çağı” XIII. yüzyıl oldu. Bunun kaynağı ise, Müslümanların egemenliğindeki Endülüs’tü. Endülüs’te birkaç Kabala Okulu vardı, örneğin haham Abulafia (1240-1292) tarafından yönetilen “Segovia Okulu”. Kabalanın başyapıtı, İspanyol/Endülüs Yahudi’si Madrid’in kuzey doğusunda, Guadateyara’daki “Guadalajara Okulu lideri Moşe Şem-Tov de Leon (1230-1306) tarafından derlenen Zohar’dı. “Derlenen” diyoruz, çünkü kitabı kendisinin yazmadığını, Talmud bilgini Şimon bar Yohay’ın…
-
Ali Kemal’e göre Kuvayı Milliye İttihat ve Terakki’nin yeni şekliydi. (1) İttihat ve Terakki nasıl memleketi felâkete sürüklemiş ise Kuvayı Milliye de aynı şeyi yapacaktır. Türk ve Yunan orduları arasında harbe hazırlık bakımından büyük bir dengesizlik vardır. Kurtuluş askerî değil siyasî alanda aranmalıdır. Ali Kemal’in vatanseverliğini inkâr etmemek tarihe karşı ödenmesi gereken bir borçtur. Sf.198…
-
Bedreddin’in annesi Melek Hatun’un Kara Andon’un kızı Ance olduğu belirtmektedir. Aynı yazar (1) Bedreddin’in, İshak ve İsmail adındaki ağabeyleri olduğunu da eklemektedir. Sf. 120 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 120) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (2022); Söz konusu yazar Hamit Baldemir.
-
Henüz gençtim, Yahudi dininin, kadını her türlü süsten vazgeçmeye zorlaması, beni daha o yaşta isyan ettiriyordu; erkeklerin kösnül isteklerini uyandırmamak için çirkinliği bir erdem gibi beslemek; saçlarını gizlemek, teninin her santimetrekaresini örtmek; ancak görev icabı ve soyunu sürdürmek için kocasıyla ilişkiye girerken onun da zevk almaması için yeterince itici olmak. Sf. 114 Alıntı; İstanbul’da Bir…
-
Yeniçerilik bir sermaye sınıfı olmuştu, bütün yeniliklerin karşısına çıkıyordu, silahlı kuvvetlerin sermaye sınıfı olmasının tehlikeleri ve olumsuzlukları, belki de yeniçerilik kadar, hiçbir yerde açık ve büyük değildi; bunun altının yeteri kadar çizilmemiş olmasını bir eksiklik sayabiliyoruz. Yeniçeriliğin iki bağının da üstü örtülmese bile, aydınlatılmadığına tanıklık ediyoruz; tefeciler finanse ediyordu ve tefeciler de Yahudi sarraflarıydı. Mahmut-u…
-
Zamanla aptallaşmaları ve hatta kuş beyinli olmaları ise gözlenebilir bir olumsuz tariftir, bunu teşhis edebiliyoruz. Cahit Uçuk bu kötüleşmeyi önlemek için, Seferad gelinlerinin önce Hahamlarla gerdeğe girdiklerini ileri sürmektedir; bebekler gürbüz doğmaktadır, iddiası budur. Sf. 272 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 272) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2013); Cahit Uçuk,…
-
Sakıp Ağa’ya devlet töreni yapıldığı için cenazenin başındaki amir, “biz gömeceğiz kimseyi koymuyoruz. Dedi.” Ancak, öyle anlıyoruz, devletin hükmü işlememiş, devlet töreni yapılamamıştır. Sabancı’yı Eriş defnetmiştir. Cüretkârâne olduğu kesindir. .. mezarının içindeki şahıs K. Eriş olarak kaydedilmektedir. Bu İspanyol yüzlü defineci, K. Eriş, “Üzerinde çok vasiyet var mı?” sorusuna şu cevabı veriyor; “Çok. Allah hepsine…
-
Ecevit Başbakandı,.. “Şaron’un yaptığı Jenosittir.” Dedi; bu zamanda Bülent Yahnici MHP’nin sözcüsü ve Bahçeli’nin yardımcısıdır, Ecevit’e çok kızdı, “Dünya Yahudi Lobisini kızdırmayalım.” Buyurdular. .. İsrail’e karşı çıkmak, içerideki İsrail’i de karşıya almak demektir, alamazlar. Devlet Bahçeli budur. ..Büyük Gazeteler Ecevit’in hastalığını keşfettiler. Sf. 89 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 89)…
-
29-30 Ağustos 1958 tarihinde İsrael Başbakanı Ben-Gurion ile Türk Başbakanı Menderes Ankara’da buluştular. Büyük gizlilik içinde yapıldığı kesindir ve belki de 1967 tarihli Doktor Nachmani’nin bu çalışması olmasa, hiç bilemeyeceğiz. Görünüşte, Ben-Gurion’un uçağı arızalanıp mecburi iniş yapmıştı ve toplantıların dışarı sızmaması için, Türkiye’nin senyör diplomatları garson olmuşlar, yemek servisi yapmışlardı. Çok kapsamlı ikili bir antlaşma…
-
Mehmet Ali (1) reformlarının zenginleri gelinceye kadar erkekler sadece erkeklere âşık oluyorlardı. Sf. 68 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 68) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (2005); Mısır’da reformlar yapan Kavalalı Mehmet Ali Paşa
-
BAKKAL’IN NOTU (2005); İstanbul savunmasında, Bizans tarafında, Süleyman Çelebinin oğlu veya torunu olan Prens Orhan ve kendisine bağlı askerleri var. Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 267) kitabından not alınmıştır.